Evet. Evet ulan evet. Bir şey yazıyorum, o kadar mainstream ki çıkmıyor. Ama Google'ye yazında 180 sayfa entry girilmiş aynı kelimelerden oluşan başlık sonuçları çıkıyor. Kardeşim zaten şu beyaz üzerine çürük mavi ile içimizi karartıyorsunuz bari arama kısmının optimizasyonunu az düzeltin ya. Sürekli chromeden girmek yerine uygulamasını kullanmak daha cazip geliyor ama inanılmaz yetersiz. Web tasarımcıları, program yöneticileri, içerik üreticileri her kim ilgileniyorsa bu işle, lütfen bir update atın ya. Allah aşkına. Hayalarınızı yiyeyim, yapın ya.
Turnuvanın başından beri tek bir set dahi kaybetmeyen, kariyerinin en dominant sert kort performansına imza atan Nadal, finalde rakip Djoker olunca yine eli ayağına dolandı. Servis kırmayı bırak buna yaklaştığı sadece birkaç oyun oldu. Böylesine bir maçta, ritmini bulamazsan ve rakip Djokovic'se sonuç çok tahmin edilebilir oluyor. Nadal da bunun farkındaydı o yüzden daha fazla risk aldı, saha fazla batırdı. Batırdılkça kendine kızdı, biraz daha fazla risk aldı ve en sonunda maçtan tamamen umudunu kesmiş, "hayatta kalmam için birinin galibiyetine ihtiyacım olsa, benim için Nadal oynasın isterim" dediğimiz vazgeçmez, savaşçı Nadal, bu finalde bu şekilde kaybediyor. Üzülüyorum ve yine teselliyi Rolland Garros'ta bulacağımı ümit ederek bir sigara daha yakıyorum hoş, Djoker bu terminatör ruhla, orada da yenebilir Nadal'ı ama olsun.
Kadın görünce hemen seks düşünüp binbir türlü hayal kuran ve üstüne onları tahrik etmekle suçlayan kitleye mensup olma ihtimalin hayli kuvvetli. Sana eksi bile basmam ben.
Bütün adayların susturulduğu.
Yalnızca dandik bir mesajla açıklama yapıldı.
Fox ve halk tv sabahlara kadar program yapacakken bir anda film ve talkshowlara girdi
7 ysk üyesi istifa etti ancak toplum uyanmasın diye resmi açıklama yapılmayıp binada tutuluyorlar
AA incenin attığı tiviti medyum yoluyla öğrenmişcesine aynı anda atıyor.
Adliye önlerinde m16 ve bilimum birçok askeri silah türlerini kollarında gezdiren akp ve mhpliler var.
Polisler bibergazı ile mücadele edenleri etkisiz hale getirmeye çalışıyor
Çöp poşetinin içinde sahte oylarla binalara dalan insanlar var (uydurmuyorum, videolar var. Twitter'e bakın)
Erdoğan ki gövde gösterilerine bayılan biri balkon konuşması esnasında bir çocuğun ayağı ezilmiş diye iptal ediyor konuşmayı
Ancak ne hikmetse ismail kucukkaya'ya atılan ince mesajından hemen sonra tekrar konuşma yapıyor
Sözün özü, bilinmeyenlerle dolu, kaotik, demokrasinin d'sinin bile bahsedilemeyeceği, ince gibi güçlü bir adamın susturulup mağlubiyete ikna ettirilmeye çalıştığı, sandıkları bırakmadığı sürece iç savaşla tehdit edildiği, eşinin rehin alındığı kapkaranlık bir gece yaşıyoruz. Akpliler zafer sarhoşu ama dönüp arkalarına noluyor lan diye bakmıyorlar bile. Mafyalıkla, darbeyle, yalanla, hırsızlıkla seçim kazanıyorlar. Ellerinde sayılması için ysk önünde tutulan mühürlü oy torbalarıyla saatlerdir bekleyen insanlar var ancak araba araba içeri oy taşıyan hırsızlar var öte yandan.
Tek yapabildiğiniz teselli +1 atmak mı cidden. Hiçbir şeyim kalmadı, sağ olun. Ne güzel beğenildi ya entrym, hayata döndüm sayenizde. Şaka yapıyorum da keşke, en azından "çok da şaapma" falan deseydiniz yalandan.
Bence günümüzde durum bundan daha farklı. Nefret etmeye çalışıyoruz ve en nefret ettiğimiz lidere karar verip ona en düşman olan partiyi tutuyoruz. Yediden yetmişe hepimiz böyleyiz. Çünkü adam gibi savunarak, reklam ve propaganda yaparak ilerlememiz kesildi onlarca yıldır. Böyle bir ortamda sağlıklı bir siyaset tutumu var olamaz.
