önce çok tanrılıydık, tanrıları azalttık ve bu sayıyı teke indirdik. şimdi de tanrı olmadan varolan bir evrenle yüzleşme çağına geldik. beyin hastalıklı değilse her zaman doğruya yaklaşır. bu da yaklaştığımız doğrulardan biridir. ama oraya varmamıza daha var.
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nden akpye açılan kapatma davası konusunda bildiri yayınlamasını talep eden parti. AKPliler yana yakıla bu taleplerini inkar etseler de bu talebin varlığı AKPM tarafından ısrarla doğrulanmaktadır. Bu tavırları türkiye'deki bağımsız yargıya güvenmediklerinin bariz kanıtıdır.
ülkemizde abazan ile abazayı ayıramayan insanların dillerine ne şekillerde düştüklerini bilseler çok şaşıracak kadınlardır. abazan yazmayı bilmeyen birinin abazan kadın hakkında bu kadar ayrıntı yazması, iflah olmaz bir abazan ile karşı karşıya olduğumuzu gösterir.
ayrıca ek : bu kadınlar özgürce sevişseler orospu, oral seks ile yetinse ezik, hiç sevişmese de abazan oluyor. naapsın lan bu kadınlar, düşün yakalarından *.
eşeğe altın semer vursan da eşek yine eşektir sözünü hatırlatan olay. akpli milletvekilleri tbmm ile kahvehaneyi karıştırdılar herhalde. (bkz: ayak takımı)
burslular hariç, bir sürü paralı tembel-ortalama zekada * insanı toplayıp onlara onca değerli kaynağı heba eden özel üniversitelerin en kaymaklılarındandır. bu öğrenciler hele de zeka gerektiren bölümlerden nasıl mezun oluyorlardır acaba sorusu epeyce bir süre merakımızı cezbetmiştir tahminlerimiz olsa da. sonrasında sınavlarda yoğun olarak kopya çekildiğini, sınavlarda çıkacak soruların önceden verildiğini öğrendiğimiz, bir nevi parayla diploma satan yer.
Deniz Baykal bakanken ona rüşvet verdim * diyerek rüşvetçi olduğunu itiraf etmiş başbakandır. rüşvet verme olayına sıcak baktığını, bu yöntemi uyguladığını kabul etmiştir. Güya yıllardır devlet içindeki rüşvet ilişkileri ile mücadele eden bir ülkeyiz. Başbakan bile rüşvetçi olduğunu itiraf etti. Bakalım başka ne gibi rüşvet ilişkilerine karışmış bu başbakan ileriki dönemlerde yargı yoluyla anlaşılacaktır.
zır cahil kitap yazarsa bu nasıl bir kitap olur sorusunun cevabını vermiş olan, imam eşi ev hanımı. işin trajik boyutu diyanetin bu kitaba * onay vermiş olması. din gibi iyiye gitme yollarından biri olarak düşünülen bir olgunun, nasıl başkalarının hayatlarını ve özgürlüklerini yoketmek için bir silah olarak kullanılabileceğinin örneğidir.
780 bin yavrumuz maalesef biz iktidara geldiğimizde okula gitmiyordu, şimdi 300 bini okula gidiyor diyen başbakan. aynı zamanda herkese en az üç çocuk yapın diyen başbakan. 480 bin çocuğu hala okula hiç gitmeyen bir ülkenin başbakanı olarak o okula gidemeyen çocukları okula göndermek yerine onlara yenilerinin eklenmesini isteyen başbakan. geri kalmış zihniyetin dinle beslenen temsilcisi.
Atatürk'ün "fikri hür, vicdanı hür" sözündeki fikrin din sömürücülüğü olmadığını, hatta din sömürücülüğünün fikirle yakından uzaktan alakası olmadığını bilen yazarlardır. fakir ailelere eğitim götüremezken, onlara en az üçer çocuk yapın diyen insanlarda vicdanın zerresinin bulunmadığını bilen yazarlardır.
Apolitik gençliği, varlığı ile siyasete yönelten kişi. Böyle bir başbakanın ülkenin başında bulunması en apolitik insanı bile çileden çıkarmaktadır. (bkz: Her şerde bir hayır vardır)
türbana özgürlük diyenlerin özgürleştirme örneklerinden biridir. durun daha kadınbuduna kadınbudu demek genel ahlaka aykırı bir davranış haline gelecek daha. öyle bir özgürleştirecekler ki, bakın bugün de şeriat gelmedi diye kendince espri yapanlar bu gelişmeler karşısında ne şekilde espri yapıyorlardır acaba.
