hükümetin çalışanlar içinde nüfus artışı için sadece asgari ücretliyi gazlaması eylemidir. adam zaten gariban, yok vergi teşviği falan deyip neden onlara oynuyorsun, diğer insanlara çalış. 3 çocukludan vergi alınmayacak diye haber çıkıyor bir bakıyorsun altında asgari ücretli için yazıyor. ben de ülkemin nüfusunu artırmak istiyorum, o doğrultuda çalışmalarım var, şu an üçteyiz. ama karşılığını hiç alamadım, hevesim de kırıldı, yapmıcam başka çocuk , illa fakir mi olmak lazım.
eksi 500 karma ve daha aşağı puanı olanlar toplumsal hassasiyeti olmayan,iğrenç entryler giren tiplerdir. bunların zırvalamalarına eksi bastıkça daha bir şehvetlenip daha da saçmalamaktadır. cin yoktur olsaydı ben şimdiyre kadar skrdm demek nasıl bir iğrençliktir. kürtleri ,dindarları, bikini giyen kadının kocasını, alevileri aşağılayarak alçalmak, alçalırken orgazm olmak nasıl bir duygudur? -500 den sonrası atılmalıdır. fikre saygı duyarım ama nefret suçu işleyenlere duymam.
başlığın orjinali öğretmenlerin fakirlik psikolojisinden kurtulamaması.efendim eskiden üniversite sınavında çok parlak olmayan talebeler öğretmenlik fakültesine girerlerdi.2001 yılında öğretmen maaşı 224 tl idi bu yaklaşık 224 usd'ye denk geliyordu. ve gerçekten fakirlerdi. şimdi ise öğretmen maaşlarımız 1400 usd civarında.kar tatili olsa bile ek ders ücretlerini alıyorlar amma ve lakin fakirlik psikolojisinden kurtulamadılar.fazla ek ders almak için , sınavlarda gözetmen olmak için zaman zaman birbirleriyle münakaşa edenler, bim kuyruğunda beklemeler,ucuz kıyafet aramalar hep bu eski dönemin psikolojisinden kurtulamamalarının eseri.yapmayın hocam artık geliriniz iyi çıkın dolaşın biraz.
genelinin işsiz güçsüz antisosyal tembel pc bağımlısı protest tipler olmasından mütevellit biraz da cool takılıyorum ayağına sudan sabundan uzak durmaları ile oluşan yaz sıcağında dışarda kalmış ekşimek kokusuna benzer kokularının olmasıdır.
bu bir tahmindir.apış araları da çok kokuyordur muhtemelen.
enteresan lafını en çok futbol yorumcularının kullanması olayıdır. enteresan bir gol, enteresan bir pas, enteresan bir karar vs. bu kelime sayesinde kendilerine bir entellik katmaya çalılıyor olabilirler. enteresan entellektüel birbirine benziyor zaten.
pantolonun önüne çadır kuran, sokaktaki namuslu kızlarımıza laf atıp, küfürlü konuşan abazanlar sokakta dolaşmasın. evde internet, film falan baksınlar.
edit:başlıkta abazanın n sini unutmuşum, abaza milletiyle alakası yoktur yazdıklarımın.
sözlükteki ankete dalga geçici entry girerek yazarını ima yollu eleştirmek eylemi. sen de anket aç sana da yazalım kardeşim, anketçilerle ne şakşak geçiyon.
Gezi olayları iyi yönetilemeyen kriz olarak Türkiye tarihine geçti diyen pek çok analiz yapıldı son haftalarda. Barışçıl ve ufak çaplı başlayan bu toplumsal muhalefet, eğer daha önce pek çok kereler yapıldığı gibi kendi hâline bırakılmış olsaydı sönümlenip gidecekti. Hükümet ilk kez toplumsal muhalefet ile karşılaşmıyordu. Muhalefet ilk kez sokağa çıkmıyordu. Genellikle her iki taraf da birbirinin aşağı yukarı nasıl davranacağını kestirebiliyor ve bu tahminler üzerinden giderek bir strateji belirliyordu.
