Birkac saat önce olmus olan olaydir. Öyleki patlamaya 6 km uzaklikta olmama ragmen büyük bir sesle firladik. Olay sudur: Dün aksam 9 saatlerinde 2. dünya savasindan kalma 250 kg lik bir bomba bulundu insaat alaninda. 2500 kisi evlerinden cikartildi ve 1 gündür süren incelemelerden sonra bomba patlatildi.
Birkac saat önce bir patlamanin yasandigi sehir. Öyleki patlamaya 6 km uzaklikta olmama ragmen büyük bir sesle firladik. Olay sudur: Dün aksam 9 saatlerinde 2. dünya savasindan kalma 250 kg lik bir bomba bulundu insaat alaninda. 2500 kisi evlerinden cikartildi ve 1 gündür süren incelemelerden sonra bomba patlatildi.
Femde okuyan insandır. Geçen senekilere verdiler bizim ne suçumuz var diyebilirler. Onlar çaktırdı olayı cezasını biz çekiyoruz arkadaş diye atar bile yaparlar. Bir de hoca efendilerine şikayet ederler.
Büyük bir saçmalıktır. Evet diyenlerin niye evet dediğini , hayır diyenlerin niye hayır dediklerini anlatmadıkları mitinglerdir. Birbirleriyle atışmalarına sahne olur. En çok lafı atan oyu kapar. Olan yine halka olur.
Hayatın acımasızlığına inat önlerine koydukları kutunun dibinde göbecik atan yavrucaklardır. Oynarlarken bunu sadece para için yapmadıkları çok bellidir.
Bir kızımız darbukasını almış ritm tutar oğlan söyler ve iki dansçıda hünerlerini sergilerler. Kan mı çekiyor bilmiyorum durup izlemeye değiyor.
Taksimde cebi kabarık insanlar ne kadar mutludurlar bilinmez ama bu insanlar hem yaptıkları işten hem de insanları eğlendirmekten o kadar mutludurlar ki, yaşamın dengesini bir kez daha anlamak çok zor olmaz.
Bilinmeyen bir gerçektir. Hacı Bektaşi Veli'nin dergahına hizmet etmiş olan Yunus'un görevi odun toplamak idi. Bu görev dağılımı onların statüsünde bir ayrıcalık tanımıyordu. Farklı görevleri olduğu halde aynı sofrada yemeklerini paylaşıyorlardı. Günümüzde sözde müslümanların koltuk kavgalarına, rant kavgalarına şahitlik ediyoruz. Acaba adı konmasa da sosyalist bir düzen içinde olan bu dergahlar mı yoksa günümüzde kendi cebine çalışan insanlar mı daha inançlı ?
Bunun adı sosyalizm olur o olur bu olur hiç farketmez. Sadece biraz oturup düşünmek lazım.
Çok sevdiğim bir insana yakıştıramadığım bir haberdir. Malum operatörün reklamına baktığımızda arkadaki fon müziği zülfü livanelinin özgürlük adlı parçasıdır. Gerçekten üzüldüğüm bir durumdur. Hep tanıdık gelen o melodiyi bir arkadaşımdan duyduğumda gerçekten hayal kırıklığına uğratmıştır. **
Tamamen doğal olarak yapılan olaydır. Benim yaptığım tabii ki. Ama bunu abiye çaktırmamak lazım. Yoksa fena halde çakar.
Bunun çeşitleri de vardır. Yemekte benden 1 köfte fazla yedi eksisi, dün beni dövmüştü eksisi, annem onu daha çok seviyor eksisi gibi. Bunlar tasvip edilmez tabii.
Hıncımızı buradan çıkartmamıza sebep olan sözlüğü seviyoruz. ***
Geçen sene yazdığım bir kurmacanın başlığı olan bir sözdür. Nedense onla aramda bir duygusal bağ oluşmuştur.
inşallah 18 yaşımı geçince de matraxa katılıp :
-Merhaba ben istanbuldan 18 yıllık Sinan. Nasılsın zeki abi ?
+Bugün daha ziyade hansel ile gratel gibiyim birlikte ama yalnız.Sen nasılsın ?
-Ketçap sıkılmış çorba tadında çerez gibiyim bulanık ama heycan verici!
incirli'de olan özel bir dersanedir. Vakti zamanında abim orda okumuştur şuan ise ben okumaktayım. Basık duvarları dışında dört dörtlük denilebilecek bir dersanedir. Özellikle geometri hocası ersin hoca ile edebiyat hocası sevilay hoca alanlarında en iyilerdendir.
Sıkı kurallarıyla dikkat çeker. Hiçbir şekilde saygısızlığa tahammül yoktur ve direk atılma söz konusudur.
Efendim ülkemizdeki 50 cent hayranlığı ve Ajdar'ın dalga konusu haline gelmesi sonunda düşündüğüm bir durumdur.
Ajdar'ın Çikita Muzuyla 50 cent'in Candy Shop'u bir karşılaştıralım. Aradaki tek fark 50 cent'in arkasındaki ekiptir. ikiside saçma sözlerden oluşmuş parçalardır ama 50 centin yabancı oluşu , sözleri kimsenin anlamaması aynı zamanda yabancı hayranlığı arada böyle bir farkın oluşmasını sağlamıştır.
Sözlükteki başlıkların yarısını işgal eder. Artık sıkmaya başlamıştır. Laik bir ülkede yaşıyoruz ve hala kavga ediyoruz.
ilerlemenin inanmakla ya da inanmamakla bir ilgisi olduğunu düşünmüyorum. Toplumlar laik olduğu sürece ilerlemeyi durduran sadece cahillik olur.
Osmanlı'da Mısır Seferlerinden önce laik bir yönetim anlayışıyla giderken halifeliğin Osmanlı'ya geçmesiyle yükselme döneminden sonra sıra sıra düşüşler baş göstermiştir. Halbuki halifelikten önceki Osmanlı dinsiz miydi ? Savaşlarda ''Allah Allah !'' nidaları atmıyor muydu ?
Osmanlı'yı yükselten en başta hoşgörü ve omuz omuza olmaktı.
Canlı yayında görmüş olduğumuz savaş alanını anımsatan olaydır. Ülkesi için düşünen insanların , ülkenin bölünmesini isteyenlere göre daha çok şiddet görmesi gariptir. *