(#31161243)
Yazaraklarımı okumadan önce şunu okuyun. Kısa zaten.
Yıllar önce biten okulumdayım, hocalara çay götürüyorum. Kapının birisini açtığımda içeride ki öğrencilerin tamamı kuran-ı kerim okuyor, ama nedense kuran ile onu okuyan karşısında 1 litrelik bir Jack Daniels var. Cam şişe.
Nefret ediyorum sözlük, düzgün düşünememekten nefret ediyorum.
Bugün bir doğum gününe gittim. Bir kafe.
Her zaman olduğu gibi soyutlamaya çalıştım kendimi, toplumdan, insanlardan.
"Arkadaşlarım" dediğim insanlar eğlendiler, hatta birisi zorla beni sahneye çıkartmaya çalıştı. Direndim. Bilmiyorum, hastalığım bu denli ilerlemese ve ben bu denli düşünmeye başlamasam yaşam, daha kolay olabilirdi. Bilmiyorum.
Ölüm, o An istediğim tek şey, kanına susadığım bir "eylem" oldu.
Ve nefret. Kendime karşı olan nefret. Tavan yapmıştı.
Sonra bir kız çıktı sahneye, arkadaşlarımın, arkadaşıydı.
Ve harika görünüyordu.
Gri/ela gözleri, kahküllü, ve Çerkes oyunu ile beni kendisine büyülemişti. Sanırım aşık oluyordum, ve şu içimdeki ses bana bunları yazdıran ses orada dahi rahat bırakmadı beni. Fakat anın tadını çıkartmak istedim. Eriyordum.
Bir sigaradan sonra çıkmak istedim oradan. Kendime karşı olan nefretim beni eritiyordu.
Arabam olmasına rağmen eve kadar yürümek istedim. Arabayı alacak birileri vardı.
Soğuk havanın yüzüme her çarptığında intiharı bir kez daHa kurtuluş olarak görmeye başladım. Belkide 1 aydır bıraktığım şu hapları yeniden içmeye başlamalıyım.
Soğuk hava yüzüme vururken artık bir şeyden kesinlikle emindim. Aşık olmuştum.
Ama kişiye değil, davranışa aşık olmuştum.
(bkz: kişilere değil de davranışa aşık olmak)
Sesine, davranışına, oynadığı oyuna, dumanını dışarı verirken hafiften gülmesine aşık olmuştum.
ismini sonradan öğrendiğim bu "varlık" diğerleri gibiydi aslında. Güzeldi, fakat bu bir kişiydi, bir insan. Ve ben kişilere aşık olamıyorum.
yaşam güzeldi, onu yaşayabilene.
Bir olayın bütününü görebilmeleridir.
Eğer doğru söylerseniz, Sır tutarlar.
Gecenin üçünde kafanıza yastık atan tipleri vardır.
Genelde güzel müzik Dinlerler.
Erkek gömleği, kısa siyah saç, kahküllü olan versyonları vardır ki, işte onlar benim taptıklarım.
En SoN ne zaman yaptığımı hatırlamadığım eylem.
sarılamak,kolları açmak.. ops. Çöktüm.
Sarılmak için 2. Bir kişiye ihtiyaç var değil mi? ikinci tekil şahıs.
Sarılmak, sarıldığın kişinin kokusunu içine çekmek, ve zamanın durup, anın ölümsüzleşmesi.
Tuhaf.
Gözlerinin gülen, tükenmiş insan.
Yaşama karşı olan "nedenini" kaybetmiş, kendisine "amaç" bulamayan insan.
Benim idolüm. intihar notunu defalarca izlediğim, kelime kelime ezbelerleme noktasına geldiğim o kutsal insan.
"ince bir insan olmak benim için çok önemliydi fakat artık takatim kalmadı, başa çıkmakta zayıf kalmışım ve kendimi toparlamakta zorlanıyorum...o konudaki ışığı kaybettim açıkçası."
kesirde, paydaları eşitlemek gibi. en azından ben öyle sanıyorum.
bir kişiye, isme, karaktere değil; o kişinin gerçekleştirdiği "hareketlere" aşık olmak? uyku mahmuru bir kıza yalnızca uykusuzluktan öldüğü için aşık olmak? bu!
bu derece tiksinç bir insanım. insanları "o" olduğu için sevmiyorum, sevemiyorum. aşık olamıyorum.
onlara, "hareketleri" için aşık oluyorum.
