"neymiş? modern kadınmış ! yaa bırak allah aşkına ! bırak yaa ! sen modern olacağına, çağdaş olacağına önce kadın ol da beni evde tut. yapı itibariyle evcimen bir kişi, hayat felsefesi 'akşam eve dönerken bim'den yarım kilo peynir alayım da evimde sevdiğimle, eşimle paylaşayım' olan bir kişi olmama rağmen, bugün ben senin yüzünden gözü dışarda bir adam oldum çıktım. arkadaş, insanda biraz düşünce, duyarlılık olur. bu adam niye suskun, aç mı, açıkta mı, neyi var? diye bir kere düşünür. ama sende o duyarlılık nerdee ! şu raskolnikov'a verdiğin değeri bi gün bana verdin mi? erkeğim kızım, ben ilgi beklerim, alaka beklerim, övülmek isterim. evet saf ve katıksız bir erkek, tıpkı anadolu gibi..."
bayındırlık müdürü , tarım müdürü olsa anlayacağım fakat il kültür müdürü yapılmasını sağlayan siyasilere mi yoksa inşaat amelesi olması lazımken bu işe başlayan lavuğa mı sövmeli?
Böyle bir ameleyi il kültür müdürü yapanınnnnn mı desek!
şiddet dolu bir aşkın yüreğidir. şiddet içermeyen bir şiddet.
"yargı kesin: acı duymak ruhun fiyakasıdır
kin, susturur insanı; adına çıdam denir
susulunca tutulan çetele simsiyahtır
o siyah öcalmakcasına gür ve bereketlidir
vandal yürek! görün ki alkışlanasın
ez bütün çiçekleri kendine canavar dedir
haksızlık et, haksız olduğun anlaşılsın
yaşamak bir sanrı değilse öcalınmak gerektir."
"anlatıyor her şey
her şey, her şey ay gözleyen babil'le başladı.
adlar onu izledi.
adlandırınca, her şey sıkıcı oldu.
sessizlik bozuldu.
büyük sessizlik.
diyorsun tarihte hayvan adlarına hiç rastlanmaz.
çiçek adlarıyla seslere de... sesler ki... her şeydir.
unutmam her şey dünyanın bir ucundan tutuyordu.
baktım zaman adını alınca tanınmaz oldu.
adını bir türlü usunda tutamıyordu bir kuş.
sıra dağlara geldiğinde, adlarını bilmiyordu hiçbiri.
ne güzel.
adlandırmak ölümdür!
nerden baksak kendini anlatıyor her şey.
fatih, kısa boyluydu.
bir firavuninciri yetiştiricisiydi amos.
farabi, esmerdi.
ah, hiç tanışmamalıydık adlarla.
adlarla gördüğümüz dünya, dünya değildir.
bu yüzden yeryüzünü görmeden göçüp gidiyoruz.
ağırlığı olmayan yoktur.
buradan başlamalıydık.
çılgın zaman dışarıda kaldı.
bölündük.
artık ne yazarsak ölümü yazarız, ölümü ve zamanı.
neden bilmem ölümü artık dikey okuyorum.
siz de deneyin.
değer bu.
burada kesiyorum.
duydum bir ot konuşuyor kendince.
hem kuşların doğum gününde olacağım.
gece beni bekliyor.
yolu biliyoruz."