korncu21
514 (sözlük idol)
birinci nesil silik 4 takipçi 57.50 ulupuan
entryleri
oylamalar
medya
takip

    fethullahçı şirin

    1.
  1. şirinler köyünün mantar ev yerine ışık evlerinde ikamet eden türü. fethullahci profili den faklı olarak mavidirler. şirin babayı iplemezler köyün dışında abd denen bir köyde yaşan hoca efendi dedikleri bi adama takılır.
    4 ...
  2. bu sayfa niye türkçe

    1.
  3. sözlükte ileri geri giderken karşılaştığım cia bilmemne sayfasında cıkan yazı. garip bişiy tabi.
    8 ...
  4. sizzla

    1.
  5. jamaica kökenli, reggae yapan bi müzisyen.
    1 ...
  6. jamaican slang

    1.
  7. jamaicada konuşulan inglizcenin yandan yemiş halidir. argodan ziyade lehçe olarak kabul eder bunu isviçreli bilim adamları.
    nuh=no
    me=I
    mi=me
    dem=them
    gibi değişik değişimleri vardır.

    not: bu entry bob marley peter tosh, sizzla ve sean paul etkisinde girilmiş olup herhangi bi herbal bağlantısı yoktur.
    1 ...
  8. guiltiness

    1.
  9. -suçluluk anlamına gelen ingilizce kelime

    -bob marley exsodus albümünden bol acılı bir şarkı

    Guiltiness (talkin bout guiltiness)
    Pressed on their conscience. oh yeah.
    And they live their lives (they live their lives)
    On false pretence everyday -
    Each and everyday. yeah.

    These are the big fish
    Who always try to eat down the small fish,
    Just the small fish.
    I tell you what: they would do anything
    To materialize their every wish. oh yeah-eah-eah-eah.

    Say: woe to the downpressors:
    Theyll eat the bread of sorrow!
    Woe to the downpressors:
    Theyll eat the bread of sad tomorrow!
    Woe to the downpressors:
    Theyll eat the bread of sorrow!
    Oh, yeah-eah! oh, yeah-eah-eah-eah!

    Guiltiness
    Pressed on their conscience. oh yeah. oh yeah.
    These are the big fish
    Who always try to eat down the small fish,
    Just the small fish.

    I tell you what: they would do anything
    To materialize their every wish. oh, yeah-eah-eah-eah-eah-eah.

    But: woe to the downpressors:
    Theyll eat the bread of sorrow!
    Woe to the downpressors:
    Theyll eat the bread of sad tomorrow!
    Woe to the downpressors:
    Theyll eat the bread of sad tomorrow!
    Oh, yeah-eah! oh yeah-e-e-e-e-e!

    Guiltiness. oh yeah. ah!
    Theyll eat the bread of sorrow everyday. *
    0 ...
  10. basbakanin her lafina kulp arayan zihniyet

    1.
  11. başçavusun eşşeği konuşmadığı için kulp takılan kişidir. konuşan t.c başbakanı oldğu zaman her sözünü tartıpda söylemelidir. önüne gelen her mikrofona birşeler söylemek zorunda kalan
    başbakan bundan dolayı sıksık gaf yapmakta yada yanlış anlaşılacağı sözler söylemektedir. buda sözlerinin pek ciddiye alınmamasına yol açmakta , günlük, basın sözcüsüyle tek bir açıklama yapsa söylediği kesin kanatimiz budur şeklinde konuşsa sözlediği söz "söz" olsa kimse kulp takmayacaktır. devletin ciddi meselerinde kendini ayaküstü cevap vermek zorunda hissetmese daha etkili olacağı da aşikardır. basında eleştirecektir ellebette hatta başbakan uçmayı bilmiyor bile diyebilmelidir. yoksa bende söylemek isterim "yüce hünkarım ne güzel de suda yürüyorsunuz" demeyi. (bkz: şak şak şak) *
    5 ...
  12. listverse

