Piknik sevmem. Bursada okuyup bir kere bile Uludağa çıkmadım, çünkü kar kış sevmem. Üşengeçlik seviyem yüksek. Annem, utanmasam tuvalete gitmeye bile üşeneceğimi söylüyor. Sigara içmem, hiç denemedim bile. Kestaneden nefret ediyorum ve hayatta yiyemem ama zaten hiç tadına da bakmadım.
Genç öğretmenlere sürekli olarak devlete atanma muhabbeti yapan tiplerdir. Yanlarından geçerken ayakkabıdan başlayarak, yukarıya en son da yüzüne doğru bakarlar. Ne giydiğin çok önemlidir. Bu arada ders saatleri branş öğretmenin çeyreği kadardır. Ama sorsanız, en yorulan onlardır. **
Her şeyi sorgulayan, sorusunun cevabını alamayınca adeta üzerinize atlayıp sizi parçalayacakmış hissini veren kişilerdir. En yaygın türleri genç öğretmenlerin tüm hayatını merak eden ve çatlayan yaşlı sınıf öğretmenleridir. Yanlarından gülümseyerek geçip selam verecekken, onlar sizin ne giyindiğinize, ayakkabılarınıza bakıyordur. ****
suratsızlığım. suratımı astığımda karşımdaki kişiyi adeta doğduğuna pişman ederim. o yüzden etrafımdaki herkes canımı sıkmamaya özen gösterir, aksi halde kat kat ödetirim. *
hayko cepkin hastasıydım. hatta bir numaralı fanıydım. konserlerinde onunla konuşup, sarılıp öperdim. deli gibi seke seke şarkılarına eşlik ederdim. terleyip terleyip boynum boğazım tutulurdu. 1 hafta kafamı yana çeviremezdim. kendime inanamıyorum.
itin oldugu yerde super luks villada oturan ogrencime her hafta oldugu gibi derse gittim. iceride kimsecikler yoktu. hizmetcilerine cocuga seslenmesini soyledim. annesi indi yukardan ve cok rahat bir sekilde ; "ayyy canim sana haber vermeyi unuttum, kizim merkezde ablasiyla gezmeye gitti." alin size cinnet.