özür dileriz atam!
-bundan yıllar yıllar önce yok ettiğin, başını ezdiğin yılanların türemesine izin verdik!
-halkımızın pahişahlık dayatmasından, tek bir insanın tüm halkı esir almasından kurtarıp, kendi kendini yönetme hakkını bize vermenin değerini bilemedik!
-gittikçe berbatlaşan eğitim sorunumuzla değil, ders müfredatımızla değil, onun bunun siyasi simgesini okullara nasıl sokacağının yollarını arayan zihniyetlere takılıp kaldık!
-21.yüzyıla geldik, yollarda hala senden eser olmayan kara çarşaflı, takkeli cüppeli insanlarla aynı havayı soluduk!
-din, dil ,ırk ayrımı yapmadık, kardeşimizdir dedik her insana, ama bilemedik onların bizim yurdumuzu bu denli kullandığını, bu denli kirlettiğini, bu denli sattığını!
-başımıza getirip kendimizi yönettireceğimiz insanları adam gibi seçemedik atam!eğitimsizliğimiz, cahilliğimiz, üfürükçülere yem olmakla sonuçlandı!
-herkesin allah inancı en başta içindedir dedik, inandıramadık atam!
-dolandırıcıları baştacı ettik, bilgeleri sürgünlere yolladık!
-dedelerimizin kanlarıyla sulanan bu toprağı, üç beş tane amerikan soyuna sattık, soyduk soğana çevirdik!
-istiklal marşına saygısızlık ettik, lisede marş okumaktan kaçan öğrencilere önemini hiç bir zaman anlatamadık!
-yeni nesil küçüklerimize seni yeterince tanıtamadık!
-cahil insanlarımızı aydınlatmak adına hiçbir girişimde bulunmadık!
-ve son olarak atam, bayrağımızın yakılmasına izin verdik....
şimdi son kez söylüyorum atam, bizi affet!biz başımıza gelecekleri bilemedik...senin gibi düşünüp ileriyi göremedik...
içine girdiğimiz kaosu bir türlü geçemedik, vurduk en dibe kadar...
sen atam, rahat uyu!bütün bunlara rağmen rahat uyu!şunu bil ki bu ülkede hala senin kanınla yaşayan, ülkesine bağlı insanlar var...evet atam, inanmayacaksın ama var!ve işte onlar, senin marşlarınla yürüyecek yollarda.sen üzülme atam, zaman yakındır...
GENÇLiĞE HiTABE
Ey Türk gençliği ! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. istikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet'i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. istiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! işte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
ortama yeni düşmüş saf yazar kitlesidir.mölön mölön artı oy bekleyen ama bi türlü buna denk gelemeyen yazardır.evet itiraf ediyorum, benim de hala fake hesabım yok...
en güvenilen entrylerden sürekli eksi almak suretiyle ortaya çıkan bir isyandır.ya inadına eksi verilmektedir ya siyasi görüşler ağır basmaktadır ya da sözlük formatını anlayamayanlar artı butonuna basmayı bilmemektedir.yapmayın arkadaşlar hayır dileyin arkadaşınıza hayır gelsin başınıza.allah aşkınıza!
'sadece beni sevmeni istiyorum, bana ait olmanı' diyen söz...kim sevdiğini paylaşmak ister ki başka ruhların çarpık düşlerinde!ya da kim sevilmek istemez ki sadece ve sadece ona ait olan gülüşlerle...
yaşça ilerlemiş bir ruhun, apansız söylemidir.çocukluk çoktan geride kalmıştır.masum oyunlar, yalandan uzak dostluklar, güzel olan herşey siz büyürken uzaklaşmıştır adım adım hayatınızdan.küçükken düşerdik ya, ağlardık canımız yanıyor diye, keşke şimdiki acılar da öyle olsa, kanaması durunca ruhumuz nefes alsa...ve yaralar kabuk bağlayınca yeniden düşmenin tadı, bisiklet öğrenmek gibi tatlı bi heyecanla kalsa...
mazide kalan sevgilinizin sizin şuan başka birisiyle çıktığınızı duyunca içine girdiği hazmedememe durumuyla yeni sevgilinize nispet yapmasıdır.facebook'a eskiden beraber çekilmiş olduğunuz fotoğrafları koymaya başlar, altına abuk subuk yorumlar yapılır, size msj atarak laf sokmaya başlar...vs.yeni sevgili ise bu durum karşısında deliye döner, saçını başını yolası gelir eski sevgilinizin.iki arada bir derede kalır, feryat edersiniz içinde bulunduğunuz çelişkiye.ya çekip gitmek gerekir her ikisinden de, ya eskiye mazi s.kilmişe gazi diyerek yeni sevgiliyi avutursunuz ya da 3. bir sevgili bulup ikisinin didişmesini izlersiniz.
zamanında el ele, kol kola, bıcır bıcır aşk yaptığınız bu mekanlar, artık karanlık, nemli, kuytu gelir gözlerinize.hatırlanmaması gereken ne varsa doluşur beyninize.geçip gideli çok olmuştur oralardan ama siz geçememişsinizdir eski yardan...şimdi karşınızda duran o masada onunla oturuyordunuz bir zaman evvel.onunla geziyordunuz bu sahili, onunla seviyordunuz haydar amcada balık ekmek yemeyi, denizi izlemeyi...
mükemmel ötesi bir 'moonspell' şarkısı.*
sözleri ise şöyledir;
In your soul time
When you are closing down
Shadow sun
Of the white sleep
Of death
I am standing still
In the blackest rain
Denying you
Breaking day
In the name of nothing
When we break apart
I will raise the dead
The chain of lies
I am freezing over
Crystal mountain clay
Cloud of darkness
Defeating pain