fidelity
567 (ordinaryus)
altıncı nesil yazar 2 takipçi 55.23 ulupuan
entryleri
oylamalar
medya
takip

    aşık olamayan adam

    1.
  1. çünkü..,

    ortaokul ve lise dönemlerinde içine kapanıklığından o kadar çok platonik aşık olmuştur ki, öğrenilmiş çaresizlik durumuna düşmüştür.

    Artık üniversite yıllarına geldiğinde fiziki olarak hem vücut hemde yüzü oturmuştur, henüz kendini keşfetmiştir. Aslında keşfedildikçe kendini keşfetmiştir...

    ulaşılmak istenen, ancak ulaşıldığında ne yapması gerektiğini bilmeyen biri olduğunu fark eder...

    Sosyal çevresi dışında kendisini tanıyanın sadece o olduğu hiçbir ortak arkadaşı olmayan karşı cinsleri kobay olarak kullanır, aklında aşk yoktur. Tecrübe edinmek vardır. Onlarla oynar... oynar... oynar...

    Artık okulda bitti saygın bir işte iş insanıydı,

    Artık aşık olma zamanı gelmiştir. doğru kişiye aşık olmayı düşünür.

    Ancak... Oynamak nede güzeldi, dileğini yaşayıp anlık mutluluklar... ve o eskiden yapamadıklarını yapmak, kazanma hırsı... müthiş bir şekilde kendini tatmin ediyordu. Egosu o kadar açtı ki, doymak bilmeyen egoya sahip oldu.

    Fütursuzca hayatlara girip izler bırakıyordu. Kirli izler...insanların hayatında unutulmak istenen ama unutulmayan kötü bir anı olarak kalıyordu...

    Oysa ne kadar naifti, ne kadar iyi. Arık katılaşmıştı kalbi aşık olamıyordu. Bünyesinde garip bir baskı oluşmaya başlamıştı. Artık aşık olamayacak gibi hissederken bir yandan da ''aslında çocuktan gençlik dönemine geçişti Ego sahibi olmak, orta yaşa yaklaşan genç bir insankende gittikçe naifleşen olgun bir inşada dönüşseydim'' diye düşündü.

    Bu onun kontrolündemiydi. Geçmişinde bir çok karakter bıraktı.

    Özlediği naiflik ona çok mu uzaktı. Melek yüzlü şeytan gibiyken nasıl bünyesini huzurla doldurup naif bir aşkı bulabilirdi...
    0 ...
  2. iletişime açık olmak

    1.
  3. şuan itibari ile içinde bulunduğun durumdur. şiddetli bir şekilde iletişime açığım...
    1 ...
  4. sözlük okuyup öğreciliği özlemek

    1.
  5. sözlükte yazan yazar kitlesinin büyük kısmının öğrenci olduğunu düşündükçe ve entrylerde o öğrenci ortamının havasını hissettikçe keşke okulu uzatsaydım, keşke hala üni'de olsaydım diyerek serzenişte bulunup özlem duymaktır...

    ama hayat dönem dönem... bir devir biter bir devir başlar...* * * * *
    2 ...
  6. bir yaşanmışlık hikayesi

    1.
  7. şöyle ki;

    üniversitede gençliğin fütursuzca skor peşinde koştuğu dönemlerdir. henüz yeni sayılabilecek kız arkadaşımla ilk günlerin getirdiği liseli heyecanı azalmış ufaktan rutine bağlanmış günlere geçilmiştir. duygusal açıdan bakıldığında ilişkide hissedilenlerin aynı olmadığını düşünmekteyim. kız arkadaşım önem verdiğim ve saygı duyduğum bir insan olduğu için ilişkinin geleceğini düşünmekteyim.

    kız arkadaşımın benim üzerimdeki en büyük etki oluşturan yönü. gerçekten çok samimi olması ve çok çekici olması. çekicilik konusunda beni her seferinde çok zorluyordu. kalbi olarak çok saygı duymama rağmen cinsel anlamda birlikte olmak için deli oluyordum.

