böyle zaman zaman fotoğrafını büyük görmek istiyorum. yüz hatların falan kayboluyor anılarımız da.
kolay değil beş sene geçti. bir zahmet kaybolsun artık.
yine de bu tarz geceler de açıyorum bilgisayardan fotoğrafını tam ekran.
bir kere de televizyona yansıttım.
aradığın dönemler de telefonuma ses kaydedici program kurmuştum.
ses sorununu da son konuşmalarımız ile çözüyorum. bu kayıtlarda ki en sevdiğim kısım ise hiç sevmediğim herif halil sezai nin "galata da bir meyhane" de diye devam eden şarkısını söylerken araya girip, " galata pahalı ya." dedikten sonra benim ses tonumu taklit edip, " goloto poholo yo, bi kere de öküzlük etmesen olmaaaaaz." deyişin. burayı geri alıp alıp dinliyorum. birbirimizi ne kadar iyi tanıdığımızı hissettiriyor bana.
kimsenin bir daha bu kadar iyi tanıyamayacağını da hatırlatıyor aynı zaman da.
en büyük sıkıntım kokuna bir şey bulamadım. o beni biraz yaralıyor.
evet parfümünü alıp denedim ama teninle birleşen kokuyu bulmak imkansız gibi bir şey.
dünyaya uzun uzun bakıyorum. çok fazla aynı görüşte olduğum, çok fazla aynı fikri paylaştığım, çok fazla ortak noktam olan, çok fazla sevdiğim, çok fazla aynı şeylere güldüğüm çok sayıda insan var.
çalıştığım yerde çok fazla insan ile gülüp eğleniyorum, çok fazla insan ile aynı fikirlere sahibim.
gel gelelim sonuç olarak çok fazla yalnızım ve hiç arkadaşım yok.
eksik yaptığım nedir ? neyi beceremiyorum?
insanlar ile neden anlaşamıyorum ? neden insanlarla bir arada olamıyorum?
sevgililerim oluyor, yatıp kalktığım ertesi günü aramadığım, hatırlamadığım, aramayan, sormayanlar oluyor.
arkadaş ortamı kurmayı beceremiyorum. birileri beni bir yerlere çağırmıyor yada çağırdıklarında ben gitmiyorum.
herkesle anlaşıyor gibi görünüp yalnızlığın dibini yaşıyorum.
birileriyle uyanıyorum, birileriyle uyuyorum ve yine kalkıp gittiğim de hiç bir şey yok.
arayan yok, soran yok.
mantığını çözemediğim bir yalnızlık içerisindeyim.
salt yalnızlık olsa buraya gelip yazmazdım. yazacak bir şeyim olmazdı.
bir şeyler var ve ben bunu anlamıyorum.
beni hiç sevmiyorlar mı ? çok mu seviyorlar ?
nasıl seviyorlar ?
niye sevmiyorlar ?
insanlarla iletişim kurduğumu mu sanıyorum ?
hiç bilmiyorum ve kafam hiç olmadığı kadar dağınık ve hissizim.
+Murat kosova : Hocam Predator diye bir film vardı bilir misin?
-Rıdvan Dilmen: Bilmem.
-South Park sessizliği.
Murat abim o adama anlatmaya çalıştığın şeye bak gözünü seveyim, kaan kural mı karşında ki?
Bir de avcı falan diye açıklamaya çalıştın o cahil adama. Acını paylaşıyorum.
Velhasıl güzel benzetme idi.
Tanım: Bu sene çok gol atacağı belli olan forvet.
Not:negredospor
iyi geceler sözlük, uzun süredir yazamadım.
