evde birşey yoktu diye a101'den mecburen almış bulunduğum et ürünü. 40 yaşına geldim böyle ishal olup kustuğumu hatırlamam, uzun bir süre köfte yemeyeceğim.
'kahrolsun amerika'dan helal olsun cnn'e uzanan turk devrim tarihi' olacaktı.
şimdi bakıyoruz, türk medyası yalaka, yandaş, hain ama abd ve ab medyası özgür basın... be amına kodumun götleği deniz gezmiş adamları denize attı hikayesindekiler japon muydu?
ENFÂL-59: Ve lâ yahsebennellezîne keferû sebekû, innehum lâ yu'cizûn(yu'cizûne).
ENFÂL-60: Ve eıddû lehum mesteta'tum min kuvvetin ve min rıbâtil hayli turhibûne bihî aduvvallâhi ve aduvvekum ve âharîne min dûnihim, lâ ta'lemûnehum, allâhu ya'lemuhum, ve mâ tunfikû min şey'in fî sebîlillâhi yuveffe ileykum ve entum lâ tuzlemûn(tuzlemûne).
ENFÂL-61: Ve in cenehû lis selmi fecnah lehâ ve tevekkel alallâh(alallâhi), innehu huves semîul alîm(alîmu).
ENFÂL-62: Ve in yurîdû en yahdeûke feinne hasbekallâh(hasbekallâhu), huvellezî eyyedeke bi nasrihî ve bilmu'minîn(mu'minîne).
NFÂL-63: Ve ellefe beyne kulûbihim, lev enfakte mâ fîl ardı cemîan mâ ellefte beyne kulûbihim ve lâkinnallâhe ellefe beynehum, innehu azîzun hakîm(hakîmun).
ENFÂL-64: Yâ eyyuhennebiyyu hasbukallâhu ve menittebeake minel mu'minîn(mu'minîne).
ENFÂL-65: Yâ eyyuhen nebiyyu harridıl mu'minîne alel kıtâl(kıtâli), in yekun minkum işrûne sâbirûne yaglibû mieteyn(mieteyni), ve in yekûn minkum mietun yaglibû elfen minellezîne keferû bi ennehum kavmun lâ yefkahûn(yefkahûne).
ENFÂL-66: El'âne haffefallâhu ankum ve alime enne fîkum da'fâ(da'fen), fe in yekun minkum mietun sâbiretun yaglibû mieteyn(mieteyni), ve in yekun minkum elfun yaglibû elfeyni bi iznillâh(iznillâhi), vallâhu meas sâbirîn(sâbirîne).
c1te sınıfı çimento bazlı yapıştırıcıdır, maksimum 40cm x 40cm seramik için kullanılır. cam mozaik yapıştırmayın yamuluyor. ustalar en ucuz diye bunu seçer, çabuk kurur bir an önce evden siktir olur gider, aynı gün içinde birkaç işi yapabilir bir süre sonra patlayan derz dolgular, duvardan düşen seramikler, oynayan zemin görürseniz sebebi budur.
C: Çimento esaslı
1: Normal sertleşen (Standart performanslı),
T: Kayma özelliği azaltılmış
E:Uzatılmış çalışma süresi
c2 çimento bazlı yüksek performanslı seramik yapıştırıcıdır. 40x40 tan büyük seramikler için iç mekanda zeminde ve duvarda kullanılabilir.
C: Çimento esaslı
2: Yüksek performanslı
c2te çimento bazlı, yüksek performanslı 45x45 e kadar porselen seramik, cam mozaik ve granit iç mekanda zemin ve duvarda dış mekanda(balkon) sadece zeminde de kullanılabilir ama kefil olmam.
C: Çimento esaslı
2: Yüksek performanslı
T: Kayma özelliği azaltılmış
E: Uzatılmış çalışma süresi
c2tes1 çimento bazlı yüksek performanslı fleks yapıştırıcı. 45x45 ten 60x60 a kadar seramik, porselen seramik, cam tuğla yapıştırıcısı. yerden ısıtma, teras ve dış cephe kaplamada kefil olmam.