    o beni, benim ona olduğundan daha yakın hissediyordu. ve bunu bana her fırsatta gösteriyordu. çünkü ilişkiyi hep bir adım ileri götürme çabasındaydı. günler böyle akıp gidiyordu. level atlamak isteyen sevgilime karşılık vermeli miydim...?

    ev arkadaşları ile geçirilen klasik bir batak akşamında bulaşıkların bana kalmaması ve kola cips gibi nevalelerin alınmaması için mücadele veriyordum. tam o sırada sevgiliden gelen telefon dikkati kesti. arayan sevgili benden 2 sokak ileride oturuyordu. ve yarın börek yapacağını ve bize de getireceğini söyledi. bu mutlu haberi, oyun bana kalırsa bulaşıktan yırtmak şartı ile ev arkadaşlarıma ilettim. yüzlerindeki gülümseme ve hoşnutluk gönlümdeki merhameti kabarttı onları sevdiğimi düşündüm. ihaleyi emir ve yusuf'a kitledikten sonra rosey love yanında sigara ile birlikte dinlenerek 4 dk. süresince ufuklara dalınır ve sonra yatılır...

    sabah uykulu, tatlı, hafif çekik, şişik gözlerle sevgiliye kapıyı açtığımda aklımdan geçen, bir insan gözleri ile nasıl bu kadar güzel gülebilirdi. çay ile birlikte börekleri yedik ve yine sigara faslına geçtik. slow arşivden kıraç gülmek için yaratılmış gözlerde yaşlar niye, parçası eşliğinde bambaşka modlara girmiştik. önceki bir kaç seferde olduğu gibi yine benimle birlikte olmak istediğini hissetmeye başladım. yüzeysel sevişmelerimizde bile kendini kaptırıyordu. ben ise daha çok istememe rağmen hep dikkat etmek zorunda kalıyordum...

    çünkü ben şuna inanıyordum... birinin aşkı sonuna kadar hakettiğini inanıyorsam üstüne basarak söylüyorum aşkı hakettiğine inanıyorsam, ''ben'' sebepli bir üzüntüye sebep olmak istemem. ancak kendi kendine yaparsa ve beni araç yaparsa buna da engel olamam. biriyle cinsel anlamda birlikte olursan insan istemesede bir söz verir beden dili ile verilmiş bir söz vardır... ve ben aşkı hakeden biri olduğunu bu insana bu sözü güvenilir bir şekilde verememe endişesi taşıyordum.

    işte ben bu düşüncelerde iken sevgili bu sefer kararlı idi. sanki benimle birlikte olmayı kafaya koymuş gibiydi. çok heyecanlıydı ve çok mutlu görünüyordu. o gülen gözler varya iz bırakıp duruyordu. defalarca yapmak istediğine emin misin? gibi sorularım karşısında sevgili dedi ki, bilmiyorum ileride ne olur ama ben bunu seninle yaşamayı o kadar istiyorum ki çok üzüleceğimi bilsem bile olsun diyorum dedi. işin cinsel boyutunu ben ondan daha çok istiyorum ancak vücudun söz vermesini istemiyorum...

    ancak o nasıl şirinlik ve çekicilik harmanlamasıdır. saçlarının boynumu gıdıkladığı bir andan kararımı verdim. vücudumla, sevgilimin neşesini o anda bozmamak, ve daha mutlu olmasını düşündüğüm için kendimce o sözü verdim. ancak kafada o söz yerine oturmamıştı. dünyanın en mutlu insanları olduğumuzu düşündüğümüz 3 ayın sonunda ayrıldığımızda o benden çok defa fazla üzülmüştü ancak ben vicdanen çok rahattım. hiç bir zaman saygısızlık yapmadım. yalancı olmadım aldatmadım. ve bana ayrılığın üzerinden çokça zaman geçtiğinden senin olman yetiyordu başka bir beklenti içine girmedim demişti. içimi sızlatmaya yetmişti.

    karşımdaki insanı düşünerek sevişmek istemedim.

    sürekli karşı tarafın duygularını düşünerek yaşamak çok zor.

