Zıplama ile ilgili olduğunu söylemişlerdi bir videoda. Kemiklerin gelişim çağında, Ayak uçlarına basıp zıplayan yerliler uzun boylu oluyormuş falan... Bilmiyorum doğrusunu. Zıplamalı egzersizler deneyebilirsin. Araştır
Mantığı çözülemeyen istek. Oysaki en sağlam adamlar milliyetçilerden çıkmıştı değil mi * milliyetçi aday getirin de geçen seçim gibi satsın değil mi? Bırakın bunları... Etikete takılmayın. Yoksa, herkes "milliyetçiyim" der. Milliyetçiliğin oy oranı ortada... Faşistlerle milliyetçilik yarıştıramazsınız.
sanatıyla, unutulmaz ve özgün bir varlık yarattı. "Güzel günler göreceğiz" diye söylüyordu. Eminim o güzel günleri görmeye başlamıştır. Hatıralarımızda, içimizde, en güzel yerde şimdi :((
Bilinmeyen hakkında korku olur. Diş ve Diş tedavileri hakkında, okuyun ve bolca bilgi edinin. Okudukça, bilgi edindikçe, hekimin ne yaptığını öğrenince korku azalır. Ben de korkardım. Gide gele, öğrene öğrene artık alıştık...
Paragöz akrabamızın cenazesini görürsem yapacağım eylem. Deste deste düğün doları getireceğim. Sağdan sola; soldan sağa tabutun üstünden düğün dolarlarını boca edeceğim. Çıkarsın elini tabuttan da kefenin cebine koysun götürsün bakalım *
Mesele, bir kısım öğrencinin geçmesi değil. Bir kimsenin inancını puanlama yapması. (Ki 90-100 verse de dini adil bir şekilde puanlayamaz) zorunlu din dersi saçmalıktır.. Evet, dinden çok daha düşük veren öğretmenler var. Bugün gördüm..
Her ay devletten maaş alan devlet memuru. Zorunlu Din dersinin mantıksızlığını hep söylüyoruz. Bir de din penceresinden bakalım. inanç, tanrı ile kul arasında kişisel bir şey ise, Din kültürü öğretmeni, düşük veya yüksek puanlama yetkisini kimden alabiliyor? Allah'ın sınadığı kulu, ölçme ve değerlendirme yetksini kim verdi? Allah dinden sınadığı kulu geçirecekse, kendisinin aynı kulu dinden bırakması veya geçirmesi kendisine vebal yüklemeyecek mi? inanıyorsunuz madem, yarın bunun hesabını mahşerde nasıl vereceksiniz?
Allah'ın bileceği iş için, puanlama yaparak, öğrencilerin kaderlerini tayin etmek, Allah'ın yerine geçip şirk koşmak değil mi?
Çoğu zaman (başka sebebi de olabilir) Damarların kireçlenmesi ve bölgeye yeteri kadar kan gitmemesi yüzünden olan durum. Bu yüzden Kalp-damar hastalıklarının habercisi olduğu söyleniyor. Doktorunuza başvurun.
Öyle istatistik falan araştırmaya gerek yok. içerik üreticilerin profiline ve konuşmasına bakarsanız, çok da iyi bir seviyede olmadığımızı görürsünüz. Zeka için, para lazım. Türk halkının zeka seviyesini yüksekte tutan orta sınıf eritildi. Parasal olarak ezildi. Bunun yanında her şey de "zeka" ile açıklanamaz. Onu da kabul ediyorum. Emperyalistlere karşı, özgürlük ve bağımsızlığını savaşarak alan halkın torunları bugün mücadeleyi (öyle diyelim) göze alamıyor. Birlik halinde hareket edemiyor. Bence bu zekadan çok daha büyük bir sorun.
12 Eylül rejimi. Kenan evren. Sermaye. Bu ülkeye bu kadar din zerk edersen, dincilere yol verirsen, insanların doğalarının gereğini büyük günah olarak gösterirsen, insanlar cinselliklerini de düzgün yaşayamaz. Mezarında rahat etmesin netekim.
Bop projesinin tamamlanmasına bağlıdır. Keyfinden oturmuyor adam orada. Değiştireceği sınırlar var.
