Tamamı: Telefon dinleyip maç kurtaracağınıza, pkk telsizlerini dinleyip CAN kurtarın.
Tanım: Son günlerde bir çok sosyal paylaşım sitesinde gördüğüm bir sitem cümlesi.
Yorum: Özelikle son günlerde gelen ve ardı arkası kesilmeyen şehit haberlerinden sonra haklılık payı gerçekten de çok yükseliyor bu sitemin. Gerçi 1986 dan beri hepimizin yüreğini yakıyorlar hem de hergün ama devlet büyüklerinin bu konuyla ilgili mahalle kabayılarını aratmayacak tehditler savurup başka hiç bir şey yapmamaları çok daha fazla acıtıyor canımızı.
Çoğu zaman böyle olduğunu hissetmektir aslında. içten içe herkes bilir de... hadi neyse. Lan olur olmasına da böyle bir günde olması da koyuyor adama be.
Sabah uyandığımda günün anlam ve öneminin farkında bile değildim halbuki. Hayır ne sikime yarıyorsa zaten. Sevgililer günüymüş. '' Birbirine gönül bağıyla bağlı olanların günü '' diye özetlemiş bir de bir arkadaşım facebook'unda. Yalnız biri olarak düşündüm biraz kendi kendime. Yani geri kalanlar için hiçbir anlam ifade etmiyor doğal olarak. Sıradan bir gün gibi geçirmeleri gerekiyor bu günü. iyi de amk böyle boktan bir günde etrafındaki herkes sevgilisiyle el ele kol kola olunca içinden '' lan ne sikime yarıyorum ben. '' diye geçirmiyor değil insan.
Ekle-sil haftasının ilk günü. Sabaha doğru 6 da yatmışsın. Zaten okula gitmemek için bahane aradığın bir dönem.
Gidip ne yapcam ki ? Zaten kimse gelmemiştir amk. gibi bahanelerle kendimi kandırdım. Kalktım çalıştığım kitapçıya gittim.
patron- ooo gby hoş geldin. Kandilin mübarek olsun.
gby - Sa... sağol abi. Senin de.
Vay bee. Demek yalnız insanlar için de önemli bir günmüş diye geçirdim içimden ve yüzümde hafif bir tebessüm oluştu. Eski günler geldi aklıma. Annemin kandil gecelerinde kuran-ı kerim okuduğu zamanlar. Evde televizyonun açılmadığı, radyodan ilahilerin dinlendiği günler. Şimdi geldik üniversiteye, aileden uzaklaştık. Az değil lan 3 senedir kısmen de olsa onların gönderdiği parayla burda göt büyütürken, neredeyse tüm ailevi değerlerimizi unutmaya başladığımı farkettim. Utandım kendimden. Telefona sarılıp annemi aradım hemen.
gby - Annecim nasılsın ?
annem- Teşekkür ederim oğlum. Sen nasılsın ? Sevgililer günün kutlu olsun.
gby - (Sen de mi anne ?) sağol anne.
Zor bela kapattık telefonu. Dükkana döndüm tekrar. Okuldan arkadaşm iki sevgili bir biriyle kavga ediyor. Kavga dediysek yumruk yumruğa. Ağzını burnunu kırıyor bizim kız. Şaka lan şaka. Bildiğin laf dalaşı işte. içten içe bir mutluluk oldu bende. Utandım kendimden ama engelleyemedim de. -Bak işte sevgilin olunca da dert arkadaş. En iyisi böyle tek olmak. dedim kendi kendime. içimden kahkahalar atmaya başladım tekrar. Kız kalktı gitti sonunda. Bizim çocukta 10 dk sonra arkasından tabi. Barıışamamışlardır lan inşallah. En azından bugün barışmasınlar. Yarın falan baksınlar çaresine.
Neyse çıkacağım birazdan zaten. Evime gideceğim. 2 tane bira alırım. Biraz fıstık falan. Bir film açıp izlerim. içinde aşk motifi olmayan bir film bilen varsa yazsın. full metal jacket mı ne vardı lan. iyi diyollaa.
Not: Tespit hayati önem arz eder. Çünkü son günlerde facebook ta av mevsimi videosu paylaşmadıysan eğer hayatın akışından kopmuşsun demektir.
Son dönemde ayıp olarak karşılanır duruma geldi. istisna yok neredeyse. Herkes paylaştı.
Hele bir de hayde türküsünü paylaşmadıysan eğer arkadaşların yüzüne bakmaz.
Sevgilinin terk edip gitmesi ya da aldatılmak kadar acı vermez ama bu üzüntüyle de yaşamak zordur. Aylarca emek verip, derleyip, toplayıp biriktirdiğin herşeyin gidecek olması yasa boğar insanı.
