jakuzi isimli grubun, fantezi müzik albümünde bulunan hoş parçası.
nasıl birisin
beni böyle üzebilirsin
sanki her şeyi denedin
kalabilirsin
pekâlâ gidebilirsin
daha değersiz hissettiremezdin
çünkü ben ne zaman bir şey istesem
bana verirler koca bir saçmalık
bilirsem hata nerde bilirsem
hiç şaşırmam kafanı şişirmem
geceleri masa lambamı yakıp ışık kaynağını odanın bir köşesine çevirdikten sonra tavana bakıp loopta dinliyorum. ruhumun teslim alınmasını bekliyorum her gece.
söz:
Talk, just talk to me.
Please talk
Please talk to me.
6.30 dakika uzunluğa sahip harikulade yonderboi parçası. splendid isolation albümünde bulunuyor. macarca sen ne güzel bir dilsin!
sözleri:
Well... you clean up the dirt, there's just more dirt to clean up tomorrow.
Make the beds, they just have to be made tomorrow.
Wash the dishes, more to wash tomorrow.
Make dinner, it gets eaten, doesn't it?
The world keeps growing, and you feed it. But it doesn't feed you, does it?
But... how much can you take? How much can you take before you snap?
How much can you take?
How much can you take?
Lying on your bed, looking at the ceiling, waiting for something to happen.
And knowing all the time that you were meant for something better. Feeling it. Wanting it.
But... how much can you take? How much can you take? How much can you take before you snap?
How much can you take before you snap?
How much can you take before you snap?
Találkozni kell Istennel. Meg akarok tőle kérdeni egyet-mást. Például azt, hogy mi végre vagyunk.
Mert hát fölépítjük a házainkat, felneveljük a gyerekeinket, learatjuk a búzát, háborúskodunk, öljük egymást.
Aztán mi végre? Meg hát az én életemről is ki akarom kérdeni. Az igazságot akarom megtudni.
bir nefes kadar yakın bize ölüm. ve bir son olduğunu hatırlamadan yaşıyoruz. o kadar kolay ki ölmek; kaldırımda yürürken freni patlamış bir araç gelip çarpabilir, bir mağazanın önünden geçerken camı üstünüze düşebilir, bir anda kalp krizi geçirebilir, denizde ters akıntıya yakalanabilir ya da gece uyurken kombiden, sobadan sızan gaz ile duman ile ölebilirsiniz. hiç beklemediğiniz anda sizi bulabilir bu acı son. her şeyinin bittiği an. hiçliğe gömüldüğün.
inanıyorsanız ölümden sonrası var sizin için. ama ya inanmıyorsanız? o zaman ne yapacaksınız? bir hiçliğin içinde yaşadığınızı ne zaman fark edeceksiniz? bugüne kadar dünya'da yaşayıp ölmüş insan sayısı 108 milyar! yüz sekiz milyarda birsin! bunu asla unutma.
ve sen insanoğlu, sen yaşatmayı seçmelisin. yaşamayı değil. insan oğluna ne bırakabileceksin? kimin bulduğunu bilmediğin, belki de hiç önemsemediğin, tekerlek kadar uzun yaşayan bir şey bırakabilecek misin bu dünyaya, insanoğluna? sen insan, sen yaşamayı değil yaşatmayı seçmelisin. bunun için uğraşmalısın.
waltari'nin onbirinci stüdyo albümü. albüm parça listesi şöyle:
"helsinki"
"Not Enough"
"Too Much Emptiness"
"Never"
"New York"
"I'm in Pain"
"All Roads Will Lead to Rome"
"Digging Inside"
"Fly Into the Light"
"Shades to Grace"
"Aching Eyes"
"Back to the Audio"
"Pigeons"
"Exterminator Warheads"
"Darling Boy"
"Wide Awake"
"Julia"
sözleri:
Fütter mein Ego!
Fütter mein Ego!
Fütter mein Ego!
Lass uns noch was Wodka holen
russische Vitamine
Ich glaub, wir müssen nochmal hin
Ich glaub, der Typ schläft schon
Bestimmt! Niemals!
Zieh!
Niemals schlafen! Alles Lügen!
Staubiges Vergnügen!
Telefon! Zieh!
Hörst du das nicht?
