titizlikle işleyen 'derin' planın gerekli parcasıdır. Recep tayyip erdoganın 'sözde sert' aslında her kelimesine farklı anlamlar yüklenmis üslubuna karşı sert, çocuksa ve akılsızca tavırlar sergileyen 'deli' kanlı gencligimizi birer piyon olarak kullanmak, belki de dinmek üzere olan, çevrecilikten nasibini almamış, siyasi inatlaşmaya dönüşmüş gezi parkı olayı ya da eylemini uzatıp kin ve nefret tohumları atmak icin yeterli bir hareket değil mi? (direnis diyemem bu olaya. ne direnisi? kime direnis? polise direnerek söylemek istediklerini duyuramaz kimse, sadece sesini yükseltebilir. capulcu da yaparlar sizi alkolik de. dogru mu? yanlış. etkileyici mi? tepkilere bakılırsa evet.) Sembolist yaklaşımınız, duygu ve öfke kontrolündeki problemleriniz mantıgınıza yatmayanı ve dogru olmayanı degil, hosunuza gitmeyeni sosyal medya üzerinden eleştimeniz sizi akılcılıktan cok uzak duruma düsürmüş halde, hele ki polise yaklasımınız saldırgan, inatçı bir çocuktan farksız. demokrasiden bahsetmek istiyorsan sana antidemokratik gelen yönetime küfür edip, milletin polisine saldırmak, sosyal medya üzerinden yalanlar uydurmak yerine, aklını kullanıp, hükümetin hatalı bulduğun, etik olmayan her tavrını sonuna kadar eleştirebilirsin, haksızlığa uğradığını düşündündüğün her olay ve durum için tepkini ortaya koyabilirsin, (hicbir tavır veya durum edepsizleşmeni gerektirmez, sen kaybedersin, karakterini belli edersin) bunun için "gezi parkı direnisi" pankartı arkasına gizlenmene de gerek yok. cesurluk taslayacaksan eger, arkanda dolaşan senin zihniyetine sahip üc bes kontrolsüze ihtiyacın olmamalı. biz birlikte varız, bizi biz yapan farklılıklarımız, sözlerimi belki kücük ama, provakatörler ve yönetimden daha samimi ve icten bir kac kelimeyle bitirmek istiyorum, ülkeme uzanan yabancı kirli elleri, renkli, karmasık ama cenet gibi vatanıma yanaştırmamak hepimizin asli görevidir. cennet ülkemin değerli vatandaşları, alkoliğinizi de, çapulcunuzu da hepinizi seviyorum komunist kardeşlerim, başörtülü kardeşlerim, ülkücü kardeşlerim... ve digerleri...
(yanlıs anlasılmak istemem, bu sözlerim yalnızca aranızda sayıları az da olsa haklı sebepleri olanlarınıza, belki de kandırılmıslarınıza, masumlarınıza; faşist yancı ve bölücü olanlarınıza degil)
kendini beğenen insan. nasıl bir iticiliktir Allahim! bunlar zamanla beyin yemeye baslıyorlar. gerci bunlardan kacsamda, arkamdan kendilerini övmeye devam ediyorlar, kacarak da kurtulamıyorum ki. nesilleri tükenmeden de kurtulamayacağım heralde. hep mi bana yanasırlar, onu da anlamıs degilim. sanırsam, cekiyorum bencil egoları. tek çözüm yolu var, kokularını aldığın an hic tanışmadan uzaklaşmak.