işin kötü yanlarından bir tanesi de neleri atlattığımı anlatacak kimsemin olmaması.
evet eski öğretmenlerim, arkadaşlarım, müdürlerim ailem ve bu duruma gelmemin,gelmemizin diğer sorumluları ayrıyeten yanlış tercihten dolayı meslek lisesine gönderin diyen eşin dostun amına koyim.bildiğiniz sıçtınız lan hayatıma.nasılda debeleniyorum şimdi bir bilseniz ve daha kötüsü bu sadece benim sorunum değil, diğer meslek liselerine gidenler içinde geçerli. değiştirin şu amına koduğumun zihniyeti.kimse aptal veya gerizekalı değildir onlara beyinlerini ilgi alanlarına yoğunlaştırması gerektiği öğretin artık.bir yerde harikalar yaratacak insan, alakasız yerlerde yok oluyor. siz aileler kök sorun sizsiniz amk. yok olmayın etraflarından, yalnız bırakmayın bırakınca neler olduğunu kendimden örnek vererek biraz açıklamaya çalışmak istiyorum.
ilk okula yazıldım ve herşey süper herşey çok iyi diye düşünmeye başlamıştım ki ama ne göreyim dayak var. tamam az çok biliyoruz ne olduğunu dayağın ama bunu okulda allahın her günü farklı farklı kişiler üstünde görmeye başlıyorsun ve bıraktığı izleri.ha bide herkes sever ilkokulda, bende sevdim bi kızı amk. bir gün bunu dile getireyim dedim ama reelde cesaret edemediğim için evlerini aradım (bir ödev vesilesiyle birbirimize vermiştik numaraları) ve telefonu kimin açtığını umursamadan ''seni seviyorum ayşenurr'' dedim. telefonda annesinin sesini duyunca aha sıçtık dedim çok kötü bir şey yaptığımı düşündüm
herneyse
annesi ismimi sordu ve bende çok korktuğumdan dolayı söyledim.ertesi gün okula gittiğimde sevdiceğim sırf onu sevdiğimi söylediğim için ağlarken annesi ve öğretmenim adeta pusu kurmuşcasına beni tokatla karşıladılar, çok kötü oldum o gün sözlük anlatamam.olay evime aksetti ama evde bir ablam var ve başka kimse yok.anne çalışıyor, baba şehir dışında çalışıyor. ablamda olayın verdiği utançla bana patlıyor filan.
derken 3. sınıfa geçiyorum ve kendimi basket takımında buluyorum.takımda tek küçük benim diğerleri orta okulda amk.
bir anda okulda ilgi odağı oluyorum. sikmişim ayşenuru bütün 3 ler 4 ler 5 ler peşimde. hatta tenefüslerde orta sınıftan
ablalar merak edip beni görmeye geliyo ne kadar tatlısın lan sen pezevenk gel bi çükünü öpeyim filan diyo.derken biz
şampiyonluklar felan yaşıyoruz.bu arada ana baba hala çalışıyo basketçi olduğumdan haberleri yok neyse siktir et ilk
okul bitiyo bi şekilde
orta okulda farklı spor dallarında takımlara giriyorum kendime adeta lisans koleksiyonu yapıyorum amk.yakışıklı olmaya başlıyorum.okulu geçtim çevre okullar tanıyo amk beni çünkü her yere maça gidiyoruz.bildiğin fame oluyorum amk
facebook twitter vs. daha piyasada yok tabi.artısında kötü şeylerde getiriyo bu popilerlik.her gün okul çıkışında beni dövmek için bekleyen gruplar oluyor.bazen dayak yiyorum bazen kaçıyorum. bu arada ana baba hala çalışıyo bunlardan haberleri yok. anlatamıyorum bende nedendir bilinmez belki meşgul etmemek için belki o samimiyeti göremediğim için.
derslerimde iyi bu arada.en iyi sınıflardan birindeyim. oks den iyi sayılabilecek bir puan alıyorum.tercihler felan
yapılması gerekiyor.ailemde bana olan ilgisizliğini tatil ile kapatmaya çalışıyor,tatile gönderiyor.1 hafta sonra
gelicem tercih yapmam gerekiyor diyorum, senin gelmene gerek yok biz hallederiz diyolar. iyi peki o zaman mococoya
devam diyorum ne bilim uçuk yerler yazacaklarını amk.tutmuyor hiç bir yer. baba olmadığından etrafta anne ile koştur koştur yazılacak okul arıyoruz.Allah kimseye annesinin çaresizliğini göstermesin. bi yer bulamıyoruz ve sonunda meslek lisesi önünde buluyorum kendimi.