Görüldüğü anda karşı karşıya gelmekten kaçınılması gerekilen kadının saçtığı dehşettir.
Kadın dediğimiz varlık * eline bu yağmurdan korunmak amaçlı eşyayı aldıkları zaman bir anda şovalyeye dönüşüyorlar. Karşıdan gelen, arkadan gelen, sağdan geçen, sola dönen kim olursa olsun tek bir hareketle canınıza kastediyorlar. Ben bugün bunu yaşadım.
Benden söylemesi, nerde şemsiyeli bir kadın gördün oradan uzaklaşacaksın arkadaş.
Habertürk yazarlarından Gülin Yıldırımkaya'nın hazırladığı yazı dizisi.
''Fazla uzatmayın sonra büyüsü kaçar.'' diye başlayan bu habere psikolog, yazar ve daha bir çok kişinin yorumu da eklenmiş.
Tüm anlamlardan uzak, tanımlanamayan, bir şeyler var ama neden olduğunu bilinemeyen huzursuzluk. *
Bir şey var amk. Yoksa böyle olmazsın.
Dur. Olmadı baştan alıyorum.
En aydınlık gün karanlık, tüm beyazlar siyah, insanlar düşman olur. Sanki yağan yağmurun tüm damlaları özellikle senin üstüne düşüyormuş gibi.
Ya da eski püskü bir arabanın üstünden geçtiği su özellikle sana sıçrıyormuş gibi.
Bitsin diye dua edersin.
Anlamsız bir yorgunluk olur üzerinde. Her şeyi boşvermişlik.
Bir yerde tanıştığı ama ismini cismini unuttuğu erkeği facebook ta arayan kızdır.
Video için [null http://www.facebook.com/home.php?# !/video/video.php?v=128893757155619&oid=123775744328629&comments]
iktidar olmadan önce verilen vaadler ve iktidar olduktan sonra yapılan işlere bakıldığında çıkarılan sonuç. Başlık kendi kendini tanımlayıp üstünlük derecesine erişmiştir zaten.
Ülkemizde hemen hemen her parti bir şeylerden nem alıp siyasi varlığını sürdürmeye çalışırken akıllara takılan soru şu olmakta: '' Acaba, ülkenin başına geldiklerinde gerçekten dediklerini yapacaklar mı ? ''
Aslında bir çok siyasi parti için * bu sorunun cevabı hayırdır.
Somutlaştırmak gerekirse;
Mhp yi ele alalım.
Bu parti mensupları ülke siyasetinde yıllardan beri terörü kullanarak bir yerlere gelmeye çalıştılar. Mitinglerini ya da siyasi liderlerinin konuşmalarını ne zaman dinleseniz konu terördür. Ekonomi gibi ülkenin diğer sorunlarına hemen hemen hiç değinmezler. Çünkü beslendikleri kaynak terördür. Bu olguyu kullanarak milleti can damarından yakalamaya çalışırlar. Peki başa geldiklerinde gerçekten teröre bir son verecekler mi ? Ya da ülkenin diğer sorunlarıyla da ilgilenecilecek ve çözümler üretebilecekler mi ? Güvenilemez.
Akp yi ele alalım.
Akp, adını duyduğumuz günden bu yana bir şekilde dini kullanarak ayakta durmaya çalıştı. Nitekim durdu da. Peki ülkede, inanç meselesi çözüldü mü ? Türban meselesi çözüldü mü ? Hayır. Çözülemez de zaten. Çünkü bu siyasi partinin dayanağı budur. Eğer bu sorunlar olmaz ise akp ye de ihtiyaç kalmaz ve tutundukları dal kırılmış olur.
Bu durum hemen hemen her siyasi parti için geçerlidir. Her siyasi partinin tutunduğu bir dal vardır. Ve her biri bununla ilgili çözüm önerileri üretir ancak iktidar olduğu zaman bunların hiç birini eyleme dökmez. Çünkü nem aldıkları bu olgular yok olursa kendileri de yok olur.
Dolayısıyla, günümüz şartlarında hiç bir siyasi partiye güvenilemez.
Bir ideolojiyi benimseyip, bu ideoloji uğruna masum insanların canına kıyabilen birilerinin davasını haklı görüp, desteklemek.
