arzuları ve amelleri doğrutulsunda askeriyeye girmek isten bir gencin merak ettiği sorudur, acaba kendisi astsubay olsa olsa subaylığa geçme ihtimali nedir?kendisi bunu yapabilir mi ?sınavlar nasıl zor mu kolaymı yada ne kadar beklemesi gerekir?
eksi duyuru da boy boy reklam veren, ekşisözlük ten ipini koparan bir kaç kişinin kurduğunu düşündüğüm kozmopolit sözlük. dream it gibi ciks bir slogan ı da title yapmışlar cuk oturmuş konsept. taksim için bir sözlüğün kurulması çok mu gerekli bilemem ama taksim civarı mekanların etkinliklerin ve belki de siyasi mitinglerin sol frame yi doldurmasını beklediğim oluşum. taksim sözlük klonu memlekete hayırlısı olsun.
daha önce hiç cinsel ilişkiye girmemektir. (bkz: bakir olmak).
bunlar 2 çeşittir
1- istemeyen kendine gerekçeler uydurup gerekçelerle savaşan
bu arkadaş büyük ihtimalle müslüman olduğundan ve evliliğe olan saygısından bu olaydan uzak durmak istemiştir.istese yapabilirdir ancak kendini bu şekilde frenleyen ama arzuları yüzünden arada kontrolden çıkan bunlarla boğuşan erkek tipidir.
2- isteyipte beceremeyen
para pul tip dil gibi etkenler yüzünden bu işi beceremeyen yeteneksiz abazanın birisidir.
bir ingilizin libya devriminden sonra yaptığı açıklamadır.
efendim libya devrimi haklımıydı bir kaç bir şeyler yazmak istedim, konuyu dağıtmıyayım.
en başta şunu söylemeyliyim ki kaddafi iyi yada kötü ne yapmış olursa olsun onun bu şekilde eziyet görmesi ve tüm dünyaya rezil edilmesi aşağılık bi durumdur bu adam sonuçta sana 40 yıl hükümdarlık yapmış, herşeyin bir adabı var.
bir kaç başlık altında inceleyelim
-kaddafi den önce ve sonra?
bakınız kaddafi devriminden önce libya halkı mağaralarda dağlarda yaşıyordu bu adam devrimi yaptı herkezi ev araba sahibi yaptı herkezin bir eli yağda diğeri baldaydı sorunları yoktu.
-kaddafinin dış politikası
kaddafi sürekli dile getirdiği gibi osmanlıcı bir tutumdan yanaydı efendim italya başkanının karşısına ömer muhtar fotoğrafıyla gitmiştir. türkiyeye en zor durumlarda yardım etmiştir bunun en büyük 2 örneği kıbrıs barış harekatı sırasında yaşanmıştır amerikanın bize ambargo koyması nedeniyle kaddafi savaşı göze alarak uçaklara kendi sırtında mühimmat ve uçak yakıtı taşıyıp amerikayı karşısına alarak türkiyeye ambargayu delerek göndermiştir.birkere karadan delmiştir ambargayu ve atmaya mermisi olmayan türk ordusunu bir nevi rahatlatmıştır.
diğeride petrol krizinde türkiyeye petrol gönderen ve en ucuza satan devlettir.
-kaddafi ve ekonomi
libya halkı fakirdi ama libya toprakları zengindi kaddafi bu zenginilikleri kullandı tabi kendisine büyük bir pay aldı ama halk AÇ kalmadı ! hani orada arabasız evsiz aile yok o derece.