Eine fixe Idee geht durchs Zimmer
Riemenschneider schnitzt sie in meine Gehirnwindungen
dübelt sich in meinen Kopf
Später dann
kannst du Regale dran aufstellen, oder ?
Zieh! Telefon! Jetzt aber wirklich
Sag mal hörst du das nicht?
Zieh! Das brennt ja wie verrückt!
Fütter mein Ego!
Fütter mein Ego!
Fütter mein Ego!
Ich bin das ganze chinesische Volk
und Yü-Gung kann Berge versetzen
und alles ist wichtig
Wovon reden wir denn die ganze Zeit?
Zieh! Pst!
Numb your ideals!
Numb your ideas?
Oder simpel deine Zähne!
In meinem Mund ist sowieso alles verrottet
und meine Nase hat direkten Zugang zum Gehirn
Ich bin 6 m gross und alles ist wichtig
Ich bin 9 m gross und alles ist mehr als wichtig
Ich bin 12 m gross und alles ist unvorstellbar
Fütter mein Ego
Fütter mein Ego!
Fütter mein Ego!
Fütter mein Ego a go go
Zieh!
Ich bin das ganze chinesische Volk
und Yü-Gung kann Berge versetzen
Bin 6m gross
Bin 9m gross
Bin 12m gross und
Fütter mein Ego
Fütter mein Ego!
Fütter mein Ego!
Heut Nacht!
Niemals schlafen
Alles Lügen
Staubiges Vergnügen
Şüphesiz bir gerçek. Ulaşmak istediğimiz taraf zaten karşı taraf. Benim gibi düşünen insanlar okuyacaksa fikirlerimi o zaman yazmanın ne anlamı var. Nasıl farklı fikirlere açık olabiliriz ki?
Benden kaynaklı mı yoksa genel bir sorun mu var suserlardan mesaj bekliyorum. az önce hiç girmiyordu. vpn'e de bağlanmıyordu bağlandı şimdi girebildim. Wiriless zaten gitmiş durumda. Başka bu sorunu yaşayan var mı?
Videoda görülebilecek penguendir. Değer miydi o orospu karı için kendini parçalamaya değer miydi ha?
Sen orospu penguen sanada laflar hazırladım. 5 dakikalık zevk için değer miydi gül gibi adamı aldatmaya? Aşkından kanlı bir kavgaya bile girdi senin için. Sen ne yaptın o götoğlanına orospu oldun.
Bu erkeklerin başına ne geliyorsa kadın milletinden geliyor. Hayvanlarda da insanlarda da aynı. Nasıl sistem lan bu?
Her neyse konuya gelelim. Çektiği videolar birinin zoruna gitmiş galiba ki 3 erkek bu kızcağızı dövmüş orospu çocukları. Amına koydugumun kahpeleri şu kıza vurulur mu lan?
Sail your ships for openings
Ride the waves that cover me
Moving through uncharted space
Slow exist state of grace
Far away from home
Return before too long
Leave your troubles out the door
You have been lost what your looking for
Eyes that move across the sky
The signal fades
There's no reply
Suddenly refine
You turn the hands of time
Only to unveil
Your hands have slipped from the rail
Slide through the night
Suffer through the rain
Destination on
Destination on course
iowa üniversitesi'nden deneysel ekonomist joyce berg, yaptığı deneyde bir yabancıya para gönderir, çünkü yabancının karşılıklı olarak hareket edeceğine ve onlara daha fazla parayı geri vereceğine inanır. araştırmacı bunu "güven oyunu" olarak adlandırır.
oyun şöyle oynanmaktadır: 1. oyuncuya (a) katılım ücreti olan 10$, 1$'lık banknotlar halinde verilir. a'nın iki seçeneği vardır: bu parayı alıp gidebilir veya kendi belirlediği, bir kısmını iletişim kuramayacağı 2. oyuncuya (b) gönderebilir. b'ye göndermeye karar verdiği meblağ görevli tarafından alınır ve bunun 3 katı b oyuncusuna götürülür. b oyuncusunun ise yine 2 seçeneği vardır: parayı olduğu gibi alabilir veya a'nin güvenine karşılık kendi belirlediği bir meblağı A'ya gönderebilir.
