Kurulan cümlelerin arasına uzun ve şatafatlı bir yabancı kelime koymak. Örnek veriyorum; afrika edebiyatının esas büyük atılımı 'postkolonyal' süreçte yaşanmaya başladı azizim ya da tabi tabi bu içgüdülerin her zaman 'prehistorik' bir karşılığı olmuştur, gibi.
Yıllardır bıkmadan, usanmadan dinlediğim isveçli elektronik müzik oluşumu. iskandinav elektronik müziğine hastayız zaten de Karin ablamızın yeri ayrıdır ben de. Coconut, stranger than kindness ve here before parçalarını arka arkaya dinleyince müthiş bir sakinlik veriyor yani en azından benim için.
Sol kaşımın üstündeki uzun, dikey ve karizmatik yara izinin izahatı. Çocukken bu yara izi yüzünden polis, asker filan olamayacağımı söylerlerdi sürekli. Arada nasıl oldu diye soranlara bir bar kavgasında oldu diyesim geliyor ama her seferinde doğru ve cool olmayan hikayeyi anlatıyorum. Hikayeyi soracak olursanız uçurtma kaldırmaya çalışırken doğalgaz çalışması yapılan üç metrelik bir çukura düşmüştüm.