- kimler ayaklandı
bakıyorsunuz 2 gün sokakta bağıran askerlik yapmamış adam ertesi günü roket atar kullanıyor en ağır silahları kullanıyor parçalayıp bakım yapıyor tankın tepesinde çatışıyor ? sizce bu gerçekten halk mı yoksa amerika nın gizli askerlerimi
-kimler destekledi
efendim sarkozy bu işin en başında "haçlı seferi yapıyoruz" dedimi demedimi? dedi.stratejileri kandırmak üzerine kurulu şimdi güya libyada şeriat kurulacak belki de şeriat olur ama ne yaptılar biliyormusunuz sadece bize yansıyan ve sadece fransayla yapılan anlaşma gereği libya zenginliğinin %30 u kayıtsız şartsız fransaya teslim edilecektir.
-nato şeriat kurdu !
nato nun ne halt olduğunu biliyorsunuz 2002 de clinton dediki 20 islam ülkesinin sınırları ve rejimleri değişecek bu proje kapsamında bunun yaşandığını anlamak çok mu zor ? sizce nato gerçekten islam ve müslümanlar adına savaşmış para harcamış ve şeriat mı kurmuş?
oturalım düşünelim soruları yaşananları araştıralım kanal d,show, atv bir kısım medyanın dediğine hemen atlamayalım geçmişi okuyup geleceği şekillendirelim.
aslında bu mevzuyu sizde biliyorsunuz eğer hayattaysanız sizde bunu görebilirsiniz.
efendim bakın şehit oldu kaşar dediğiniz kızlar bile çıktı yürüyüşlere katıldı ayyaş takımları zaten oradaydı.facebook da herkezin profil resmi bayrağımız oldu herkez dua okur oldu herkez vatanperver oldu.
ancak siz bunları eğer şehidin olmadığı bir zamanda yaparsanız (marjinal, aykırı, aşırıcı) olursunuz bu iş gariptir ve merak edilir.
ancak efendim tespite gelelim
bakın şehitler bizi kendimize getirdi evet üzücü evet ağladık ama farkındaysanız insanlar bi dürtüldü bi serpilme oldu vatan için bir şey attı kalp ilk kez belkide vatan için çarptı o heyecan o hırsı yaşadı.
ya bir savaşta olsak ? bu insanların neler yapabileceğini hiç düşündünüz mü bence oturup düşünün sonra gelin entryde paylaşın ciddiyim bak hak vereceksiniz bana bence gidelim girelim savaşa kendimize gelelim az herkez dua okur olsun ne kadar güzel özümüze dönelim az ya.
toplumda iyice yaygınlaşan ve yerini alan evlilik dışı ilişkilerin, dışında kalarak bunca olan biten arasında nefsini bunlardan soyutlayan erkeklerin yaşayacağı sorundur.
kendileri ortamları ve insanları tanıdığı için her kızın üstünden birilerini geçtiğini bilmektedir, üstelik bakire olsa dahi anal ilişki ihtimali çok yüksektir daha kötüsü de sakso çekmiş olabilir.
Bu erkekler bunları düşünerek kendilerine kendilerini hakeden kız aramaktadır.
- vergi vermezsin, yardım alırsın.
- fatura ödemezsin, bizden keserler.
- cahilim dersin, öğretmeni şehit edersin.
- hastayım dersin doktoru şehit edersin.
- yolumuz yok dersin, mühendisi şehit edersin.
asfaltı kazar mayınla patlatırsın.
- resmi dilini bile öğrenmeye tenezzül etmediğin devletten iş beklersin.
- fakirim dersin ama inatla çoğalıp virüsleri bile kıskandırırsın.
- fakirim dersin aşiret düğünün de görgüsüzlüğün dibine vurursun, hayvansın.sıkıntın varsa gel uzlaşalım kardeşçe yaşayalım dersin, olmaz bu topraklar bizim diye iddia edersin.
biz bu toprakları kanla aldık kanla veririz deriz, savaşalım deriz, pis faşist dersin! arkamızı döndüğümüzde pusu kurarsın!
sözlüğün aslında görüş, bilgi paylaşım amaçlı olmasına karşın gerçekten düşünce ve bilgi aktaran entrylerin saygı duymaksınız (-) olarak komiklerinse dikkat bile etmeden (+) lanmasına karşı yapılan sitemdir, isyandır.
bir ateist ile hz. ali arasında geçen diyalogtur
ateist: allah var mı ?
hz. ali: var
ateist: kanıtla.
hz. ali: aklın var mı ?
ateist: var
hz. ali: kanıtla.
yazarların rte gibi 10 sene iktidar olmuş olsa yapacakları şeylerdir.
