sadece şehir efsanedir. 25 yaşında kadar ilişkiye girmeyen erkek yoktur. hiç olmadı boş boş gezinirken balkondan bi bayan eve davet edip şehvet dolu dakikalar yaşatmıştır.
Kafasında beyin yerine bok dolu olan pkk sempatizanları bu durumu acitasyon yapmak suretiyle, dağdaki domuzların haklı davalar içerisinde çırpındıklarını halka nakletmesidir.
Kıçlarına rahat batan ve dış güclerin kahpe ve şerefsizce oyunlarına bile bile gelen ve gelmek isteyip huzursuzluk yapan bu insanların ölmesi gayet normal ve sevindirici bir durumdur. Sebebi ise benim kuzenim, kardeşim, arkadaşım, dostum, abim dağlarda o or.spu çocuklarının hain kurşunlarına hedef olmayacak olmasıdır. Kendi seçimleridir. Bir nevi intihardır. Bunun çözümü ise kardeş kürt halkımızın eğitiminden geçer. Saf ve eğitimsiz kalmış halkı kandırıp, galyana getirip devlete isyana teşvik etmek ve aldatmak gayet basittir. BiR KISIM!!! Doğuda pkk nın partisi bdp yandaşlarının bir çoğu sanki türklerle savaş halinde olduğumuz zannında oldukları bilinmektetir. Ve körpecik beyinler kürt olduğum için pkk yı savunmam gerektiği zannı içerisindedirler. kendilerini geliştirip bazı şeyleri fark etmelerinin zamanı çoktan gelmiştir. ama bunun önüne dış mihraplar ve onun maşası pkk örgütü engel koymaktadır. Çözüm yine aynı ekmeği, aynı suyu, aynı vatan topraklarını paylaştığımız kürt halkının elindedir.Birden fazla ırkı topraklarında barındıran sadece türkiye değildir.
Kendilerini siyasetci kürt halkının savunucusu olarak gören veled-i zinalar kürtlerin tarih boyunca zulüm gördüğünü ısrarla iddaa etmekle berabar barış, halkların kardeşliği gibi zırvalarla kıçlarını yırtmaktadır. bu bahsedilen 2 halk arasında düşmanlık varmış gibi nakletmektedirler. Kürt vatandaşlarımızı kışkırtmak suretiyle körpecik çocukları dağlara toplayıp dünyanın en güçlü ordularından olan şerefli türk silahlı kuvvetleri nin önüne atmaktadırlar. O lider dedikleri köpek yavruları, t.c nin kudtretli cumhuriyet ordusunun kahredici güçleri tarafından mahvedileceklerinin farkındadırlar, ama hala amaçsız ve sonuç vermeyecek bir hainliğin içerisindedirler.
Elleri bir ağaca arkadan bağlanan hamile bir kadının başına dikilmiş olan iki Ermeni yazı tura atıyordu. Bu kanlı kumarı yaklaşık 100 yıl önce Anadolu toprağında Kars'ta Ağrı'da Van'da Erzurum'da da ataları oynamıştı. Onlardan duymuşlardı.
Karnı burnunda çaresiz bir Azeri kadının doğumu oldukça yakın görünüyordu.
Çaresiz kadın bir hazan yaprağı gibi titriyordu.Elbiseleri yırtık, ayakları çıplaktı... Ermenilerin uzun boylu olanı elindeki AK-47 model Rus yapımı otomatik tüfeğinin namlusuna monte edilen seyyar kasaturayı çıkartırken,diğeri elindeki demir parayı havaya attı:
-Akçik, manç?.. (Kızmı, oğlan mı?)
-Akçik... (Kız)
Bu cevap üzerine 'oğlan' diyerek bahse giren Ermeni, elindeki kasatura ile hamile kadının karnını bir hamlede yarıp çocuğu çıkarttı. Kan bürülü gözleri bebeğin kasıklarına kilitlendi.