    aradan yıllar geçti acaba ben hala aynı mıyım bilmiyorum...
    1 ...
  8. şuan 418 yazarız hep birlikte ne yapalım

    1.
  9. bu ben değilim bir anlık geldi... *
    şuan sözlükteki online yazar sayımızdır... hep birlikte bir şey yapalım peki ne yapalım... *
    düşünce ufku geniş yazarlar kendini göstersin bakalım.
    *

    edit: sayı gittikçe düşüyor...
    3 ...
  10. çocuk ruhlu bir babaya sahip olmak

    1.
  11. güzel değildir derken...

    ya babaya sahip olmak...

    ya olmayan...

    evet itici bir yaklaşım, sanki lüzumsuz..
    6 ...
  12. adım adım yürümek

    1.
  13. standart, huzurlu bir duruş, sakinlik, bazende sıkıcılık...
    0 ...
  14. türklerin sevgi sözcükleri

    1.
  15. öncelikle, aslında başlık türklerin çocukları severken kullandıkları sevgi sözlükleri olacaktı.

    yurdum insanı çocukları severken bazen öyle ifadeler öyle sevgi sözlükleri kullanır ki, başka bir plarformda büyüğe söylesen kavga sebebidir, o derece.

    ''ulan namıssız napıon'' evet efendim burada sevgi öbeğini gösteren kişi düpedüz namussuz demektedir.

    ''naber lan kerata'' burada çok ağır olmamakla birlikte ilginç bir eşya ismi kullanılmaktadır.

    peki ya ''naber lan kerhanacı'' ya ne demeli. çocukcağız bildiğin karı satan pezevenk yapılmaktadır ve öyle sevilmektedir.

    güzel yurdum, güzel insanlarım... bir tanesiniz... *
    1 ...
  16. güzel kokan kadın

    1.
  17. içine sokmaya çalışır gibi sımsıkı sarılmak istediğin kadındır...

    derin bir nefes alıp içine çektikçe, bütün hücrelerine işlediğini hissedersin, senin bir parçan olmaya başlamıştır...

    vücut onu hep ister...
    1 ...
  18. şarkılar ve hatırlattıkları

    1.
  19. bazı şarkılar özeldir ve içerisinde en özel anıları barındırır.

    yıllar birbiri üzerine eklenir gider...fakat o şarkıların sana hatırlattıkları değişmez...

    şebnem ferah - sil baştan

    sevgilinin yanından her ayrılışta arabada müziğin sesini sonuna kadar olmazsa da biraz yüksek ses açarak gece ıssız yollarda ilerlerken bir garip ruh halinde olmak... hem çok mutlu hem çok hüzünlüsündür, bu nasıl bişiydir, bu şarkı bana sevgiliden ziyade o akşamın güzelliğini hatırlattıkça dinlemekten vazgeçmeyeceğim...

    öykü & berk - evlerinde lambaları yanıyor...

    kısa dönem askerliğin ilk acemilik günleridir. yoğun eğitim programı aralarında gazinoya gidilir 15-20 dk. oturulup dinlenilir. o dönemlerde çok popüler olan o şarkı ne zaman gazinoya gidilse çalmaktadır. ve uzun dönemler çok memnun olmaktadır... şarkıya eşlik ederek keyifli keyifli söylerler... benim etrafı gözlemlediğim ve alışmaya çalıştığım ilk askerlik günlerimdir. bu şarkı bir yerlerden ne zaman kulağıma gelse o günlerde yaşadıklarım sanki dün gibi gözümün önüne gelir durur...
    3 ...
  20. sözlüğün sevgiliden daha mutlu ettiği anlar

    1.
  21. ancak şöyle bir anda mümkün olabilir.

    sevgili ile henüz mutlu olmuşsundur...hemen ardından sanki bir sigara gibi sözlüğün büyülü dünyasına girip, bilinçaltını sonuna kadar dışa vurmak anıdır...
    0 ...
  22. özgür yaşamaya cesaret edebilen bünye

    1.
  23. toplum baskısı...
    hedef kaygısı...
    bilinçaltını yaşayamamak...
    kalıplardan birinden çıkıp diğerine girmek...
    dilediğini yaşayamamak... korkak bir bünye...