şahsen devletin en kötü çalışan 3 kurumu vardır.
1- mit : bu konuda öncelikle zeki bir adamı başa getiririmdir ki (ordunun içinde böylesi çoktur) bu adam çakal olmalı ispirli olabilir.* entrikalardan anlamalıdır ve karşı atak olarak ortodoks proteston ayrımı yaratmak için çalışmalar başlatırdım mit i adam fişlemekle uğraştırmazdım kuşkusuz mit bunu boşluktan yapmıştır sürekli görev yıkarak adamları çalışmak zorunda bırakırdım.
sonuç : 2
2- diyanet : sadece her cuma 30 milyon kişiye hitap ettiği halde hutbeler çok boşdur genellikle insanlara bir şey anlatmaz sadece tekrar eder. Hutbelerde daha çok vatan millet şehitlik ve mücadeleden bahseder kardeşliği anlatır osmanlıdan örnekler verir bu kürt sorununda en önemli kozum olan din ve tarih kardeşliğini halka aşılardım.
sonuç: 1
3- meb : her sene milyonlarca boş beyin, taze beyin temiz 0 kullanılmamış, özellikle ilk ve ortaokulda öğrencilere tarih ve vatan bilincini aşılayacak şekilde düzenlemeler yaptırtır ve onlara çalışmanın mücadele etmenin gerekliğini anlatır en azından önemli bir kısmını serseriklikten çekmeye çalışırdım bunu alkolu yasaklayarak değil anlatarak yapardım.
sonuç: 1
sonuçlar ;
1- kardeşlik ve birlik beraberlik aşılantıkdan sonra sokakda polisi taşlayacak çocuk bulamazsınız, herkez vatan için mücadele içine girer çıkan kavgalara kahvedeki cemiyet izlemek yerine kalkar ayırır barıştırmadanda yerine oturmazdı
2- dış güçlerin dışarıdakilerle uğraşma fırsatı vermez kendi iç sorunlarına yöneltirdi, zor ama imkansız değil.
libya olayları ilk başladığında "haçlı seferi başladı" diyen fransa cumhurbaşkanıdır.
Şimdi kendisi libyada karşılanmıştır üstelik yanında cameronda vardır cameronda ingilizdir. bu adamlar haçlı seferine çıkıp islam hakimiyeti kurmuştur.
bunu gerçek islam devrimi olarak algılayanlarda vardır onlara yazık olmuştur kandırılmıştır heleki akp taraftarıysa birde erdoğan kandırmıştır onları onlara çok acımak lazımdır.
entryin içeriği değilde acaba bunu kim yazmış ona göre cevap vereyim diye düşünenlerin yaptığı iştir.
--spoiler--
-lan bu çocuk bana - vermişti bende vereyim
-lan bu bena fena cevap vermişti
--spoiler--
gibi şeyler düşünen ona göre entryleyen yazar psikolojisidir.
bugün dünya, milletlerin oluş istikameti ve tekevvün hakkı bakımından iki vâhide ayrılmıştır. sonunda kaba ve basit iki vâhid... ya amerikayı tutacaksınız, ya sovyet rusyayı; ya demokrasiyi, ya komünizmayı... bunlardan birine temayül derhal ve kat'i olarak öbürüne aykırılık mânasına gelir. onun için, en küçük amerikan aleyhtarlığı, hangi zaviyeden olursa olsun, sovyetleri desteklemek diye anlaşılır. bu yüzden komünizmaya zıt bir dünya görüşü kerhen de olsa, amerikan politikasını korumakla mükelleftir.