    1.
  13. içerisinde görmeniz gereken 10 yer , çılgın prof. olmak için gerekli 10 şey, dünyanın en güzel ama girmesi yasak olan yerleri gibi ilginç top 10 listeleri barındıran web sitesi. insan bir girdimi çıkamıyo. listelerden alınan isimleri wikipedia ya bakim neymiş tam olarak filan derken aa 3 saat geçmiş. mükemmel bir olşum
    1 ...
  14. tepav

    1.
  15. türkiye ekonomi politikaları araştırma vakfı . tobb tarafından desteklenip , merkezide tobb etü de kampüsünde bulunmaktadır. türkiyede israil ve filistin cumhurbaşkalarını buluşturan bi vakıftır.
    1 ...
  16. dub side of the moon

    1.
  17. easy star records taki abilerin bir pink floyd ve arkadaşları albümü olan dark side of the moon u raggae ve dub formatında yorumlamasıdır. gayet eğlenceli bi albüm olmuştur özellikle the great gig in the sky çok güzel uyarlanmış. * o keskin gitar soloları yerine , yavaş yavaş çalan raggae düşünün , ,işte öyle birşey.
    1 ...
  18. faturayi gun gecirmeden odeyen ogrenci

    1.
  19. geciktirdiği faturalardan dolayı 10 mt ötedeki bankaya ödemek varken 10 km uzaktaki aski ye teaş a gitmeyen öğrencidir. rahatı sever , küçüklerini sever, büyüklerini sayar.
    0 ...
  20. internetten ev arkadasi aramak

    1.
  21. sene boyunca yatan gamsız bünyenin son 1 ay kalacak ev aramasıdır. seri ilan sitelerini köse bucak karıştırarak ev bulacağını zanneder bu bünyeler.
    0 ...
  22. nokta vuruslu yazici

    1.
  23. çok nüshalı belgeleri işlemek için kullanılan yazıcıdır. fatura gibi belgelerde kullanılır. alırken pahalı olmasına rağmen kullnırken ucuzdur.
    1 ...
  24. black metalci şirin

    1.
  25. şirin köyünün black metal dinleyen elemanı. azmanın bir numaralı korkulu rüyası.
    (bkz: gotik şirine)
    2 ...
  26. rebel music

    1.
  27. bob marley in 1974 te çıkarttığı natty dread albümünde bulunan bi şarkı. 1986 da da rebel music adında bir albüm çıkarmıştır. *
    0 ...
  28. natty dread

    1.
  29. bob marley & the wailers in bir albümü ve şarkısı

    sözleride şöle bişiydir. dreadlock congo bongo tey tey tey

    dread, natty dread now, (natty dread)
    dreadlock congo bongo i. (natty dread)
    natty dreadlock in a babylon: (natty dread)
    a dreadlock congo bongo i. (natty dread)
    eh! children get your culture (natty dreadlock)
    and don't stay there and gesture, a-ah, (natty dreadlock)
    or the battle will be hotter (natty dreadlock)
    and you won't get no supper. (natty dreadlock)

    natty dread, natty dread, now; (natty dread)
    a dreadlock congo bongo i. (natty dread)
    natty dreadlock in a babylon - (natty dread)
    roots natty, roots natty! (natty dread)

    then i walk up the first street, (natty dreadlock)
    and then i walk up the second street to see. (natty dreadlock)
    then i trod on through third street, (natty dreadlock)
    and then i talk to some dread on fourth street. (natty dreadlock)
    natty dreadlock in a fifth street, (natty dreadlock)
    and then i skip one fence to sixth street. (natty dreadlock)
    i've got to reach seventh street: (natty dreadlock)
    natty dreadlock bingy bongo i (natty dread)
    natty dread, natty dread, now, (natty dread)
    roots natty congo i. (natty dread)

    oh, natty, natty,
    natty 21,000 miles away from home, yeah!
    oh, natty, natty,
    and that's a long way
    for natty to be from home.