    öyle bir insan olmalı ki sırrı yaşayabilmeli... hayatta sırrın hakkını vermeli...

    sadece yaşamak... her ne olursa...

    zevk almak sonuna kadar...
    2 ...
  24. bir kızdan daha fazlası

    1.
  25. bir kızdan daha fazlası... yanında yatıyor ve birlikte uyurken bile rüyanda görmeyi delicesine istemene sebep olan kızdır...

    o kadar sendir ki, artık bir kız değildir... sendir...

    hayal etmene gerek bırakmayandır...

    ve ne yazık ki böyle biri yoktur...
    5 ...
  26. 08 35 te zincirlikuyu da otobüsten inmek

    1.
  27. pazartesi sabah yaşadığım durumdur. belkide hayatımda ilk defa anadolu yakasından otobüse binip o saatte karşıya geçtim.

    inanın hayata küstüm... üzüldüm insanlığa acıdım... köleleşen toplumu gördüm... kapitalizmin ve metropol yaşantının insanı nasıl robot yaptığını gördüm...

    otobüsten indim ve üst geçitten rosey love melodisi eşliğinde yürüyorum. aşağıda doğru bir baktım... insanlar gözüme karınca yuvası etrafında yol yapan karıncalar gibi göründü. ne kadar kalabalıktı.

    hatta bir çizgi film vardı. vücudumuz ile ilgili bir çizgi filmle alyuvarları, akyuvarları, vitamini, v.s. kişileştiren bir çizgi filmdi. oksijen taşıyan akyuvarlar koloni gibi,,,sanki bir ordu gibi geziyordu. insanlar gözüme öyle göründü. sonra dedim lanet olsun.

    herkes kendi küçük dükkanının kralı olsa ve bu lanet şehrin stresi altında boğulmasa dedim. *
    1 ...
  28. kızın baktığı düşüncesi ile tribe girmek

    1.
  29. toplu taşıma araçlarında girdiğim durumdur. konu ile ilgili aptal olduğumu düşünüyorum. ancak bu durum sıkıcı toplu taşıma araçları yolculuğumu daha keyifli hale getiriyor ve çabuk bitmesini sağlıyor.

    şöyle oluyor...

    ne zaman bir toplu taşıma aracına binsem gözlerim bir bayan arıyor. halbuki sapık falan değilim. en azında eğitimliyim. ahlak kuralları çerçevesinde doğru hareket etmesini biliyorum.

    gözlerim aradığı ancak bulduğı yada buldukları bayanları önce gözlemledikten sonra eğer güzel ve çekici bir tarafları varsa ben moda girmeye başlıyorum... ve içimden şöyle düşünceler geçiyor...

    evet bana bakıyor, gözü üstümde, ona bakmamalıyım, göz göze gelmemeliyim, her hangi bir nesneye odaklanmalı ve karizma bir bakış sergilemeliyim. eğer ayakta isem ve ayakta savrulmaktan belim kopsada dik bir duruş sergilemeliyim... gibi düşüncelerle toplu taşıma aracında savrulurken. bazende acaba baksam göz göze gelirmiyim. gözgöze gelsem zayıflık mı göstermiş olurum.

    belli ki bende bir sorun var. ama bu sorun bu iç düşünceler toplu taşıma araçlarındaki yolculuğu o kdar sevdiriyor ki bana iple çekiyorum. resmen inatlaşma mücacelesi veren diyaloglar yaşıyorum içimde.

    bazen o kadar tatlı insanlar oluyor ki sevgilim olsada sarılsam sımsıkı diyorum...

    bazen sadece sevindirmek için bakıyorum. bazı bayanların tribe girdiğini görüyorum...içimde yine bir diyalog...

    bu arada toplu taşıma araçlarını kullanmakta yeniyim yaklaşık üç haftadır. haftasonları hariç hergün kullanıyorum.