i̇kinci dünya harbinden sonra avrupa medeniyetinin büyük mümessilleri, bir nevi iktisadi ve teknik tabiiyet yüzünden dünya görüşlerindeki istiklâllerini kaybetmişler ve mecburî olarak amerikan hegemonyası altına girmişlerdir.
i̇mparatorluğunu ve dünya siyasetindeki başbuğluğunu kaybeden şahsiyetli i̇ngiltere, şimdi bütün aksiyonunu ve söz hakkını kaybetmiş mahzun bir ülke halindedir. almanya, topyekûn varlığıyla ödemek mevkiinde bulunduğu harp felâketini telâfi için, hârika çapında bir kalkınmadan gayri hiçbir gaye sahibi değildir. avrupa'nın diğer milletleri de, garp medeniyetini meçhul bir yarına çeken sinsi şartlara karşı, bütün güçlerini, kendi kabukları içinde, ruhî ve iktisadî günü birlik bir ferahlığa yöneltmiş ve dünya politikası üzerinde müessir olmak politikasını unutmuş bulunuyorlar.
yalnız fransa (dö gol) tecrübesinden sonra bir şahsiyet hummasına düşebildi; ve (frenk) isminin eski temsil hakkı üzerinde yepyeni bir istikamet kolladığını belli etti. dış politikada ilk defa olarak (dö gol)ün; amerikan hava üslerini fransadan tasfiyeye kalkması, işte bu istiklâl ve şahsiyet davranışının en bariz işaretidir. bu işaret, fransanın artık bir âlet mevkiinden çıkıp, garp medeniyetini yuğuran şahsiyetli milletlerden biri olmak sıfatını her sahada göstermek ve bütün iç ve dış buhranlarını yenmek istemesinden başka bir maksada yorulamaz.
hakikat şudur ki, amerika sadece iktisadi ve teknik üstünlüğü yüzünden, ayrıca hiç bir payı bulunmıyan garp medeniyetini bütün hakları ve imtiyazlariyle ve açıkgözce nefsine yamamış; ve cihanın komünizma dehşetine karşı kendisini biricik tutamak haline getirmeği bilmiştir. bu tutamağa el atanlar da, onun iradesine boyun eğmeğe, dünya çapında hiçbir temsil tavrı takınmamaya, şahsiyetsiz yaşamaya ve amerikalılara mahsus basit ve düpedüz dünyanın bekçiliğini etmeğe mecburdur.
bu ne boğucu, sıkıcı dünya! yukarıya tükürsem bıyığım, aşağıya tükürsem sakalım...
nazariyede materyalist rusyaya karşı amerika, cihana öyle ablâk bir çehre vermiştir ki, ikisi arasında sıkışıp kalan avrupa, evvelâ birincisine, sonra ikincisine karşı (spiritüalist) bünyesini koruyabilmek için ne yapacağını bilememektedir. birinden korunmanın öbürüne sığınmak şeklinde tecelli eden çaresi, gerçek korunmayı ve şahsiyet müdafaasını büsbütün iflâs ettirici bir durum arzetmektedir.
bize gelince:
halk partisi devrinden beri, mutlak ve mecburi amerikan siyasetini tutmak, türkiye hesabına biricik doğru yol... buna şüphe yok... cihanın ölüm ve dirim halinde iki yolundan dirim istikametini seçmek milli irade ibresi yalnız bu istikameti gösterdiğine göre, her halde halk partisi hesabına büyük bir keşif değil...
evet, dirim yolu seçildi; fakat bu yolda diri bir anlayış ve şahsiyetli bir tavır gösterilmedi. vaziyet o türlü idare edildi ki, amerika bizi cebinde keklik bildi; ve mevzuumuzda, idrâksiz kekliklere mahsus fedakârlıklardan ileriye gitmedi.
