yarışmacılarının büyük bir kısmını vakıf üniversitesinden alan programdır. bu yüzden samimi gelmiyorlar bana. ne zamana sorsa kenan ışık hep bir zengin veledi çıkıyor. bir de artistlikler falan yapıyorlar insanı deli ediyorlar. özellikle seçiyorlar sanırım böyle yarışmacıları.
insanı heyecanlandıran konsoldur. zaten playstation 3 harikayken bir de 4 çıkacak olması çok mutlu etti beni. tek kötü yanı fiyatı olacak maalesef. 1-2 sene 1000 liranın altına da düşeceğini sanmam. oyunlar da tabii cep yakacak. ama gene de değer diye düşünüyorum. o grafiği bile yeter.
varlığıyla insanı rahatlatan markettir. hem kaliteli hem ucuz. bir sürü ürün alıp kasada azıcık para vermek de insanı iyi hissettiriyor. çok fazla ürün çeşidi yok belki ama temel ihtiyaçları da bulabiliyorsunuz ama. yeterli bence de zaten bu.
insanı kendisine çok güzel çekebilen firmadır. eve bazı ürünleri aşırı pahalı ama çok dikkat ederseniz öyle ürünlere denk gelirsiniz ki piyasaya göre çok daha uygun ve kalitelidir. bir de kendin yap olayı çok güzel bence. insan kendini işe yarar hissediyor sayelerinde. hele ki ne bileyim çoluk çocuğunuz varsa beraber bu ürünü hallettiğinizde güzel de vakit geçirirsiniz. o yüzden gayet severim ikea'yı. ayrıca gezmesi de gayet güzeldir. öyle mobilyacıdaki gibi peşinde dolaşan çalışanlar da yoktur.
son yılları saymazsak kalan çoğu filminde harikalar yaratan aktördür. hele ki 90'larda harika işlere imza atmıştır resmen. the green mile, forrest gump harikaydı. adeta oyunculuk dersi veriyordu. gençliğini merak edenler big filmini izleyebilir. gayet sıcak, samimi, güzel bir filmdir.
tek mekanda geçen mükemmel filmler diye sorarsak akla gelecek ilk filmlerdendir. başta önyargılı olabilir insan. tek mekanda konu ne kadar süreklilik gösterir ki diye. ama öyle olmuyor işte. her türlü konuya değinerek harika açıklamalar yapıyorlar filmde resmen. tek belki de kötü yanı o son sahneydi. biraz gereksiz oldu gibi gelmişti bana.
basketbol tarihinin tartışılmaz en iyisidir. o hırs, azim, yetenek kimsede yoktu belki de. öyle takımı yıldızlar topluluğundan da oluşmazdı. diğer rakip takımlar da gerçekten iyiydi o zamanlar. bird, johnson, drexler, ewing gibi üst düzey rakiplere karşı oynamak hiç de kolay bir şey değildi. ama jordan için onlar sadece aşılması gereken bir engeldi sanırım. o da teker teker hepsini aştı. ve bu zamanlara efsane olarak geldi. hep de öyle kalacak.
bir zamanların efsane oyunudur. benim için de yeri çok özeldir. ilk kasetimde mario da vardı ve çok fazla zaman geçirirdim. belki de o kasetimin en iyi oyunuydu. hatta o zamanların en iyi oyunu da diyebilirim. basit bir hikaye, zor bir görev sizi beklerdi oyunda. belki de bu yüzden müthiş gelirdi. ve saatlerimizi alırdı tabii. tek kötü tarafı da bitince oyun bir boşlukta kalmanızdı bir süre. ama sonra gene baştan başlar bu boşluğu yok ederdiniz.
izlediğim ilk uzun soluklu animedir. her şeyiyle mükemmel gerçekten. karakterler, hikaye, verilen mesajlar insanı büyülüyor. insanı bir anda kahkahaya boğarken bir anda da gözyaşlarına boğabilme kapasitesine sahiptir. 10 seneden fazla zaman geçmesine rağmen hala eşsizliğini kaybetmedi. bu kadar popüler olması da bundan sanırım. manga satışlarına da bakarsak halen japonya'da en çok satan mangadır. ta ki bitene kadar da sürer böyle giderse. eğer ki animeye başlatacaksınız birini ilk tercihlerinizden biri olmalı muhakkak.
yıllar yıllar öncesinden tanıdığım büyük ressamdır. hatırlarım eve gelirdim dışardan ve açardım televizyonu izlerdim sıkılmadan onu. o tuvalde hiçbir şey yokken bir anda mükemmel bir eser çıkarması hep büyülemişti beni. yaratıcılık, sanat bu olsa gerek. bu aralar da sağ olsunlar gösteriyorlar eski bölümlerini. gene aynı heyecan ve zevkle izliyorum.