işte hayatımın sikilme bölümüne giriş yapıyorum
daha girişte bıyıklı kızlar ''ben okumayacağaam !! ben okumayacağaam !'' diyerek annesiyle bağrışa çağrışa okula giriyolar,kimisinin saçından filan tutup okula sürüklüyolar. annem de bunları görüyor yutkunuyor gözlerime bakıyor seni buraya yazdırmak büyük hata olur demiyor tabi ki, bende hiç farkında değilim bana burada neler olabileceğinden.
binaya girdikten sonra bir sıra dikkatimizi çekiyor ama türk usulü bir sıra. bu ne amk kavga felan mı var diyorum. kayıt sürüsü pardon sırası olduğunu öğreniyoruz ve bizde giriyoruz o sürüye pardon sıraya.odaya yaklaştıkça çirkin sözler duymaya başlıyorum ''bu çocuğu yazacaksın bu okula yoksa yakarım okuluda senide'' gibisinden. amacım kötülemek değil onlarda çocuklarının istikbali peşinde ama olmuyorsa zorlamamak lazım bazı şeyleri.adamın yüzü yok okumaya daha buraya getiriyorsun herneyse kayıt oluyorum bi şekilde, okul başlıyor ve çarpıcı gerçekler:
lise 1=sigara
lise 2=sigara alkol,esrar,bali,
lise 3=sigara alkol
lise 4=sigara
bunlar olurken yanındaki karakteristik özelliklerde değişiyor tabi,bu değişimler;
beynin miskinleşmesi,edepsizliğin yobazlığın artması vs.
hocalarda uğraşmak istemedikleri için dersini bile anlatmadan sınıftan gidiyor, gitmediği zaman sınıf gidiyor.
kimsenin ders sikinde değil zaten.okulda sigara içmeler, hocalara baş kaldırmalar, çıkışta toplu kavgalar.
yönetim zaten çoban moduna çoktan girmiş.bazı şeyler engellenemiyor.
anne baba bu sefer emekli, artık daha çok görüyorum ama hayatının hiç bir evresini paylaşmadığın insanlarla bunları nasıl paylaşacaksın ?
değişmedim sanmayın
artık ülkenin en prestijli üniversitelerinden birinde mimarlık okuyorum demek isterdim ama 2 yıllık makine okuyorum ama olsun yaşasın dgs.
çok şükür artık sigara bile yok hayatımda
hayat devam ediyor, çabalamak lazım, dünyada görmek istediğin değişimin bir parçası olmak lazım.
insanın bağımlılık olarak adlandırabileceği olaylara bir son vermeyi başarmasıdır.
uzun yıllardır iki insanla sadece libidomu doyuruyordum ve ihtiyaçlarımı karşılamalarının dışında hiçbir şekilde mutlu etmiyorlardı ve bu saçma ilişkiyi bitirme kararı aldım (tabii onlar içinde durum aynı) herneyse bu facebook denen lanetinde uzun süredir bir boka yaramadığını gördüm, onuda iptal ettim. bu olaylar olurken bir haftadan fazla süredir de sigara içmediğimi de eklemek istiyorum.
dipnot: birde bu yaşadıklarımı sadece bu başlığı okuyan siz değerli yazarlar biliyor. anlatacak kimsemin olmadığını da yeni fark ettim.bu yalnızlıkta bağımlılığım oldu cidden amk. buna da bir son vermek lazım.
istiyorum ki aynı banyoyu kullanalım
sümkürmelerimiz aynı lavaboya olsun
istiyorum ki aynı klozetin sifonunu çekmeyelim
etraf hunharca koksun
istiyorum ki izmaritlerimizi aynı tabağa söndürelim
sonra sen yıka onları
istiyorum ki aynı kanepenin üstünde çekirdek çitelim
sonra sen temizle oraları
istiyorum ki farklılık olsun diye sen al prezervatiflerimi
sonra gidip tırtıklıyla değiştireyim
istiyorum ki aynı sabaha ossurarak uyanalım.