C: Çimento esaslı
2: Yüksek performanslı
T: Kayma özelliği azaltılmış
E: Uzatılmış çalışma süresi
S1: Esnek
c2tes2 yüksek performanslı süper fleks yapıştırıcı. 60x60 tan büyük porselen, granit, mermer, doğal taş, 30m ye kadar 45x45 ebata kadar dış mekan kaplaması yapılabilir, yerden ısıtmalı zeminde kullanılabilir, fayans üzeri fayans yapıştırabilir polimer astar kullanılırsa duvarda daha iyi sonuç verir, zeminde keser ya da çekiçle tırtıklar oluşturun.
C: Çimento esaslı
2: Yüksek performanslı
T: Kayma özelliği azaltılmış
E: Uzatılmış çalışma süresi
S2: Çok Esnek
1 mayıs'ta tanıdığım ne kadar özel sektör çalışanı varsa işyerindeydi ne var ki haftada 2 gün tatil yapıp 08:30-16:30 arası 5 molayla zorla çalışabilen memur kardeşlerim enflasyon, geçim sıkıntısı, sosyal haklardan şikayet ederken birden devletin en ballı kaymağından yalamaya başladı.
Modern tesettürlülere ateş püsküren Milli Gazete yazarı Mehmet Talu, Sizin kıyafetiniz açık kadınlardan daha fazla şehevi, seksi bakışları çekmektedir. Zamanımızda başları örtülü çıplaklar var dedi. Talu, rengârenk tesettür kıyafetlerine de sert eleştiride bulundu.
Tesettür modası son yıllarda büyük değişim gösterirken bu modaya uyanların sayısında da artış görülüyor. Bol, çarşafı andıran kıyafetler yerine vücudu saran modern tesettür kıyafetleri giyen kadınlar islamcı radikallerin sert eleştirilerine hedef oluyor. Bu eleştirilerden sonuncusu 27 Ekim günü Milli Gazetedeki köşesinde Tesettürlü Hanımefendilere ve Hanım Kızlara Açık Mektup başlıklı yazıyı kaleme alan ilahiyatçı Mehmet Taludan geldi. Modern tesettüre ateş püsküren Talu, Birtakım hafif akıllı kadınlar ve kızlar, tesettür konusunda doğru yoldan çıkmışlardır. Zamanımızda başları örtülü çıplaklar var dedi.
Yazısıyla ilgili sorularımızı hacda bulunduğu için e-postayla yanıtlayan Talu, tesettür kurallarını sıralayıp modern türbanlı kadınları yaylımateşine tuttu.
SIKMABAŞ GÖKKUŞAĞINA
Talu, Sıkmabaş Bayan Gökkuşağına başlıklı yanıtında, tesettür modasını tercih eden kadınları protesto ettiğini belirterek şöyle devam etti: Çünkü siz islami tesettürün canına okudunuz. Sizin tesettürünüz islama, Kurana, sünnete, şeriata uygun değildir. islami tesettür, iffetli ve şerefli islam kadınlarını ve kızlarını şehvetli bakışlardan
korumak için bir perdedir. Sizin kıyafetiniz ise açık kadınlardan daha fazla şehevi, seksi bakışları çekmektedir. Sizin sıkmabaş rengârenk kıyafetiniz tesettür değil, anti tesettürdür. Sadece sizi değil, sizin anne babalarınızı, kocalarınızı, velilerinizi de protesto ediyorum.
TESETTÜR DEĞiL REZALET
Tesettür firmalarını Uyduruk kıytırık tesettür kıyafetler satarak yüklü paralar vurdular, ama şeri tesettürün canına da okudular. Bakalım bu cinayetlerinin hesabını nasıl verecekler? diyerek eleştiren Talu, bu kıyafetleri giyen kadınlara da şöyle seslendi:
islami, şeri tesettür dediğin sade olur. Tek veya en fazla iki renk olur, gökkuşağı gibi alaca bulaca olmaz. Parlak renkler olmaz, sade pastel renkler olur. Vücut hatlarını göstermez, bol olur. Yabancı erkeklerin şehvetli bakışlarını çekmez. Sizinkisi tesettür değil, rezalettir.
kemalizmin uydurmasıdır. Penguene uçamayıp yürüyor diye at arabası bağlamaya çalışmak bile daha bilimseldir.
