böyle bir amacı olsaydı o malları rafta değil de çöpte sergilemesi gerekirdi, yine her zaman olduğu gibi az mümin az laikler sıfır, ak troller bir olarak kazınmıştır tabelaya.
"cancağızım bu gün yeni şeyler söylemek lazım" diye biten mevlana rubaisi, ve "geçmişe geçmiş ola" diyen oğuzhan koç'un da belirttiği gibi; ne düne bakmanın faydası vardır pişmanlıkla, ne de yarına kaygıyla, sadece bu güne bakmak gerek farkındalıkla.
anna rf grubunun kamancha (aslı kamança olan azerbeycan milli çalgısıdır) virtüözü, telli çalgılarda da epey iyidir, udu, tamburu derken kulakların aradığı bir üstat olmuştur...
bu sıcak öğlen vakti için, miskinliğe miskinlik ve huzur katacağını da bildiğimden, vega gurubunun ninni şarkısıyla başlayacağım mevsimsel ve saatlik şarkılardır, yazarların listelerinden elbet.
aksine orta halli kızlardır onlar, limon kabuğu rendeler çaya katık ederler, zengin bir kadını şahsım adına kek yaparken görmüşlüğüm yoktur, olmasındır da zira; kettle da makarna yapmayı deneyen zengin arkadaşlarım yumurtanın akını sarısını ayırıp kabuğunu yedirir inanıyorum.
bu çok acı ve telafisiz bir şekilde en yakın akrabanız ya da sevgiliniz olabilir, hiç bir şeyden anlamamasına rağmen her şeyin içindedirler üstelik, bin kere anlatsanız anlamaz (çünkü dinlemez) o işin zamanı geldiği zaman cahil cesaretiyle sanki o işi en iyi o biliyor muş gibi atlar, siz gidin ben hallederim, döndüğünüzde ya çamura bulaşmış çocuk gibi bulursunuz bıraktığınız yerde, ya da telafisiz kayıpları size büyük başarıymış gibi anlatır.
neticede fark etmemektedir zira asalak asalaktır efenim, ananız babanız da olsa, eşiniz oğlunuz da olsa fark etmez, kanınızı emdirip kendinizi yıpratmayınız. kalbini mi kırmanız gerekiyor; tepinin üstünde ki bir daha ağzını açmasın ki bir daha kırmak zorunda kalmayın.
bir yalnızlığın en büyük tasviri, bir terk halidir içeride unutulmuş ayak izleri, silinmez kolay kolay, başka ayak izleriyle karışır da seçilemez olur bir zaman sonra, dağdan ağırdır yükü ve insan gücü yetmez bir çaresizliği.
"sen bu satırları okurken ben çok uzaklarda olacağım" satırlarını okumak kadar klişe bir acıdır ki gaipten gelip böler kalbinizi tam ikiye.
aynı mahleden oyun arkadaşları olması muhtemel yazarlardır, kız görünümlüler erkeklerin rumuzlarının altına "sekste şöyle mütüş, böyle alfa irkaa, beni iki takkada nirivanaya ulaştırdı" türevi şeyler yazsalar da hayyam rubaisine bakınız olmaktan ileri gidemezler.
Dünya üç beş bilgisizin elinde
Sanırlar ki tüm bilgiler kendilerinde
Üzülme, eşek eşeği beğenir
Bir hayır var sana kötü demelerinde
türk erkeklerinin ilk seferde bozuk zihniyet yüzünden doğru okuyamadığı bu başlık, işi, gücü, aşkı ya da sağlığını fazlaca boşladığında kurduğu cümledir.
zaytung'u kullanmaktan daha komiktir, bilgi kaynağı olarak wikipedia kullanmak gibi saçmadır, oldu olacak dini bilgileri almak için diyanet.org u kullanalım, olacak iş mi allah aşkına.
