la maison bleu'nün bugün 21. 37 itibariyle, kendisine yapılan moderatörlük teklifini reddetmesi olaydır.
efendim biliyorsunuz, tüm enerjimi gerçekleri haykırmaya, kendimi insanlığa bir örnek olarak yetiştirmeye ayırıyorum. bunun için de sözlüğün içine düştüğü bu bok çukurundan kurtarmak için, yönetime talip oldum. fakat bu çağrıyı 10 gün önce yapmam ve yanıtı daha yeni almam, beni çok üzdü, kırdı, yaraladı; kısacası bu ilişki artık bana acı veriyordu. destekçilerimden özür diliyorum, ben bu saatten sonra gelen moderatörlüğün içine edeyim arkadaş!
kamuoyuna önemle duyurulur.
edit: inanmayanlara özel mesaj ss lerini gönderebilirim.
henüz uluslararası sözleşmelerle korunmaya alınmamış alınamamış haklardır. 21. yüzyılda eşcinsellere, sado mazoist cinsel fantezilere sahip olanlara, zoofililere tepki gelmezken, ensest konusu açıldığında malesef hepbir ağızdan lanet yağdırılmaktadır. e be kardeşim o da yarak, bu da yarak.
fenerbahçe, galatasaray ve beşiktaş var di mi? bunlar büyük takım, dirk kuyt'ı bile alabilen var içlerinde. bilmeyenler için açıklayayım, messi'den sonra dünyanın en iyi ikinci topçusu. böyle takımları tutup, şampiyonluk heyecanı yaşamak varken, bazıları, küçük bir anadolu kasabası olan eskişehirspor'u, osmaniye'nin 50 bin nüfuslu adana ilçesinin takımı adanaspor'u filan tutarlar. allah akıl fikir versin.
zannedildiği gibi belediyenin çalışmamasından kaynaklanan bir koku değildir, mazlum belediye işçileri arı gibi çalışmaktadır, pislikleri temizlemek için. ama eskişehir'de fuhuşun yaygın olmasından ötürü, yerlere atılan milyonlarca kullanılmış prezervatif ve içki şişelerinden ötürüdür. bunları temizleyebilecek bir mekanizma üretilmemiştir dünyada henüz.
bizim domatesimizi, biberimizi bunlar yetiştirip duruyor diye döşüyorsunuz başlıklarımın altına, e be kardeşim, köy evlerinde tuvalet kağıdı yok, bu adam boka bulaştırdığı elleriyle bana domates yetiştiriyorsa yetiştirmesin, ben et yerim bundan sonra. ayrıca tekrar ediyorum, ben meyve sebze alışverişlerimi süpermarketten yapıyorum, siz de öyle yapın, ayrıca hormonlu oluyor köyden gelenler.
şimdi kimse bana, sen kendi kıçına bak, köylü milletin efendisidir filan demesin. nerde gördün bir efendinin koktuğunu, adamlar günde üç kez duş alıyor. köylüler öyle mi? bana hiç küfretme güzel arkadaşım, bin bir belediye otobüsüne, kazaran bir köylüye denk gel, burnun kokudan sikilmezse, gel elini öpeyim. yahu hümanizm adına ses çıkarmıyoruz, yaşayıp gidiyorlar, hatta şehirlerimize girmelerine müsade ediyoruz, ama bir yıkan amk, bir deodorant kullan, mecbur muyum ben senin tezek kokunu çekmeye?
izmir her ne kadar laik ve çağdaş kimliğiyle atatürk sevdalısı olmasıyla gönlümüzü kazanmış olsa da, ahlaksızlığın, kadın satıcılığının, kadınların rahatlığının merkezi konumunda bir ildi ki eskişehir'in atılımına kadar. öğrencilerin american pie'ya özenip, halkı da bozmasıyla, her köşe başında seks yapan birilerine rastlamanız, öğrenciyiz diye kendilerini acındıran öğrencilerin evlerindeki seks alemlerini görmeniz işten bile değildir. yazık çok yazık!!!1!!
