insanların böyle guruplandırılması yanlış olmakla birlikte bu gurupların oranına bakınca dışta kalan azınlık oluyor, buda matematiksel olarak bile guruplandıranların yanlış yaptığının göstergesidir, böyle ülkeler yokmu? var, Güney Afrika, Suriye gibi.
kendini ömür süresinin ilk çeyreğinde hissettiren, soyuttan somuta geçtiğinde genelde buz gibi eriyen, ileri yaşlarda tatlı veya acı bir anı olarak kalan duygusal bir histir.
hepsi değerli bir cevher gibidirler, biri elmas sa diğeri yakut, biri altınsa diğeri pırlanta ama hepsi hem değerli hemde çekicidir. Ayrım yapmak zordur.
iyi bir duygusal düşüncedir ama işi gerçekleştirmeye kalkışınca işler karışabilir, duygu ve düşüncelerin yerlerini kaba kuvvet ve zor kullanma alabilir. Dengeyi iyi sağlamak gereklidir.
Ülkemizde çocuk yetiştirmek sadece ailelerin ellerinde olan bir mesele olsa haklı olabilir di? ama çocuk ailenin elinden altı, hatta beş yaşında çıkıyor ve devletimizin öğretmenlerinin, çocuk yuvalarının, kreşlerin ellerine geçiyor, bu bey niye öğretmenler, yuvalar, örnekler çoğaltılabilir sahip çıksın demiyor, çünkü bunların kendilerine sahip çıkmaya güç ve yetenekleri yoktur.
kişilerin az yada çok ruhiyatını anlayabilmek ve eteklerinde ki taşların döküldüğünü görmek açısından iyi ama kişiler bazen o kadar çok eteklerinde ki taşları atıyorlar başlarını sıkıntıya sokuyorlar.
Lozan zafer mi? hezimet mi? gibi bir sürü yazı ve kitaplar yayınlandı ama asıl önemli olan Lozan dan sonra ne kadar başarılı olduk veya olamadık, Lozan da imzayı atan devlet adamlarımız bize 100 senelik bir süre kazandırdılar ama biz değerlendiremedik gibi görünüyor bu günkü ortamda.
annemin yanında olsam, yine bana kızsa ve entry lerde görünen sözlerle sitem etse, ben yine kızdırsam ama ağlama anneler, hep gülseler, hep çoçuklara bağırsalar ne kadar güzel olur.
ülkenin yüz senelik gelişim grafiği incelendiğinde hangi zihniyetlerin ne kadar iş yaptığı ortaya çıkar, bu kelimeye bile tahammülü olmayan kişilerin düşünceye ne kadar saygısı vardır tahmin edebiliyorum.