    helede geçenlerde bir yakadan öbür yakaya tam 1,5 saatte geçtim. sabahın köründe köprü trafiğinde tek kelime ile mükemmek bir yolculuktu... yağmur hafiften yağar gibi idi. tam köprünün üzerinde iken puslu kapalı boğuk bir hava, boğazın köprüden melankolik görünüşü harikaydı. pierces - boring eşliğinde yaşadığım duygusal hazlar bu satırlarda kalıcılığı sağlıyacak kadar etkiledi beni. o karşıya trafiğin yoğun olduğu saatlerde gidip geldiğim yolcukta defalarca aynı şarkıyı dinleyerek şarkının bendeki etkisini tüketmeye çalıştım. ancak tükenmedi. bugün biraz daha tükettim. manyak gibi dinliyorum. heralde bir kaç güne kalmaz o şarkıda bende biter...

    yeni bir şarkı bulmam lazım bünyemi sarsacak inanın çok zor buluyorum böyle şarkılar. ergenlik dönemlerinde daha kolaydı bu işler bir çok şarkı seni sarsardı. yaş ilerledikçe daha da zorlaşıyor...
    0 ...
  30. fatmagül ün kolyesi

    1.
  31. fatmagül'ün boynuna takdığı, köy yerlerinde ineklerin boynuna takılan ip gibi birşeydir. hatta bazen o ipe küçük zil taktıklarıda olur.

    bu kolye ile aslında anlatılmak isteden, o zengin üç piçin ortak danaya girer gibi fatmagül'e girdiklerinin nişanesi olarak hani onun sahibi artık biziz mesajı vermesidir. *
    2 ...
  32. okulda karşılaşılan öğrenci modelleri

    1.
  33. 1-Sürekli düşük not alacağını iddia eden çalışkan model: Bu model daha çok lise ve üniversite sıralarında karşımızdadır. Sınav biter. Herkes bir şekilde bir puan alacağını ileri sürer. Bizim Berkincan "ya beyler sınav çok kötüydü en fazla 60" der, sınavlar bir okunur ki meğer ortada helalinden bir totem vardır. Bütün sınıf ortalama not alırken bizimki 90'ı çakar. Notlar açıklandıktan sonra da "ben 100 bekliyordum hocam" diye itiraza gider. Bir gün bir sınıfta o totem bu tiplerin vücuduyla bütünleşecektir ama ne zaman bakalım.

    2-Sürekli not tutup sinav günü notlarını ödünç vermeyen model: Hande sınıfın çalışkanıdır. Tamam kabul edelim Flying Dutchman okul kütüphanesinin önünde korsan CD satarken o derslere girip fütursuzca not tutmaktadır, ama sınav günü notlarını fotokopi çekmek istediğimizde vermemen reva mıdır Hande? Vermemiştir Hande. Her üniversitede bu Hande'lerden mevcuttur. Zaten fotokopi sırasına sınavdan bir gün önce girerek Dutchman baştan kaybetmiştir, bir sonraki sınava kadar "ben de not tutucam arkadaş" diye söz verilir. Bir sonraki sınav gecesi gelir. Korsan cd tezgahı büyümüştür, Hande'ye gidilir.....

    3- Okula en son teknoloji ürünü aletlerle gelerek ilgi toplamaya calisan ögrenci modeli: Çok iyi hatırlıyorum lisede sınıf arkadaşım cebinden telefonunu çıkardığında insanoğlunun ateşi bulduğu andaki tepkiye benzer bir tepki vermiştik. Vardır böyle tipler. Oyunlu saat, cep telefonu, havalı ayakkabı, robot şeklinde, bacağından kalem traş fırlatan kalem kutusu, 18 farklı fonksiyonu bulunan tetris bu güruhun önemli gereçleri arasındadır. Yaş 18'e gelince bu arkadaşlar "altına çektiği araba ile kız avına çıkan genç" rütbesine adım atarlar.