Hilafeti kaldırıp memlekette tek ortak noktayı da ortadan kaldırınca sarıldılar faşizme! Arap, Kürt, Laz toptan Türk yapıldı, be mübarek adam Türk değil sen ne kadar mutlu olursan ol adam mutsuz! Sen Türksen ona ne fayda?
modernitenin nesnellikle bağdaşması aslında hiç demokratik değildir, bu nesnellik homojenlik ona öngörülebilir vatandaşlar sunar. işte kemalizm de bu doğrultuda bir yol izlemek istedi. fransa'nın ya fransızsın ya ölüsün gibisinden demokratik ulusçuluğu almanların ırk ulusçuluğundan farklı olsa da sonu aynı yere varır.
kemalizm, türkler'e bile müslüman olmalarından dolayı zulm etmiştir kaldı ki türkler, lazlar ve rumlar ne yapsın...
bu sıfatı insanın yaratılışından bu güne kadar hak edebilen pek az kişi vardır, çoğunluğu da bu ülkeden çıkmıştır. allah'ın laneti üzerine olsun demektir.
(diyanet işleri meali maide 56-60)
kim allahı, onun peygamberini ve inananları dost edinirse bilsin ki şüphesiz allah taraftarları galiplerin ta kendileridir. ey iman edenler! sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi alaya alıp oyuncak edinenleri ve öteki kafirleri dost edinmeyin. eğer müminler iseniz allaha karşı gelmekten sakının. siz namaza çağırdığınız vakit onu alaya alıp eğlence yerine koyuyorlar. bu şüphesiz onların akılları ermeyen bir toplum olmalarındandır. de ki: ey kitap ehli! sadece allaha, bize indirilene ve daha önce indirilmiş olan (ilahi kitap)lara inandığımızdan ve çoğunuzun da fasıklar olmasından ötürü bizden hoşlanmıyorsunuz. de ki: allah katında cezası bundan daha kötü olanları size haber vereyim mi? onlar, allahın lanetlediği ve gazabına uğrattığı, içlerinden maymunlar ve domuzlar çıkardığı kimseler ile şeytanlara tapan kimselerdir. işte bunların yeri daha kötüdür ve onlar doğru yoldan daha çok sapmışlardır.
kemalistin mastürbasyoudur. en zevk aldığı şey çarşaflı, çarıklı, sarıklı bir de fistanlı gördü mü durup buna padişahtan müsadeyle 19.yy'da kuzey afrika'ya tez yazmaya gitmiş şarkiyatçı/antropolog gibi bakmaktır. halk işte! kafasını örtmüş, kıçı görünmüyor, dişleri sarı, yüzünde çizgiler o halde bu kesin halktan biridir lanet olsun pis yaratık!
bunu hemen modernleştirmek gerekir, önce göt etme babında 3-5 soru, sonrasında yerel kültüre olan hayranlık belirtisiyle gönül almalar akabinde kendine benzetme çalışması başlar. bu tuğla kafalı mahlukat protestan misyonerden daha tehlikelidir...
kurucu elitlerin sığ dünya algısı günümüz kemalistlerinde de beden bulmuştur. kendini 19.yy'a hapsetmesiyle başlar ve kemalizmin sahiplerinin kıt akıllarıyla bu ülke insanını sırtından vurmasıyla hikayeyi tamamlar. kemalizm batının modernite projesi gibi kökünü sekülerlik iddiasında bulunup kendi çarklarını hareket ettirecek gücü yine kendi dinamiklerinden sağlayabilecek entelektüellerden ve kurumlardan alan henüz tamamlanmamış bir düşünce olmayı bile başaramamıştır. düşünce olmayı bırakın, kemalizm batılılaşmaya talip olduğu halde ortaya çıktığı dönemde kemalist olmaya talipli bile çıkmamıştır. kemalizm, moğolların bağdat'a girmesi gibidir. suçlu kemalistler değil müslümanlardır.
sığ düşüncelerine gelirsek bu kurucu elit değil sınırlarını bile bilmedikleri imparatorluğu yönetmek bir düzine japon balığını kavanozda besleyecek yeteneğe bile sahip değildi. türk olmak onların en büyük paydasıydı keza başka bir baheneleri yoktu... işte islam'a alternatif buldukları bu paydada tüm ülkeyi eritmek istediler.
türklüğe ait ne bir kurum ne bir kültür ne bir gelenek vardı, önce ona bir tarih icat ettiler.sonrasında sahte kahramanlar, marşlar, savaşlar, destanlar, hikayeler... yazılı kültür kısmı bu hareketle kalmadı, alfabe, harf, ölçü, kılık-kıyafet... kemalizm iliklere kadar işlemek istiyordu! karşısındaki her hareket onun için düşmandı sağcısı, solcusu hep problem oldu halk? halk zaten düşmandı...