Her zaman "şerefli üçüncülük" sözündeki şerefin hakkını verdiler ve hep Fenerbahçe yüzünden baltalandılar. Tarihte onurlu süreçleri birkaç kez, beşer yıl aralığında sürmüş bir takımdan ne beklenir ki! Galatasaraylı olup da Beşiktaş'a laf atan kişinin yüzüne tüküreyim. Fenere ebedi dost dedik hep. Yanlış dost seçmişiz.
Aile ve çevresi tarafından küçük yaşta inşa edilen cinsellik tabularını, ilerleyen yaşlarında saçma sapan yorumlar, düşünceler ve hareketlerle sentezlemiş gerzeklerin açtığı başlıklardan ve 10 dakika sonra başka bir postta edep adap öğretmeye çalışan insanlardan da zevzeklerden de bıktık.
Türk dizi tarihinin en kan dondurucu, en rahatsız edici, en öfke doldurucu sahneleri barındıran allahın belası bölüm. Hep överdim bu diziyi ama yer yer klasik aşk-entrika esintileri barındırmasından ötürü top class göremediğim fakat bu bölümle birlikte bir Türk dizisinin nasıl arşa çıkabileceğini, ne konularda gelişebileceğini gördüm.
Iddia ediyorum dünyanın en zor mobil oyunu. Ilk 3 seviyeyi bitirebilirsiniz. Hatta tanrılar yardım eder 4ü de geçebilirsiniz belki ama dahası imkansıza yakın. The chinese garden isimli son seviye için imkansız gibi basit bir kelime kullanmak istemiyorum. Reflekslerine güvenen buyrun denesin.
Sözlük yazarlarının birçoğunda görülmüş olması muhtemel bir bahtsızlık. Aldatma fiili aile bireylerinin her biriyle bağdaştırılarak farklı farklı eşleştirme ve ihtimallerle dile getirilmesini doğuran durum. (bkz: eniştenin dayıyı aldatması)
Oto güncelleme kapalı olduğu için bugüne kadar ertelediğim güncelleme sonucu beni mutluluktan dumur etti. Gayet hoş, kullanışlı, çok yönlü, profesyonel olmuş. Emeği geçenlerin elleri öpülsün
Desteklediğim hayaldir. Granit sertliğinde ön yargılar olduğu sürece olacağını asla düşünmediğim hayaldir ayrıca. Bembeyaz hükümetimizin öcü görücü zihniyetine hiç girmiyorum bile.
Yakamoz ve okyanus... Bu kelimeler hangi cümlede geçiyorsa, o cümleye odağım iki kat artıyor. Kontrolsüz ve bir o kadar da sıradışı bir şekilde mutlu oluyorum duyunca bunları. Her kelimenin içinde hisler barındırdığı inancından yola cikarsan normalleşiyor durum aslında...
Kısa ve öz hocam. Siyasetin olduğu yerde insanlık yoktur. Iki uzak kavram. Bu devirde Siyaset yapmayan maalesef kolay yaşayamaz , kabul. Bu cepte. Peki insan olamadan nasıl yaşayacağız?
Bir vatandaşın, sırf ayakkabıları çalıp uzak yerlere götürdüğü için bir köpeği tüfekle vurması ve havada takla atan hayvanın yanına gidip kafasına sıktığını anlatması. Durun en vahim kısım geliyor; yaptığım şeyle gurur duyuyorum, yine olsa yine yaparım diyor pek sevgili ayakkabi ve mal aşığı. Hala sinirliyim, hala çıldırmak üzereyim.
2 yıldır yakinen tanıdığım eşcinsel bir arkadaşımın bana anlattığı ve anlatırken dahi duygulandigi bir anısıdır. homofobik kesim daha çok dindar kesim olmakla beraber düşünsün biraz. yanlış cinse sevgi beslemek dini gerekleri yerine getirmeye engel değildir. belki sıradan ama aslında derin manalı bir durum bu.
Edit: sevgiliyle*
Dün akşama doğru sahil kenarında bir taşa tekme attığımda fakettim. Mutluluk neye denir? Kimdir mutlu? Bunlari düşündüm ve uzun zamandır mutlu hissetmediğimi farkettim. Biraz daha düşününce bunun da sebebini çözdüm. Bizi en mutlu eden şey olan aşk eğer istediğiniz gibi ilerlemiyor hatta bitiyorsa sizi en mutsuz yapan canavar hale dönüşüyor. Kalıntılar da sizden çok şeyi alıp götürüyor. Mutluluk gibi. Hayatımın en büyük kaybını farkettim ben.
Yaşça büyük erkeklerden hoşlandığını bildiğim ve kendi yaşıtlarıyla bir ilişkisine hiç denk gelmediğim çok samimi olduğum bir bayan arkadaşım yaşıtı birine aşık olduğunu söylüyor. Genç erkekleri hiç arzulamiyorum, sadece olgun erkeklere ilgi duyuyorum diyen kız tam tersi bir aşkta olduğunu söylüyor. Aşık olunan kişi benim. Evet benim ve hissettikleri hakkında tam emin olamıyorum bu yüzden. Velhasıl cevap aradığım sorudur.