weber’in ideal tip bürokrasiden ve otorite tiplerinden bahsettiği kitabında ona göre devlet, hiyerarşinin ve uzmanlaşmanın olduğu kamu yönetimi paradigmasını inşa etmelidir.
geleneksel otorite, karizmatik otorite ve yasal-rasyonel otorite kavramları hem siyaset bilimi hem de yönetim bilimi için dikkate değerdir.
desteklemesi lazım yerel seçimlerde olduğu gibi. yoksa millet ittifakı iktidar olamaz.
sezai temelli yerel seçimler öncesi ne demişti:
“doğu’da kazanıp batı’da kaybettireceğiz.”
esas soru şu ki, hdpnin hoşuna gidecek bir aday çıkarılacaksa milliyetçi-ulusalcı-kemalist-vatanperver olduğunu ve demokrasiyi müdafaa ettiğini defalarca ifade eden millet ittifakı cenahı o adaya oy verecek mi? verecekse nasıl bir ittifakla izah edilecek bu durum?
ha bu arada, adayı bile belli olmayan bir ittifak bloğunun habire erken seçim istemesi de ayrı bir politik vaka olarak incelenmelidir.
ilk aklıma gelen “aşağı bak” yalanıdır. bunun haricinde ters kelepçeli birinin “ambulans” yazması, baş örtülü birinin polis tarafından sürüklendiği yalanları sıralı listedir.
https://galeri.uludagsozluk.com/r/2124132/+
galatasaray’ın 37 şampiyonlukla önde olduğu şampiyonluklardır. onu 33 şampiyonlukla fenerbahçe takip etmektedir. yiyorsa böyle! öyle galatasaray 4. yıldızı taktıktan sonra 5 yıldız iddia ederseniz öyle tarağa böyle saç deriz, hodri meydan!
adolf hitler’in çok etkisinde kaldığı ve bu sayede siyasi görüşünün şekillendiğini söylediği tarih hocası.
hitler, poetsch’i şöyle tanımlıyordu:
“kim alman tarihini böyle bir öğretmenden okur ve öğrenir de, milletin kaderi üzerinde yıkıcı olduğu görülen bir hanedanın düşmanı olmaz?”
ayrıca, onu yine, “göz kamaştırıcı görünüşü bizi etkiliyor ve peşinden sürüklüyordu” diye niteliyordu.
"bazıları kılıçdaroğlu kağıt oynamayı bilmiyor diyor. varsa bunu söyleyenler önüme çıkabilirler, briç oynayabiliriz." diyerek orta doğu'da geçenlerde yeniden dağıttığı kartları toplama yönünde önemli bir adım atmış oldu.
iki muhtemel futbol fanatiği arasında messi'nin ballon d'or alıp almaması gerektiğinden tutun da, sneijder mi alex mi kıyaslamasına, öncesinde de barça mı daha iyi real mi tartışmasının ortalığı kan revana bürüdüğü anlamsız tartışma.
2028 senesinde yapılması beklenen sınav. şimdiden yerimizi alalım ve girecek arkadaşlara başarılar dileyelim. o seneye erişirsek yaş 30'u çoktan geçmiş olacak. *
neden kapitülasyonlar tartışmaya açılsın be tarih cahilleri? akdeniz meselesinde lozan antlaşmasını tartışmaya açmak demek, adaların silahlandırılmaması konusunda uzlaşılan protokolü tartışmaya açmak demek bu bağlamda. sana adam niye kapitülasyonları tartışmaya açtırsın? biz kapitülasyon konusunda haksız, hukuksuz bir fiil mi işledik de o mevzu açılsın? ezbere konuşuyorsunuz amk. anlaşmayı tartışmaya açmak demek o anlaşmayı komple değiştirelim demek değildir. amk bir de biliyormuş gibi yazıyorsunuz ya şuraya ifrit oluyorum.
6 milden 12'ye çıkarma işlemini yunanistan'ın batısında yaptı yunan devletçiği. aynısını doğusunda yapmak yürek ister. bu sefer hakikaten savaş çıkar çünkü biz sivil uçak bile uçuramayız bundan sonra orada.
yahu götünüzle mi izliyorsunuz anlamıyorum. kadın savaşa dahil olup babasının peşinden giderken geri dönen askerler de "ulan biz nereye gidiyoruz geri dönelim" minvalinde hareketler sergileyerek savaşa geri dönüyor. birisi de dinlenmeye gidiyorlar yazmış te allah'ım.
ayriyeten isyancı kaçak askerlerle bu askerleri kıyaslayanın da göz damarını okşayayım. ne alakası var acaba? çanakkale cephesindeyken kaç asker geri kaçmış amk andavalları!