steve mcqueen'in 'açlık' filminde oyuncu michael fassbender'ın dramatik bir şekilde karşılığını verdiği soru.
Çocukluğundan beri uzun mesafe koşucusu olan, tabiatla ve vücuduyla garip bir uyum içinde olduğu görülen tutuklu ira lideri bobby sands vücudunun ve tabiatın ihtiyaçlarının tersine ama aslında onlarla derinden uyumlu bir şey yapıyor, aç kalıyor. bu durum günler geçtikçe mistik bir yolculuğa dönüşüyor. filmin sonunda zihinde kalan ise aniden havalanan kuşlar oluyor sadece.
banyan ağacı'nın- ficus bengalensis- dallarında yeni ağaçlar kök saldığı için halk arasında ' bahupada' yani çok ayaklı da denir. büyük bir alanı kaplayan gövdesiyle hindistan'ın milli ağacıdır. Banyan ağacı hindistan efsanelerinde ölümsüz kabul edilir.
Türkiye`deki dağlar büyük bir zenginliği barındırmaktadır bu nedenle, dağlarımızın biyolojik zenginliğinin korunması ve sürdürülebilirliği için gerekli tedbirlerin acilen alınması gerekir.
Dağlık alanlar, endemik bitki türleri, böcekler, kuşlar, sürüngenler ve memeliler için sığınak vazifesi görmektedir. Eteklerinde yaşayan insanlar başta olmak üzere tüm canlılar için temiz hava , su, gıda ve diğer doğal kaynaklar açısından da hayati bir önem taşımaktadır.
Dağ ekosistemleri sıcaklığı, yağışı ve dolayısı ile su döngüsünü belirleyerek, tarım, ormancılık ve turizm gibi sektörleri besler.
iklim Zirvesinin Kopenhag'da toplandığı ve Dünyamızın geleceğinin konuşulduğu aynı günlere rastlayan 11 Aralık Dünya Dağlar Günü farklı bir anlam kazanmaktadır.
Kyoto Protokolünün süresi 2012' de doluyor. Kyoto Protokolü'ne göre gelişmiş ülkelerin karbon salımlarını azaltmaları gerekiyor. Buradaki kriter ise 1990 yılındaki seviyeler. Gelişmekte olan ülkeler ise Kyoto Protokolü kapsamında herhangi bir yükümlülük altına girmiyor. Ancak bu ülkelerden karbon salımını azaltmaları yönünde adımlar atması bekleniyor. Kyoto 2012'de devre dışı kalacak. ülkeler şimdi bu protokolun yerine geçecek yeni bir oluşumu tartışıyor. Bunun içinde şu gunlerde Kopenhag' da tüm tarafların katılımı ile Taraflar Konferansı yapılıyor.
işte tam bu süreçte, Himalayaları ve dağları kurtarmak için Zirvecilerin Zirvesi (Buluşması) gerçekleşiyor. Nepal' den ve Dünyanın çeşitli bölgelerinden dağcıların dünya mirası olan Himalayalar' daki iklim değişikliklerinin tehlikelerini, dünya topluluklarına aktarmak için organize edilen Dağcıların yürüyüşü 11 Aralık günü Kopenhag' da gerçekleşiyor. Dağcılıkta ikon olmuş isimler, zirve kıyafetleri ile Kopenhag caddelerinde yürüyecek ve bir çok dağ sever de dağları iklim değişikliğinin etkilerinden kurtarmak için deklarasyona katılmak üzere kendilerine eşlik edecektir.
Küresel ısınma dünyamızı hızla tehdit ediyor. Hint Okyanusu' ndaki ada ülkesi Maldivler' de bakanlar kurulu iki ay önce su altında toplanmıştı. Nepal Hükümeti ise aynı amaç ile geçen hafta Dünyanın çatısında Everest ana kampında 5242 metre de Bakanlar Kurulu toplantısı yaptı.
Türkiye' de üzerine düşen vazifeyi derhal yapmalıdır. Enerji Politikalarımız yeniden gözden geçirilmeli, Termik santraller yerine ülkemiz için uygun olan rüzgar ve güneş enerjisinden daha fazla faydalanılacak yatırımlara hız verilmelidir. Karbon salımı azaltımı konusunda kendisine yeni bir hedef belirlemelidir.
çevre Politikamız engelleme veya geçiştirme diplomasisi üzerine değil, geleceğimizi belirlemek ve çocuklarımıza yaşanabilir bir dünya bırakmak amaçlı olarak üst düzeyde Kopenhag' a katılmalı ve anlaşmazlıkların çözüm noktasında liderlik ve birleştiricilik görevini üstlenmelidir.