Oysa bu sefer beklenmedik bir durum oldu. Siyasal iktidarın aldığı baskıyı artırma kararı, uyguladığı orantısız güç, müzakereye yanaşmama tutumu ve giderek sertleşen üslubu ile krizi sürekli olarak tırmandırdı. Neden aşağı yukarı on yılı aşkın bir zamandır yönetme konusunda deneyim kazanmış bir iktidar dışarıdan bakan herkese son derece akıldışı gelen bir tarzda bu süreci yönetti? Ne oldu da ülkeyi ikiye bölecek, devleti sadece yüzde ellinin devleti yapacak bu kararlar uygulamaya konuldu?
Ayaklananlar arasında başı bandanalı karta kaçmış Bodrum tayfası, işsiz kalmış kahvehane aktörleri, yoga yapan Budist eğilimli hanımlar, Nutuk okuyan Kemal askerleri, banka yakan varoş kopilleri, Aziz Yıldırım'ın intikamını almaya çalışan Fenerliler, yönetime kızan Beşiktaşlılar, "acayip karı kız düşüyormuş abi" diye eyleme koşan abazanlar falan da var ama kuşak kuşaktır.
işin ilginç yanı, şimdi baştacı edilen bu kuşağa daha düne kadar küfür edilmekte olmasıdır.
Daha düne kadar, bunlar "kafasını bilgisayardan kaldıramayan yeniyetmeler" olarak görülürlerdi...
Ayaklanmayı büyük bir keyifle karşılayan, başbakana gıcık bir profesör arkadaşım, "şaklabanlık yapmadan ders anlatamıyoruz, başka türlü anlamıyorlar, konsantrasyon süreleri de toplam üç dakika, bir videoklip süresi kadar" diye yakınıyordu.
Bu kuşak, "ancak Twitter'de 140 vuruşluk kompozisyon yazabilecek yeteneğe sahip, onu da başı sonu belli doğru dürüst bir cümle kuramadan yapan, üstelik imla kurallarını da bilmeyen" cahil bir kuşaktı... Öyle deniyordu...
En büyük günahı da "apolitik" olmaktı! "Biz 68 yılında ne güzel politika yapmıştık, bunların politikayla hiçbir ilgileri yok" diye hor görülüyorlardı. Hay Allah, bu gençlerden eskisi gibi solcu molcu da çıkmıyordu...
Ne oldu da birdenbire bu kuşak pırıl pırıl, çağdaş ve ilerici kesiliverdi?
sakaryada olmayan lokantasına sakarya şark(doğu) sofrası ismini koyup orada tavuk döner satan esnafın yaşadığı tezattan belki kendinin de haberinin olmaması durumudur.
tamamını yazabilsem, kocasına ben hayat kadını mıyım gelip gelip tıklıyon diyen kadın olacaktı. eğer öyleyse hani ücretim diyerek kadınlık vazifesinden rant çıkarmaya çalışan hatun kişidir. kafası karışık ama kurnaz bir karakterdir, komşularına bütün sırlarını ifşa eder.
herkese ayar vermeye çalışan başbakan artık sıkıcı olmuştur. kk ile konuştuğu mahalle ağzını herkese kullanabileceğini düşünen başbakan yanlış yapmaktadır. bir baba şevkati ile tüm milleti kucaklamalıdır.
paylaşım, sosyalizm edebiyatı yapıp kendi keyfi için her devrimciye veren kızdır. onun için devrimciliğin de bir önemi yoktur aslında. o kendi ihtiyacını gördürmektedir. çirkin olmasa solcu da olmayacaktır aslında. zamanında erkeklerden ilgi görse, iltifatlar alsa solcu olur muydu hiç.
birbirlerine film önerisinde bulunan, film kritiği yapan yazarlar topluluğudur.
ilk film önerisi de benden gelsin;
kardeş gibiydiler: filmde brad pitt,robert de niro, dustin hoffman gibi ultra yıldızlar oynamaktadır.suskunlar dizisi bu filmden uyarlamadır.
