2005 yılında bank asya ile çalışmaya başlamış. içeri girmiş olmasına rağmen yüzyılın en büyük kumpasının arkasında ak partinin götünü yalayarak duran karaktersiz ve şerefsizdir.
daha doğrusu mimar kardeşlerimize bu şekilde öğretilir. bizim için perde vardır veya duvar vardır.
şimdi bu kardeşimizin özelliği şudur. 1'e 7 oranı aranır. nasıl oluyor o derseniz.
20/140 gibi bir ölçüye sahip taşıyıcı sistemimiz perde olarak değerlendirilir. anlamayanlar için 30/210 diyebiliriz.
bir de perde kolonlar var. onlar nedir derseniz kolon görünümlü perdeler. ne kolon kadar küçük ne de perde kadar büyük saçma bir şey. sadece sahada duydum bunu tabi.
perdemizin önemli özelliği şudur. rijitliği arttırır. bu da depremde çok işe yarar.
bu yüzden sistem seçimi yapılırken çerçeve artı perde sistemi seçilmeli.
perde alt katlarda depreme karşı yararlı olmasına rağmen üstlere çıkıldıkça pek bir boka yaramaz.
binanın depreme karşı en önemli koruyucusu bu imalatın düzgün yapılmasıdır.
şunu öğrenelim ki kısa doğrultuda bulunan donatı alta ve en üste atılır.
şimdi hasır temel ve döşeme düşünelim. ne yapıyoruz kısa doğrultuda en alt donatıyı atıyoruz. üzerine diğer doğrultudaki donatıyı atıyoruz. üstüne sehpayı atıyoruz. şimdi tekrardan uzun doğrultudaki donatıyı atıyoruz. peşinden en üste kısa doğrultudaki donatıyı atıyoruz.
şimdi biliyoruz ki binayı taşıyan sistemler kolonlardır.
bu kolonların üstüne döşemeyi taşıyan kirişleri bindiririz. kirişler mümkün mertebe döşemeden gelen moment ve kesme kuvvetini karşılarlar.
bu kolon ve kiriş birleşim yerlerinde deprem esnasında inanılmaz deformeler yani değişimler, hareketler gözlenir.
bunun önüne geçmek için kolonlar atılır iken kolonların kafasında boğaz etriyeleri bırakılır. genelde kolonların alt ve üst kısmında bulunan etriye sıklaştırması istenilen bölgelerdeki gibi 10 santim ara ile bırakılır.
mesela kiriş genişliğiniz 60 santim ise 6 adet boğaz etriyesi bırakılır. bütün diğer sorunların bir şekilde çözümü bulunabilir ama boğaz etriyesi önemlidir. 99 depremi bize gösterdi ki deprem esnasında en çok zorlanan bölgeler kolon ve kiriş birleşim yerleri.
tanımımızı yapalım : saçma inşaat sektörü uygulamalarından biri. şimdi tabliye veya temel betonu döktük. biliyoruz ki dökülen yerlerde üstte şerbet kalır birazcık.
bizim çok sevgili inşaat mühendislerimiz demiş ki o zaman kolon ve perde diplerini bir matkap aracılığı ile tırtıklayalım. bu sayede kolon ile döşeme arasındaki aderans yani normal halk dilinde kaynaşmayı sağlamlaştıralım. zaten genelde döşemeler veya temel dökülür iken kolona gelen kısımlar biraz tırtıklı bırakılmaya çalışılır.
bir inşaatta en önemli olaydır bu aderans. unutmayın bunu yeni nesil inşaat mühendisi arkadaşlar. bir bu bir de boğaz etriyesi var bak bu da önemli.
yaşanan darbe olayı sonucunda ülkemizde bulunan askeri liselerin kapatılması sebebi ile artık askeri lise mezunu olamayacağı için ileride kendilerini efsanevi olarak adlandıracak nesildir.
mesela şu an teğmen rütbesinde bulunan 20'lik gençlerimiz sözlük yazarı oldukları zaman hey gidi be askeri lisede son okuyanlardanız biz. o nesle aşinayız şeklinde paylaşımlarda bulunacaklar.
şahsımca bundan bir kaç sene sonra şu an piyasada dolanan ateri görmüş veya misket oynamış efsanevi neslin önüne geçecek nesildir.
hedefi turan olanın haştag kısmında trend topic'e oynadığı gün bir alt sırada olması gereken turancıların kitabı olan kur'an'ın kitabımız olduğunu bizlere gösteren güzel söz öbeği.
az önce bozkurtların dişine kan değmişti. şimdi o bozkurtlar islamiyetin yüceliği ile daha da yenilmez olacaktır.
korkun bizden kafirler. deli dolu geliyoruz. durmuyoruz.
tabi bunlar hep ' bugün günlerden turan' tivit aleminde hastag olduğu zaman olacak.
az önce güzel şantiyemde oturmuş troya filmini izlerken aşil'in agamemnon ile konuşmasına dikkatim takıldı.
aşil diyor ki : savaşı askerler yaptı dayıoğlu. burayı ben aldım senin gemin arkada iken. benim ulan gerçek kahraman. yıllar sonra bile ismim hatırlanacak.
agamemnon diyor ki : la yeni yetme bebe. sen daha ananın ellerinde topuğundan tutulmuş bir şekilde ölümsüz olmak için suya daldırılır iken ben athena sokaklarında kerhane işletiyordum. krallar'ın ismi geleceğe gider. burada savaşan hiç bir asker hatırlanmaz diyor.
şimdi mantık hatası şurada. la bebeler. ikinizde bir kibir bir kibir. ikinizde tarih sahnesinde varsınız. belki agamemnon sevilmiyor ama tarih sahnesinde adı geçiyor. oysa aşil diyor ki adın silinip gidilecek.
bu aklıma peygamberimizin ebu cehil'di galiba ona söylediği laf gibi. haşa bize laf söylemek düşmez ama senin ismin unutulacak. yaptıklarınla yok olacaksın. soyun kuruyacak. kimse adını hatırlamayacak tarzı bir yaklaşımı vardı peygamberimizin.
evet biz müslümanlar olarak sevmiyoruz ama hepimiz üstünden 1400 yıl geçmesine rağmen ebu cehil'i biliyoruz.
bu bana biraz mantık hatası olarak geldi.
beton biter film bitmez. işte şantiye dediğin böyle olur.
bir hilafeti ilan etsinler. kim türkiye'nin halifesine biat edecek merak ediyorum ?
şia iran mı ? veya petrol zengini ve peygamber soyundan geldiğini düşünen araplar mı ? suriye mi ? kim abi kim ?
cahillikten başka bir şey değil.
lan evde evcilik oynamak bile bundan daha gerçekçi bir hadise.
daha dinin gereğini bilmeyen adam hilafet istiyor.
allah'ım senin dinin bu hale gelecek miydi ?
edit : la ben girdiğim sırada burada bir sürü entry vardı. neden benim entry'im tek başına duruyor. herkesi içeri mi aldılar lan yoksa. olum işıd falan mı geldi eve ? bir haber edin korkuyorum.