kimsenin diğer bir kimseyi zorla sevmesi istenemez.. saygı duyulabilir ve duyulmadığı anda şimşekler de çakabilir ve fek'at, 21. yüz yılda "neden sevmiyorsun ulenn"den öteye gitmeyen serzenişlere de hiç gerek yoktur.. atatürk diktatör-müdür? tartışılır.. ancak, etrafındakilerin diktatör olduğunu bilmeyen çok ayıp ediyordur.. (bkz: ismet inönü)
insan dünyaya gelir ve ölür. yaşadığı zaman diliminde yer, içer, sevişir, hastalanır ve deliler gibi eğlenir.. sever, sevilir.. hüzünlenir hatta sinirlenir de..
çocuğu olur! anne veya baba.. bazen en içli duyguları bünyesinde barındırıp bir bakış bile onu yerle bir edebilirken.. en azgın sinsi düşman dahi onu yolundan alı koyamaz..!
insanoğlu hayatta bunların hepsini veya daha çoğunu yaşar ve yaşatır..
tüm bu anlatılan duygu-düşünce, yaşam ve ölüm arasındaki en ince nokta da Rock yer alır.. onda bir felsefe bir yaşam biçimi vardır.. ve rock* hayatı bize tüm çıplaklığı ile gösteren yegane müzik türüdür.. ve bu türünde tahdında, led zeppelin oturmaktadır..
evvel zaman içinde Rock adlı bir şaheser yaşardı.. şu an gönül ve ruhlarda yaşamaktadır..! şimdilerde ise pop ve onun kültürü yaşanmaktadır.. lady gagada ister beğenilsin, ister beğenilmesin yeni nesil pop ikonudur ve bir programda da bu işin üstadı madonna ablası ile parodisine saç ve baş olmak üzere kavgaya girmiştir-ki, mecazi bir mesaj taşıdığını düşünmekteyim..
ayrıca bu entryi okuyacağını varsayarak kendisine bir önerim olacak.. kafasına taktığı obje + nesnelerle pek meşhur olan GaGa'lı kızımıza, güzel bir ingilizaygırının cinsel uzvunu takmasını öneriyorum.. sıkıldıkça da üzerine oturabilir tabii ki..
bomba kanal flash tvnin en bomba programı her cevhere altında Ajdar anikin vanlı müslümü överken dibe çeken bin bir katakullisinden sonra aynı sahneyi vanlı müslüm ile lutfedip paylaştığı anda seyirciye dönerek: "beni ve müslümü aynı sahnede 'görmenizi sağlıyorum'..!" diyerek özlü ve felsefi sözünü akıllarımıza nakşetmiş ve biz fanilere ne denli küçük varlıklar olduğumuzu bir kez daha oturduğu ulvi makamından hunharca hatırlatmıştır..!
küresel ısınma dönemine giren yaşlı ve naif dünya'mıza da can-ı gönülden atıfta bulunulabilecek bir albüm adı..
gerek söz gerekse müzik kabiliyeti, felsefesi olarak buna sesini ve kişiliğini de ekleyerek çok iyi baladlar ve Hitrock şarkılarına imza atacağına inandığım rockun sezen aksusunun merakla beklediğim (5 senede bekletilmez ki ya huu) Albümü..
ahanda "popüler kültür eleştirisi yapıyoruz.." yerine, ağır ve vakarlı bir şekilde yapan.. ancak anlaşılamamasıda doğal olan şahsiyet.. Zira; "entelektüel kulvarda yüzen arkadaşımız.."
bu kadar iğrenç bir sesle bile sezen aksu'nun konserinde sahneye çıkardığı (-ki can tanrıyar'n tokatından korktuğu için sahneye çıkarttığından süpheleniyorum..) organizma..
ses düzeni gayet iyi olan program ve fek'at, Program'ı arayan kişilerin; televizyon ve telefon arasındaki ses düzeneyini anlayamadıkları için.. hiç bir suçu olmadığı halde Okan Bayülgen'in kendisini "Suç Üstü yakalanma" hissiyatı ile paraladığı program..
yüz ölçümündeki; "ben annelerin yanağından makas almak için sıraya girdiği yegane kişiyim" ifadesi ile insanda, (popüler kültüre savaş açarken aynı anda o kültüre nasıl malzeme olunurun (bkz: kafanı kırarım köpek) konuk olduğu cnnturk'de saba tümer'e yansıması) gibi duyguları tetikleyen tv şeysi.. yinede severiz..
mide ağrısına bire bir..! hele birde yeni sahne arkadaşını yanına koyabilirseniz bir daha mideniz ağrımayacaktır zira içersinde ne varsa çıkarabilecek güçte iki yaşam formu..
insan (allah göstermesin) hayatta iken kıyameti yaşayacak olsa, galiba filmdeki sahnelerden daha fazlasını göremezdi.. ve fek'at filmde aslında kıyamet kopmuyor gezegenler sübhaneke boncuğu gibi dizildiğinden mukabil doğa dengesini bozuyor..
fiilmdeki tüm klişeleri bir kenara itip en bilinen klişeyi hep bir ağızdan söyleyelim "adamlar yapıyorlar abi" gerçekten öyle..
90'lı yıllara damga vuran albümleri sayarken nirvana'dan nevermind'i, radiohead'dan ok computer'i örnek vermesi (ki haklı olabilir) ve fek'at queen'in 8. dünya harikası innuendo'yu anmaması şaşırtmış ve yetkilileri göreve davet etmemize neden olmuştur..
bir yazısında; woody allen'ın vicky cristina barcelona filmindeki 3'lü grup sex'i öve öve everest'e çıkartmakla kalmayıp aynı zamanda "aceba bizlerde bunları yapabilirmiyiz..?!? bizler bu kadar cesur olabilirmiyiz..?!?" diye bizleri bu özlü sözlere ve sorulara gark eden bu (büyük türk şaman düşünürü)..
hüküm giymiş hayaller'le geçen bir kaç hovarda haftadan sonra ise şöyle yazmaktan da geri durmamış ve dahası duramamıştır sevgili dostlar.. gittiği ünlü bir gece kulübünde 18-19 yaşlarında genç bir kızın bağıra çağıra alkollü bir şekilde konuştuğuna şahit olmuştur ve genç kızın bir kaç gün önce çocuk aldırdığını umarsızca anlattığından vicdanı sızım, sızım sızlayarak bahsederken şu incileri serpmiştir önümüze; "biz bu hallere nasıl geldik" breh.. breh.. breh..
biz bu hallere nasıl geldik sualinin cevabını sanıyoruz (büyük türk şaman düşünürü) kendi yazısında bulacaktır..