1960'lı senelerde Hell's Kitchen'da büyüyen Shakes, Michael, John ve Tommy ismindeki 4 genç, eşek şakası yaparken yaşlı bir adamın yaralanmasına sebep olurlar. New York da bulunan Wilkenson Center'da bir sene kadar hapis cezası yatan 4 yakın dost, cezaevindeki görevli gardiyanların kötü muamelesine maruz kalır. Kötü şartlar altında kalan, dayak yiyen, gururları incinen ve cinsel istismara uğrayan bu 4 yakın dost 13 sene geçtikten sonra, Wilkenson Center ve gardiyanlarından intikam alma şansını elde ederler
chp ye oy verenlerin kendini okumuş , kültürlü, modern, yeniliğe açık zannetmesi durumudur.takım tutar gibi parti tuttuklarından partileri ne yapsa vazgeçmeleri mümkün değildir, (örn: kemal kılıçdaroğlu'nu sevmemelerine rağmen oy verirler). geneli bir şey yapmak yerine , iş yapan insanları eleştirir. partilerinin iktidara gelememe nedeni olarak halkın cahil olmasını görürler. zengin olanları kendi partilerinin, iktidara gelmesi durumunda ekonominin yaşayacağı sorunları bildiklerinden , bunu hiç istemezler ama açıkça ifade de etmezler.
Başbakan Erdoğan, kendisine 'çok sert' diyenlere Sayın Menderes çok kibardı, bu kadar nazik insanı ipe götürdünüz. Astınız be vicdansızlar. idam ettiniz. Şimdi Erdoğan için de bunu kullanıyorsunuz. Fakat biz ölüm haktır, Allahın verdiği ömrü Allahtan başka kimse alamaz. dedi.
bunlar illa ki çalışandır. altında arabası vardır, iyi giyinirler, evde kaldım ama çok mutluyum imajı verirler, çok sevdikleri bir yeğenleri vardır analık sevgisini ona gösterirler, spor mpor yaparlar, hala taş gibi olduklarını düşünürler. evli kadınlardaki hayata karşı bezginlik bunlarda yoktur. yediklerini içtiklerine çok dikkat ederler, öğlen salata filan yerler.
internetten yapılan alışverişlerin kullanıcı yorumlarında görülen klasik bir repliktir. ürünün yararlılığı, işlevselliği, görünümü, boyutları, kalitesi vs. önemli değildir. dün alıp bugün geliyorsa süperdir, sanki kalp ameliyatına stent bekliyor dallama.
çoğu makine mühendisinin başına gelen hadisedir.oran vermek gerekirse;
%50'lik grup pişmandır ve itiraf ediyordur,
%40 pişmandır ancak kariyer hesaplarıyla itiraf edemiyordur,
%10 memnundur, bunlar idealist ya da mazoşisttir.
Aynı iş yerinde çalışan karı kocalardır. her öğlen birliktedirler , yemeğe asla başkasıyla gitmezler , genellikle ucuz lokantalara gidip sağlıklı beslenme ayağına hafif şeyler yerler, ikisinin de pek arkadaşı yoktur, nasıl olsun ki . varsa yoksa birbirleridir. Aslında göründükleri gibi kusursuz bir çift değillerdir. Öğle beraberlikleri biraz da asosyalliklerindendir. Adam aslında eşine çok da meraklı değildir ama diğer alternatifleri daha kötüdür, iş yerindeki arkadaşlarının maç muhabbetine mesafelidir. Eşine ısmarladığı öğle yemeklerinin karşılığını akşam alacağını ummaktadır, genelde emeline ulaşamamaktadır. Kadın ise eşinin kendini tercih etmesinin romantik sebeplere dayalı olduğunu düşünüp pek şuh kahkahalar atmaktadır.
Özel sektörde çalışan insanların 1-2 yılda bir %3 gibi rakamlarda zam almasına mukabil devlet memurunun 6 ayda bir çatır çatır zam almasıyla gerçekleşmeye başlayan 5-6 sene sonra iyice doruk yapacak olaydır. Karı koca memur olayı zaten zengin sayılır, zekatlarını verseler memlekette gariban kalmaz.