    don't care what the world seh; (natty dread)
    i'n'i couldn't never go astray. (natty dread)
    just like a bright and sunny day: (natty dread)
    oh, we're gonna have things our way. (natty dread)
    natty dread, natty dreadlock, (natty dreadlock)
    dreadlock congo bongo i. (natty dreadlock)
    don't care what the world seh; (natty dreadlock)
    i'n'i gonna have things our way. (natty dreadlock)
    if a egg natty in a the red - (natty dreadlock)
    if a egg natty in a the red. (natty dreadlock)
    natty dread, natty dreadlock. /fadeout/
    0 ...
  30. nukleer silah raporu

    1.
  31. nükleer silahın raporudur, ikinci el, doktordan filan gibi. cia den aldığım bilgiler doğrultusunda uludag sözlük serverlerinin yakında 100 kaplan gücünde atom bombası bulunmaktadır. fantom aya müdehale edecektir.
    2 ...
  32. rape seed

    1.
  33. kozla bitkisinin tohumudur. türkiyede daha çok kanola olarak bilinir. yağlık bir bitkidir.
    0 ...
  34. imansiz peynir

    1.
  35. yağı alınmış sütten yapılan peynir türüne kütahya ve civarında verilen isim.
    0 ...
  36. pkk helikopterimizi dusurdu iddiasi

    1.
  37. habertürk ün sitesinde de yazan haber ancak sonunda, " .... iddia edildi" yazmakta. sağlam bir haber ajansından bilgi gelene kadar hiç bir değeri yoktur. böle ciddi bi konuda iddia edildi diye haber yapılmamalı. *
    0 ...
  38. kutahya as tur

    1.
  39. kütahayanın 2 adet olan otobüs firamalarından biridir diğeri için (bkz: kütahyalılar).
    ayrıca otobüsleri aşırı dandik olup adım başı yolcu alabilir , kafalarına göre mola verbilirler. eğer mecburiyetten işiniz kütahyaya düşerse (isteyerek geleni görmedim) bu firmayı kullanmayınız. kütahyalılar turizm buna nazaran daha iyidir. yada en iyisi aktarma yapıp eskişere iyi bi firamayla gidip kütahyaya giden başka bi firmaya bininiz *
    0 ...
  40. sozluk su hazirligi benim yerime gec lan allahsiz

    1.
  41. hazırlıkta kalma olasığı yüksek , toefl ibt den 60 üstü alması gereken bireyin hala mal gibi pc nin başında vakit geçirmesi ve hazırlığı geçme olayını sözlüğe havale etmesidir.
    1 ...
  42. profesor ve kurt cobainin birer oy hakki olmasi

    1.
  43. abd de bir rock starıyla profesörün eşit temsil hakkında olduğunu gösterir.
    (bkz: profesor ve cobanin birer oy hakki olmasi)
    1 ...
  44. onitsuka tiger

    1.
  45. uma thurmanın kill bill vol1 ve vol2 de giydiği ayakkabı japon ayakkabı markasıdır. gayette güzeldir. (bkz: mexico 66)
    1 ...
  46. fifa 99

    33.
  47. ea sport un 1998 yılında piyasa sürdüğü mükemmel ötesi oyun. benim için devrim niteliğindeydi , bilgisayar oynarken en fazla zevk veren oyundu sonra fifa versiyonları bunun taklidi gibi durur.
    1 ...
  48. rick wright

    2.
  49. pink floyd un klavyecisi. pink floyd şarkılarındaki garip efectleri veren insan.
    1 ...
  50. tahsin kesici

    1.
  51. (bkz: tobb etü) nün rektörüdür. (bkz: tobb ekonomi ve teknoloji üniversitesi)
    ayrıca konferans vermeye gelen konuklara okulu tanıttıktan sonra hazırlık öğrencilerinin neler yaptığını anlatan bir insandır.

