tez vakitte yeterli imza toplanip tanriya iletilmesi gereken kampanya. genelleme yapacagim biraz ama ben bu kadar gürültücü, boş, cahil ve sığır insanımsıyı başka bir sıfat tamlamasi altinda (bkz: liseli erkek) toplayamadim ve toplayabileni de görmedim henüz. övöt.
rory gallagher'ın, gecenin üçünde "did you evaaa?" diye bagirtabilecek derecede güzel coverladigi 1920'lere dayanan sarki.. ben bu adama aşığım sanirim. keşke ayni jenerasyonlarda yaşasaydık. konserlerde falan bir şekilde yamanirdim eheh. nöysö.
buyrunuz: https://youtu.be/33Jaodra7AY
ilginç bir şekilde sakinlesmesini ve mırlamaya baslamasini sagliyor. bunda sarki seçimi ve ses tonumun sakinleştiriciliginin de önemli bir payi olsa gerek tabii ki. hihi.
günümüz dillerinin çoğunda görülen içler acısı kural. cümleye ama ile baslayamamak da ne demek be? konuşma dilindeki o "ama" dan önceki duraklamanin yazi dilinde nasil hissettirilmesi bekleniyor ki? mesela bir önceki cümleden sonra karsitlik veya durum üzerine farkli bir görüş belirtmek istesem "ama" ile baslayamiyorum. cümlenin kendisine sıkıştırınca da estetikten çok uzak bir seyler çıkıyor ortaya. of çok sinirlendim!
ilişkide ve bazı diğer durumlarda patriarşinin ne kadar çekici ve ruhsal olarak tatmin edici olduğunu anlayamamış olmalarindan kaynaklı hede hödö. tabii ki 1.80'den kısa, göbekli ve esmer erkekleri bu patriarşinin dışında tutuyorum.
yaratıcılığı öldürüyorlar. ben belki saçma sapan şeyleri bir araya katıp spesifik bir tat ortaya çıkarmak istiyorum, neye ne kadar ne katacağımı sen mi söyleyeceksin bana?
nasil oluyor anlamiyorum. kişisel bakımı birincil ihtiyaç olarak gören biri olarak onu bile aksattığım oluyor depresyondayken. kaldı ki sürekli bir şeyler yiyip kilo alayim.
bir buçuk saat önce falan başıma geldi. birkaç gündür fotoğrafı gidip geliyordu zaten, manyak midir nedir..
lost little girl'ün değilim artik, sörry. benim de bir gururum var. diyerek falan def etmek isterdim ama sacmaladim bayağı.