özel anlarına ait olan görüntüler kullanılarak şantaj yapılınca yasal hakkını kullanan insandır. şantaj yapana değil de teoman'a tepki gösterecek kadar dar kafalı insanlar da varmış.
bu lafı eden cüneyt zapsu'nun zamanında amerikalılara Tayyip Erdoğan hakkında "bildiğiniz adam, kenara atmayın kullanın" benzeri laflar ettiğinin kayıtlara geçmiş olduğunu hatırlarsak eğer türbanın özünde kimin siyasi sembolü olduğunu da anlamamızı sağlayacak söz. ve yakında türbansız olmanın donsuz olmakla eşleneceğinin sinyallerini veren söz. modern giyimli kadını iyice namussuz kadın konumuna düşürmeyi amaçlayanların niyetlerini belli eden çıkış.
herkes tarafından bilindiği aşikar olduğu halde dillendirilmeyen gerçeklerdir. nedeni genel olarak söylemeye gerek duyulmayacak kadar durumun ortada olmasıdır ya da bazı çıkarların korunmasının istenmesidir. mesela ilkokul çocuğu düzeyinde kompozisyon yazar edasıyla yazan birine keskin kalem falan demek böyle bir şeydir. o yazıyı herkes okuyor, keskin kalem mi, küt kalem mi, sen yalaka mısın hepsi ortada yani.
pkkya terör örgütü diyemeyen ve hatta pkk ile aynı tabana hitap ediyoruz diyen bir partiye terör sempatizanı demekteki sakınca ne olabilir. insanların arabalarını yakan, sivillerin olduğu ortamlarda bomba patlatan bir terör örgütüne terör örgütüdür diyemeyenler de teröristtirler. kürt halkının haklarını savunacaklarsa siyaset yaparak bunu yapsınlar, başkalarının kanından beslenmesinler. bu tavırları, kürtlerin pek çok hakkını * destekleyen benim gibi insanlara çok antipatik gelmektedir. dtp kadrosuna alternatif bir kadrodan oluşan yeni bir siyasi parti çıkarmalı belki de kürt kökenli vatandaşlarımız.
O zaman Atatürk'ü daha da yüceltecek iddiadır. Kendi ırkından olmayan insanların özgürlüğü için lider olmak erişilmez bir ruh güzelliğinin sonucudur. Demek ki aklı pek de çalışmayan birilerinin iddiasıdır.
ekşi sözlük yalakası insan. yalakası olduğu ortamın son ilkelliği için teo başlığına bakılabilir. tam bir sürü zihniyeti mensubu. bir de beni kim diye kuruyorsa kafasında iki kez ekşi sözlüğe üye olmuş diye tutturuyor. yalakalığı ve ilkelliği eleştirmek için illa ki pisliğe bulaşmış olmak lazım düşüncesi de tam kendi kafayapısını yansıtıyor.
ekşi sözlük moderatörü beni kim sanıyor bilemem ama ekşi sözlükle hiçbir zaman alakam olmadı, olmaz da çünkü ortamın yalakalık oranı midemi kaldırmıştır hep diyen insan. zaten ortamın durumu hakkında son örnek ilkel davranışı teo başlığından isteyen görebilir.
son söz editi: çok kavga etmeyin, uslu uslu yazın diyen insandır. 28 entrymi silmeye kıyamadığım için bırakıyorum ve sildiriyorum kendimi ** diyen biridir **.
kişisel sorun yaşadığı birinin iplerini ekşi sözlükte deşifre etmiş * ve tüm ekşi sözlük yazarlarından o kişiyi bulmalarını istemiş. kurtlar vadisinin hayatımıza etkilerine bir örnek. ülkü ocaklarından yandaş toplayıp da birini linç etmeye gitmekten ne farkı var bunun. bir sorunu olan medeni bir insan mahkemelere başvurur. ekşi sözlük yazarları tarafından dalga konusu olmuştur bu kişi o yazdığınlarından sonra.
17 ağustos 1999 depremi için vakit gazetesinin Ahmet Necdet Sezer'e attığı iftiradır. Sezer'in deprem felaketi sırasında köşkten çıkmayıp, halkın yanında bulunmadığını yazmışlar ama o tarihte Sezer cumhurbaşkanı değildi ve köşkte de oturmuyordu. Cehalet, kin, yalan, iftira bir arada bunu görüyoruz da dini de bunların yanında kullanılmasına anlam veremiyoruz. Dindarlık taslayan bir gazetenin bunları yapması sahte dindarlık maskelerini de düşürüyor.