-Tun şahetsar,ınger...(Sen kazandın,yoldaş)
-Yes şahetsapayts ays bubrikı inç bes bidigişdana... (Ben kazandım ama bu bebek
nasıl beslenecek?)
-Mayrigı bedge gişdatsine.(Annesi besleyecek elbette)
Bunun üzerine daha kısa boylu olan Ermeni, bir hamlede kasaturaya geçirdiği bebeği annesinin göğsüne yapıştırdı:
-Mayrig yerahayin zizdur. (Çocuğa meme ver)
Aynı dakikalarda Hocalı'nın başka bir semtinde tek kale futbol maçı hazırlığı vardı. iki kesik Azeri kadın başını kale direği yapmışlar,top arayışına girmişlerdi.Başı tıraşlı bir çocuk bulup getirdiklerinde ise Ermeni çeteci sevinçle bağırdı:
-Asixn ma/,çimi yev bızdıge, aveg gındırnadabidi. Gıdıresek...(Bu hem saçsız hem de küçük,iyi yuvarlanır. Kopartın...)
Aynı anda çocuğun gövdesi bir tarafa,başı da orta yere düşmüştü... Ermeniler zafer naraları atarak, kanlı postalları ile kesik çocuk başına vurarak kanlı bir kaleye gol atmaya çalışıyordu.Bu iki olay Hocalı'da bundan çok değil yalnızca 14 yıl önce yaşandı.Her iki olay da ermeni çetecilerin katliamlarına bizzat şahit olan görgü tanıklarının anlatımlarıdır. Ne yazık ki 26 Şubat 1992 günü binlerce Azeri türlü yöntemlerle vahşice katledilmiştir.
Ajanslar,katliam haberini bütün dünyaya hızla geçerken, arşı titreten ağır bir vahşet yaşanan Hocalı halkından geri kalanlar ise çaresizlik içinde kıvranıyordu. Türkiye'de büyük bir dehşet uyandıran katliama ilişkin ilk görüntüler ise TRT aracılığı ile duyurulmuştu. Bütün olanları batılı gazeteciler, özellikle de New York Times belgeledi.
26 Şubat'ta güçlü silahlarla donatılmış Ermenistan silahlı kuvvetleri ile Hankendi'nde konuşlanmış bulunan Albay Zarvigarov komutasındaki366'ncı Rus Motorize Alayı, Hocalı'ya saldırarak tarihin en vahşî katliamlarından birini yaptılar. 26 Şubat gecesi Rus motorize alayının tanklarından açılan top ve roket saldırıları ile Hocalı Havaalanı kullanılamaz hâle getirilerek kentin dış dünya ile ilişkisi de tamamen kesildi. Savunmasız kalan kente giren Rus destekli Ermeni askerleri,çocuk, yaşlı, kadın, bebek demeden birçok insanımızı vahşîce katlettiler. Ermenilerin işgal ettikleri Hocalı'da dehşet verici olaylar yaşandı. Canlı canlı insanların kafa derilerini yüzdüler, sağ olarak ele geçirdiklerini ise sistematik bir işkenceye ve tıbbî deneylere tâbi tutarak, insanlık dışı muamelelere maruz bıraktılar.Hızar ve testereler ile diri diri insanların kol ve bacaklarını kestiler.
Genç kızların önce saçlarını,sonra da kafa derilerini yüzdüler. Babanın gözü önünde evladını,evladın gözü önünde babayı kurşunlara dizdiler. Kesik kafaları sepetlere doldurdular.Peki neydi bu düşmanlık?
Ermenistan'daki okul duvarlarında asılan haritalarda Türkiye'nin 12 ili yer almaktayken, Ermenistan'ın bayrağında Türkiye hudutları içindeki Ağrı Dağı'nın resmi varken, Ermenistan Millî Marşı'nda Topraklarımız işgal altında, bu toprakları azat etmek için ölün, öldürün' denmekteyken, başkaca bir neden aramaya zaten gerek yok sanırım.Dağlık Karabağ Bölgesi'nde bulunan Hocalı'ya, eski Sovyet ittıfaki Silahlı Kuvvetleri'ne ait 366.Alay'ın desteği ile Ermeni Sılahlı Kuvvetleri tarafından düzenlenen saldırılar sonucu 613 Azerbaycan Türk'ünün hayatını kaybettiği resmî olarak açıklandı.