"şimdi o bilgisayarı yavaşça yere bırak ve biraz kitap oku dostum."
dün akşam ziyaret ettiğim bir cemaat evindeki 'abi'nin isyan cümlesi.
akşam namazından sonra sinirle bir köşeye geçti ve tabiri caizse oraya tünedi. oturunca küçücük olabilen cinste bir insandı.
nefes alışverişleri bütün odada yankılanıyordu. birisi yanına yaklaştı ve ''hayırdır salih abi, bir şeye mi canın sıkıldı?'' diye sordu.
cevap vermedi. elini sallayarak uzaklaştırdı soruyu soran kişiyi.
biz o sırada çekirdek çitliyor, gündem ile alakalı temaşa ediyorduk. birden ayağa kalktı.
''cennete gitmek istiyorum ulan artık, yeter ulan!'' diye bağırdı ve koltuğu tekmelemeye başladı. hemen üzerine atladık. çırpınıyordu.
ben kafasını tuttum.
''bıktım ulan yıllardır namaz kılmaktan, harama bakmamaktan! ben de şarap akan nehirlerinkenarına yatıp dev pipetlerle şarap içmek istiyorum! üç tane huriyi üst üste koyup si..'' allah'tan tam zamanında kapattım ağzını.
biraz sonra sakinleşti. bir avuç çekirdek verdim eline iyice yumuşadı. yatsıya kadar kendine gelir dedi ekrem. ekrem kral adamdı.
evvelinde defalarca birliktelik yaşamış gelininin, kaynanasına karşı mahcup olmaması için; damadın kendi ailesinin göremeyeceği bir yeri kesmeyi planlaması ve buna en uygun, risksiz bölgenin bacağı olduğuna karar vermesi durumu...
çarşaf ertesi gün kanlı halde sunulur konuya, komşuya, gelin de de razıysanız duruma, dert, tasa kalmaz... şayet yine de bir sorun vardır; bunca zahmeti ve özveriyi göstermiş eşini ve etnik durumunu düşünmeden gençlik hevesiyle geçirdiği 5 dakikaya değmiş midir; evinin erkeğinin ve ailesinin onurunu zedelemeye. bilinmez.
her kadının istediğini beyan ettiği lakin bulduğunda işgüzar ve pısırık diyerek paçavra gibi kenara attığı erkektir. piç erkek daha makbuldür çünkü onlar için, aksini iddia ederler lakin kadınlar fırlama erkeklerle çıkar, onlarla yatar, onlarla evlenip, çocuklarını doğururlar, onlarca yıl sonra hatasının farkına varan kadın ayrılacak cesareti bulsa dahi ilgili bir erkekle evlenmez. kısaca komodinin üzerindeki dantel gibidir kadınlar için ilgili erkek, güzel görünür ve gösterirler, ama onlar için bile hiçbir işlevi yok sayılır.
laciverdin koyu maviden ayrılması gibidir, neredeyse fark yoktur, marjinal insanlar sistemlerin kötü özelliklerine her daim karşı gelir ve muhalefet olurlar zaten, muhaliflik iktidarın geliştirilmesi adına oluşturulmuş bir kavram ve görevdir çünkü.
başlığının açılmadığına hayret ettiğim olağan üstü kalifornyalı folk/pop şarkıcısı, mükemmel şarkılar yapar. sözleri de muhteşemdir üstelik, dinleyiniz, dinletiniz.
evet efenim çevremizdeki kadınlardan tiksinme aşamasına geldiğimiz şu bol yağlı yaz günlerinde aklımıza çakılan kadınların listesini yapıyoruz, gerek güzellikleriyle, gerek zariflikleriyle, gerek ahlak ve yetenekleriyle listeye konu olan kim varsa eklenmelidir.
aklıma geldikçe ekleyeceğim benim listemin bir numarası.
