derste gayet ciddi ve mesafeli dursa da, ders çıkışında epey bir hoş sohbettir. derse öğrenciden de çok hazırlanıp gelir, akıcı ama anlaşılır diliyle insanı kendine hayran bırakır.
ilk vizesi genelde zor olur, ortalama sınıfın 40tan fazla çıkmaz. ama çalışan öğrenciye hak ettiği değeri verir.
sınav çıkışında hatalarınızdan bahsedince siz , " aman boşverin, bitti şimdilik geçti" gibisinden rahat bir öğrenci mantığı ve samimiyeti ile kendini daha çok sevdirir.
2013 yılınca research methods-2 yi (econ 106) vermişti. bakalım bu dönem neler olur.
severiz çok kendisini.
edit: artık odtü'de öğretim görevlisi olmayacak olandır, kendisinden öğrendim. odtü-iktisat'ın kaybı olmuştur o zaman bu üzücü haber.
ankarada iki farklı şubesi olan, dünyalar tatlısı kitabevi. d&r ve dost yanında sıfır kalır.
arkadaş kitabevi adı gibi cana yakın bir yer, kentpark'takine bir uğrayın derim. kitapçı dediğin içinde kafesi de olurun canlı örneği.
bir the cardigans şarkısıdır.
tam böyle gece dinlenecek şarkılardan. *
ama enstrümanların sesleri, dinlemeye değer doğrusu, cok hem de.
insanı başka bir yerde hissettirir kısmen, bazı yerlerinde.
"he leads me into the night,
he drives away the light,
he makes the darkness in bright
and walks with me into the night
away from the light..."
her şey gelecekte artık.. kişiler, durumlar, şartlar..
sürekli gelecekteki'ni kurgulayıp, o gel-ecektekileri düşünmekten, şu anı kaçırdığımızın farkına varmak önemli olan. en azından farkındalık..
zira belki de gel-meyecek. sadece -ecek'li cümlelerde kalacak.. hayat belli olmayan bir süreç. yanı başımızdan akıp gidenlerin ayırdında olamayacak kadar da kısa, ve belki de, gelecekteki'leri getirmeyecek kadar da.
jean paul sartre'ın 1961 basımlı kitabının ismidir.
ancak sakin kafayla, yavaş okunması gerekir, sürükleyici roman tadında değildir zira. anlaşılarak okunmalı.
"your voice it might say 'no'
but the heart has a heart of its own" diye de bir sözü vardır ki bu morrissey şarkımızın da...
kadife sesiyle, nakaratı ile, sesindeki giriş-çıkışlar ve melodisi ile beni yeniden yolculuklara götüren bir morrissey parçası işte bu da.
yine yapacağını yaptın sen zaten, morrissey ..
the smiths 'in dinlenmesi gereken güzel bir parçasıdır.
hele de yağmurlu havalarda, yolculukta tekrara alınıp dinlenmeli.
ve de o morrissey'in sesindeki geçişler yok mu.. kelimelere dökmem mümkün değil o adamın bendeki etkilerini..
hakkında yazı girilmediğine şaşırdığım ninni gibi şarkı.
bazı yerleri pink floyd 'u çağrıştırır.
ne zamandır müzik çalarımda olan ama biraz geç keşfettiğim moody blues şarkısıdır.
tamamen güneşli bir havaya ait olan şarkı bu. dinlerken insana çok şey anımsatır, karışık şeyler getirir aklına insanın.
ama tamamen fonda beyaz bulutlar ve masmavi bir gökyüzü vardır!
Blue Guitar
Fortune Of My Ways
Making Of My Days
New Chord
Counting Up The Ways
Happiness Is Lazy
If You Don't Know The Song
If You Can't Put The Words To The Tune
Tell The Rhyme From The Reason
What Should It Matter
To The Fool Or The Dreamer
New Hope
Travellers In A Storm
Finding Love Is Warm
New Day
The World Has Just Begun
Our Eyes Have Seen The Sun
If You Don't Know The Way
If You Can't See The Wood For The Trees
Taste The Wine From The Water
Well What Should It Matter
To The Fool Or The Dreamer
sözlük yazarlarının ygs 2012 girenlere söyleceği dilekler ve mesajlardır.
öncelikle, şifresiz (!) bir sınav olmasını diliyorum. her şeyden önce o önemli.
ikinci olarak, emeklerinizin karşılığını almanızı dilerim.
1 nisan'ınız güzel geçsin.
ayrıca ileride, 3 soru yok 6 puan hesabı yapmayın. şundan şu kadar net daha olsa şuradaydım bunalımlarına girmeyin sakın. belki de olması gereken yerde olacaksınız o hataları yaparak, dert etmeyin.
not: bu yazının nesini eksilediler merak ediyorum? hayır eksile de ,sırf eksi oy vermek için bu ne çaba. sanırım şifre'den yararlanacaklar falan mı var nedir?!
bazen bir eşya, bir kremin kokusu, bir çiçek, yollar, çokça da şarkılar.
her şey size onu hatırlatır, dinlemeyeceğinize söz verdiğiniz şarkıları akşam yine açıp onu akla getirirsiniz.
o'nu, o zamanları.
sabah uyanınca kızarsınız kendinize, artık bitti ama hala geçmiştesinizdir diye..
belki de birbirini kovalayan onlarca gün sonra geçecektir bu.
hatıraların, geçmişi hatırlatması kadar kötü şey yok. unutmayı imkansızlaştırıyor.