ekim 2014'te sinemalarda gösterime girecek film. tahmin edebileceğiniz gibi dracula üzerine kurulu bir film.* başrol olarak; luke evans dracula'yı, dominic cooper ise fatih sultan mehmed'i canlandırıyor. fakat filmin tarihi yönünden çok fantastik yönü ağır basıyor gibi. işin içinde dracula olunca haliyle olayın içerisine osmanlı da dahil oluyor. şurdan fragmanını izleyebilirsiniz.
bana sorarsan bullshit. madem dracula'yla ilgili bir film yapıyorsunuz adamakıllı tarihi gerçeklere dayalı bir film yapın. şahsen rumen olsam hollywood'a ana avrat söverdim. ama rumen değilim. o yüzden bana ne amk.
bu arada fragmandaki soundtrack de assassin's creed unity'nin fragmanında da kullanılmıştı. şarkıyı lorde söylüyor.
intellij tabanlı, google destekli bir android geliştirme ortamı. şu an daha preview aşamasında. stabilleşmesini heyecanla bekliyoruz. derleme işi eclipse'e nazaran baya bir yavaş. küçük çaplı projelerde kodlaması ve tasarımı daha kolay. büyük çaplı projelerde cortlama ihtimali yüksek ve zamandan çalması muhtemel. bir an önce stabilleşse keşke.
jeff küçükken britt ekland'ı televizyonda görür ve cinselliğini keşfetmeye başlar. artık her gün britt ekland çıkacak umuduyla televizyon izlemektedir. ailesi televizyona aşık olduğunu sanır. o ise televizyon her açıldığında erekte olmaktadır. haberlerde ve doctor who'da bile. bir gün ilahi saati'nde ailesinin önünde kontrolünü kaybeder ve elektrik çarpma tehlikesine rağmen televizyona cinsel olarak saldırıda bulunur. televizyon hurdaya çıkar.
bir de naked olayı var tabi. jeff küçükken naked kelimesini bir kağıda yüzlerce kez yazıp yüzüne sürttmüştür. ve striptiz kulübünde deli gibi içtikleri gecede sarhoş olunca gecenin kalanında sadece iki kelime kullanır. "naked woman". bütün diyaloglarda sadece naked woman naked woman şeklinde iletişim kurmaya çalışır.
görüntü işlemeyle uğraşanların sıklıkla karşısına çıkan fotoğraftır. örneğin opencv'nin kendine ait sampleları içerisindeki facedetect fonksiyonunda karşımıza direkt lena çıkıyor. fotoğraf ise esasen lena sjööblom'a ait.
uludağ sözlük tarihinde yerini almış hededir. çeşitli kellelerin gittiği, kutuplaşmaların yaşandığı, başlıkların silindiği bir dönemdir. uludağ sözlük moderasyonu adına tarihte adeta kara bir lekedir.
budapeşte'te andrassy bulvarı 60 numarada bulunan müzedir. hitler döneminde naziler tarafından, komünizm döneminde de 3 versiyonu da gabor peter tarafından yönetilmiş polis teşkilatı tarafından kullanılmış binadır. macarlar tarafından terör evi olarak nitelendirilir. her iki dönemde de bu binada tam anlamıyla terör yaşanmıştır. binlerce kişiye işkenceler edilmiş, canlarına kıyılmıştır bu evde. girişinde bir adet tank ve kurbanların fotoğraflarının ve isimlerinin olduğu yüksekliği tavana varan bir duvar vardır. yaşanılan kanlı dönemlere ait eşyalar, dökümanlar vs sergileniyor ayrı ayrı odalarda. döneme şahitlik etmiş macarlar ile yapılan röportajlar ingilizce altyazılı hali ile müze içerisindeki televizyonlarda yayınlanıyor. özellikle şöyle bir cümle var dikkat çekiyor: "you can forgive but you can't forget".
her bir odasında ayrı ayrı macar tarihiyle ilgili macarca ve ingilizce dillerinde metinler var. az kendinizi zorlayarak metinleri anlamaya çalışırsanız yakın dönem macar tarihine oldukça hakim olabilirisiniz.
