Tüm haber siteleri aynı başlıkla haber yaptı:
"2024 temmuz zamlı memur maaşları"
Hepsinde farklı tablolar var alt alta yazıyor işte;
Düz memur (lise mezunu)
Polis (lise-önlisans bazen lisans mezunu)
Öğretmen (4 senelik lisans mezunu)
Avukat-hemşire-mühendis vs.
...
Uzman doktor.
Hiçbirinde doktor maaşı yazmıyor. Uzman doktor. Uzman doktorun da ek ödeneklisi. Mesela ek dersli öğretmen maaşı yazmaz.
Adamlar 6 senelik lisansiyeri adamdan saymıyor. Hayvan gibi bir algı yapılıyor her manada. Sebebi ne bilmiyorum.
Uzman doktor 2 kere ösym sınavından derece almış. 11 sene eğitim almış. Kariyer karşılığı her mesleğin hiyerarşik olarak kendi içindeki üstü. 5 sene doktora yapmış kişi.
Aynı listede öğretmen yerine bakan yetkili müfettiş, avukat yerine savcı, hemşire yerine başhemşire vs yazarsa bir nebze anlaşılır olacak.
Adamlar doktoru kendilerine denk görmüyor. Uzmanıyla liste yapıyor.
halihazırda 116 bin tıp öğrencisi var. yanılmıyorsam 86 bin de hemşirelik öğrencisi.
bilgisayar mühendisliği öğrencisi sayısı 75 bin.
şu anda türkiye'de en fazla öğrenci barındıran bölüm tıp. örgün eğitimdeki 20 kişiden biri tıp okuyor.
önümüzdeki 10 yılın sonunda ülkemizde 180 bin yeni doktor olması demektir bu.
şu anda ülkemizde 200 bin doktor mevcut. yani sayı tam olarak 2 katına çıkacak.
şu anda ülkemizde mülteci dahil 90 küsür milyon insan var.
nüfus artış hızına göre ülkemizde şu anda 450 kişi başına 1 doktor düşerken 2035 yılında 250 kişi başına 1 doktor düşecek.
360 bin kişinin mensup olduğu o kadar da aranmayan bir meslek olacak diyebiliriz.
En azından önümüzdeki yüz senenin gerçeği. Bu konuya iyice kafa yordum.
Öncelikle bir doktorun zorlandığı konu nedir? Bunu düşünelim. Verilen bilgilere göre hastalığın ne olduğunu anlamak mı? Değil tabiki. Semptomları verirsen tıktıktık tanıyı koyar. E insanla makine bu konuda eşit.
Doktorun işini zorlaştıran şey hastaların kitaplardaki gibi olmaması. Bazen çok alakasız semptomlardan tanıya gidilmesi. Bazen tamamen insiyatif almak, kitaplarda yazanın dışında tetkikleri istemek.
Bir ilacı en uygun dozda vermemek mesela. Karşısındaki adamın 3 kere yarım şundan, 2 kere çeyrek bundan tarifini uygulayamayacağını anlayıp bazen tam tarif edilen gibi olmayanı reçete etmek.
Bir de bu işin fiziki süreci var. Karına elini bastırıp dalağı büyük mü, pankreasının başında kitle var mı diye bakmak mesela.
Zaten acil durumlara girmiyorum bile.
Bunun dışında okuma yazma bilmeyen, bazen Türkçe bile bilmeyen insanların belim ağrıyorundan başka başka şeyleri zorlayarak öğrenip işi çözmek.
Bir de ameliyatlar var. Onu yapması olanaksız zaten.
Robotik cerrahi ile yapay zekanın ameliyat yapması aynı şey değil. Cerrahın tam işaretledigi bölgeyi milimetrik olarak kesebiliyor. Avantajlı bir şey ama tek başına bunu yapması imkansız.
Yapay zekanın bitirebileceği tek meslek kendisini üreten meslek. Yani yazılım. Çünkü copy-paste.
Her şeyi geçtim tüm bunları yapabilse bile bir doktorun kaşesi gerekecek. Çünkü suistimale açık olur. Hasta taklidi yapıp rapor alırsın, engelli taklidi yapıp emekli olursun, ilaç alıp satarsın..
Gece yatan hastaların odasını gezip tipine, cilt rengine, karnından çıkan 9272979 tane drenin rengine bakması falan bunlar çok zor işler.
Belli kural ve formüllerle hareket eden branşlar.
Çoğu mühendislik, tercümanlık vs.
Zemin koşulları, istenen metrekare, belediye izinleri, çıkılacak kat, malzeme tercihi gibi şeyler düz mantıkla bile yazılsa algoritmasından proje sunacak bir sistem çok uzak değil gibi.
Muhasebecilik.. hiç gerek kalmayacak bence. Gir kar zararı ekle işletme bilgilerini çıkarsın sana vergi levhanı.
Bu liste uzar.
insan iletişimi gerekmeyen, el becerisi istemeyen çok iş gidecek sırayla.
Ha mesela danışmanlıklar da bitecek bence.
Abi şu şu olay oldu napmam gerekir diye birine gitmene gerek yok. Yaz gitsin çıkarır sonucu.
Sosyal medya işte.
Önce kadın bir şeyler salladı (psikolojisi bozuk biri zaten belli) sonra bir şekilde ana akışa düştü ve iyice popüler edildi.
Sevildi sevildi, yüceltildi, paylaşıldı.
Şimdi maç sonrası da standart sosyal medyada sövüldü. Kadının yerindeki ben olsam komik karşılar kahkaha atar geçerdim.
Ulan ünlü olalım diye imkansız bir şey sıktık tutmayınca da komik olduk der yatardım.