halkı solcu olduğundan mıdır bilinmez, bu küçük anadolu kasabasında adım başı içkili barlara, striptiz kulüplerine rastlarsınız, kızları çok rahattır, erkeklerle sarmaş dolaş gezer, yiyişir ve bu barlardan çıkmazlar. ve kaçınılmaz sonuç, bu eskiden şirin olan kasabamız müthiş bir fuhuş bataklığına saplanmıştır. ilk iş olarak öğrencilerden arındırılmalıdır.
tarım yapma bahanesiyle sahip oldukları iğrenç durumdur.
şimdi kimse bana, köylülerin bizim için ellerini heba ettiklerini söylemesin, el kremi diye bir şey var di mi? o kadar ürün satıyorsun, alsana kendine bir tane, o iğrenç ellerinle de benim gözümün zevkini bozma. ama yok okumamışlık ve cahillik malesef köylüleri hanzo yapıyor.
ayrıca kimse bana, yediğimiz içtiğimiz köylülerin sayesinde demesin, ben meyve ve sebzemi süpermarketten alıyorum, siz de öyle yapın, köylülerin pis gıdalarını yemeyin hormon da katıyorlar.
adına yazar demeye utandığım kimi milliyetsizlerin utanmadan sözlüğümüzü yabancı dillerle donatmasından ötürü başa gelen, gelebilecek hadisedir.
evet az önce google chrome bana, bu sayfanın dili ingilizce türkçe'ye çevrilsin mi diye ileti gösterdi, utandım evet diyemedim.
akp vatanı satsın, şeriatı getirmeye çalışsın, generalleri hapse atsın, sen kalk bu cahillikleri yap. kendine gel halk, yoksa getirmesini iyi biliriz. (bkz: ordu göreve)
o zoraki şehir olan, yetmezmiş gibi bi de başkent olmakla ödüllendirilen, ad olarak ankara, aslen büyük yozgat'ın insanlarının medeniyetten uzak tavırları, iğrenç ankara havaları ve ona keza, çekirge gibi sıçar vaziyette ettikleri danslarla, istanbul gibi, medeniyetin simgesi bir şehrin asil insanlarına kıyasla, biraz köylü değiller mi? bence öyleler.
malesef ülkemizin güneyinde can yakan, elim gerçektir.
tabi bir şehrin insanlarını töhmet altında bırakmam, bırakamam, bu benim aile terbiyeme, ve görgüme aykırı, ters; ama gel gelelim gördüğüm örnekler; bana bu satırları yazdırıyor. evet bazı adanalı erkekler, karılarının onları aldatmalarını hoşgörüyle karşılıyor, çok afedersiniz k... lik yapıyorlar. bunlar çok yanlış, bir an evvel bu adanalı gençler kendilerine gelsin.
haksızlığın, bir insan hakları ihlalinin inatla ve sistematik olarak yapılmasıdır. soykırımdır.
2 hafta önce bu satırlardan, sözlüğü gericilikten kurtarmak için yönetime talip olduğumu deklare ettim, gelgelelim 2. haftanın sonunda bu aldığım 3. çaylaklık cezası. neden? hep bunlar bir takım gerici çevrelerin, içinde bulunduğu g.t korkusu. anladılar tabi, la maison bleu başkan gelir, bütün bu yobazlıkların, haksızlıkların ve atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı davranmanın hesabını sorar, başladılar kirli oyunlarına. yazık, çok yazık !!!!1!!
sözlüğümüzde bir çok ateist yazar arkadaş var, dini reddediyorlar, peki bu adamlar dini reddediyorlarsa, islam'da ve musevilik'te yapılması zorunlu sayılan, sünneti olmadılar mı? olmadılarsa çok yazık, erkekliğe ilk adım atamamışlar, dolayısıyla erkek olamamışlardır. yazık, çok yazık!!!1!!