sarmaması, konusunun hoşa gitmemesi, yazarın anlatımının beğenilmemesi gibi nedenlerle bitirilemeyen ve yarım bırakılan kitaplardır.
(bkz: tom robbins - parfümün dansı) (belki kaldığım yerden devam etmeyi deneyebilirim.)
(bkz: ahmet ümit - beyoğlu rapsodisi) (defalarca okuma girişimime karşın bitirmeyi başaramadığım kitap. polisiyeye ilgimin olmadığının açık göstergesi.)
pedro'nun zorunlu istanbul seyahati, 16. yüzyıl'da kanuni döneminde türkler'e esir düşen bir ispanyol'un anılarını anlatan tarihi romandır. tarihi roman severlere kesinlikle tavsiye ederim.
arka kapaktan:
elinizdeki kitap, kanuni devrinde, 1552 yılında, türklere esir düşen ve üç yıl boyunca kaptan-ı derya sinan paşa'nın yanında kölelik yapan bir ispanyol entelektüelin, imparatorluk başkentindeki zorunlu ikameti boyunca ağzından, dönemin istanbul'unu, osmanlı imparatorluğu'ndaki günlük hayatı, toplumsal olayları, bilimi, adalet sistemini ve idare şekillerini çağının tarihçelerinde hiç rastlanmayan bir nesnellikle aktarıyor.
1557 yılında yazılmış kitabın yazarı bilinmemekte, sadece o devrin tanınmış yazarlarından critobal ve villanon'a isnat edilmektedir. kitap, 350 yıl boyunca madrid üniversitesi arşivinde kalmış, ancak 20. yüzyılın başında bir ispanyol bilimadamı tarafından şans eseri keşfedilerek gün ışığına çıkarılmıştır.
fuad carim'ın nefis türkçesiyle dilimize kazandırılan bu kitap, okuyucu için tarihsel hakikatlere sadakatiyle bir belgesel niteliğine sahip olmakla kalmayıp, kölelikten imparatorluğun en bilgili ve gözde hekimleri arasına yükselen pedro'nun başından geçenlerle tam bir macera romanı tadı veriyor.
özellikle ilk kez oruç tutacak olan çocuklarla * anne babaları arasında geçen ilginç diyaloglardır. benim annemle aramda geçen bir diyalog buna örnektir:
ben: anne oruç tutarken tuvalete girebiliyor muyuz?
annem: tabi ki çocuğum, bütün delikleri tıkamaya gerek yok. *
bugün ösym nin yayınladığı sınav takvimine göre ygs bu yıl 1 nisanda yapılacakmış. dikkatli olunması lazım. mazallah sınava bu seneki gibi şifre koyup: "şifre yok, sadece şakaydı." da diyebilirler.