Muhteşem bir şeydir. Kilometrelerce yol katedersin sadece sevgilin için. O çöller mi desem o uzun yollar mı desem o engebeli ve insana lanet okutacak yol şartları mı desem hepsini barındırır. Sonra da takdir edersiniz ki bunu paylaşmak en doğal hakkımdır ve gider paylaşırım bunu ben, '' aşk için 3000 km '' diye ya da '' aşk için engel yoktur '' diye.
Şimdiki gençlerin işi çok zor gerçekten okuldan eve giderken ya da iş çıkışı yarım saat toplu taşıma aracında oturmuyor da sevgilisi adına 5 saat oturarak yol katediyor. Bi' alkışı haketmiyorlar da neyi katediyorlar ? Aman neyi hakediyorlar ? Ha böyle söylese ben önünde reverans eylemeye hazırım. Ama yok, 3000 km onun adı.
ufak, tatlış ve ücretsiz bir müze. istanbul' da beyazıt ile çemberlitaş tramvay durağının arasında yol üstünde bulunuyor.
yahya kemal'in pasaportları, fotoğrafları, kitapları, kıyafetleri, şiirleri,çalışma masası ve sevdiği kadına ait olduğu düşünülen saç telleri ve aramadığınız her şey burada. hem niye arıyacakmışsınız ki siz yahya kemal' i...
Yaşam felsefesi, bireyin doğru yetişmesi ve olgunluğa ulasmasi icin en iyi ruh-beden durumunu sağlamayı amaçlar. En büyük yaşam filozoflari inanır ki, felsefeyle ilgilenmenin entellektüel olabilmenin temelinde dengeli ve dingin bir ruh hali yatmaktadır fakat ruh halini etkileyen faktorlerden birisi de bedenin durumudur
Bedenine saygi gostermeyen, dikkat etmeyen bir kisinin ruhsal olarak felsefeyi, doğru düşünmeyi benimseyip, kendini adayabilecek durumda olmadigina inanır. Bu nedenle birbirini karşılıklı olarak etkileyen bu döngüde, ruha da bedene de disiplinli bir sekilde dikkat etmek gerekmektedir Bu aynı zamanda bir nezih ve uyanıklık hali olusturacaktir Yaşam felsefesi, antik ikinci el dönemindeki saglıklı, estetik bedenler ve o dönemdeki felsefeye verilen önem, çıkan teorilerden esinlenerek olusturulmustur. Temelinde de entellektüel birikim, sağlıklı disiplin ve spor felsefesi yer almaktadir.
Bu yazı,günlük 10-12 bardağa tekabül edecek şekilde kahve içme alışkanlığı olan düşünürümüzü hatırlattı bana.
Sokrates'in kullandığı bir yöntemdir.karşısındaki kişiyle diyaloğa girer,bilmeyen biri gibi davranarak sorular sorar.böylece gerçeği karşısındakine buldurtur.buna 'ebelik yöntemi' derler.
Sokrates'e göre eğitimci bilgi aktarmaz, öğretmez sadece tartışma ve doğurtmaca/maieutike yöntemiyle öğrenmeye yardımcı olur.Bu Hint eğitim kültüründe de yaygın bir anlayıştır.. Vinoba Bhave, Hindistan'da konuşulan kırk dil içinde ingilizce'deki “öğretmek” kelimesine karşılık gelen herhangi bir sözcük bulunmadığını ifade eder. Yani öğretmenin profesyonel kibrinden arınmış ve tamamen öğrenmeye dayalı bir anlayış bu. O eğitim söz konusu olduğunda sabırlıdır, adım adım ilerler. Bu yüzden Hesiodos'un “aza az eklemek boşuna zahmet değildir” sözünü kendisine ilke edinmiştir. Ona göre; öğretmenler, anne ve babalar geleceğin garantisi olan çocuklara rehberlik yaparak onlarda doğru adaletli, güzel ve yapıcı düşünceler doğurtacak birer ebe olmalıdırlar.Ebe nasıl ki çocuk doğurtuyorsa, eğitimcilik görevinde olan yetişkinler de düşüncelere gebe olan bir çocuğa aynı şekilde düşünceleri doğurtmalıdır. Yani Sokrates'e göre her eğitici bir ebe olmalıdır. Ve herkese biraz felsefe yani bilgelik sevgisi ve biraz da bilgi bulaşmalıdır.