Kopenhag' da oluşturulacak anlaşmada, Türkiye de, gelişmiş ülkelerin iklim değişikliğinin önüne geçebilmek için anlaşmak zorunda olduğu, (1990 seviyesine göre) 2020 yılına kadar yüzde 40 ve 2050 yılında da yüzde 100 salım azaltım hedefleri için kendi payına düşeni hakca ve sürdürülebilir bir çerçevede gerçekleştirmelidir .
iklim değişiklikleri öncelikli olarak dağlık alanları etkilemekte ve bundan dolaylı olarak tüm canlılar da etkilenmektedir. Eğer gerekli tedbirler alınmaz ise milyonlarca canlının temel ihtiyaçlarını karşılayan dağlık alanlarımız hızla yok olacak ve hayat bitecektir. şimdiki ve gelecek nesiller için dağlarımızı korumak zorundayız.
başta dağlarda yaşayanlar ve dağcılar olmak üzere, doğrudan veya dolaylı olarak dağlardan yararlanan herkesin 11 Aralık dünya Dağlar Gününü kutluyoruz.
fabrika'nın güzel sesli şarkıcısı. bir zamanların en iyi yılan dansçısı , orhan gencebay şarkılarının en iyi yorumcusu;
Bütün saatler dursun
Dert rüzgarları sussun
Aşk güneşi bahtıma gülerek doğsun
Şimdi aşk zamanıdır aşk ömrün baharıdır
Bırak sarhoş olalım meyler aşk şarabıdır
Şimdi aşk zamanıdır aşk ömrün baharıdır
Bırak sarhoş olalım içtiğim aşk şarabıdır.
defalarca ölümden kurtulan, gelmiş geçmiş en büyük alpinistlerden biri olarak görülen sloven tomaz humar nepal' de 7,234 metre yüksekliğindeki langtang lirung dağında öldü. 40 yaşındaydı. Tomaz Humar solo yüksek irtifa tırmanışlarıyla dağcılık tarihine adını altın harflerle yazdırmıştı.
Humar, 5 kasım' da solo olarak tırmanışa başlamış, 9 kasım'da uydu telefondan arakadaşlarını arayarak bacağının kırıldığını söyleyerek yardım istemişti. cesedine 14 kasım 2009' da ulaşıldı. web sitesinden kendisiyle ilgili kendi sözleri :
"He was never a man of rules. He decided very early on in his life that his story with the mountains would be his alone and that his journeys would be set by nobody but himself. He denounced classical Himalayan expeditions where one has to follow the rules of a leader and became the master of his own destiny."
'Kullanmayacağımız bir bilgeliği edinmek için doğu'ya bakarız, bulamayacağımız bir sırrı keşfetmek için de uyuyanlara. peki geceden ne haber, o korkunç geceden? karanlık, senin aşığının yüreğinin tünediği bir kümestir, ve seninle onun aranıza bağırsaklarındaki berbat yabancılaşmayı boşaltarak senin ve onun ruhlarınıza gaklayan bir gece kuşu. gözyaşların onun amansız nabzıdır. gece insanları ölülerini gömmmezler ama senin yani uyanık sevgililerinin, boynuna asılır yaratık, hareketlerinden sıyrılarak. nereye gidersen o da seninle gelir, ikiniz gidersiniz, sen canlısındır, o ölü, hiç ölmeyecektir; günişığına, hayata, acıya çıkarsınız ta ki ikiniz de leşe dönüşene kadar'.
zihne imgelerle değil kokularla birdenbire gelir, keder de hissedilebilir o an neşe de ve bir an sonra birdenbire gider. ne hatırlamıştım? hayır, asıl soru; ne hissetmiştim o an?
bilgi üniversitesi'nde sinema dersleri veren çok özel bir şahsiyet, sinema eleştirmeni, yazar, ve türkiye'nin en büyük çevirmenidir.
perşembe günleri radikal gazetesi'ndeki köşesinde film eleştirileri yapar.
çevirilerinden bazıları;
dostlarımızın dostları- henry james
bütün masallar, bütün öyküler - oscar wilde
jacob'un odası - virginia woolf
washington meydanı - henry james
ada ya da arzu - vladimir nabokov
varolmanın dayanılmaz hafifliği - milan kundera
lolita - vladimir nabokov
büyük uyku - raymond chandler
kurbağa güncesi - günter grass
yolları çatallanan bahçe - jorge lois borges
bir gün batımının ayrıntıları - vladimir nabokov
samuraylar arasında aşk - ihara saikaku
insanlar, hayvanlar ve yırtıcı hayvanlar - saki
aynı zamanda bir roman, bir deneme ve iki öykü kitabı yazmıştır;
esrarengiz bay kartaloğlu
yerüstünden notlar
hiç niyetim yoktu
bir şey oldu