Bu arada, "TC'yi ingilizler kurdu" diyen tiplerin, israil suriye'de devlet kurarken (pardon suriyeyi özgürleştirirken) sevindirik olması, imparatorluk hayalleri kurması, gerçekten ilginç * Sözün özü, bence film bitmedi. Daha yeni başlıyor.
Genç kuşak mülteciler, Türkiye'deki ortama alıştıktan (hatta belki doğduktan ) sonra, gidip de cihatçıların yönetimi altına gireceklerini pek sanmıyorum ya... Çoğunun "kurulu düzeni" vardır gitmez.
Ayrıca gitseler de yine çatışma olasılıkları yüksek. Bir daha çatışma olduğunda, vatandaşlık da almıştır bunlar. Sınır kapısını yeniden açmak durumunda kalınabilir. Yani bu sorunların yansımasını bence daha yıllarca göreceğiz.
Bence mantıklı bir yanı var bu düşüncenin. Sovyetler birliğinin çöküşü, tek kutuplu dünya düzeni, dünyayı mini bir ortaçağa sürükledi. 20. Yüzyılın Aydınlanma ve ilerleme ideali duraklamaya girdi. Skolastik düşünceye benzer taassublar, radikaller boy verdi. ModerniZm ve bilim karşıtları türedi. Dünyanın her yanı savaş alanı oldu. Dünya savaşları ile kıyaslanmayacak kadar kan döküldü. Ne dersiniz?
Lira günden güne erirken, yapılması gereken. Hem insanlar önünü rahat görür. Hem emeğin değeri korunarak iç barışa katkıda bulunulur. Enflasyona karşı savaşta önemli bir adım atılır.
bir zaman okuyamayacağım kadar kitap almıştım. Stoğu bitiriyorum. Güzel bir okuma ortamı da yaptım. Onlar bitince, düşünürüm bir şeyler. Kitaplar pahalı sayılmaz aslında. Enflasyon ve alım gücü insanları zorluyor. Tabi biraz da teknoloji var.
Sonuçta çalışıyor mu abi? Çalışıyor. Sen haticeye bakma, neticeye bak... Bir işlemciyi yapmak için ne kadar kaynak harcanıyor? Dediğin gibi çalışacak işlemcileri ayırsalar, hiç kimse bilgisayar alamaz.
Prize takılan, gece lambası aparatlarına, (duylu fiş) çok elektirik çekecek, çok ısınacak ampuller takılmaması lazım. Eskiden azami 10 watt idi. Şimdi 1 wattlık led ampuller de var. Bunun yanında elektirik malzemelerini güvenilir tedarikçilerden almak lazım.
Bir çok değişik çeşidi var. Fakat gece lambasının esas işlevi karanlıktan korkma yüzünden falan değil. Bildiğin sevişme * Sevişilen ortamda ışıkları loş yapmak gerekiyor. Bazısının bu iş için özel armatürleri, abajurları var. Bazısının da yok. işte olmayanlar, prizlere daha güçsüz ampülleri bulunan, ucuz aparatlar takıyorlar. Prize takılan aparatlar pratik. Çantanda, cebinde taşıyabiliyorsun. istediğin mekanda prize takıp ortamı uygun hale getirebiliyorsun *
(Bunun yanında çok eski gece lambalarını da gördüm çocukluğumda. Zil trafosu, küçük duy ve ampulle, bir tahtaya çakılmış; iptidai, bugünkü gece lambalarının atası olan gece lambaları...)
Edit. Pardon... Gece dindar kardeşlerimiz dua ederken yakıyor.
Emlak "yatırım" olarak balon sayılabilir olsa da, gerçekte o kadar balon değil. Her depremde insanların konuta ihtiyacı daha fazla artıyor. Evinden ayrılan her gencin konuta ihtiyacı var. Her sığınmacı yurda girdiğinde, ateşe atılmış bir odun oluyor. Bir de enflasyon durumu var. (Para zaten erimiş) Fiyatlar bir daha aşağıya inmez. Ülkenin genel durumunun ve ekonomisinin düzelmesi lazım. inşaat dışında da üretimin ve refahın artması lazım. Yatırımların betona değil üretime gitmesi lazım.