Çoktan yapmam gereken fakat bi türlü yapamadığım şeyi bu gece yaptım. Silindi mi tabi ki hayır sadece gözümün önünden yok ettim onu. Gönlümden silinir mi bilmem. Çok oldu yetti bıkmak değil de yoruldum artık. Görmek huzur mu veriyordu bilmem. Doğru bildiğim bi kamyon dolusu yanlış oldu doğru diye bir şey kalmadı artık. Canıma öyle tak etmiş ki bi yanım çok küçük de olsa huzur buldu. Hayatımda nefret ettiğim kaldıramadığım popüler kültür yine çıkardı kalbimi. Her gün biraz daha duygusuz oluyorum. iyi mi kötü mü bilmem. Çıkarsız beklentisiz sevmiştim oysa ki. Ne yaptıysam olmadı. Ben elimden geleni yaptım içim rahat sadece sevilmemek olayını iliklerime kadar hissettirdi sağolsun. Resmen oynadı 1 dakika içinde bi köşeye attı beni. Söyleyebileceğim tek şey helal olsun. Oysa ne de masum demiştim ilk gördüğümde. Hayatımda senin kadar kötüsünü görmedim. pislik aktı o kötü kalbinden. Hayatta da mutlu olamazsın bunu da yazdım beynime.
Bugün önce beni kendine çekip sonra reddeden kızın söylediğini duyduğumda bana dünyanın en saçma cümlesi gelen hede. Ulan 6 aydır emek veriyorum daha bir kere adımı söylemedin bırak adımı söylemeyi bir merhaba demedin vicdansız.
Beni gördüğünde yüzünü buruşturdun o yüz ifadesi yüreğime kaç kere saplandı haberin var mı senin? Kaç gece uyuyamadım kaç gün seni düşünmeden bir saniye geçirmedim be insafsız. Üzülme kirilma diye kendi doğrularımdan vazgeçtim gururumu ayaklar altına aldım sevgi için. Sen yine yüzünü buruşturup öküz bakışı attın bana. Pes etmedim gözlerinin içine baktım hep. Ben gözlerinin içine bakarken sen hep farklı yöne baktın başkalarından bahsettin yanımda. Kalbimin yüzeyinde alan kalmadı oklardan. Kendi halindeki neşeli adam gitti sacmasapan bir insan oldu bu adam 6 ay. Oysa bana zamanında yaptığın kahvede senin isminin harfleri çıkmıştı ya hani. Dünyanın en mutlu insanıydım o gün sonra mutluluk nedir unuttum. Artık tam kendi kendime demiştim istemiyor seni iğne ucu kadar sevmiyor işte rahat bırak hayatını yaşasın ben severim kendi içimde sonra oklar çıkar bir bir normalleşirim unuturum diye. " Sevgi emek ister"miş. Kaç asır daha emek vermem gerekiyor acaba?
Dünyalar dolusu acı çekerken onun bu acıyı bu sevgiyi gördükçe memnun olması sonucu artık gerçekleşmesi gereken eylem. Bi insan nasıl bu kadar sevilir hala anlamıyorum o kadar kazık var ki dünyada hadi bunu geçtim bunu da geçtim diyosun hiç beklemediğin anda sol yanından geliyor öyle bir yere saplanıyor ki acı çekiyorsun dursun orda diyorsun acı çekiyorsun çıkarmak istiyorsun daha fazla acı çekiyorsun. Sol yanınav öyle bir oturmuş ki o yatarken o uyanırken o konuşurken o bakarken o işte o yolda o banyoda o tuvalette o. Bazen bir sigaranın dumanında bazen bir şarkının ruhunda. Sonra sevilmeyi de bırakmıyor sevilen olmak istiyor hep. Sevildiğini hissettirince daha kötü oluyor herşey. Oysa başlangıçta o kadar masumdu ki herşey. Kelebekler uçuşuyordu her yerde. Masumiyetin çocuklukta kalmış olduğunu bir kez daha hatırlattı hayat.
Yıkar insanı tam manasıyla. Sevilmemek zordur insanı yıpratır başka birine tercih edilmek depremdir. Sallar sürekli insanı perişan eder. Kalbi atmaz insanın ruhun sallanır ama kalbin atmaz.
25 gün önce beni hayata tekrar bağlayan birine teklif edip reddedildiğim içler acısı durum. Çok mu zor lan benimle kahve içmek. Hayatıma zehir gibi acı oturdu.25 gündür kahve içmiyorum içemiyorum. içersem zehirlenecekmişim hissi var yüreğimde.
Evet seviyoruz çok seviyoruz be abi. Ne kadar samimi bir söz bana biri bu sözü söylese nasıl kırarım ki onu nasıl incitirim ama karşındaki inanmaz bu söze çoğu zaman canı yanmıştır geçmişte. inanmaz öyle hemen gözlerle söylersin bu sefer yine inanmaz. Bi insanın güvene olan inancı nasıl tekrar kazanılır ki. Bi insan senin çok seviyoruz be abine nasıl inanır ki. Hayat o kadar yıpratıyor ki bizi çok seviyoruz be abiyi yürekten söyleyemiyoruz demek ki karşımızdaki inanmıyor sen de yalancısın der gibi bakıyor. Bi saatten sonra sen de bıkıyorsun çok seviyoruz be abiden sevmemeye çalışıyorsun olmuyor.aradan zaman geçiyor çok uzun zaman geçiyor tekrar başlıyorsun çok seviyoruz be abiye. Az seviyoruz be abi!
