klasik organizasyon teorisi adı altında üç ayrı yaklaşım bulunmaktadır. bu üç yaklaşım öncülüğünü taylor'un yaptığı "bilimsel yönetim yaklaşımı", öncülüğünü fayol'un yaptığı "yönetim süreci yaklaşımı" ve öncülüğünü weber'in yaptığı "bürokrasi yaklaşımı"dır. her üç yaklaşım da, organizasyonlarda etkinlik ve verimliliğin arttırılması için hangi ilkelere uyulması gerektiğini araştırmıştır. klasik organizasyon teorisi'nde iş ve pozisyonlar ile bunlar arasındaki ilişkiler ön planda değerlendirilir.
efsanevi silahşör wild bill hickok'un öldürüldüğü sırada mevcut eli ; maça as, sinek as, maça sekiz ve sinek sekizli idi. bu yüzden bu ele deadman's hand denilmektedir.
james "wild bill" hickok'u poker oynadığı sırada arkasından kafasına ateş etmek suretiyle öldüren 1852 kentucky doğumlu bok çuvalı. broken nose jack lakabıyla da bilinir. (bkz: deadman's hand)
ön sevişmesinin yarım asır sürdüğü bu ilişkinin gidişatını tüm çıplaklığıyla ele alması gereken tv programı olacaktır. böyle bir programın yapılması durumunda, altta kalmaktan paralize olmuş türkiyem halkının ah ve oh'lamalarına artık kulak tıkanmaz diye umuyorum. olası programın adı ; "pamuk vibratör" olabilir.
iceland kızı canodur, onlara "ağzını yidiğimin" veya "gadasını aldığım" türünden samimi hitaplar edebilirsiniz. diğer yandan türk kızına samimi bir hitapta bulunacaksanız "naber lan yarram" seçeneklerimizden en kullanışlı olanıdır. diğer samimi hitaplarımız için lütfen buraya tıklayınız.*
bir araştırmacı çince üzerinde araştırma yapmaktadır. akademisyenler ve lisans öğrencileri ile görüşme yöntemiyle sorular sormaktadır. profesöre sorar :
-çinceye bugün başlasanız ne kadar süre sonra öğrenirsiniz ?
+ 4 yıl sonra öğrenirim.
doçente sorar :
-çinceye bugün başlasanız ne kadar süre sonra öğrenirsiniz ?
+2 yıl sonra öğrenirim.
araştırma görevlisine sorar :
-çinceye bugün başlasanız ne kadar süre sonra öğrenirsiniz ?
+1 yıl sonra öğrenirim.
öğrenciye sorar :
-çinceye bugün başlasanız ne kadar süre sonra öğrenirsiniz ?
+sınav yarınsa bugün öğrenirim...
motorlu taşıt kullanıcılarının kornayı taciz amaçlı kullanma hastalıklarının bir başka örneğidir. ülkemizde insanların kişisel alanlarına pek saygı duyulmadığı için günlük hayatımızda pek çok kez taciz ediliriz. nedendir bilinmez taciz kelimesi kullanıldığında akla sadece cinsel taciz gelir. tacizin diğer türlüsü makbulmüş gibi önemsediğimiz tek şey cinsel taciz.
örneğin mahalleden bir teyzenin "şimdi okulu bitirince sen ne olucan?" sorusu başlı başına bir tacizdir. kendi oğlu vergi dairesine beyanname bile olamazken, durduk yere taciz eder seni.
bisiklet süren kız da nasibini alır bunlardan birer, ikişer.
çalıyorum kapınızı, teyze, amca bir imza ver.
kızlar bisiklet sürerken taciz edilmesin ;
şeker yerken de bisiklet sürebilsinler.
