öncelikle herkes "ahaahha çıktı deli zikiği" diye alay eder ve biraz eğlenmek için tv nin karşısına oturur. sadri yıldız "uçtum şahitlerim var" der. "he gülüm" der gaz verir ratingin köpeği olmuş sunucu. "bize gösterir misiniz" diye sorar.
sadri yıldız kendinden emin bir şekilde konsantre olur ve izleyenlerin şehadet ve aman yarabbi leri arasında yerden yukarı doğru batman edasıyla havalanır.
tüm izleyenler şok olur. tüm dünya televizyonları bu adamdan bahseder.
sadri yıldız havadayken esra ceyhan a "noldu tarrağam" diye ayar verir.
uykusuz dergisinde amatör çizerlerin karikatürlerini dergi içinde yayınladıkları bölümün adı. bölümde umut vadeden çizer yok. sürekli aynı yazarlar karikatür gönderiyor. hele bir tanesinde ısrar ediliyor ki anlamak zor.
aslında buraya yazıp kendisine meşhur olma yolunda katkı sağlamak istemezdim zira haketmiyor.
kendisi uzun süredir uykusuz a karikatürlerini gönderen bir çizer. hatta uykusuz da yeni açılmış karışıksle adlı köşede karikatürleri yayınlanıyor. zamanında lombak ta da çizmişliği vardı.
belli ki çok hevesli ve heyecanlı bir çizer. çizdiklerinin kalitesine -her anlamda- bakmadan yolluyor dergiye karikatürleri. bence karikatürdeki en önemli unsur olan anlatılan kısmında çok çok başarısız. bir kere esprileri güldürmekten çok öte. tamam kendisi sanatsal karikatür çizmiyor, mizah dergisi ayarında komik karikatürler çizmek istiyor bu çok bariz. ama beceremiyor.
her karikatüristin kendisine has espri tarzı bu çizerde oluşmamış henüz. örneğin umut sarıkaya ve serkan altuniğne nin çaylak dönem karikatürlerine bakarsanız daha o zamandan yeteneğin kokusunu alabilirsiniz. ama bu çizer de o yok.
çizgisi kesinlikle özgün değil.
kendisi bir kadın olarak sürekli kadınların bakış açısından ve kadın hayatının kesitlerinden parçalar sunuyor ki bu fevkalade tiksindirici. çizdiklerini her görüşümden sonra bir erkek olarak kadınlardan soğuyorum. bu durum tiksindirici olduğu kadar da itici. yani komik değil. -gece sevgilisine vermemek için bilgisayarda işi varmış numarası yapıp nininini diye gülen kadınla nasıl güldürebilirsiniz ki okuyucuları?- ha çizdiklerine gülen kadınlar olabilir. ama çoğunluğun gülmediğinden eminim.
ben bu karikatüriste bu kadar kredi verilmesini de anlamıyorum. belliki gelecek vadetmiyor. neden hala bu kadar ısrarcısınız? tamam kadın çizere ihtiyaç var piyasada ama önünüzde duran numune de şekillenmeyecek. balık baştan kokuyor. nedir bu ısrar? başka kadın çizer mi yok türkiyede?
sözün özü buradan uykusuz a iş çıkmaz. başka kaynaklara yönelmek lazım.
not: kendisine bu kadar şey yazdım ya. umarım boşa gitmez. çüzkü biliyorum ki uykusuz tüketicisinin taleplerine anında tepki verebilen bir dergi.
götünü beğenenlerce farkedilemez. çünkü popüler kültürün bize dayattığı büyük göt güzeldir yargısına kapılmışlardır.
kim kardashian a gelince o bir özürlüdür. zeka seviyesini bilemem ama fiziksel olarak bir özrü bulunmaktadır. o da götüdür. fakat o bu özrü popüler kültür sayesinde sanki bir avantajmış gibi kullanmakta, erkeklere bol bol götünden söz ettirmektedir.
normal bir insan da böyle bir göt olmaz. olsa olsa fiziksel özürlü birisinde olur. düşünün bu özür burnunda yahut kafasında da olabilirdi.
kendisi doğduktan sonra cinsel tercihleri değişen babasının kendisine bol gelen tangasını giyip güneşin keyfini çıkarmaya çalışan kızdır. fakirlerdir. babasıyla ortak kullanırlar tangayı.
