"Bunlar çarpık ilişki adına akla gelecek her haltı onaylar,gırtlaklarına kadar pisliğe batarlar. Göz ne görürse, gönül ona konar derler ya Dalide abuk saçık resimler yapar. Kaldı ki yakın arkadaşları da sağlam papuç sayılmazlar, nitekim oda çizgi dışı bir adam olur çıkar. Saçlarını uzatır, dudaklarını boyar, gözlerini börtlete börtlete bakar ve aklını poşetlik resimlerle bozar. "
ilkokul çocuklarına dağıtılan skandal kitap "Her Taş Cevher Değildir" kitabından alıntıdır.
Açık Toplum Vakfıişbirliği ile yaptığı bir araştırmaya göre Türkiye: Muhafazakar, işkenceyi Normal Bulan, Kürtajı Onaylayan Ve Parayı Ön Planda Tutanların Ülkesi...
tayfun gönül: "kayıp şehir, ağır roman, suskunlar, uçurum. burada ele alınan temalara baktığımızda toplumun ve bizim kirli yanlarımızın yüzümüze vurulduğunu, bunun yüreklice yapıldığını görebiliyoruz. o açıdan dizilerin bu grubunu düşünürsek, burada ben toplumun da devletin de önünde bir performansın sözkonusu olduğu kanısındayım. bu, bizi dünyaya da bağlayan bir unsur. bu tür merkezkaç dizilerin amerikan dizi film endüstrisinde karşılıkları var. nedir bu dizilerin temel hareket noktası? eleştirellik, sorgulama ve antistatükocu bir tutum. tabii ki sonuçta bütün bu kendi adıma pozitif noktaların bir endüstriyel işleyiş içinde olduğunu unutuyor değilim. burada da şu soruyu sorabilirsin: nasıl oluyor da böylesi protest, aykırı, radikal, eleştirel, sorgulayıcı yapımlar o muhafazakâr toplum tarafından benimseniyor? sanırım burada da şu var. sonuçta insanlar, her ne olursa olsun bu tür kurgu ürünlerde olup bitenlerin onanmasını, meşrulaştırılmasını sağlayan steril ürünleri çok da benimsemiyorlar. "
tayfun gönül demiş ki:"kadın kapışmasını izlemek erkeğe haz veriyor. muhteşem yüzyılın başarısında buna bakmalı. kanuni süleyman ya da pargalı ibrahim, erkek temsil orada. erkek izleyici onunla bir titreşim içine giriyor. ve onların etrafındaki kadınlar burada fetişistik bir yan var. batılı erkek zihnin oryantalist hülyası da böyleydi. o yüzden muhteşem yüzyılın en önemli tanımlaması, bir yerli oryantalizm örneği olduğudur."
tayfun atay verdiği son röportajda behzat ç. dizisi ile ilgili şöyle demiş;
"kimsenin yediğine içtiğine karışmadık deseler de ak parti dönemi belli bir yaşam tercihini öne çıkarma yönünde girişim ve inisiyatiflere sahne oldu. dindarlık ve muhafazakârlık gündelik yaşamda ağırlığını hissettiriyor. ama diziler, deyiş yerindeyse buna bağışıklık gösterdi. çünkü hayali, kurguyu dinsel çerçeveyle sınırlamaya kalkarsanız ortaya çıkan sonuç dindarların bile ilgisini çekmez. diziler ancak seküler, yani dinsiz değil tabii ama dindışı bir zeminde suya-sabuna dokunur. dinde ise her zaman orta yol telkini vardır. bu uyarsızlığı gidermekte zorlanınca bu iktidar, rtüke sarıldı ve diziler de zaptürapta alınmaya başladı. behzat ç.yi muma çevirdiler. "
Türk Dil Kurumu'nun internet sözlüğü nefret söylemiyle dolu. Arama motoruna Ermeni, Kürt, Yunan ve Rus sözcükleri yazıldığında yabancı düşmanlığını yansıtan ifadeler çıkıyor.