güven oyunun sonuçları:
oyun sonuçlarına göre ortada dönen ortalama para 4.8$ olarak görülmüştür. bangladeş'te yapılan bir başka güven oyununda bireylere 100$ verilmiş. verilen bu miktar para o ülkenin neredeyse kişi başına düşen milli gelir olduğundan ortada dönen paranın etkilenme durumu ölçülmek istenmiştir. sonuçta ise ortada dönen para yine değişmemiştir.
bu oyunun oynanmasındaki temel amaç rasyonel bireyi sınamaktır. öyle ki rasyonel bireyde güven yoktur parayı alıp gidecektir fakat oyundan da anlaşılmaktadır ki ortada dönen para vardır ve bireyler güvenerek bu parayı döndürmektedir.
berg'in abd için yaptığı çalışmada ilk gönderilen miktarın, ortalama %51.6 olduğu görülmüştür. almanya için yapılan çalışmada gönderilen miktarlar %66, fransa için %40'dır. CHAIM FERSHTMAN ve uri gneezy avrupa'da yaşayan aşkenaz yahudilkeri üzerine yaptığı çalışmada ise bu oran %76'dır. Ernst Fehr ve john List'in kosta rika'daki üst düzey yöneticiler ile gerçekleştirilen güven deneyinde, ilk dönreme oranı %59'dur. türkiye'de ise bu oran %30'larda.
ernst fehr'in güven oyununa katkısı ise şu şekilde olmuştur: bireylerin başkalarına güven duyamaya devam etme eğiliminde "oksitosin" adlı hormon devreye girmektedir. zürih üniversitesin'den ernst fehr burundan sprey yöntemi ile deneklere verilmiştir. oksitosin hormonu ile bireylerde artan güven sonucu ortada dönen parada %20 artış olduğu görülmüştür.
çerçeveleme etkisi problemin ya da riskli karar gerektiren bir durumun karar vericiye aktarılırken kullanılan dilin önemini açıklar. birey, kendisine sunulan seçeneklerde sayısal işlem kadar sözcüklere de yoğun önem verir. Daniel Kahneman ve Amos Tversky "Bir asya hastalığı" problemleriyle çerçeveleme etkisi kavramını ortaya koymuşlardır. buna göre iki ayrı gruba benzer ancak içinde sözel farklılıklar olan iki soru sorulmuştur. n örneklem sayısını ifade ederken, parantez içinde yanıtların oranı verilmiştir.
"Problem 1 (N=152=: birleşik devleter'in 600 kişiyi öldürmesi beklenen olağandışı salgın bir asya hastalığına hazırlandığını hayal edin. hastalikla savaş için iki ayrı program önerilmiştir. farz edin ki programların kesin bilimsel sonuçları aşağıdaki gibidir:
Eğer A programı kabul edilirse, 200 insan kurtulacak.(%72)
eğer b programı kabul edilirse, 1/3 olasılıkla 600 insan kurtarılacak ve 2/3 olasılıkla hiç kimse kurtarılmayacak. (%28)
Yanıtlara bakıldığında %72 oranla birinci program tercih edilmiştir. ikinci programı seçenlerin oranı ise %28'dir. beklenen değer yöntemiyle olasılıklar hesaplandığında iki problemin çıktıları her ne kadar eşitse de kararlar 200 insanı yüzde yüz olasılıkla kurtarma, yani riskten kaçma yönünde olmuştur.
--spoiler--
155 kişilik diğer gruba ise aynı soru farklı seçeneklerle sorulmuştur:
"Problem 2 (n=155):
Eğer C programı kabul edilirse 400 insan ölecek. (%22)
Eğer D programı kabul edilirse 1/3 olasılıkla kimse ölmeyecek ve 2/3 olasılıkla 600 kişi ölecek.(%78)
Bu sefer ise seçimler %78'lik bir yüzde ile D programı olurken C programını seçenler grubun %22'si olmuştur. yani birinci problemin aksine ikinci problemde karar riskten kaçınma önünde değil, risk alma yönünde olmuştur.
iki problem de birbirinin aynısıdır. ancak tek değişen, kullanılan kelimeler olmuştur. 600 kişiden 200 kişinin kesinlikle kurtarılması seçeneği ile 600 kişiden 400 kişinin kesinlikle ölmesi seçeneği sayısal anlamda her ne kadar eşit olsa da bireyle kararlarını verirken sözsel olarak yönlendirilebilirler(çerçevelenebilirler). denebilir ki kazanç getirecek seçimlerde kararlar riskten kaçınma yönünde olurken kayıp söz konusu olduğunda kararlar risk almaya yönelik olmaktadır. çerçeveleme, negatif ve pozitif çerçeveleme şeklinde olmaktadır. bu problemlerde birinci problem pozitif, ikinci problem ise negatif çerçevelemeye örnek teşkil eder.