O kadar fazla can verdik ki terör olaylarında. Ve o kadar fazla canımız yandı ki. Artık sıradanlaşan bu olaylar karşısında herkes istediğini söyleyip, binlerce insanın canı yanmış, onlarcasının yüreğine ateş düşmüşken, istediği yorumu yapabilir duruma gelmiştir. Düşünce özgürlüğü adı altında, bu orospu çocuklarını destekleyip, 'idealleri uğruna ölmüştür.' diyenler bile var. Oysa beyni yıkanmış bu insanların, tüm idealleri elinden alınmıştır. Artık düşünmek yerine, birilerinin onların yerine düşünmesine izin verecek durumdadırlar. Ve bu yolda kendi özgür iradeleri değil, bir ideolojinin saçma sapan idealleri yol gösterici durumdadır.
ideoloji, ancak haklı açıklamaları varsa uğrunda ölünebilir. Peki bu ideolojinin haklı açıklaması nedir ? Binlerce insanın canına kastedden bu ideoloji neyi hedeflemektedir ? insanlar arasında ki huzuru kaçırmayı mı ? Birilerini korkutarak ülke içi huzursuzluk yaratmayı mı ?
Anadolu üniversitesi matematik hocalarından. Profesördür kendileri.
Öyle bir profesör ki, sırf kendi kitabı satılsın diye her sene yeni baskısını çıkarır ve eski baskı kitapları kabul etmez.
Sırf kitabı satılsın diye sınavları kitap açtırarak yapar.
Profesörlük maaşı yetmiyor olacak ki böyle bir yola başvurmuş kendileri.
Namık Kemal Erdoğan ve benzeri hocalara sesleniyorum: Azcık Necat berberoğlu'na çekseydiniz ya da onun kadar tok gözlü olsaydınız kıt kanaat geçinen öğrencileriniz için en azından ufak bir yardımda da siz bulunmuş olurdunuz.
Eskişehir'de, her türlü üniversite ders kitapları ve okuma kitaplarının uygun fiyatlara bulunabileceği bir kitabevi.
Üniversite cad. Haller gençlik merkezi ile Espark arasında.
Eğer varsa maldır. Ama bu mallardan fazla yoktur güzel ülkemde. Çünkü bu ülkede rejim değişikliği isteyenlerin dışında hemen hemen herkes sever orduyu. Bir çok kez kanıtlanmıştır.
Birçok kez rastlanan ve birçoğundan yaran durum.
Örneğin; messi, messiii, messiiiiiiiiiii ggooooooolllllll. Messi messi messi messssiiiiiii. Yine harikalar yaratıyor. Aman Allah'ım ben böyle bir maç görmedim *. Arjantin 1-0 öne geçiyor. Bu arada özür dilerim sayın seyirciler golü atan Messi değil Tevez'miş. *
Başbakan Erdoğan'ın 01.06.2010 tarihli konuşmasında açıklamadıklarıdır.
Grup toplantısından önce milli güvenlik kurulu ile görüşmüş olması ve akşam saat 20:00 de Org. Başbuğ ve MGK üyesi bakanlar ile görüşecek olması, herşeyin bu konuşmadan ibaret olmadığı anlamına gelmektedir.
Elbette bir savaş durumu söz konusu değildir. Ancak, '' Bundan sonra olacakları israil'in tavrı belirleyecektir. '' söylemi de apaçık bir tehdittir.
Yani, başbakanın halka açıklamadığı bazı planlar vardır. Bunları hemen şimdi açıklamamakta da haklıdır. Ayrıca, yaptığı konuşmada yeterince sert ve dozunda bir ağırlık kullanmıştır.
Not: ilk defa rte'nin doğru olanı yaptığını düşünüyorum.
Özellikle son olaylardan sonra sosyal paylaşım sitesi olan facebookta görülen hadisedir.
israil ürünlerini boykot etme düşüncesi mükemmeldir. Yapılmalıdır da.
Ancak bunu facebooktan yapmak saçmadır.
Çünkü, facebookun kurucusu Mark Elliot Zuckerberg bir yahudidir.
Gün içerisinde birçok başlıkta, birçok yazarımızın bahsini geçirdiği bombalardır. Aynı yazarlarının bu durum sayesinde göt korkusundan ne yapacaklarını şaşırmış olmaları da cabası.
Onların teknolojisi varmış, düğmeye basarmış biz burada ölürmüşüz. Bunlar boş muhabbetler arkadaşım. Türkiye bugüne kadar girdiği hemen hemen tüm savaşlarda, çarpıştığı tüm ülkelerden hem daha kötü bir ekonomiye hem de daha kötü bir teknolojiye sahipti. Ama inanç ve vatan aşkı sayesinde bir çoğundan başarıyla ayrıldı. Bu Türkiye'nin ne kadar güçlü bir ülke olduğunu gösterir.
Ayrıca, israil'in ya da herhangi başka bir ülkenin bir savaş durumunda öyle pat diye nükleer silahlarını kullanabileceğini mi sanıyorsunuz ? Bu laf için özür dilerim ama ''adamı sikerler''.