vücut geliştirme ha? hani şu kızların bayıldığı şey. buraya "ben yapıyorum" yazan yazarlar karizma yapmış olacak mı? olcak biraz tabi. o kadar ağırlığın altına girmiş adam. o ben miyim? yok lan daha 12 kiloluk damacanayı taşıyamıyom.
ama bilsek iyi olur lan. iki de bir mesaj atarız. hacı bench ne? press ne? kavgada işe yarıyo mu lan harbiden? kızlar bakıyosa biz de başlayalım hiç durmayalım. yaza kadar hayvan olur muyum? şeklinde.
ota ve bilimum boka ayh başlık sıçtı yine ayh kurallara aykırı ayh sol frameyi sikti diyerek moderatörlüğe soyunan heyecanlı veletlere biaen söylenmiş bir süleyman demirel sözü.
he o sıçılan başlıkları moderatör silmiyorsa sen o başlıkları yemiş oluyorsun. üzgünüm süleyman demirel ilk kez haklı çıktı.
tıpkı umut sarıkaya karikatüründen fırlamış gibi duran insan.
-sosyalizim nedir hoca?
+şimdi bak senin bi ayakkabın var tamam mı? ama bu ayakkabıdan herkeste var. bi de herkesin ayakkabısı aynı kalitede. ayakkabısı olmayan yok ülkede. ama aynı hepsi.
-niye aynı giyiyolar? hepsi siyah mı?
+he siyah hepsi. model yok.
darba şakşakçısı yandaş medya tarafından abartılıp cahil türk halkının kalplerine korku salınmak istenen gemidir.
"boğaza girmek isteyen dev platform marmara açıklarında bekliyor."
meali:
"dev platform gelecek ebenizi sikecek. tüm istanbulun mına koycak. hepimiz ölücez!"
hangi gazetede görülebilir?
başta hürriyet ve milliyet olmak üzere 28 sürecinde tüm generallerin sikini ağzına almış en orospudan daha bayağı olan gazetelerde görülebilir dönem dönem. korkmayın dev platform boğaza girecek götünüze değil.
geçmiş yüzyıldan kalma şarkıcı, eğlendirici, çengiler. sanatçı değiller.
bir toplum düşünün ki hala bunları dinliyor. işte o toplumdan bi yarrak olmaz. o toplum koyun toplumdur ki daha türü bile belli olmayan müzik dinleyip birbirlerini "hülya avşar mı güzel sibel can mı" diye bıçaklayabilmektedir. (ikisi de göte benziyo)
işte böyle toplumlarda darbe olur, böyle toplumlarda milletin paraları hortumlanır, böyle toplum üyelerini aristokrat kesim ayakta siker.
edit: böyle toplumlar da yargı da bok gibidir. açıklamaya gerek yok.
cinsel öfke beynin şehvani arzularla dolduğunda sağlıklı düşünememesi, en ilkel duygularının esiri olması anlamına gelmektedir. daha çok erkeklerde görülür. başlarda tecavüz etmek istediği kadını öldürmek gibi bir planı olmayan tecavüzcünün kadının diretmesi üzerine kadının başını taşla ezerek öldürecek kadar gözünü karartması yahut cinsel birlikteliğe engel olunmak istendiğinde engel olan kişiyi öldürmek cinsel öfke örneğidir.
31 çekerken oluyo mu bilmiyom. dur bi deniyim geliyim. çekilsene y.rrağam!
yüzyılın icadı. tanesi 30 kuruşa gelen dvd yi 30 liraya satan kurnazlara atılan tokat. her daim destekleyeceğim kurum.
paranın mına koyup haybeden kazandığı paraları ibiza da, monte carlo da ezmek isteyip de yapamayınca ağlayan, "cipimle giderken otobüs yolcularını gördüğümde ağlıyorum diyenlerin" karşı çıktığı kurum.
neden kameralı? mına koyim bi msn zirvesine 50-60 kişi gelince susun teker teker konuşalım böyle bi zik anlaşılmıyo diyoruz kimse iplemiyor. bi espri kasma merakıdır gidiyor. kameralı olunca belki adam utanır yavşaklığı yüzüne vurunca.
hem sevgili abazan kardeşlerim birbirimizi kandırmayalım hepimiz sözlükteki taş hatunları merak ediyoruz. ulan ille fantazi yapmak için değil kocakarı merakı gibi işte.