    4-Üst sınıflardan soruları almaya giden öğrenci modeli: 17 yıl öğrencilik hayatım oldu. Bir gün bile kalkıp üst sınıflardan soru almaya gittiğimi hatırlamıyorum. Sınav günü gelir. Sırf bu misyonla donatılmış her sınıftan 2-3 kişi yollara düşer. Bir üst sınıfın kapısı çalınır, o sınıfın en çalışkanına gidilir "geçen sene ne sordu Safevilerden?" diye sorguya çekilir. Sorular not edilir, geri gelinir. Evet soru almaya gitmemişimdir ama almaya gelenlerin kurbanı olmuşumdur. "Dutchman ne sordu geçen sene inorganik maddelerden?". Yahu 1 sene olmuş, bizi sınava alan hoca olmuş inorganik, nerden hatırlayayım soruları?

    5- Sürekli kızlarla dolasan hiçbir erkek oyununu bilmeyen/katılmayan erkek öğrenci modeli: Ders düşer. Hoca dişçiye gitmiştir. Hiçbir zaman bir gün önceden dişçiye gideceği söylenmez inadına ki maça daha bir şevkle hazırlanmayalım. Müdür yardımcısından izin alınır. Hafif bir ter idmanından ve "açın önüme ben de vurucam" şeklindeki şut çalışmasından sonra adamlar toplanır. Derken bir adam eksiktir. Doğancan'a çağrı yapılır. Ama gel gör ki bizimki kızlarla çekirdek yiyip okul bahçesindeki çimlerde tur atmaktadır. Zaten kendisi mezuniyet balosunda herkes osuruk bombasını nereye atsak planını yaparken kızlarla sırayla dans etmiştir. Sen ne denyo bir adamsındır be Doğancan....(by forzabrian)

    6-Annesi ya da babası okulda öğretmen yada müdür muavini olan model: Bir kere bu çocuk baştan kaybetmiş bir adamdır. Makus talihi şudur ki her konuda kayırıldığı, her aldığı yüksek notun masa başında kazanıldığı, hakemler ve federasyon tarafından sürekli kollandığı söylenir durur. Bir nevi öğrencilik hayatının Arif Erdem'idir. Bileğinin hakkıyla yaptığı işler bile ciddiye alınmaz. Ha nüfuzunu kullanarak okul kantininden bedava döner yemişliğimiz çok vardır. (by Gorky)

    7-Spekülasyon adamı: Bu ahalinin öğrencilik hayatı boyunca bir tek fonksiyonu vardır, Türkiye Cumhuriyeti eğitim sisteminde sürekli spekülasyon yaratma yoluyla gerilimi artırmak ve asılsız iddialar ortaya atmak. "Devamsızlık hakkı 30 güne çıktı", "bu sene bütün sınavlar çan eğrisiymiş", "öğretmenler odasında kavga çıkmış", "fınalde sırf yorum soruyormuş", "din hocası derste namaz kıldırıyormuş", "kızların soyunma odasının duvarında röntgen deliği varmış" gibi ve buna benzer bir dolu asılsız iddia bu kadro tarafından ortaya atılır. Daha bir gün bir tanesinin doğru çıktığı görülmemiştir, görülmeyecektir de.

    8- Yabancı dil derslerinde aksan yapan model: ingilizce dersi başlar. Millet daha "my", "I", "Mr and Mrs. Smith have a farm", "The cat is going to climb the tree" diye 3 yaşındaki ingiliz çocuk gibi konuşmaya çalışırken bizim özel kolej mezunu kızımız çıkar "tiçaa, ken yu jast heav e luk at hiiiaaa" diye Victoria Road'da şarap evi işletiyormuş gibi konuşur. Ne gerek vardır, yoktur tabi. Konuştun konuştun sonra ne oldun? Banka memuresi. Eee ne anladım bu işten? Öbür ingilizce fakiri Abdurrahman kabzımal oldu götürdü parayı. Haşırt the blackboard. Al sana ingilizce