2012 yılında 19.yy'da anlama özürlü sonradan görme albaylar ve dönmeler cuntasının hayaliyle sınırlı bu ülke onlar için daima gericidir, örümcek beyinlidir, aptaldır. keza osmanlı'da arapça vardır okuma yazma zordu cumhuriyet geldi latin alfabesini getirdi ama bu tuğla kafalıların torunlarının %95'i okuma yazma bildiği halde halen okuma oranının %3'ü geçmediğini göremeyecek kadar cahildir hatta bu %3 okuma oranına onlar da dahildir.
son okudukları fikriyat bindikleri otobüsün levhası ve kullandıkları cep telefonunun kullanma kılavuzundan mütevellid olunca dedelerinin masallarındaki dünya onlar için yaşanamaz bir hale gelmiştir. bir atatürkçüyle tartışmanın en zor yanı muhakkak bir islami kuruma, kişiye, geleneğe de bok atmanız gerekliliğidir. atatürk'ü eleştirmek vatanseverlerin işidir sen bok atıyorsan önce kendi dinine söv sonra benimkini eleştir, işte bir atatürkçünün düşünce dünyası üç beş bahaneden ibarettir.
-din bizi geri bıraktı hede hödö
-arap harfleri mi ığğğğ!
-ilerliyoruz bunlar bizi geriletiyor
-biz aydınlığız bunlar karanlık
-halka inmek gerek
-ulu önder böyle dedi...
bir kemalistin bunun dışına çıkıp modernite, pozitivizm, nesnellik eleştirisi yapabilmesi mümkün değildir. okumanın yanında beyinde ağır kemalizm kaynaklı ağır tahribat vardır. foucault, gadamer, heidegger, hegel, derrida bunlar için tommy hilfiger'den pek farklı değildir. aç bir oku öküz neymiş post modernite, modernizm, çok kültürlülük, insan hakları, din ve toplum ilişkisi, gelenek, kimlik, uluslararası ilişkiler yok efendi yok öküz bildiğin... mitinge git bayrak salla, orduyu göreve çağır, git mezar taşına şikayet dilekçesi ver işte dünya görüşü bu kadar! pkklılar bile sizden daha okur yazar dağdaki eşkiyadan bile kitap çıkıyor, siz mitinglere karı kız kaldırırım diye katılıyorsunuz tuğla kafalı elitistler!
adam kemalizmle son noktayı koymuş metafiziğin babasını yapıyor, ne eleştrisi var ne yorumu halen gelmiş diyor bizimki modern bilimsel bir düşünce sistemi... be güzel insan bizimkini allah gönderdi tartışılamaz dediğimizde dogma oluyorda sizinkini 5816 koruyunca tartışılamaz olduğunda neden dogma olmuyor?
modenitenin özü ölçülebilir, hesaplanabilir bir toplum oluşturmaktı ki milliyetçilik de buradan doğmuştur. politik ve ırk ulusçuluğuna hiç girmeyelim. bu noktada efendilerinden icazet alan sözde kurucu elit ülkeyi budamaya başlamıştır, ilk halkalar askeri bakımdan güçlü olduğu batı'da başlamıştır, yakılan yıkılanın hesabı yoktur zira girmeyelim...
1910 doğumlu ninemin mini etekli 1900 doğumlu dedemin fraklı ve parlamenter şapkalı fotoğrafı varsa bunu kime borçluyum acaba? kemalizm batıda islami kalplerden süngü zoruyla silmeyi başardı bugün meyvelerini topladığı coğrafyadan da bellidir. neyse gelelim bir başka insanımıza , kürtlere, onlar şafii olup hilafetin altında yaşamaktan mutluydu ta ki tagut gelip hilafeti kaldırana kadar...
cemiyet olmayı reddettikleri, homojen potada erimek istemedikleri için rus, ermeni işgalciden görmediği zulmü çeken müslümanlar da vardır, işte kart kurt dediği bu insanlara geçirmeli muamele yapılmıştır. rejim tehlikede yalanıyla şehri topa tutup hava kuvvetlerine bombardıman stajını tamamlatmak bu düşüncenin eseridir.
