ekim 1989'da kırşehir'de doğdu. ilk, orta ve lise eğitimini burada, lisans eğitiminin ilk yılını nevşehir hacıbektaş üniversitesi'nde tamamladı. 2013 yılında ahi evran üniversitesi türk dili ve edebiyatı bölümünden mezun oldu. 2000 yılında tiyatro ile tanışan yazar, 15 yıl byunca tiyatro oyunculuğu yaptı ve son altı aydır yönetmenlik yapmaktadır. daha çok kendi yazdığı oyunları sergileyen yazar, ahi evran ve ahilik konulu uluslararası tiyatro eseri ve senaryo yarışmasında tiyatro eseri alanında "üç eren" adlı eseri ile ödüle layık görüldü. çeşitli eğitim kurumlarında yaratıcı yazarlık atölyesi ve tiyatro oyunculuğu eğitimi veren yazarın "renklerle hayat anlatısı", "yaratılış anlatıları", "istiklal marşı'nı anlamak", "üniversiteyi bitirince üniversiteli oldum" ve "dedem korkut" adlı söyleşileri vardır. son olarak, 2. göktürk devleti olarak adlandırılan "türk kağanlığı" dönemine ait orhun yazıtları'nı meydana getiren kadim türk kültürünü bilge kağan ve kül tigin şahsında anlatan "kırık ok" adlı bir kitap çıkartmıştır. kırık ok kitabı yazarın türk kağanlığı serisinin ilk kitabıdır. kitap hem türkçe hem de göktürk abecesini içinde bulundurmaktadır.
4 şubat 1973 iran doğumlu solist, bestecidir. ilk olarak hafızlık yaptı. ilerleyen zamanlarda iran geleneksel müziği ile ilgilenmeye başladı. müzik eğitimi aldıktan sonra iran ulusal orkestrası'nda görev aldı. yıllarca Khosro Soltani, Behrooz Abedini, Mahdi Fallah, Hossein Omoumi, Ahmad Ebrahimi ve Razavi Sarvestani gibi isimlerle birlikte çalıştı. muazzam bir sesi var. dinleyin a dostlar.
galatasaray'ın alex telles ile ciddi bir şekilde ilgilendiğini öğrenen bir takım insanların alex telles'e galatasaray forması giydirerek adına facebook sayfası açmasıdır. işin ilginci sayfaları beğenen beğene... bence mantık; "abi adam gelirse bu sayfa kesin tutulur."
altay'ın efsane kalecisidir. altay'a transfer olmadan önce samsunspor için kara bir gün olan 20 ocak faciasında ağır yaralandı ve uzun tedavi ve uğraşlar sonunda kaleciliğe geri döndü.
baş parmağın işaret ve orta parmak arasına sıkıştırarak yumruk şeklinde karşı tarafa yapılan bir el hareketidir. 'nah' da diyebiliriz. çomak çekmek kelimesini ilk defa kırşehir'de duydum. çok hızlı çomak çeken arkadaşlar edindim, hatta bazıları 'şlaakk' sesi çıksın diye bileğini yalıyordu.
ziraat alanında bilgi paylaşımı için kurulmuş, kimin kurduğunu bilmediğim sözlüktür. oldukça basittir ve yapısı hemen hemen diğer sözlüklere benzemektedir.
edit: aynı nick ile orada da üyeliğimi almış bulunmaktayım. sözlükle alakam yoktur, sadece üyeyimdir.
üniversiteyi yeni kazanan arkadaşların kafasını karıştıran bir durumdur. arkadaşın kararında ailenin ve çevrenin etkisi çok yüksektir. her ikisinin de kendilerine göre avantaj ya da dezavantajları vardır. genelde ilk başta cemaat evleri denenmektedir, olmazsa yurda ya da eve çıkanlar vardır. ama her ne olursa olsun özel eve çıkmadan, o ortamı yaşamadan üniversiteden mezun olunmamalıdır.
Fenerbahçe Sk'nin kongre üyesi olan barış oruç tarafından bir saat önce atılan twittir. öncesinde de bu konu ile ilgili bir twiti daha vardır. doğruluğu ne kadar olduğu bilinmez ama bazı forumlarda krasic ile yobo transferlerini bir hafta önceden duyurduğu yazmaktadır. barış oruç hakkında bilgisi olan yazar arkadaşlarım var mıdır? yani cardozo tamam mıdır?
Yabancı ülkelerde 1960lı yıllarda uygulamaya geçen, kendi ülkemizde henüz tam olarak uygulanamayan bir tarım sistemidir. mazotun pahalı olduğu şu zamanlarda, mazottan bir yılda %75 gibi bir tasarruf elde edilmektedir. hasattan sonra toprak yüzeyinde kalan bitki artıklarının(anız) toprakta olduğu gibi bırakılmasıyla ve toprağa hiç bir şekilde pulluk, çizel, diskaro gibi makinelerle toprağı işlemeden, özel mibzerler ile ekim yapılmasıyla gerçekleşir. verimi %30 arttırır, her türlü maliyeti en az %35 azaltmaktadır. toprağın organik madde miktarını ve su tutma kapasitesini arttırır. erozyonu engeller. araziye sadece mibzer, ilaç makinesi ve hasat makinesi girmektedir.
günümüz çiftçilerine bu sistemi anlatmak çok zor bir iştir. "toprak işlenmeden tarım mı olurmuş?" diyerek kestirip atıyorlar. yabancı ülkelerde toprak işlemeye cinayet olarak bakmaktadırlar.