kendinize güvenin, yüksek özgüven karizma yaratır.
özgüveniniz yoksa da, bi an önce edinmeye bakın.
3 günlük dünya amk. sal gitsin, yavşak ol, ama ayarında.
ne adamlar tanıyorum, çok yakışıklı ama özgüven sıfır, iki kelimeyi bir araya getiremeyen.
ne boka yaradı onun tipi, güzelliği? çay içmeye gitmem şahsen.
aslanlar ve kaplanlar. hayatımda canlı görmüşlüğüm yok, ama ödüm kopuyor.
sanki bi gün eve girdiğimde salonda oturmuş, kafayı bana çevirip raaouuuurrrrr diye bağıracağından korkuyorum.
rüyalarımda hep aslanların beni kovaladığını görüyorum.
resimlerine bakarken bile ürperiyorum amk.
well i got here at eight and i'll be here till two
i'll try my best to entertain you and
please don't mind me if i get a bit crude
i'm your late night evening prostitute
so drink your martinis and stare at the moon
don't mind me i'll continue to croon
don't mind me if i get a bit loon
i'm your late night evening prostitute
and dance, have a good time
i'll continue to shine
yes dance, have a good time
don't mind me if i slip upon a rhyme
well i got here at eight and i'll be here till two
i'll try my best to entertain you and
please don't mind me if i get a bit crude
i'm your late night evening prostitute
i'm your late night evening prostitute.
durduk yere dicem, ama o da değil, bir sebep varken adamın kalp damarlarını zorlayan fikret kızılok şarkısıdır.
beklediğin bi şey varsa,
sürüncemelerdeysen bide,
ağlayamıyorsan hatta,
o derece sıkışmışsan,
döker bu şarkı,
ne derler, çorap söküğü olursun, çözülürsün,
yerine göre ağlatır yani, ben ağladım ordan biliyorum.
çok kötü olduğum bir dönem beni radyo kanallarındaki sürrealist muhabbetleriyle hayata bağlamış ikilidir.
kahkaha attırmıştır, gülümsetmiştir.
2 saatliğine de olsa, hayattan mola aldırmıştır.
bunalımda olanlara ekseriyette tavsiye ederim.
ilk dinlediğinizde ya çok seversiniz ya da sevmezsiniz, yani dinledikçe güzel gelen şarkılardan değildir.
ben çok sevmiştim ilk dinlediğimde.
sözleri muhteşem zaten. bi garip yani.
evet, bu şarkının tanımı garip.
Kayboluşlarım gecenin karanlığına karışmaktayken sen yıllardır sürdürdüğün dostluk senfonilerine boğulmuşsun. Bunun ilacı yok. Yürüyüşlerin mesela. Kısa mesafe olarak başladığım yolları zombiye dönecek hale gelene kadar uzatıyor olmamın tek bir anlamı var. Biryere ulaşamıyor olmam. Biryere gidemiyor olmam. Orda duramıyor olmam, burda barınamıyor olmam. Zaten son zamanlarda sen de kimsesin.
öyle bi psikolog varsa gitmek isterim. ya da gelin bana depresyondakiler, aynı şeyi ben ağız dolusu ve içten öyle bi söylerim ki, endorfin hormonu patlaması yaşarsınız.