Fakat şahıs normal değil, başta da değildi zaten. Olacaklar çok belliydi.
Parlatıldı, rezil edildi, saçmaladı, iyice kafası ezilirken daha da ünlenecek.
Ve iki yol var;
Ya ağzına tükürülüp unutulacak
Ya da çok ünlü biri olarak hayatımızda kalmaya devam edecek.
Evlenilecek kız değildir.
Çocuklarınızın lisede türev, integral anlatılırken anksiyete krizine girmemesini istiyorsanız almamanız gereken aksiyondur beyler.
Ortalamaya bakarsak iyi paralar değil bence. Benim bir arkadas vardı değil ortalamaya göre bakarsak çok da şey değil. Benim de bir arkadaş var türkiyede ayda milyor milyar lira.
Uzman doktor devlette ayda 8-9-10 bin Euro diyor.
Mühendis, öğretmen 2-3-4 bin Euro diyor.
Hemşireye hastanın altını açtırıp, yemeğini yedirtip, duşunu aldırtıp 2-3 bin Euro veriyor.
Avrupa'da beyaz yakalı tr ye göre çok zengin değil gibi.
Dönerci çırağıysan tr ye göre zengin oluyorsun da diğer türlü çok fark etmiyor sanki.
Hayattan soğutur. Bir an evvel hayattan çıkarmak gerekir.
Sap sap gezmek daha iyidir. işin sonunda hiçbir şekilde mutlu etmez.
Zararın neresinden dönülse kardır.
ikisi de 4 (dört) sene okur.
Hemşire okurken hastanede nöbet tutar, kan revan içinde çalışır.
iş tanımı konusunda hemşire daha çok yorulur. Doktorun dediği her şeyi anlamak zorundadır teorik bilgiye ek bir de fiziken koşturur.
Bir entübasyona koşar, bir kan almaya koşar, tedavileri verir, pansuman yapar, yeri gelir dikiş atar..
ikisi de eşit eğitim aldığı halde hemşire daha çok yorulduğundan bence hemşire daha çok kazanmalıdır kamuda.
Okuması konusuna girmeyeceğim bile. Arkadaş grubundaki tıpçılar, dişçiler, hukukçular vs 2.0 agnoyla geçmek için kütüphanede yaşarken mühendislik okuyanlar yatıştı.
iş hayatında da mühendis işini taşere eden kişidir. Oturduğu koltuktan bir plan yapıp devamını başkasına fiziken devrediyor.
Doktor öyle mi? Dişçi öyle mi? Teorik planı yapıyorsun yetmiyor bir de fiziken uyguluyorsun tekniği. Örneğin Bir ortopedist günde 10-15 tane kırığı koca koca adamları zaptedip yaaaaaallllllahhhhhh deyip kart kurt yerine oturtuyor. Akşam da bilim adamı moduyla tekniği hakkında makale yayınlıyor.
Hele hele kamuda çalışan mühendisler.. 9-5 çay molası yemek molası az sohbet akşam finito cumartesi pazar tatil resmi tatiller tatil akşam nöbete kalmak yok..
isminizi görseydik ne zararımız dokunurdu ki size diye düşünsek de;
Bizden gizlemeye çalıştığınız her şeye rağmen,
Size de iyi geceler
27 gizemli yazar.
180 boyunda, iri yarı kaslı kocaman adamların çalıştığı devlet dairesindeki dosta korku, düşmana güven veren; polis yerine tercih edilen güvenlik unsuru.
Polis yerine aynı maaşla;
Daha iyi özlük haklarıyla;
Polis ek mesai yapınca hiçbir şey alamazken saatlik yüzlerce lira alabilen;
Total maliyeti polisten çok daha fazla olan,
-Torpilli-
Göbekli ve ihtiyar ya da 45kg kadın olan
Silahsız, kendini korumaktan aciz devlet memuru çalıştırmaktır.
Katledilen kardiyoloji doktoru.
Dünya üzerindeki ölümlerin yüzde 40'ı dolaşım sistemi hastalıklarından olurken; yaşlı annesini kurtarmaya çalışan doktoru suçlayan aşağılık bir cahil tarafından
Devletin binasında
Devletin ona tahsis ettiği odada
Hastaları tedavi ederken
Öldürüldü.
Sekreteri silahı engellemeye çalışırken
Öldürüldü.
Sabah kız çocuklarını öpüp -devletin- hastahanesine giden bir doktor kendi odasında kurşun yağmuruna tutuldu.
Eğer katil kafayı hakkaten taktıysa; bir şekilde dışarıda da bulabilirdi.
Fakat en azından okulun içine silahla girilemeyen bir düzen olsaydı, hastahanelere silahla girilemeseydi; insanlar görevi başında katledilmezdi.
Eğer ülkede adalet olsaydı kendine güvenen herkes beline silahı takıp adam vurmazdı.
Adam öldüren denetimli serbestlikle 8-10 sene yatmasaydı bu kadar cinayet işlenmezdi.
Ülkenin savcıları halısahada kendisine faul yapan uzman çavuşa göstermedikleri merhameti bizi katletmeye gelenlere, ögretmen dövenlere, acil serviste doktora senin anneni sikerim diyenlere göstermeseydi devletin memuru bu hale gelmezdi.
Sırf 4. katında kaymakam oturuyor diye nüfus dairesine x-ray ile girilirken belde tabancayla doktor muayenesine, cepte bıcakla veli toplantısına girilebiliyor olmasaydı bu halde olmazdık.
En önemlisi de toplum olarak sıra bize gelene kadar susmasaydık bu halde olmazdık.