özlemin doruklarındayım bu gece.
ya ben içmeyi bilmiyorum yada alkol artık etki etmiyor gibisinden bir gece, herkese selam.
fikocuğum geç kalıyorsun bak, gomezle uğraşman bittiyse artık eli ayağı düzgün bir arkadaşı getir.
sosa yı güzel güzel çözdünüz, şu forvet işini de halledin la artık cl başlayacak.
adam gelecek takıma ısınacak, şenol cenkle başlayacak gene sezona. cenk i beğenmediğimizden değil ama cl kaldıracak bir adam şart.
sene başından beri b planımız var diyorsun devreye al artık şunu, çok vakit kaybı oldu.
oyunda henüz yeni olsam da belki spoiler olabilecek bir olayı (yan görevi) anlatmak istiyorum.
görev de karısını kaybeden bir adama yardım ediyoruz, izlerini sürüyoruz kadının falan filan derken karıyı öldürenin werewolf olduğunu anlıyoruz.
biz ormanda iz sürerken bu kayıp kadının kız kardeşi olaya dahil oluyor bir anda, bu werewolfun aslında karımı kaybettim yardım et diyen abinin kendisi olduğunu, kız kardeşinin de bu herife aşık olduğu için, ablasını werewolf kocasının önüne atıp yem ettiğini öğreniyoruz.
werewolf olmasına rağmen delikanlı olan abimiz bu orospu kız kardeşi öldürmek istiyor, bana tuzak kurdun diyor, bana karımı öldürttün diyor.
oyun o esnada bize seçme şansı veriyor, werewolf u öldürecek misin ? yoksa bırakıp kızı öldürmesini mi izleyeceksin diye.
hak etti orospu, yiyin lan birbirinizi dedim ve kızı parçalamasına izin verip oradan ayrıldım.
kızı parçalayan delikanlı werewolf abi, yaşamak istemiyorum öldür beni deyip, kafası eğdi ve bize kendini öldürttü.
sanki sıradan bir supernatural bölümü senaryosu gibi değil mi ya ?
yorum yapmak için olayların bitmesini bekledim.
herkes gibi çarşaf çarşaf teori kasmayacağım.
herkesin kafasında iki senaryo var, bu bir tiyatroydu veya fetocular yapmaya çalıştı, yapamadı.
darbe yapılmaya çalışılması korkunç, bu bir tiyatro ise daha korkunç. iki ucu boklu değnek.
fetocu komutanlara, yanlılarına istediğini yap, yargıla ceza ver kimse buna bir şey demez.
ancak dikkat çekilmesi gereken nokta nedir biliyor musunuz arkadaşlar?
türk askerinin kurbanlık et gibi üst üste dizilmiş, kemerle dövülürken bir fotoğrafı var ya hani, işte odur.
o üniforma ya bu yapılamaz.
burada askerliğini uzatmış, üniversite okuyan bir sürü insan var benim gibi, belki biz okulumuzu iptal edip gidelim askere de aradan çıksın demiş olsak yakın zamanda, o gençlerden biri olma ihtimalimiz oldukça yüksekti.
o çocukların anaları babaları düşündükçe delirmemek elde değil.
benim bile kabullenemediğim bu görüntüyü geri kalan milyonlarca türk askeri nasıl kabullendi ?
bunun hesabı sorulmaz ise hiç bir şey eskisi gibi olmayacak.
geçen hafta bitirdiğim oyun demeye zorlandığım oyundur.
bayağı interaktif dizi tadında oyun yapmış adamlar.
ps4 de grafikleri nasıldır bilemiyorum ama ps3 de bile karlı bölümlerin görüntüsü muazzamdı.
filmi yapılsa tadından yenmez hani.
hayatta var böyle insanlar. etkisinden çıkamadığın. 5 sene geçmesine rağmen gece 04:00 da mesaj atıp 04:01 de cevap veren.
hayatından gitmesini istediğin, bir yandan da istemediğin.
hep var olmasını istediğin.
sahiplendiğin.
artık bir parçan olmuş olan.
aşık olduğun.
aşk.
herkese olmuyor.
bende olmadı.
senden sonrakiler olmadı.
hepsinde seni aradım.
yapamadım.
yapamıyorum.
başkalarıyla yatmanı kaldıramıyor bu vücut.
aynı vücut seni köpek gibi istiyor.
kafamı toparlayamıyorum.
kendime gelemiyorum.
istiyorum.
istemiyorum.