''günün birinde torunu 1 yaşını dolduran dede aynı evde yaşadığı oğlunu ve gelinini yanına çağırmış. demiş ki 1 şişe şarap ve kuran-ı kerim getirin ve bunları karşıdaki duvarın önüne koyun. adam ve kadın dedenin istediklerini getirip gösterdiği yere koymuşlar.
sonra dede torununu kucağına almış ve anne babasına dönerek, ''şimdi bu çocuğu bırakacağım eğer kuran'a giderse ilim, irfan sahibi alim bir kişi olacağına delalettir, eğer şaraba giderse bilin ki bu çocuk ayyaş uğursuzun biri olacaktır.'' demiş ve çocuğu yere bırakmış.
emekleyerek hareket etmeye başlayan çocuk ayaklanmış ve odanın diğer köşesine gittiğinde bir elini kuran'ın üzerine, diğer elini de şarabın üzerine koymuş.
dede de dururmu yapıştırmış cevabı, ''vay amına koyayım çocuk ülkücü olacak!''.''
ihtiyacı olan su ve yiyecekler önüne koyuluyor *, dışkısı ortamından uzaklaştırılıyor*, yağmurdan/kardan korunuyor *, hastalanınca bakımı/iğnesi yapılıyor *, üremeleri için çiftler bir araya getiriliyor*...
işlev olarak modern hayatın koyun çiftliğinden bir farkı yok aslında, yünümüz kırpılmıyor da emeğimiz sömürülüyor. en akıllı koyunlar gibi efendice karnımızı doyurup her sabah sağım kuyruğuna giriyoruz.
bir de kendimizi hayvanlardan üstün görmüyor muyuz, en çok buna gülesim geliyor.
pürüzsüz düzgün bacaklar, biçimli bel, yuvarlak kalça,dolgun dudaklar, diri memeler... maalesef pek bir etkisi yok.
etli butlu, sarkık memeli, cizgi dudaklı, bıngıl göbekli, şehla gözlü olup taş bebeklerden daha iyi sevişen kadınlar var.
düzenli kegel egzersizleri, tam birleşme sağlandığında kastığı pelvis kasları ile erkeğin penis derisini sökecek gibi kucağında oturup kalkması, doggyde kalçalarını kasıklarına vurması mı? ehh bi nebze daha keyifli olabilir ama yine de erkeğin gözlerinin kayıp kendinden geçmesine sebep olmaz. kaldı ki ne kadar kasarsa kassın ilişki başladıktan bir süre sonra esneyecektir ilgili dokular.
pek ala tam birleşme sağlandıktan sonra kucakta daireler çizecek her hangi bir kadın da benzer hoşluklar bırakabilir erkek üzerinde, ama yine de kendinden geçiremeyecektir.
penisi gırtlağına kadar sokup ucunda küçük dilini titreten, böğürmelerine aldırış etmeden dili ile testislere ulaşmaya çalışan kadın mı peki? o da ekstra bir gıdıklanmadan fazlasını yaşatamayacaktır, en iyi ihtimalle erkeği boşaltıp takdir bekleyen gözlerle dizlerinin üzerinde oturacaktır.
uzun sözün kısası erkekler sekste kadınların aldığı zevkin 10'da birini bile almazlar, bu da erkeğin lanetidir.
iltifat dozu yüksek arkadaşlık ilişkisi yaşıyor demek daha doğru olur bu insanlar için. üstelik dürüstlük diğer arkadaşlık ilişkilerine nazaran çok daha düşük seviyededir.
uzak mesafeden bu arkadaşlığı yürütmek sadece gerilim biriktirir kişilerin bünyesinde. yakın olup el ele tutuşanları, sadece sarılıp dudak değdirenlerin durumu ise şunun gibidir https://youtu.be/2XSHsFGE6XQ?t=18
topraklayın gençler birbirinizi, germeyin boş muhabbetlerle kendinizi.
ilgili resmin sağ alt köşesinde eşey kromozomları gösterilmiştir. yani kadın ya da erkek olmamızı sağlayan gen dizileri. y ile gösterilen kromozom erkeğe, x ile gösterilen kromozom kadına aittir ve boyut ve bilgi içeriği olarak birbirinden farklıdır. geri kalan 22 çift aynıdır.
erkeğin kadını anlaması, kadının erkeği anlaması, veri eşleşmesi tam olarak sağlanamadığından mümkün değildir. bu uyumsuzluk tüm organizmaya, düşünce yapısından sosyal hayata kadar yansımaktadır.
düşünce dağınıklığı ve hiperaktiveteye meyillilerdir genelde. yatakta düşünmesine fırsat vermeyecek, akışı yönlendirecek ve domine edecek erkeklerden hoşlanırlar genelde.
ekseri sert seksten hoşlanırlar. saçlarının çekilmesi, takılması ile yaşadıkları ufak acılar onlara zevk verir. doggy mutlaka favori 3 pozisyonları arasında yer alır. *
kendi memelerini beğenmezler, saklamaya çalışırlar. genel olarak bel ve sırt bölgesinden uyarılırlar, özgüven sorunları yaşıyor olma ihtimalleri yüksektir. iltifat dozu iyi ayarlanmazsa sonsuz sonuçsuz bir döngüye girilmesi olasıdır.