Ancak kayıp sayısının bu rakamların çok çok üstünde olduğu bilinmektedir.
56 hamile kadın karnı yarılmış durumda bulunmuştur. Bu alçak saldırıda 487 kişi ağır yaralanırken, 1275 kişi ise rehin alınmış, geri kalan nüfus da bin bir zorlukla canını kurtarmış ancak bu olayın tahribatından ruhları ve hafızaları asla bir daha kurtulamamıştır.Şahitlerin anlattıklarını dinleyenler önce kulaklarına inanamadı. Fakat katliam sonrası Hocalı'ya girdiklerinde ise, görgü tanıklarının abartmadığını kısa sürede anladılar. Hocalı'da katliam bölgesini gezen Fransız gazeteci Jean-Yves Junet'nin gördükleri karşısında söyledikleri, katliamın boyutunu da anlatıyordu:
'Pek çok savaş hikâyesi dinledim. Faşistlerin zulmünü işittim,ama Hocalı'daki gibi bir vahşete umarım kimse tanık olmaz '
Peki 26 Şubat 1992 günü yaşanan bu katliamın emrini kim vermişti;
Ermenistan Devlet Başkanı sıfatını taşıyan Robert Koçaryan denilen kirli katilden başkası değildi. Yaptığı terör faaliyetlerinin oranı nispetinde terfi eden Taşnak sutyun örgütü liderlerinden Robert Koçaryan, 20 Mart 1996'da Ermenistan Başbakanı oldu. Karabağ'da barış istediği için aşırı milliyetçilerin tepkisine daha fazla direnemeyen Levon Ter Petrosyan istifa edince de 30 Mart 1998 yılında ondan boşalan Devlet Başkanlığı koltuğuna,'Hocalı Katliamı' baş sorumlusu olan azılı terörist Robert Koçaryan oturdu.
Ermeniler Türk hamile kadınlarına tecavüz edip karnını hamile olduğu halde taş ile doldurup öldürmüşler ve küçük Türk kızlarına tecavuz edip öldürmüşlerdi.
Ülkemizde hiç bir insan kalkıpta bu masum insanlara iskence edilip öldürüldükleri için yürüyüş yapmadı. Peki kimler için yürüyüşler yapıldı??? Burası da artık herkesin kendi vicdanına kalmış...
çeçenistanda açılan bir hastahanedir. açan yetkilinin gayet akıllıca bir tutum sergilediğini gösterir. cumhurbaşkanı kadirov ''Kuran da cinlerin varlığını ve insanlara etkisini kabul etmektedir. Madem halk bu tür tedaviye bir ihtiyaç duyuyor, öyle ise bu işi kalpazanların, cahillerin eline bırakmayalım. Bu tür hastaları dine uygun biçimde tedavi etmek üzere ruhani bir hastane açalım'' düşüncesiyle ortaya çıkmıştır. ayrıca hastahanede tedeviler ücretsizdir.
arap ülkelerinden birinde şeyhin, muz, salatalık, kabak gibi meyvelerin cinsel organa benzediği için kadınların kesmemesi gerektiğini emrettikten sonra, kısa zaman içinde arap ülkelerinde olabilmesini düşündüğüm olaydır.
muhtemelen evleneceği insanın, megan fox,adiana lima, selena gomez gibi dişiler olmasını hayal eden erkek türüdür. ama gelin görün ki yemek yapmasını bilen bıyıksız bi kız bulabilecekleri merak konusudur.
türkiyede kurulması halinde, bir grup psikopat çevreci tarafından olabilme ihtimali olan eylem. çernobil faciasından daha büyük bi facia yaşanması muhtemeldir.