kemalizm yahudi'den araklama sözde milliyetçilik ilkesiyle moğallar ve haçlılara rahmet okutmuştur. müslümanlara türk diyerek her tür ibadetini engelleyen bu aklı evveller sözde rejimlerinin elden gitme bahanesiyle dünya üzerinde görülmemiş zulmü bu ülkenin, müslümanlarına reva görmüştür. batı'da lojistik desteğini sağlamış olan elit ideolojisi kalplerden islam'ı söküp atmaya çalışmıştır belki kısmi başarıları olsa da allah'ın dinini allah'a rağmen yeryüzünden silememiştir. bok attığı islam fetihlerinde bile görülmedik zulmü kürt milletine her saniye yaşatmıştır.
evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; pireler berber, develer tellal iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken bir grup ortaya çıkmış bunlar demiş ki biz laik insanlarız dini devletten ayıracağız, kendimize kaynak bulalım.
aramışlar taramışlar....
-garp'ta nietzsche diye bir küffar var allah yok peygamber yok din yok diyee paşam...
-vay amua koyim getirin hemen çevirelim, okuturuz ibnelere 5 vakit!
kitap gelir çeviri yapılır okutulmaya başlanır, o zamanın elitleri de bu zamanın öküzleri gibi nietzsche'nin ne dediğini anlayamaz keza beni anlamanız için 100 yıl gerekli demişti, bu müptezeller kitabı çevirir okutur sonradan birinin kafasına dank eder:
-paşam bu ibne din yok allah yok peygamber yok demiymiş
-ne diymiş?
-bu ipne atayist ama avrupa'da din, kilise, gelenek ve papanın otoritesinden doğan boşluğun insan aklıyla doldurulamayacağını söylüyor bu herif muhafazakar atayistmiş!
-tiz kaldırın ibneyi de allah düşmanı diye damgalayın!
nietzsche'nin türkiye'de okutulmamasının sebebi getirdiği müthiş modernite, objektivizm, nesnellik eleştirisi ve perspektüalizm anlayışıdır. kurucu elitlerin değil bir ülkeyi yönetmek kendi okuduklarından bile birşey anlamadıklarını düşünürseniz ne derece büyük bir zafer kazandıklarını görmüş olursunuz...
avrupa'dan inme ideolojiye sahip aynı tuğla fabrikasından çıkmış cumhuriyetçi, laik gençlerin bir türlü hazmedemedikleri gerçektir. avrupa moderniteyle olan bağını kopartmamıştır, metafiziği reddeden bir metafizik olan pozitivizm esaretinde yahudileri sabun yapmaya kadar gitmiştir. homojenlik, nesnellik ve milliyetçilik uğruna tüm değerleri silip atmıştır.
türkiye'nin kurucu elitleri de kıt aklıyla zamanı durdurup, memleketi sosyal mühendislik projelerine alet etmiştir. heves uğruna osmanl'dan vazgeçmiş, reddetmiştir. türkiye cumhuriyet'i inananları üzse de kabul etmek gerekir ki halk için halka rağmen yapılmış bir devrimdir, devrim diyemesem de devirmektir keza hilafet uğruna yola çıkıp, meclisi cuma günü açıp ilk fırsatta halifeyi şutlamaksa kesinlikle başarısız olunmuştur. lozan ve muadili gizli pazarlıklara hiç girmiyoruz.
gelelim bu über modernlerin günümüzdeki mirasçılarına, şimdi bunlar dedelerinden miras aldıkları taguti adetlerin yüzyılın en süper ultra mükemmel form olduğunu iddia eder, ''1400 yıllık şizofrene ait arap yalanı dedikleri'' inanca saygı göstermez çünkü
müslümanların çocukları muhafazakardır, eksiklşik hissetmez, user manualde hata yoktur gerekli her uyarı yapılmıştır. gel gelelim tuğla kafalı kemalistler her fırsatta devrimci olduklarını belirtir, eleştiriyi yalnızca vatanseverlerin yapabileceğini düşünürler. bu taguti fitne damarlarına kadar işlemiştir belki önderlerinin en büyük hatası tüm müslümanları ve islamiyeti yeryüzünden silememekti. bu tagut düzeninde bilinmeyen nokta modernite projesinin henüz sonlanmadığıdır, avrupa 17.yy voltaire gibi bir maymunu aydınlanmanın dibek taşı yapsa da modernitenin kritiğini yapmış hatalı yanlarını bulmuş, düzenlemeye çalışmıştır, birikimsel olarak ilerlemekte değil düzeltilmeye çalışılmaktadır keza allah2ın bir sözünün benzeri yazılamayacaktır. avrupa modernite, aydınlanma, sanayi devrimi, post modern, post yapısal dönem, post post modern dönem derken hatalarının farkına varmış saygı duymayı öğrenmiştir. aynı tuğla fabrikasından çıkan bizim neslimiz dedelerinin projesinde hata olacağını düşünmemektedir keza onlar için inanmasalar da en mükemmel form budur. günümüzün tuğla kafalıları müslümanları 1400 yıllık palavraya inanmakla suçlarken kendilerinin, dedelerine ait olmayan bir gerçekliğin yansımasının yanlış anlaşılmasından doğan yanılgısına olan imanı sürmektedir...