şahsımca an itibariyle "ahmet kaya'nın - yakarım geceleri" şarkısını örnek gösterebileceğim, sözlük yazarlarının en sevdiği şarkı/şarkılar listesidir, bir nevi üst düzey listedir, boş atmamaya dikkat edilmelidir.
bir zamanların forumlarından gelen popülasyona aittirler, yaşı yetenler mutlaka google'ın olmadığı zamanlarda yahoo'yu arama motoru olarak kullanmış, messengerden cam aç muhabbeti çevirmiştir. bir de mırc cılar var ki onlar apayrı, ha maynet okeyciler ha mırc cılar... yeni nesiller bilgisayarlarına hiç disket takmadıklarından, ya da winrar dan şarkı bölüp 6 adet disketle başka bir bilgisayara taşımadıklarından bu söylenenlerden haberdar değildir, dır çekmek demeyin hiç yanabilir kafaları.
neticede teknolojiyle arası en baştan beridir olan (kasetteki mario dan oyun kapatan) her sözlük yazarı güzeldir, inci sözlüğün liseli ergenleri zaten teklifsiz s*ktirsinler gitsinler efenim, nedir yani.
sözlük yazarlarından yapmayanın kalmadığı esprilerdir; ki bunlar yalnızca isme yazılmış olanlar, aklına espri gelen ve s*çacak yer bulamayan yazarlarımız içinse dev hizmet, buraya tüm ekmeleddinlerinizi boşaltın gitsin.
edit: madem ciddiye alınıyor ben de boş durmayayım paşa hakkında;
-ulan o gün kapıcının kızını sen mi ekmeleddin? doğruyu söyle kızmayacağım?
elbette ki banana republic de yaşanan hadise; az okuyan, biraz anlayan kim varsa bıkmış yaşadığı ülkedeki koyunlara dert anlatmaktan. ancak onlar bıkmamışlar ne yazık ki kendilerine sövdürmekten.
Kaçakçılık yapmışlar ve organize suç işlemişler.
Birkaç köylü tohum satmış.
Tabi engel olması lazım devletin böyle suçlara, yoksa anarşi alır başını gider.
Ayrıca tüm ağaç, salatalık, lahana, narenciye falan ne kadar tohum dağıtan bitki varsa hapse tıkmalı. Düşünsene kaç tane bitki sertifika almadan, meyve üretip tohumunu sağa sola saçıyor doğada. Bir kere iki kere yapsalar affedilebilir de, son 250 milyon yıldır yapıyorlar bunu. Böcekler, arılar da suç ortağı. Bak işte hep bunlar yüzünden dünyada anarşi eksik olmuyor.
Ayrıca süpermarket raflarında da çekirdeksiz meyve sebze satılmadığı için süpermarket sahipleri de hapse tıkılmalı. Sertifikasız hepsi.
Ciddi işler sonuçta bunlar.
Sonuçta maydanoz lan bu, maydanozla şaka mı olur. Şeytan doldurur valla.
27 haziranda gösterime girecek sinema filmi, benim ilgilendiğim kısım ise müzikleri, sevgili dostum dilek türkan imzalı şu eser beğenilerimize sunulmuştur bu gün itibariyle...
keyifli dinlemeleriniz ola.
bu şarkıyla benim de merakıma nail olmuştur ki; şimdi şu kalbe saplanan sancıyı kim çıkaracak.
filmin detayları;
Künye
Yönetmen Cafer Özgül
Müzik Yurdal Tokcan
Görüntü Yönetmeni Ali Özel
Vizyona Giriş Tarihi 27 Haziran 2014
Tür Dram
bireysel bir tercihtir. hayat görüşü ya da batılı yaşam tarzıyla ilintilidir, "eşim için kapanırım" diyen hatundan ziyade, "biri benim için tercihlerinden, hayata bakışından olmamalı" diye içinden geçiriyordur.
neticede türbanlı, burkalı, ya da benzer yöntemlerle kapanmış bir hatun kişinin bu adam neden benimle ilgilenmiyor diye dertlenmesi cidden yersizdir.