    9-Herkes kantinden yemek getirirken ekmek arası peynir-yumurta getiren model: Yeri geldi bizim de ay sonunu zor getirdiğimiz oldu şimdi eğri oturup doğru konuşalım. Biz de ekmek arasının muhteşem gizemine başvurmadık mı? Başvurduk tabi. Ama her gün her gün de yumurta yenmez ki arkadaş. Öğle tatili olur. Beriki sınıfta ders çalışır, beriki kantine gider, bizim Ferdi arka sıralardan ekmek arası yumurtayı başlar yemeye. Teneffüs biter sınıfa bir dönülür. Sınıf Altın Çiftlik Entegre Tavukçuluk tesisleri gibi kokmaktadır. Bari yiyorsun kıçını tut be adam.

    10- istiklal marşının son mısrasında servise koşan model: işte benim favorim bu adamlardır. Cuma günü gelir çatar. Bayrak töreni öncesi sıranın en arkasında konuşlanılır. istiklal marşının son mısrası gelindiğinde yavaştan hareketlenilir, son mısraya başlandığında servislerin olduğu istikamete doğru bir adım atılır, "Hakkıdır hakka tapan milletimin istiklal" mısrası bittiğinde çoktan servisin ön koltuğu kapılmıştır. Bu tayfanın böyle bir saplantısı vardır. Serviste ön koltuğu kapmak. Bu amaç uğruna vatan, millet, ulusal marş, anayasanın değişmesi teklif dahi edilemeyen maddeleri bile feda edilebilir. Zira ön koltukta eve dönerken camı açıp dirseği kapıya dayamak ve onun yarattığı karizmayı tatmak, hatta kravatı kafaya takıp, ön camdan sarkarak "şşşş Ahmet, Ahmet atari salonuna gel haaa" diye dikkat çekmenin tadı vardır.
    26 ...
  34. kişinin olduğu durumdan kurtulmak istemesi

    1.
  35. kişinin depresif olduğu durumlarda herşeyi unutup içinde olduğu çevre ve durumdan tamamen sıyrılıp bambaşka bir dünyada olmayı istemesi durumudur.

    an itibariyle olmak istediğim durumdur. hiçbir şeyi düşünmeden tamamen huzur olsun.

    mis kokulu sahil kenarındaki bir ormanda ağaçların altındaki bir hamakta, püfür püfür tatlı tatlı esen bir rüzgaz eşliğinde, deniz şırıltısının ve yaprak hışırtılarının katkısı eşliğinde huzurun dibine vurmayı istemek.

    esen rüzgarın vücudunu gıdıklaması ve o güzelim uykunun tadına varmak...

    geçmişin birikimi ve geleceğin endişesi olmadan huzur...

    biri beni kurtarsın hayallerime ortak olsun...* *
    3 ...
  36. laik laik çekirdek yerken çıkagelen dinci

    5.
  37. başlıktaki entry'nin okumadan yazarların alta entry girdiğini çok net gösteren bir başlık olmuştur.
    0 ...
  38. birinin odtü derken diğerinin sütçü imam demesi

    1.
  39. Ünivesitelerin isimlerindeki heybet, kalitenin sonradan kattığı değerden midir? yoksa isim gerçekten karizma mıdır?

    iki genç düşünün biri Odtü mezunuyum derken diğeri sütçü imam diyebiliyor. söylerken bir düşünün odtü, sütçü imam.

    bir kaç yıl önce gidilen bir iş görüşmesinde grup mülakatında mezun olunan üniversiteler sırayla söylenirken odtu mezunu genç ile sütçü imam mezunu gencin yanyana oturuyor olması...

    kelime yapısı gereğide esasında bir heybet bulunan odtü, yine kelime yapısı gereği bir siliklik bulunan sütçü imam ile yanyana gelince direk 2-0 öndedir zaten.... sadece kelime yapısı bağlamında algı uyandırırken bile.

    bu arada efsanevi kahramanımız sütçü imamın yeri bambaşkadır. onun heybetinden şüphe olunmaz...
    6 ...
  40. cuma akşamının dayanılmaz hafifliği

    4.
  41. o akşamın heycanı şimdiden sarmaya başlamıştır.