ubuntu'nun smart phone lar için olan versiyonu. ilk izlenimlerim şu şekilde, eğer ki bu yaptıkları tanıtım hamburger reklamları gibi değil ise, yani reklamda gördüğümüz şeye benzemeyen tanımlanamayan bir şey ile karşılaşmayacaksak harbiden güzel olmuş işletim sistemidir. 11 den beri kullandıkları unity ve dash bunun için de geçerli lakin bunda bilgisayardakinden biraz daha kullanışlı. bir de söylediklerine göre şu felsefeyle geliştirmişler; "if you can touch it, you can use it". sağ üstte bulunan sistem simgelerine dokunmak suretiyle direkt sistem ayarlarına gidebiliyorsunuz mesela. kullanıcı arayüzüyle alakalı başka bir şey ise ekrandaki bütün kenarları kullanıyorsunuz. sol kenarı uygulamalar ve home tuşu için ayırmışlar. üst kenar bildirim ekranının açılması için kullanılıyor tıpkı android de olduğu gibi. sağ kenar bir önceki uygulamaya gidebilmenizi sağlıyor. alt kenar ise sizin için bir seçenekler menüsü açıyor. ve ekrandaki bütün bildirim çubuklarını vs gizleyerek kullanabiliyorsunuz ki bu da küçük ekranlı telefonlar için daha çok alan demek. home ekranı ise ta ubuntu 11 den beri ifrit olduğum unity arayüzünün benzeri. özellikle telefonda eğreti duruyor bence. gel gelelim alışılmayacak bir şey de değil. ama zor. bildirim ekranında ekstra bir yenilik var. facebooktan ya da başka bir yerlerden gelen mesajlar da, mesajlaşma sisteminize dahil olarak geliyor sanırım burayı ben de tam çözemedim. ama o tip bişey. neyse. gelelim geliştirici kısmına. full html 5 desteği veriyorlar. c ve c++'a ise java'ya nazaran daha çok önem vermişler. ki bu da uygulamaların hızlı çalışmasını önemsedikleri izlenimi yarattı. ayrıca tee videonun sonunda bahsediliyor onu da belirteyim, android ile çalışan bütün telefonlar ubuntu os ile de çalışabilecekmiş. yine de eğer ios kadar başarılı olmak istiyorlarsa donanım üreticileri ile çok ciddi alışveriş içinde olmaları lazım. lan amına koyim broadcom marka hiçbir donanım hiçbir linux sürümünde doğru düzgün çalışmıyor resmen adamı deli ediyorlar. alıcam levyeyi dalacam broadcom'un merkezine o olacak. öyle umuyorum ki smart phone piyasasındaki donanım üreticileri ile iyi ilişkiler içinde olurlar ve adam akıllı bir sistem ortaya çıkarırlar. izlemek isteyenler için canonical'ın kurucusu mark shuttleworth tarafından yapılan tanıtımı ahan da şurda;
edit: ekleyeyim dedim. sony marka akıllı telefon kullanıyorsanız eğer sony, cihazınızı rootlamanız için resmi olarak destek veriyor. yani rootlarsanız garantiniz gitmiyor diye düşünüyorum. resmi sitelerinde vardı bakmaya üşendim. herneyse, önce sisteminizin bir yedeğini alıp, sonra sistemi rootlayıp, sonra bu işletim sisteminizi kurabilirsiniz. tabi bu mevzular için erken şimdilik ama yine de burda bulunsun bu edit. zamanı gelince kurulabilir belkit.
edit2: 2014 yılına kadar çıkmayacağı duyurulmuş. nexus 4 veya galaxy nexus üzerinde ise denenebiliyor şimdilik. tablet versiyonu ise Google Nexus 7 veya Nexus 10 üzerinde denenebilir.
linux platformu için mario'dan esinlenilerek geliştirilmiş 2d oyun. kahramanımız tux bir gün manitasıyla piknikteyken bir yaratık gelip manitasını kaçırır. biz de onun peşine düşeriz. kartopundan canavarları ezeriz vs.
kebap seven, midesinin en kolay sindirdiği besin kebap olan, kebap aşkıyla yanıp tutuşan, ayinlerini kebap-soğan-şalgam üçlüsüyle yapan üyelere sahip tarikattır. sloganı ise; "allah'ına gurban"dır.