ve iddiam o dur ki kurucu elitin çocukları müslümanlardan daha muhafazakardır, müslümanlar muhafazakarsa bunlar ultra muhafazakar ultra gericidir, tuğlaya ışık tutsak ne kadar aydınlanırsa bunlar da o kadar aydınlıktır, balık içinde yaşadığı suyu bilmez misali aval aval emaneti gezdirir.
olmak iç dinamiklerden kaynaklanır, görünmek ise benzemektir bilhassa kendini reddetmektir. bir insan bir şeye benzemeye çalışıyorsa bilinmelidir ki kendini reddediyordur, ruhsal problemleri vardır psikolojik demiyorum bak.
vaktiyle bu ülkede bir çok insan bir delinin peşinden gitmeye, kendini reddetmeye zorlandı. tabi doluya koydular almadı boşa koydular dolmadı şimdi ne foyaları varsa ortaya çıkıyor. bu öküz zihniyet yıllarca post modern felsefeyi okumaktan çekindi, öküz gibi modernizmle yattı kalktı. dalga geçtiği cemaatleri dinciler, nurcular, örümcek beyinliler gadamer, heidegger, nietzsche, foucault, vico'yu yaladı yuttu.bu tuğla kafalılar şimdilerde ne çok kültürlülük ne hak ne hukuk konusunda bir fikre sahip değil! hayatlarında en hakiki mürşitleri ilim olduğu için halen ölçülebilir şeyler aramaktalar,Sayılamıyorsa yok kabul ediyorlar...
cehaletinizin kesafeti boyunuzu aştığı için peygamber gelse uçsa yine inanmayacaksınız! aslınızı inkar edeceksiniz...
tuğla kafalıların kendini endekslediği 19.yy pozitivist idealidir. zamanı durdurur, kendinize doğruları alırsınız, bunları uygulamaya başlarsınız bir bakmışsınız olmamış acaba neden?
e öküz insan sen zamanı durdurduğunu herşeyin en mükemmel formunu bulduğunu iddia ediyorsun peki senin formül neden sıçıyor?
"eğer kulumuz (muhammed)a indirdiğimiz (kur'ân)den şüphe içinde iseniz, haydi onun gibi bir sûre getirin, allah'tan başka güvendiklerinizin hepsini çağırın; eğer doğru iseniz."
"yok yapamadıysanız, ki hiçbir zaman yapamayacaksınız, o halde yakıtı insanlar ve taşlar olan, inkârcılar için hazırlanmış ateşten sakının."
--spoiler--
aynı fabrikadan çıkmış tuğla kafalıların yanılgısıdır. kimse ak parti'yi kabe kabul etmez.
müslümanların 31 mart'tan kalan bir hesabı var siz buna ister taşların yerine oturması ister laiklik elden gidiyor diyin ama unutmayın, orduyu ne kadar budadı, milleti yahudi adetinden kurtardıysa o kadarı bize yeter.
tuğla kafalıların aklının almadığı modernizm ve modernite yanılgısı şu noktada göz önüne geliyor; akp'yi görüyorsunuz o da 80 yıl önceki gibi ödünsüz batılılaşıyor, batılılar ne isterse yapıyor. amaç batılı olmak değil mi amentünüz bunu belirtmiyor mu?
yahudilerin eseridir. dünya'da iki millet fiilen zulmün esiridir biri Türkiye'deki müslümanlar diğeri filistinliler. bu projeyi anlamak zordur, günde 5 kez okunuyor önce bir o sese kulak verin.