Eski Yunan’da olanaksıza indirgeme olarak kullanılmıştır. imkansızlığı göstererek doğru olanı sağlamlaştırmak amaçlanmıştır. Antik Yunan felsefesinde gelişmeye başlamış, filozoflarca sık sık kullanılmıştır.Günlük hayatta terim olarak bilmesek de sık sık kullandığımız bir yöntemdir. Zıtlık ile kanıtlama ile benzer bir anlama sahiptir. Ancak burada anlamsız, saçma gelen bir aksi durum söz konusudur.
Günlük hayattan örnekler verebiliriz: 1. Taşlar ağırdır, öyle olmasaydı havalanırlardı 2. En küçük rasyonel sayı diye bir şey yoktur. Olsaydı ikiye bölünüp daha küçüğü elde edilirdi. 3. Dünya düzdür. Peki neden kenarından düşmüyoruz da başladığımız yere dönüyoruz? diye sormak ve küresel olduğunu kanıtlamak, 4. Bir arkadaşımız evimizde kalıp kalmayacağını sorduğunda ona: gece bizi öldürmeyecekse kalabileceğini söylemek de saçmaya indirgeme yöntemidir. Tabi Eski Yunan’daki gibi değiller. O zamanlarda meşhur bir örnek tanrıların insansı formlarının olması hakkındadır. Değirmendere(Colophon)’li Ksenofanes, insanlar tanrıları insan formunda çiziyor; atlar ve sığırlar çizebilseydi onlar da kendi formlarında çizerdi demiştir. Tanrı bu şekillerin hepsinde olamayacağı işin, bu kişilik yansımaları gerçek olamaz. Böylelikle insan tanrılar saçmaya indirgenerek çürütülmeye çalışılmıştır.
ilahi,ezgi,şarkı,türkü arası bişiler besteler ses eğitimini gerçekten çok iyi almıştır ve yeteneklidir nerede nağme yapıp nerede ritim vurgusu yapacağını çok iyi bilir güneş doğacak şarkısını başlangıcıda süperdir.
Yetenekli bir japon aktördür rurouni kenshin filmlerinde kendini fazlasıyla gösterir bir çok japon aktör gibi babyfacetir o kadar şirindirki götünü avuçlayasım vardır.
Appstore daki güzel bir oyundur kendi alanında en iyi oyunlardan biridir yatıştırıcı müziği ve sade tasarımıyla akıllara tam bir durgunluk verir şaka şaka ama iyi bir oyundur 5.50 liradır fakat ben beleş zamanında aldım şimdi krallar gibi oynuyom hacı.
Merak ettiğim şeydir özellikle onun telefonundaki bilgilere sızmak konusunda falan bilgi verebilecek olan varsa özelden yazarsa sevinirim.
ip numarasıylada olur.
Biraz önce yaptığım fiildir sinirlendim ve bütün arkadaşlarımın fotoğrafını sildim zaten 3 kişidiler ama bayağı fotoları,varmış eğer pişman olmazsam silinmiş birer arkadaş olarak kalacaklar.
(bkz: tavşan dağa küsmüş dağın haberi olmamış)
Merak ediyom lan ateistlerin tabutu hangi renk olcak diye türkiyede hiç yeşil hariç görmedimde heralde ateistlerde yeşile bürüncek şu peygamperimizin en sevdiği renk olan yeşil ha bide üstünde inananlar için tüyler ürpertici ayet yazan tabuttan yazık lan size.
Yeni farkettim de olm ben niye ateistlere laf atıyom neden kürtlerle aramı bozuyom neden solcularla iyi geçinemiyom halbuki burası benim en azılı düşmanımın bile bana dokunamayacağı ender yerlerden birisi,bırakıyorum herkes istediği gibi yaşasın zaten istediğimiz gibi ölemiycez.
Evet böyle bişi olduğuna inanıyorum sevgilinin size gülümsemesi size yaşamayı sevdirir en kötü düşmanınıza bile hadi helal ettim hakkımı gir sende cennete dedirtecek cinstendendir ama sevgilisizlik yada sevgilinin yüz vermediği zaman hepinizin canı cehenneme dedirtir istisnasız maalesef.
(bkz: gerçek sevgiliden kasıt)
Büyük konuşmıyım ama benim yapmayacağım iştir karımı yada sevgilimi elaleme gösteremem insanlar bunu neden yapar acaba bu benim içimde bir nükte olarak kalmıştır.
Evet bi arkadaşım vardı saf bişidi sevgili yaptı ve inanamadığım kadar değişti geleceği hakkında yorum,teori yada benzer hikayesi bulunanlar yeşillendirsin.