mesele, amerikan yardımının azlığında çokluğunda değil; amerika'nın karşısında, yalnız kendi milli tekevvün gayesine bağlı, şahsiyetli bir millet tavrını takınmakta ve ona göre hürmet ve itibar sahibi olmakta... coğrafya ve tarihimiz, bizi, kapitalizma ve komünizma sistemleri arasındaki nihaî muhasebenin ana rakamını temsil edecek kadar nazik bir makamda bulundurduğuna göre, amerika'dan bu makamın dolgun hakkını istemek ve nazlı bir sevgili muamelesi görmek biricik dikkatimiz olmalıydı. olmadı; sanki amerika tarafından boş bir araziye sevkedilmiş ve hudut bekçiliği almış boğaz tokluğuna çalışır bir millet olduk.
hele lisaniyle, üslûbiyle, tipiyle, ruh haletiyle ve kendine göre kültürü veya kültür iddiasiyle amerikalının içimize nüfuzu korkunç bir şeydir. dolar kuvvetine dayanan ve sade türkiye'de değil, dünyanın her tarafında kendisini hissettiren bu maddî ve aynı zamanda mânevî nüfuz belki avrupa'nın ruhî sahada baş derdidir.
zira amerikalı, eski bir kök ve şahsiyet damarına bağlı olmaktan uzaktır.garbın milletler katışığından öyle bir melezdir ki, o milletlere ait ruh uktelerini dibinden tıraş etmiş; ve meselesiz, dâvasız, dertsiz, ıztırapsız, yalnız madde hesaplarına bağlı ve beş hasse plânında yaşar bir yeni insan tipi getirmiştir. bu yeni insan, elektriğin ne demek olduğunu düşünmez veya düşünmekte bir fayda görmez; onu bir ampul içinde zaptetmeği kâfi bulur. bu yeni insanın hürriyet fikrinden, daha doğrusu insiyakından başka hiçbir ruhi sistemi yoktur. başı boştur, ilcalarına tâbidir, her kayıttan ve ölçüden âzadedir, manevî sulta ve disiplin boyunduruklarından hiç birinin hükmü altına giremez; hasılı tam mânasiyle tabiat ve madde insanıdır.
tarih, şahsiyet, ruhî hayat ve mesele sahibi milletler için de böyle bir tip, ancak bozucu ve çürütücü olabilir. hele yeni bir hayat ve tekevvün arayan ve henüz olamamış bulunan milletler amerikalıyı örnek aldıkları gün, meydana, bütün lûgatçesi 10-15 kelimeden ibaret, her ân çiklet çiğneyen ve homurtu halinde konuşan ve anlaşan, hiçbir ruhî müeyyideye kıymet vermeyen başı boşlar topluluğundan başka birşey çıkamaz. amerikalı tipi, kendi vatanında belki her türlü içtimaî emniyet ve murakabeye malik olabilir; fakat taklitçilerinin dünyasında sadece felâkettir. amerikaya gidip amerikalı olmak belki iyi; fakat milleti içinde amerikalılaşmak mümkün olduğu kadar kötü...
başınızı kaldırıp büyük şehirlerde şöyle bir halimize bakacak olursanız, amerikanizm denilen âfetin, kılığımızda, meşrebimizde, üslûbumuzda, edamızda bizi kendimizden ne kadar uzaklara götürdüğünü, yahut götürmek istediğini sezersiniz.
mekteplerimize, gençlerimize, züppelerimize, zevk-u safa hayatımıza; ve oradan müesseselerimize, evet bütün müesseselerimize dikkatle bakınız yeter!
bir amerikan gemisinin i̇stanbul'a geldiği gün, şehrin geçirdiği telâşın, (noel) babanın çıkını etrafında çocuklar geçirmez.
eğer arada bir kendilerinden şu veya bu tarzda, hattâ bayrağımıza kadar uzanan kabalıklar görüyorsak, bunu, amerikalının mizacında değil, kendi ruhî zebunluğumuzun muhatabımıza verdiği gururda aramalıyız.
