Yüzlerce çocuk sesinin bir anda eve dolması, teneffüs zili öğretmenler zili ders zili ve surekli enteresan uyarilar yapan anonscu hanımın sesine maruz kalmak ve en beteri bu yaşta okul Müdürü konuşması dinlemek demek. "Sayin veliler servislere yol verin hepiniz alacaksiniz cocuklarınızı."
8 yıldır bir fiil aldatılıyorum. Biliyorum, biliyor, biliyoruz. Herkesin herşeyden haberi var, yok gibi yaşayıp parcalaniyoruz. Biri kurtarsın beni bence.
Tüm yılın en sevmediğim günü. Diğer günler son derece sıradanken o gün önemli ve şanslı insan rolünü oynamaktan nefret ediyorum. Bir gün öncesinde, neredeyse selam vermeyecek adamlar o gün yapmacıklıktan ölmek uzere doğum gününüzü kutlarlar. Eş, dost, yakın da hediye alma, beğendirme, sözde süpriz parti yapma telaşesine girer. insanların yapmacıklığı ve mecburi tavırları diken üstünde geçirtir tüm günü. Ertesi gün de ne ilgilendik ama dün senle, eee artık sen de bizimkinde bişeyler yaparsın bakışları.
Halamla kanki gibiyiz teyzemden nefret ederim ama yine de teyze alır derim. Tamamen anneyle bağlantılı bir durum. Anneye kötü olmayı yakıştıramadığından teyzeye de bir şey diyemiyorsun. Ama hala ne kadar can ciğer olsa da babanın mesafesinden etkileniyor.
Leyla ile mecnun versiyonunu en fazla on dakika izleyip dayanabildiğim dizi. Bir ihtimal bu farklı olur diyeceğim ama sanmıyorum. Belki leyla ile mecnunda bende anormallik vardı da izleyemedim ama bunun devam niteliğinde olsun olmasın l&m kadar başarılı olacağına inancım son derece düşük. Devam yada farklı versiyon niteliğindeki dizi/filmleri öncesi kadar başarılı olmadığı ve tutmadığına bakarsak pek de haksız çıkacağımı sanmam. Bakalım...
Kas falan yapmaya çalışır. Baklavaymış bilmem ne. Tüm kızlar bana yazıyo abi yea diye kıvırta kıvırta dolaşır ortalıkta. Konuşcam diye ağzının yüzünün şaftını şaşırır. Yavşak erkek türünün sadece bir örneğiyle ilgili düşüncelerimi paylaştım affedin, çok sinirlendim.
-Dayımın oğlunun sünnet düğününde ücra bir köşede çılgınca göbek attıran kupkuru esmer iki kadın.
-Elleri ayakları kirden kapkara olmuş, üstü başı paralanmış sarı saçlı fakat oldukça kavruk tenli çocukların mahallenin kenarına kurulan çadırlardan fırlayısları, ürkek ama kurnaz bakışları.
-bohçacı geldi haaanıımm.
-çaydanlık,tencere parlatmaya gelen beyaz minibüs.
- pembe.
Aşırı sevdiğimse önce ağzını yüzünü şöyle iyice bi mıncıklarım hamur yoğuruyorcasına. Sonra sımsıkı sarılır en son da şrlaakpp! Diye güzelce bi öperim. Normal seviyorsam da makas almalar ufak tefek sarılmalar falan. Bi keresinde upuzun kirpikleri olan normal sevdiğim bu arkadaşımın kirpiklerini çekiştirmişliğim vardır. Sevgi selinin coşkuluğuna bağlı yani, gelişine göre napcam belli olmayabiliyor ama genel olarak böyle.
Ya ben hiç sevmiyorum ya. Varlığından uzun zamandır haberdardım da muzlu olduğunu geçen öğrendim. Ben de hep derdim ekşi ekşi ne biçim tadi var bunun diye. Kokusu bile midemi bulandırıyor ne yalan söyleyeyim. Bu kadar seveni olduğunu görünce de utanmadım değil yani.
6 yıldır sürdürmek için parçalandığım ilişkim. Her ilişkide kıskançlıklar, şüpheler pek tabii özlemler olur fakat bizim gibilerde bu hal biraz daha katmerlidir. inada, naza dayanıklı değildir. Maddi olarak cebe de zarar verir. Her ilişkinin bitme ihtimali vardır o aşikar fakat bunun ihtimali daha yüksektir. Öyleyse sen nasıl 6 yıl sürdürdün diyen olabilir, e onu da çeken bilir.
Ortak yenilen çerez tabağında önce 'açık antep fıstıkları' kapışılır. Uyanık olan çerez tabağı ortağı artık görünürde yenilebilir antep fıstığı kalmadığını anlar ve leblebi fıstık gibi daha az tercih edilen çerezgillerin içinde gizlenen 'açılmayan antep fıstığını' farkeder fakat garibim ötekine çaktırmaz. Bizim diğer ortağın malum yaramazı farkeder farketmez 'bu alemin en şanslısı benim ehehe' bakışıyla uyanık ortağını tahrik etmesiyle eline geçirdiği velinimetin açılmaz ulaşılmaz bir melun olduğunu anlaması bir olur. işte bundan sonrası feci halde bozulmalar, efendime söyleyeyim bastan aşağı kaynar su dökülmesi, sinirin tepeye çıkması, hüsran gibi duygular... ama bizim kendini uyanık sanan, sözüm ona, saftirik ortak hırs bu ya alır eline melun yemişi ağzına atar ve çatırrtt... bir güzel kırar dişiye, ağzına kabuk parçaları geldiği, dişleri sızım sızım sızladığı halde keyifle yer 'açılamayacağını sanan antep fıstığını'.
Kendinizin da dahil olduğunu sandığınız 5-6 kişilik arkadaş grubunun çevirdiği muhabbet esnasında konuşulanların zerre kadar umrunuzda olmaığını hatta buraya ait bile olmadığınızı hatta ve hatta biraz daha derin düşününce kendinizi ait sayabileceğiniz hiç bir yerin olmadığını farkettiğiniz andır. yok sevgili arkadaşlarım, ben şurada olmalıyım diyeceğim yer yok. kendi bedenimde yabancı ve yalnızım.
Şu an yanımda oturan ve bunun geyiğini her yaptığımda ağzıma Çakan kızdır. Topukluda botta pek anormal durmuyor da babet olayı cidden fena. Yürüyüşe giderken Sevgilisinin eski halısaha ayakkabılarını giyiyor lan.