özür dilerim dost. seni sevmiyorum, sevemiyorum. elimde olan bir şey değil.
kişilere karşı yapamadığımdır. kişilere aşık olmuyorum, olamıyorum.
fikirlere, davranışlara, düşüncelere, hareketlere, aşık oluyorum.
daha açıkcası, peltek s çıkartan kızlara, kahküllü kızlara, tatlı gülen kızlara, küfür eden kızlara aşık oluyorum.
belirli bir kişiye değil. olamıyorum, yapamıyorum.
insanlara değil, davranışlarına aşık oluyorum.
hiçbir şey olmayandır. eğer bilinciniz açıkken nefesinizi tutarsanız eğer normal bir insan iseniz, ve her gün kafanızı suyun içine sokup nefes egzersizi yapmıyorsanız olacaklar şunlardır;
1. dakika, değişiklik olmaz. göğüsünüzün üzerinde hafif bir baskı hissederseniz, fakat rahatsız etmez.
2. dakika, pek bir değişiklik yine olmaz, baskı artar.
3. dakika, kalp atışı hızlanır, elleriniz de hafif morarma başlar. baskı artar, fakat alıştığınız için pek hissedilmez.
4. dakika, kalp deli gibi atmaya başlar. damarlar belirginleşip, gözünüz kararmaya başlar. başınız döner, içiniz yanmaya başlar. nefese susamış bir şekilde çıldırırsınız.
5. dakika, bayılırsınız.
ve bayıldığınızda bilinciniz kapanır. kapalı bilinç nefesi tutmaz, ve nefes almaya başlarsınız.
işıklar, kamera, motor. başlıyoruz.
gün? geçmek bilmeyen bir günün, geçmek bilmeyen saatleri. ama yine de bitti, zehir olan günün, zehir olan saatleri.
ve yaşam. asla acımadı bizlere. bugün yine bir "davranışa" aşık oldum. gece uyanan uykulu bir kızın, uyumaya çalışmasına şahit oldum. her ne kadar aynı evin içinde olsakta, farklı yataklarda uyuyoruz. bu benim kararım ve öyle olacak. aksi düşünülemez.
uykudan uyandığında, salona geldi ve kocaman gözlerini bana çevirdi ve "selam dost" dedi, saat 3 de.
laptop a bakmayı bırakıp gerisin geriye, bu kısa saçları dağılmış, kocaman gözleri olan, tek gözü uykususluktan kapalı bu canlıya "derdin ne senin, yatıp uyusana" dedim,
fakat o yanıma geldi, koltuklardaki yastıklardan birisini bana fırlattı. gecenin üçünde.
tuhaf tuhaf bana bakmaya devam ediyordu, "soğuk oldu yaa, üşüyorum" dedi o gözleri ve burnu çizgi olan emoji gibi bana bakmaya devam ediyordu. "kombiyi daha fazka yak ve üzerine kalın bir şeyler giy" dedikten sonra işimin başına döndüm.
ve ardından gelen bir yastık darbesi ile birkez daha arkamı döndüm.
-bir anı. gerçekliği bilinmeyen bir anı. belkide yaşanmadı böyle bir anı, belkide yok böyle bir çift? benim bile kanıtlamadığım olayları, yaşıyorum.
belkide yazdığım bir olay gerçek, ve o kız şuanda bana bakıyor. uykulu gözleri, vücudu ve elinde yastığı? kim bilebilir? belkide bu yazı, tamamen sahte. yalan, gerçek değil.
belkide bu yazı bir kurgu? belkide değil, ve o kız ile birlikte oturmuş yazıyorum bu yazıyı? kim bilebilir?
belkide, o kız hayallerde, ve ben hayallerimi yazıyorum? yaşatmadığınız hayallerimi?
bir bipoların günlüğü. eğer bir gün, günlüğümdeki her şey doğru olursa, o gün yazacağım. fakat, eğer her şey doğru olursa, bu seferde bipolar olmayacağım?
hangisi gerçek, hangisi hayal?
Mutlak son. Hiçlik. Yokluk.
"Olmayış" huzur.
intihar, eğer her şey sarpa sararsa uygulayacağım eylem. intihar, bir seçimdir. Bu dünyaya gelmeyi biz seçmediysek, gidiş biletimiz biz olalım.