i̇ktisat reçetelerine kadar her şeyi sonsuz cömertliğinden beklediğimiz bir millet fertlerinin bize karşı ulvî hareket etmesini beklemek ve böyle bir istidadı da amerikalıdan ummak, yerinde sayılamaz.
bize düşen, kendi kendimize sahip olarak, amerika'nın ebedî müttefiki, amerikalının da "sen sensin, ben de ben" tarzında dostu olmaktır. amerikalıyı da böylece kendimiz için bir saadet unsuru kılmak... yoksa belâ haline getirmek değil...
bunu en küçük milletler yaparken biz yapamazsak hazin olur. amerika da ancak böyle bir şahsiyete maddî ve manevî itibar biçebilir. yoksa, gelip geçici menfaatleri bakımından alâkadar olduğu; ve bir amerikan bahriyelisinin iki yana açık bacakları arasındaki perspektif içinde mutalea ettiği kadrodan ileriye geçemeyiz.
dış siyasetimizde amerikan ve iç bünyemizde amerikanizm politikasını, kendimizde tecezzi kabul etmez bir şahsiyet vâhidine göre ayarlamakta, devlet ve millet çapında kalkınışımızı kuşatacak derecede büyük ve her işe hâkim bir mâna gizlidir.
bu mâna ta merkezinden ele geçirildiği gün, türk ve amerikan bayrakları, biri şu kadar yıldızlı ve öbürü sadece ay ve yıldızlı, iki ayrı dünyanın iki ayrı ve fakat daima beraber mümessilleri halinde yanyana göndere çekilebilirler.
necip fazıl kisakürek
büyük doğu dergisi / sayı 20 /17
--spoiler--
(#13145836) buradaki entry e verilen cevaptır ve genellikle kemalistlerin kullandığı,
--spoiler--
sen anandan gene doğardın ama baban belli olmazdı
--spoiler--
gibi bir uydurukdan teyyaredir.Unutmamalıki bu devirde boşanmalar artmış piçler çoğalmıştır, aslında daha önceki sistemlerde bu iş daha sıkı idi ve babalar belliydi çünkü namus o zaman BACAK arasında idi ancak artık namus beyinde olduğundan onunla bununla yatanlar eğer poşeti unutursa etrafa piç saçılacağını unutmuştur.
ne yazıkki kemalistler bu entryden sonra - basar küfür eder.
--spoiler--
türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacakdır...
mustafa kemal atatürk
--spoiler--
kendisinin yukarıdaki gibi bir cümleden bahsetmesine rağmen ne içindir ki 700 yılımızı silmek hatta islama girmekde dahil 1000 yılımızı ecdadımızdan saymıyormuyuz acaba diye sorulan soru ve dahasında acaba ecdadımız atatürke kadar mı diye tarih kitaplarına baktığınızda sorabileceğiniz türlü türlü şeylerden sadece biri.
kho nun internet sitesinde yayınlayan bildiride kabul edilebilir okullar arasındayken indirilen pdf dosyasında ise kabul edilemez liseler arasından bulunduğundan cevabı merak edilen sorudur.
ateistlerin "tanrı varsa niçin bu kadar savaş açlık yoksulluk var" gibi aptalca olan sorusuna verilebilecek cevaptır onlara sorulmalıdır ki acaba
hiç bunlar için tanrıya dua ettin mi ? ettiysen nasıl dalga amaçlımı etmediysen daha ne ?
--spoiler--
ki ateistler bu başlığı gördükden sonra entryi - oylayacaktır.
--spoiler--
günümüz chp sinin atatürk ile alakası olmaması durumudur.
şu anda atatürkün değil. kendine milli şef dedirten ve hitler özentisi bir korkağın izinden gitmeyi reddedenler ve bunun atatürkle alakası olmamasını düşünenlerin görüşüdür.