çağdaş yaşam için tutum ve anlayış geliştirmeye çalışır. bireyleri yaşama hazırlar. konu alanlarını uygulamalı şekilde kullanır. geleneksel öğretimin aksine, öğrenmede düşünme ve kalıcı davranış değişiklikleri yaratmayla ilgilenir. bireylerin çevreleriyle ilişkilerine yönelik deneysel etkileşim sağlar. bireysel yetenek ve farklılıklara göre değişik yaşantılar sağlar.
eğitimin alanında bilimsel çalışmanın gerekli olduğunu savunmuş, yayımladığı "büyük didaktika" eseri ile birlikte eğitimde gözlem ve deneyime dayalı çalışmaları önem kazanmıştır. çocukların birbirinden farklı yönleri olduğunu ve öğretimde bu farklılıkların dikkate alınmasını, çocuklara anlayışlı ve hoşgörülü davranılmasını ve ders kitaplarının çocukların gelişim özelliklerine göre yazılması gerekliliğini ileri sürmüştür. ders kitaplarının anlaşılmasını kolaylaştırmak için resimlerden yararlanılması önerisi yaşadığı dönemde önemli bir yenilik olarak görülmüştür.
gün geçmiyor ki başkent doğalgaz müdürü kılıklı cibiliyetsiz bir yazardan cibliyetsiz bir başlık daha açılmasın. diyeceğim şu ki haddinden fazla gözlerinizi kapatmıyormusunuz ? her başlıkta vatan kahramanları klavyeleriyle vatanı düşmanlardan temizliyor. "bugün de kırtıldık yavrım!"
ulan ne vatansever çıktınız. hayır samimi olduğunuzu bilsem amenna. lakin değilsiniz. vatanımı seviyorum bile derken kaşlarınızı çatıyorsunuz o takım elbisenizin içinde. samimiyetsizliğinizi hep ciddiyetin arkasına gizliyorsunuz. parmağınız kanasa gazi diyorsunuz kendinize. yeter da.
mussolinitadında ki arkadaşlarım ; bugün 6 mayıs ve sizler bugün ekmeğinizi deniz gezmiş üzerinden yiyeceksiniz. size göre kahraman olan abdullah çatlı.. abdullah çatlı kaliteli takım elbiseler içinde yanında güzel bir yosma, 1 milletvekili, bürokrat ve son model bir mercedes içinde öldü. deniz gezmiş'in sadece parkası vardı yanında ölüme giderken. hiç mi düşünmezsiniz siz ?
bazen allah sizi neden insan kontenjanında vermiş diye heheyleniyorum. herşeyi ideolojileştirme çabasında olan, vatanseverlik şovenizmiyle kan emicilik yapmaya devam ede durun siz. her zaman gaz'a gelmeye hazırsınız siz. gaz dedim diye hemen osurayım demeyin. burada kıreyzi boys toplantısı da yapmıyoruz. bir adım öncesini ya da bir adım sonrasını sormuyorsunuz kendinize. empati kurabilmek desen sıfır. öylece delirmek ve kaybolmak istiyorsunuz başlıklar arasında. ama an gelir akıl ve insan bu oyunu bozar. rüzgarı da şişeye kapatabilirmisiniz ? çekebilirmisiniz güneşi de dar ağacına ? cehennem her zaman sıcak değildir, soğuğun da zebanisi var.
sözleri aşağıdaki gibi olan, dinlerken burnumun gökdelen kolonlarını sızlatan, acı saçan unbelievable truth şarkısı.
i never was a true believer
i never asked you to come with me
you can find your own way home
you cannot use my indecision
belated promises and wisdom
you can find
your own
way home
who's to know
you dont live here anymore
who's to know
you don't live here
anymore
your home
is out there
somewhere
hope you
find it
coz nobody is going to help you
hope you find it
hope you find it
in time
i can't accept the things you gave me
they would only suffocate me
you can find
your own
way home
who's to know
you don't live here anymore
who's to know
you don't live here
anymore
your home
is out there
somewhere
hope you
find it
because nobody is going to help you
hope you find it
your home
is out there
somewhere
your home is out there
hope you find it
hope you find it
in time
kalabalık caddelerde (kızılay,istiklal,taksim gibi) sırtlarda ak47 taşıyormuşcasına gezen insan kümeleridir. siz grup kuracaksınız albümlerimiz yok satacak, karısı kızı hepsi size hasta olacak. ya memlekette kim bakkal olacak, kim manav olacak, kim öğretmen olacak, memleket nasıl kalkınacak ? nedir bu amelelik sevdası? o kadar okul okudunuz olayınız bu muydu?