    (bkz: oktay sinanoğlu) nun geldiği bir konferansta ( (bkz: turgut özakman) lada aynı diyolog geçmiştir)
    hazırlık öğrencilerine ingilizce kitap oku dedik, onlar gitti özetini okudular, bide filmini izlemişler sonra bunu öğrenince okutmalara aynı özetleri buldurup okuttum , filmlerinide izlettirdim oralardan sormadılar ahaha (bkz: gülmek). (usluptta zerre kadar mübala yoktur)
    ama iyi en azından interneti kullanıyorlar, bilgiye kolay erişiyorlar diyerek sözünü bitiren biridir.

    ayrıca okulun ilk günü tanışma toplantısı çıkışında kokteylden kalan kuru pastaları 0 beden kızlarımıza ısrar ederek yedirdiği de olmuştur. üniversite rektöründen çok okul içinde okul müdürü havası vardır. ama yinede seviyoruz kensini.

    özgeçmişi

    tahsin kesici, 01.03.1938 yılında ermenek’te doğdu. ilk ve orta tahsilini bu şehirde tamamladı. 1956 yılında konya lisesi’nden ve 1960 yılında ise ankara üniversitesi ziraat fakültesi’nden mezun oldu. italya’nın verdiği bir bursla 1960-1961 yıllarında bu ülkede sekiz ay araştırmalarda bulundu. milano üniversitesi’nde mezûniyet sonrası meslekî kurslara katıldı.

    haziran 1961 tarihinde ankara üniversitesi ziraat fakültesi zootekni bölümü’ne asistan olarak giren kesici, 1964 yılında doktorasını tamamladı. 1965-1967 yılları arasında askerlik görevini yerine getirdi. askerlik dönüşü a.ü.ziraat fakültesi’nde yeni kurulan genetik ve istatistik kürsüsü’nde göreve başladı. 1969-1971 yılları arasında iki yıl süreyle federal almanya’da konusu ile ilgili doktora sonrası çalışmalar yaptı.

    1971 yılında doçent olan kesici, 1972-1982 yılları arasında genetik ve istatistik kürsüsü başkanlığı görevinde bulundu. daha sonra, biyometri-genetik anabilim dalı olarak yeniden yapılandırılan bu birimin on yedi yıl başkanlığını yürüttü.

    1979 yılında profesör olan kesici, 1980-1984 yıllarında a.ü. ziraat fakültesi dekan yardımcılığı, 1984-1987 yıllarında ziraat fakültesi dekanlığı, 1987-1992 yıllarında ankara üniversitesi rektör yardımcılığı görevlerinde bulundu. 1993-2002 yılları arasında dokuz yıl ankara üniversitesi yönetim kurulu üyeliği yaptı. rektörlüğe bağlı enformatik bölümü’nün kurucu başkanlığını ve yabancı diller yüksek okulu müdürlüğü'nü yürüttü.

    temmuz 2002 tarihinde yüksek öğretim kurulu üyeliği’ne getiri-len kesici, bu görevini sürdürmekte iken, eylül 2004’te tobb ekonomi ve teknoloji üniversitesi rektörlüğü’ne atandı.

    prof. dr. tahsin kesici’nin yabancı dilleri almanca ve italyanca’dır. kendisi, sahasında literatür takip edecek kadar fransızca ve ingilizce bilmektedir. evli ve iki çocuk babasıdır.
    0 ...
  52. etu

    1.
  53. türkiye odalar ve borsalar birliği

    1.
  54. türkiyedeki ticaret odalarının birlemsinden oluşan topluluk. (bkz: tobb etü) adında üniversitesi vardır.
    0 ...
  55. rosedowns

    1.
  56. ham yağ üretmek için gerekli olan press leri üreten firma. ingiliz malıdır. (bkz: ham yağ) (bkz: küspe)
    0 ...
  57. tunçbilek

    1.
  58. kütahyanın tavşanlı ilçesine bağlı kömür şehri. şehir içinde dolaşırsanız aklınaza komunizmin gelmemesi imkansızdır çünkü heryer devletindir (%90 nı). lojman ve termik santraldan oluşan bir kasabadır. (bkz: linyit)
    0 ...
  59. daha fazla entry yükleniyor...
    © 2025 uludağ sözlük