    üzerinden haftanın yükü hafif hafif kalkmaya başlamıştır...

    gün ilerledikçe gülümsemen artıyordur...

    buraya bu ifademi pek yazmam ama çok mutluyum... *
    1 ...
  42. başlıklara göre yazarların ruh halleri

    1.
  43. sol framedeki başlıklara bakıp yazarların o andaki ruh hallerini hissetmek...

    başlıklara bakarsın, kimisi güncel takılmakta, kimisi aktüalite peşinde, kimisi romantizm yapmakta, kimisi magazinel takılmakta, kimiside * makara yapmaktadır.

    ve sen gelirsin ruh haline göre başlıklara takılırsın... bir anda düşünürsün yazar bunları yazarken hangi ruh halinde diye anlık bir empati yaparsın. çünkü sende bir gün o ruh halinden geçmişsindir.

    bazen o anki ruh haline göre hiç mi hiç ilgini çekmesede o ruh haline girdiğin günleri anımsayarak artıyı basarsın...
    * * * *
    1 ...
  44. iş yerinde bulunmaktan sıkılan yazarlar zirvesi

    1.
  45. gerçekleşmesi gereken zirvedir. hatta zirve hafta içi iş saatinde yapılmalıdır.

    herkeste işyerine ortak bahane söylemelidir.
    2 ...
  46. günlük hayatta azdırıcı unsurlar

    1.
  47. Azdırıcı belki çok kaba bir ifade oldu.

    şöyle diyelim,

    günlük hayatta insanların cinsel algısını üst düzeye çıkaran unsurlardır.

    bunun bir çok etkeni olabilir. bazen bir tv programı, bazen bir gazete yada magazin haberi, belki bir şov. belkide karşına çıkan bazı şahıslar.

    özellikle erkekler bu yöndeki duyguları daha rahat ifade ederler.

    ifade şekilleri ise; offf, hacı şuna bak, way a.k. çatır çatır v.s.

    Kişilerin ve toplumun bu yönde zaafı olduğu muhakkaktır. Cinsellikle insanlar esasında uyuşturulmaktadır. daha kutsal güdü ve duygular ön plana çıkmalı. Sadakat, merhamet, güven gibi daha önemli duygu ve değerleri ön planda tutmalıdır.

    arz olmassa talep olmaz, talep olmazsa arz olmaz. eğitim şart.
    1 ...
  48. okeyde beklenen son taş gibi aşkı beklemek

    1.
  49. beklemekle gelmeyeceği aşikardır...

    bazen taş çalarsın... aşkları çalarsın... bulmak adına çalarsın...

    hayata heycan katarsın... ama olmaz...olmasın gelme zaten...

    çünkü sen gelirsen ben biterim...
    9 ...
  50. akarsu debisi

    1.
  51. Akarsuyun herhangi bir kesitinden birim zamanda geçen su miktarına akım veya debi denir.
    1 ...
  52. sözlükte bir kızın atabileceği en güzel mesaj

    1.
  53. hayatını değiştircek bir büyüyüde içinde bulunduracak olan mesajdır.

    öyle bir mesajdır ki yarın hayata bambaşka uyanırsın.

    kimse söylemeden söyleyim (bkz: hayallerde yaşıyor bazı ibneler) * *
    1 ...
  54. sevgilinin hayalini kurmak

    1.
  55. özelliklerini kafanda belirlediğin sevgilinin hayalini kurup mutlu olmaktır.

    böyle bir sevgiliyi bu hayatta bulamayacağını biliyorsundur. ama hayalini kurarken tebessüm edersin mutlu olursun...

    başkası yazmadan ben yazayım. (bkz: hayallerde yaşıyor bazı ibneler) *
    nescafemi yudumluyorum mutluyum...
    2 ...
  56. sözlükte kaliteli kız aramak

    6.
  57. osmanlicabilmeyenkiz

    1.
  58. yeni bir yazar daha hoşgelmiş.
    2 ...
  59. daha fazla entry yükleniyor...
    © 2025 uludağ sözlük