buradan bir arkadaşa çook uzun zaman önce tekrar yazacağıma dair söz vermiştim. muhtemelen okuyordur bunu. Özür dilerim yazamadığım için. Artık bazı şeyler gelmiyor içimden.
benim yazar olmam tam 3 sene sürdü. formata uygun yazdığınızdan emin olun sonrasını saçma algoritmaya bırakın. 7 sene sürmüşse moderatörler ilk 10 entry’i beğenmediği için sıranın sonuna atmıştır sizi.
ne kadar mutlu olsam da, eksikliğini hissettiğim bir şeyler olduğu için hep bir yarım kalmışlık var. Mutluyum ama daha mutlu olabilirdim hissi berbat bir şey.
erasmus+ (Evs,esc) projeleri için europass formatında cv hazırlamanız gerekli. ancak kafama takılan bir şey var: drive’den yüklediğimiz dosyalar dosya boyutunu artırıyor mu yoksa drive bağlantılı olarak mı açılıyor? bilen varsa aydınlatırsa sevinirim.
2015 senesiydi yanlış hatırlamıyorsam. bir arkadaşım fotoğraflarını paylaşmakla tehdit etmişti kız arkadaşını. o zamanlar biz 18 yaşlarındayız kız da 17 yaşında. Kız durumu ailesine anlatınca ertesi gün bizimkini içeri aldılar tam bir ay yattı içerde. Daha sonra kızın ailesi durumu lehlerine çevirip 25 bin lira istedi şikayeti geri çekmek için. O şekilde kurtardı paçayı.
2 yılı geçti ben uzatmaya başlayalı ve aldı başını gidiyor. eskiden duşa girdim mi 5 dakika sürerdi ortalama. Şimdi sadece saçımı yıkamam 10 dakika sürüyor. Bu noktada kadınlara saygım sonsuz...
Ama gel gelelim sabah uyandığımda saçımın boynumu terletmesine ve gece yatarken omzumun altına sıkışmasına... Zor tutuyorum kendimi bazı zamanlar alıp makası girişmemek için. Ve bugün o günlerden biri.
Başıma beni çok etkileyen bir olay gelmediği sürece kesmeyeceğim. Heralde.
hiç unutmuyorum. kırmızı ışıkta durduğumuz için yemediğimiz küfür kalmamıştı. yani benim kornaların ritminden anladığım buydu. belki de hoş geldiniz demek istemişlerdi. ilk ve son gidişimdi.
'Cause the ink in my pen don't look good in my pad‘
güneş şehirden olabildiğince uzaklaştığında kalemi elime aldım. belki yazarak bir şeyleri değiştiririm diye düşünmüştüm. göz ucuyla baktım amelie gülümsüyordu anlatacaklarım var der gibi. duman odayı kaplamıştı. küçük kuzu uykudaydı. Kalem git gide ağırlaşıyor gibiydi. direndi, direndi ve direndi. Amelie alttan sert bakışlar atmaya başladı. Küçük kuzu uyandı. Pes ettim. Parmak uçlarımda kalem izleri. deli bir şair olacak halim yok ya. sonra yine lizzy’de buldum kendimi. gerçi kendisi duysa çok kızar, lana dememi isterdi.
sevişerek döktüğümüz teri mürekkeple anlatmanın bir anlamı yok. yastıklara, çarşaflarla anlatıyorum bu sebeple.
insan neden bir dine inanır sorusu daha makul bir soru bence.
ateşe, toprağa, suya ya da güneşe tapmayı anlayabiliyorum. Tarih boyunca insanların bunları kutsal gördüğü dönemler olmuş ve bunu doğal karşılayabiliyorum. Ancak neden bir insan kendisine nasıl giyinmesi gerektiğini öğreten bir dine inanır anlamış değilim.