Samimi bir evin bir odasını kütüphane bir odasını sinema odası bir odasını tartışma odası bir odasını oyun odası yapmak. Hayatımda beni etkilemiş yaa da etkileyecek insanları bu eve sürekli davet ederek sabahtan akşama kadar dişe kemiğe dokunur konularda sohbet edip akşam da sinema ve oyun salonunda vakit geçirmek. Kütüphanede kahve yudumlarken kitap okumak.kafaya estiğinde dünyanın herhangi bi bölgesine gidip gezmek.
Türkiye de ki en büyük tabulardan biri. Ebeveynler deli gibi ısrar ederken evliler sakın ha diyor daima. Hatta bazı evli arkadaşlar çok akıllı adamsın diyerek de bekar erkekleri onore bile ederler.
Sevilmeyen sevilemeyen bir insan olduğumu bugün hayat bir kez daha yüzüme vurdu. Kimseye kızamıyorum heyecanlanamıyorum şaşıramıyorum hayat tepkilerimi almıştı zaten elimden sevgiyi de aldı sonunda ne kaldı ki elimde iş kariyer para. insan mutlu olmadiktan sonra parayı nee yapması gerektiğini bilemiyor işte.
Yıllardır bütün herşeyi mutluluk için yapan ben bugün mutsuzluktan yalnızlıktan sevgisizlikten oluyorum zannettim. Hayatıma anlam katacak insanları da ben mutsuzluğuma dahil edemedim ya da onlar girince hayatıma mutsuzluk çıkacaktı ya hayat istemedi belki de. Hayat gerçekten bu kadar zor mu?
Önemli bi iş görüşmesine gitmeye 4 saat kala hala müzik dinleyip uyuyamamak,yazın eriyip bitmesi,istenilen tatilin yapılamaması,kafada ünlemlerden Çok soru işaretlerinin olması,sigara iÇilmiş odada uyumaya Çalışmanın ürkünÇlüğü,3. Viteste sesi duyulan otobüs,tangır tungur kapatılan kapılar,fizy ve yalnızlık...
aklını seveyim aklını. tarihteki zeki ve çalışkan insanlardan bir tanesi. ama en önemli özelliği bence cesareti. şimdi bile konuşulmaya korkulacak konuları tam 1 asır öncesinden gündeme getirip ve inanılmaz bir şekilde bir çoğunu sonunda kabul ettiren insan. adam kendi bilinç altını yönetmeye çalışıyor biz kendi bedenimizi yönetemezken. saygı duyarım
bütün söylediklerim yalan değil amaaa arada bir abartıyorum ve pişman oluyorum. ama yine bir bakmışsın tekrar ufak bir yalan söylemişim. yalnız bize öğretilen dayatılan yalan söylemenin kötü bir şey olduğuydu.acaba ben yalan söylediğim için mı pişman oluyorum yoksa bize toplumun öğrettikleri için mi pişman oluyorum onu da zerresine kadar bilmiyorum.
Tüm bu hengame yaşanırken bugün şahit olunan inanılmaz olay. Eylemciler polisi polisler eylemcileri kovalarken büfeci raci amcanın, mantıcı zülfiye yengenin, dönerci reşat dayının guinness rekorlar kitabına girecek kepenk indirme mücadelesine tanıklık ettim bugün. Gaz bombaları havada uçuşurken taşlar parende atarken bir yandan ekmek parası kazanmaya çalışan esnaf aniden kepenk indirdi bugün.
sabah erken saatlerde işe giderken yada geç saatte işten dönerken kapalı rastlamanin imkansız olduğu esnaf bu ay daha az para götürecek belki evine. Bu kimseyi haksiz ya da haklı çıkarmaz ama Diren Türkiye!!!
bazen vay a.. deyip hayretler içerisinde kaldığım bazense saçmalığa bak a.. diyerekten izlediğim dizidir. mickey'in zekası, danny'nin çılgınlıkları ve stacie'nin güzelliği ayrı bir tat verir. her zaman takldıkları eddie'nin öğrenilmiş çaresizliği izlemeye değer.
en kötü yanı sezonunun 6 bölüm çekilmesidir. büyük zeka içerir.
çok seksi gelen kız küfürbazıdır. hele erkek edince mantıklı olan küfürleri ağzına alınca tadından yenmez o kız. ayrı bir seksiyet katar bu kadın kısmına.
küçükken annem babamdan saklı içerdim yine bana aynı hazzı veren hede. çalıştığım kurumun tuvaletlerinde sigara içmeye bayılıyorum. zaten kapalı alanda sigara içilmesi yasakken bir de yakalanırsam işten kovulma tehlikesi var ya ayrı bi zevk veriyor bana. evde rahat rahat oturup sigara içmekse berbat.
starbucksa gidip tavşankanı 2 şekerli bi çay içip pizza pizzada tereyağlı lahmacunu ısmarlayıp mcdonaldstan buz gibi köy yoğurduyla yapılmış ayranı alarak j.lo'nun karşısına geçip afiyetle yedim.
sahurda çok yemişim gece çok acayip rüyalar görüyorum.
"dutucuyum ben. bizim oraların hepiciği muhazafakar." söylemini zaten çok küçük olan beyninin en ücra köşesine gizlemiş zaman zaman çıkarıp kullanan kız.
haftanın yorgunluğundan sonra havuza gitmek, denize gitmek, nargile içmek, arabayla gezmek gibi eylemlere tercih edilen yatak masajıdır. uyanıp yatakta gereksiz işlerle uğraşmaktır. yastığınla sevişmektir. sevişmek dediysek öyle ağzunun suyu ahmasun delüğanlu.cinsel anlamda değil tinsel anlamda sevişmek, sevmek yani. sıcaklığını yanağında hissetmek. şefkatini saçlarında hissetmek. nevresimin soğukluğuyla serinlemek.