arkadaşın şu an gerçekleştireceği durumdur ve yalnız gitmemesi için beraber gidilmesi lazım. yazarlarımızın bu konu hakkında bir tecrübeleri varsa paylaşmaları çok makbule geçer.
ileriyi göremeyen adamların işidir efenim. düşünsene belki yıllar sonra dünya yaşanılacak bir yer olmayacak ve farklı gezegenlere gidebilirsek gideceğiz. parça parça satılsın bari.
arap bilim adamlarının yaptığı bir araştırmaya göre sabun kullanımının sonucunda sampuana göre saç dökülmesinin daha az olduğu kanıtlanmıştır.bu sonuçla eski topraklarında hemfikir olduğu biliniyor.
bunları her cafede her avmde görebilirsiniz sürekli bir iş adamı havaları, toplantıdan yeni çıkmış havaları. ulan senin vasfın yok daha lise öğrencisi adamsın yahut vasıf edinemediğin için bu bokların içindesin kimi kandırıyorsun sen ?
ta kendisiyim efenim.allah günah yazmasın o güzel cümlelerden hiç bir bok anlamazdım.ulan lise çağındaki adama kalkmış ne okutuyosun. nerde misyon nerde vizyon ? bilmem hala kaldımı öyle.
taşşak maşşak bi yana gel bırak bu işleri.maaşım, mesleğim iyi değil diye kendini yeme, oturma grubunun eski olmasından şikayet etme artık, eski değil onlar sadece modası geçmiştir. güzel bir arabanın olmaması hayatının sonu değil. şunun bunun kocası, karısına tek taş yüzük aldı diye kocanın başının etini de yeme.annenin yaptığı yemekleri iştahla ye emin ol mc donalds her zaman orda. ayakkabıyada ihtiyacın yok sadece arkadaşının ayakkabıları sana güzel görünüyor.
sende giydiğin zaman emin ol daha güzellerini gene göreceksin. dolapta yeterince kıyafetinde var olmayan senin beynin. zihniyetinde keşke kıyafetlerin kadar güzel olsaydı. senin yaşadığın dünyayı bırak, ülkende daha balın tadını bilmeyen çocuklar var. ''giyecek hiç bir şeyim kalmamış'' diye açacakları dolapları olmayan nice zihniyeti parlak insan var bu ülkede.romanın sözlük anlamanı bilmeyen sen varsın.güzel bir kitabı bitirmenin hazzını da hiç duymadın.aslında senin hiç bir şeyin yok.sen yaşadığını sanıyorsun ama kaç kişiyi öldürdüğünden haberin yok. aslında seni koruyup büyüten insanlara da saygın yok senin. hiç olur mu sevgilin var senin senin dünyan o senin. aslında sana üzülüyorum ben çünkü sen hiç bir zaman küçük şeylerden mutlu olmayı öğrenemedin.yapıştırdın bi etiket alnına yaşıyorsun işte, yaşadığını sanıyorsun.
yine uyuyamadım yalnızlığımla
bir türlü susmuyor
yatağımı, evimi
her yeri kaplamış utanmadan
soluk alacak yer bırakmamış
kaç senedir bu evde yaşıyor
git diyorum, gitmiyor
çok alışmış bana
kıskançlığı da çekilmiyor
kendinden başka kimseye müsade etmiyor.
mısralarını yazan güzel insan. pek tanınmaması içler acısı.
artık bıkkınlık geldi, o kadar çirkin şeyi gören insanoğlu nasıl dayanır bu hayata yada heryerde yalnızlık çeken. tamam etrafta çok arkadaş var, ailende var ama sen yalnız hissediyorsan kendini nasıl yaparsın yada en tepeye vardığın zaman şimdi ne olacak der misin. olmuyor be abi nereye gidersen git bu bok seni hep takip ediyor herhalde. velhasıl şu nacizane sözlerim melankoli tribine giren insanın sözlerine benzesede değil abi. bu uzun zamandır böyle. sizde bir şeyler diyin beyler bayanlar. bi yardım edin allah rızası için.
insanoğlunun toplum içine çıktığında taktığı en güzel, en tanınmaz maskedir gülmek ve oldukça yorucudur. o kadar yorucudur ki bir daha takmayacağım bu maskeyi dersiniz ama takmak zorundasınızdır, çünkü insanların sizin o yönünüzü görmesi hiç hoşlarına gitmeyecektir.