I don't have to tell you things are bad. Everybody knows things are bad. It's a depression. Everybody's out of work or scared of losing their job. The dollar buys a nickel's worth; banks are going bust; shopkeepers keep a gun under the counter; punks are running wild in the street, and there's nobody anywhere who seems to know what to do, and there's no end to it.
We know the air is unfit to breathe and our food is unfit to eat. And we sit watching our TVs while some local newscaster tells us that today we had fifteen homicides and sixty-three violent crimes, as if that's the way it's supposed to be!
We all know things are bad -- worse than bad -- they're crazy.
It's like everything everywhere is going crazy, so we don't go out any more. We sit in the house, and slowly the world we're living in is getting smaller, and all we say is, "Please, at least leave us alone in our living rooms. Let me have my toaster and my TV and my steel-belted radials, and I won't say anything. Just leave us alone."
Well, I'm not going to leave you alone.
I want you to get mad!
I don't want you to protest. I don't want you to riot. I don't want you to write to your Congressman, because I wouldn't know what to tell you to write. I don't know what to do about the depression and the inflation and the Russians and the crime in the street.
All I know is that first, you've got to get mad.
You've gotta say, "I'm a human being, goddammit! My life has value!"
So, I want you to get up now. I want all of you to get up out of your chairs. I want you to get up right now and go to the window, open it, and stick your head out and yell:
"I'm as mad as hell,
and I'm not going to take this anymore!"
--sözleri--
I'm sailing away to undiscovered seas
I see a golden light shining far away
I can't tell if I'll make it there someday
I reach my hands but there's no one on my path
I can't sleep 'cause my body is burning
Cold sweat, cannot breath, I'm loosing my mind
Reflection in the mirror shows a different man at night
And as hours and seconds pass by
I feel my every feeling wither and die
Do I really feel this pain
'Cause sometimes I can't tell if I'm awake
Watching to the night, the hope is gone
Carrying so much burden in my heart
Watching to the night with tired eyes
Waiting for nothing all my life
Battle against time
I battle against time
I am covered with cold ice, I am flying in the black skies
Fighting everyday but it feels like, it's just the same
Oh, time you cut my heart and soul
You carve my will and passion of life
'Cause the days of emptiness
Are piercing through me like arrows
I feel nothing but hate and love
So much fire inside so much left undone
Hate and love
I'm sailing away and nothing will ever be the same
Keyed up, all tore up
Free from thought, walking backwards
Tranquil anxiety
Refraining from walking backwards
Reverse and rewind
Contemplate moving forward
Regrets indicate, moving forth is walking backwards
We tread a long time
On occasion, on the line
Swaying, weighing
Straying from this tired climb
This fear is only the beginning
All for the loving hand
Yes I smile and I agree
It is a good night to shiver
A good tounge might make it right
All Ive said above a whisper
There is a sorrow to be desired
To be sorrows desire
What they say is true
It is a dirty blue
This color around you
Your curled up warm
In your own little corner of Sodom
Did you agree to believe
This fall has no bottom
There is a sorrow to be desired
To be sorrows desire
All we move by the book of numbers
Im held together by string
Ii hear not the voices of others
The bells of Leuven ring
Fear not the faces of brothers
Ive come apart it seems
I see not the faces are covered
Im in your amber ring
Your amber ring
cd1:
1. Skulls
2. Monument
3. Sordid Affair
4. You Know I Have to Go
5. Save Me
6. I Had This Thing
7. Rong
8. Here She Comes Again
9. Running to the Sea
10. Compulsion
11. Coup de Grace
12. Thank You
cd2:
1. Do It Again
2. Goodnite, Mr. Sweetheart
3. Caramel Afternoon
4. Oh No!
5. Something in My Heart