ohoo o da bir şey mi, ben incir reçeli'nin fragmanı internette dönmeden önce myspace'de tanımıştım halil abi'yi. hatta mesajlaşmışlığımız bile var kendisiyle myspace üzerinde... ama şimdi dinleyince aklıma çocukluğum geliyor. lolipopumu düşürünce bile bu kadar acı çekmemiştim. sözlük formatı da neymiş??
kaybedecek bir şey yok şarkısına başarılı bir klip çekmiş sanatçı. sesinin yanı sıra, zatî güzelliği de ayrı bir konu. buyrun klibi izleyelim hep birlikte:
özel mesaj yoluyla hakaret edip karşı tarafı provoke eden ve akabinde küfür yiyip çaylak olmasına sebep olan yazar. moderasyon ise kendisinin hakaretini pek ala görmezden gelmektedir onca şikayete rağmen. sonu hayrola diyorum.
sağ frame'de mesaj butonunun üzerinde "çaylaksınız, sözlük formatı" linkini görmesiyle başlar; sözlük formatını tekrar gözden geçirip 10 entry girmesiyle sona erer. (diye umuyoruz) imza: TÇD
sanırım koreli kızlardan hoşlanıyorum. onların böyle mini mini gülücükleri, her fotoğrafta zafer işareti yapmaları, hele ki yataktaki marifetleri yok mu? kahrolsun tüm genellemeler...
çıktığı programların akabinde sözlüğü her defasında "pühehe bu mu la sözlüğün sahibi"ciler ve "ulan sanki siz çıksanız oraya iki kelimeyi bi araya getirebileceğinizi mi sanıyorsunuz heyecandan"cılar olarak ikiye böler. ayrıca iç açılarının toplamını, ayakkabı numarasına bölünce pi sayısını elde ediyorsunuz.
ya o değil de madem heyecanlısın konuşamıyorsun falan, bırak salça konuşsun madem konuşabilen birisi olarak. sen nefesini yakalarkenki o molalarda "ehi ben aslında komiğim de işte.." tarzı, hafif de beyazvari espriler yapıyor en azından.
son zamanlarda kızlarımızın yine bir cıbırlık yaparak "x aylığına x şehrindeyim." şeklinde ileti girdikleri site. nedir olayınız, nedir bu dikkat çekme çabanız lan?
kendini bir şey sanan sekizinci, yedinci, altıncı, beşinci, dördüncü, üçüncü, ikinci ve birinci nesil yazar isteği/söylemi. fakat böyle devrecilik olayına girerlerse hiçbir şey elde edemeyecekleri aşikâr. saygı hak edilir, zorla elde edemezsin.
hoş geldiniz dokuzuncu nesil yazar kardeşler. fake hesaplara da selam olsun!
karmayı umursamadığını iddia eden yazarlar var ya hani 400 500 civarı karması olanlar? sürekli "amk" diyerek küfürlü entryler yazanlar, sokak serserisi gibi ama her gün düzenli olarak felsefe yapan, felsefesini eksik etmeyen "hayatı sokaklarda öğrendim ben" tribiyle yazanlar var ya, heh, onlar işte yiyorsa gelip bu başlığa yazsın.
her interrail muhabbeti esnasında "aga önce anadoluyu gezmek gerek" geyiği yapan gözlüklü şişko bir eleman da bulunur. bu da interrail'in bir parçasıdır,; aslında parçası değildir çünkü o asla götünü kaldırıp da interrail yap(a)mayacaktır.