iyi ya da kötü, eksik ya da fazla, öyle ya da böyle, siyah ya da beyaz farketmeksizin "gerçekten biliyor" ve o kişinin geçmişindeki yaralarını beraber kurutabiliyorsan eğer, işte gerçek ve sarsılmaz sevgi budur.
Ankara'da bir sevgi şehri. Çok çok güzel düşünülmüş bir proje. Hayvan severler tarafından, sokak hayvanları için inşa edilmiş ufak bir yerleşim birimi.
Amaç sokak hayvanlarını biraraya toplayarak özellikle şu soğuk kış günlerinde karınlarını doyurmak ve beraberinde sevgi aşılamak. Ben uzaktan severim diyorsanız maddi yardımda da bulunabilirsiniz.
Dünya böyle insanların hatrına dönüyor cidden. Eksik olmasınlar.
internet kablom arızalıydı, evvelsi gün onu yaptırdım, daha sevinemeden dün fırınım bozuldu. Gittim yeni fırın aldım, derken bugün motosikletim devrildi, aha şimdi sanayideyim. Bakalım yarın ne bozulacak?
Trolün kancığı olup, sözlükte yaşar ve sözlüğü çok güzel sikerler.Burada çok var çok.
Öncelikle gercekten kadın olduklarını belli etmek icin çırpınırlar; el fotosu, ses kaydı, saç fotosu vs. atarak, bakın benim memem var demeye getirirler. Basit kevaşeler.
Daha sonra Dikkat çekecek başlıklara dikkat çekecek bir iki kelime bırakır kaçarlar falan. Babalarının en zeki kızlardır.
En komiği de yiyemeyecekleri yarağın altına yatma çabaları.
Polis'in eğitimsizliğinden bahsetmiş bir arkadaş. Haklı, haklı değil demiyorum. Öğretmenden, orman mühendisinden polis olunmaz.
Lakin ne eğitimden bahsediyorsunuz? Konu polis'in eğitimine gelene kadar...
Oğlum Ülkede sınır güvenliği yok. Bizzat insan kaçakçılığı yapan adamlar tanıyorum. Suriye'den adam geçiriyorlar ve bu iş için kelle başı 300-400 dolar alıyorlar. Öyle eli silahlı, profesyonel bir kaçakçı çetesi gelmesin aklınıza. Bu adamlar bildiğin köylü, gerçek mesleği çiftçilik olan adamlar. Yani devlet istese çok kolay engel olur. Gerçi devlet oraya askerini dikmiş ama, o asker olacak şerefsizler de bu işten maddi olarak payını alıyor.
Velhasıl sınır güvenliğinin olmadığı bir ülkede, öģretmenin polis olmasına, polisin eğitimsiz olmasına pek şaşırmamak lazım.
Hatta şimdi anladım ben de öğretmenleri neden polis yaptıklarını, polisi neden eğitimsiz bıraktıklarını. Halkın güvenligi malum şahsın sikinde değilki. Sikinde olsa sınırına sahip çıkar.
Ben polis olsam istifa ederim. Oldu amk sen sınırı yol geçen hanına çevir, sonra ceremesini biz çekelim. Sikerler.
ilk ve orta okulda Neden sınıfta kalma yok bir düşünün?
Birinci sinifta Okuma yazmayı öğrenemeyen çocukların bir şekilde üzerlerine düşülerek cahil kalmamaları için okuma yazma öğretilmesi gerektiği halde, aksine direkt sınıf atlatılıyor. Sonra o çocuk ikinci sınıfa geçiyor, gene okuma yazma ogrenemiyor. Sonra üç, dört...
Ben egitim camiasında bulundugum icin, orta okula gidipte okuma yazma bilmeyen onlarca çocuk tanıdım. Bana kalsa sınıf atlatmam, ama emir demiri keser, atlatacaksın diyor devlet.
Velhasil bu sikindirik eğitim sisteminin tek nedeni, başlıkta da denildiği gibi cahil nesil yetiştirmek ve ileride bu cahil, düşünemeyen, dünyadan bir haber kalan böceklere kömürü makarnayı dayayarak oylarını almak.
Avrupa da böyle bir şey düşünemiyorum. Finlandiya mesela. Çocuk okumayı sökmeden orta okula geçecek hea? Avrupa bunu yapsın dünyanın sonu işte o zaman geldi demektir. Dün de dediğim gibi, biz üçüncü dünya ülkesiyiz amk, her bok beklenir bizden.
Şehrin illegal işlerde önde gelen bir ailesi. Adamlar mafya yani. Çek& senet, otopark, ihale, arazi, haraç, adam kaçırma, gasp, silah, uyuşturucu gibi her türlü piş iş bunlarda.
Bir gün adliyede karşı tarafla aralarında bir tartışma çıkıyor. Tartışma denemez aslında, dedim ya adamlar daşaklı. Velhasıl sinirler gerilince mafya ailesinin ileri gelenlerinden birisi karşı taraftan birisine çat diye tokatı geçiriyor, herif iki seksen yere kapaklaniyor.
Aradan üç sene geçiyor, bu zaman zarfında başbakanlık seçimleri oluyor, yeni kabine falan derken, bu iki seksen yere kapaklanan herif bakan oluyor, hem de adalet bakanı.
Sonuç: Şu an o ilde o mafya ailesinin soy adını taşıyan bir allahın kulu yaşamıyor. Öyle göte böyle göç.
Bakan dediğim akp'li gerçi, onun da amk ama hikayenin özeti şu, devlet siker. Bak sedat Peker döneğine, özgürlügünü tekrardan elinden almasınlar diye tayyip yalakası oldu çıktı. Lakin çakıcı'ya saygı duymuyorum desem yalan olur, adam her mahkemede çatır çatır sövüyor tayyibe.