Bazen dizilerde oyuncu canlandırdığı karakteri oynarken gerçek yaşamındaki haline yer verilebiliyor.Örneğin;
Aşk-ı Memnu'da Beren Saat Bihter olarak Adnan ile Rıza Kaptan'ı konuşurken karadenizliler gibi konuşup onu taklit etmişti tabi bunlar oyunculuğa atıfta bulunulan anlardı.
Sonra Ey aşk nerdesin'de Zeliş'i Burçin Terzioğlu Yıldırım oynuyordu eşi Murat Yıldırım konuk oyuncu olarak katılmıştı, polisi canlandırıyordu. işte "Allah bu kadınların kocalarına sabır versin" şeklindeki diyalogtan sonra bir an sanki ordaki aşık çift ikisiymiş gibi imalı imalı birbilerine baktılar.
Yani bu şekilde oyuncunun güncel yaşamdaki yetenklerine ve haline göre göndermeler yapılabiliyor...
Öyle arabalar varki bazıları büyülemenin yanında insanı gerçekten baştan çıkarıyor. Şahsen araba kısmının agrasif duruşuna, lad farının bakışına ve hırçınca uzanışına hastayım. işte o arabalar:
Kendisinden ziyade "Gülbahar" isimli karakter tarafından yapılan "Gülpare tatlısı"na ilgi duyduğum dizi.
Tarifi:
GÜLPARE
Malzemeler:
Yarım paket margarin (oda sıcaklığında)
1 su bardağı sıvı yağ
Yarım su bardağı yoğurt
1 su bardağı irmik
1 yumurta
1 vanilya
Yarım paket kabartma tozu
1 çorba kaşığı sirke
1 tutam tuz
Aldığı kadar un
Şerbeti için:
3 su bardağı su
2,5 su bardağı şeker
Çeyrek limon
Kırmızı gıda boyası (1 çay kaşığı kadar)
Not: Gıda boyasını da katıp kaynatın.
Şerbeti 10 dakika kaynatın. Hamur sıcak şerbet ılık olacak.
Yapılışı:
Malzemenin hepsini yoğurun, kulak memesi yumuşaklığında olacak şekilde. Yoğurduktan sonra 10–15 dakika buzdolabında bekletin. Çıkardıktan sonra hamurun bir kısmını yufka kalınlığında açın, Çay bardağı ile beşer yuvarlak kesin. Kesilen parçaları;
Yuvarlak halkalar üst üste gelecek şekilde 5 yuvarlak parçayı dizin. Rulo yaparak ortadan ikiye kesin, Yağlı tepsiye dizin.180 derecelik fırında kızarana kadar pişirin. Çıkardıktan sonra şerbet ılık olarak tatlıların üzerine dökün. Şerbeti çektikten sonra servis tabağına alıp servis yapabilirsiniz. Bu tatlının görüntüsü gül şeklinde olacak.
Agatha Cristie tarafından yazılmış romanlardan biridir. Her şey dişçinin ölümüyle başlar ve sonunda dedektif kafasındaki parçaları birleştirir. Acaba katil kimdir? Okumanızı öneririm.
Ben doğal mekanda yapaylık olarak tanımlıyorum. Özgüveni olan bir insan doğallığa yapaylığı bu radlede katmaz. Makyaj bazı bayana yakışır bazısı doğal daha güzeldir ama gelgelelim yolda yürüyen birinden bahsetmiyoruz ki denize makyajla mı girilir, tamamen altın semer olayı yani...
1 ay sonra 10 TM/? sınıfında okuyacağım okul. "Nerde okuyorsun?" sorusuna "Halıcı'da" diyince farkındalığını belli eden okul. Müthiş öğretmen kadrosu ve idare yönetimiyle "Otorite hiç bu kadar güzel olmamıştı" dediğim okul. Geniş bahçesinde gezerken ve kamelyalarda yeşil ve mavinin beraberliğine karşı yapılan muhabbetlerden insanın haz aldığı okul.