estrella de mar
777 (şahane)
altıncı nesil yazar 4 takipçi 22.41 ulupuan
entryleri
oylamalar
medya
takip

    pipi siyaseti

    1.
  1. meltem dayıoğlu

    1.
  2. odtü iktisadi ve idari bilimler fakültesi hocalarından.
    birinci sınıflara şefkat göstermesi ve dördüncü sınıfların da mezuniyetini uzatmasıyla tanınır.
    insaflı mı insafsız mı bilemedim.
    2 ...
  3. i wish you were a beer

    ?.
  4. çocuğum okusun takıntısı

    ?.
  5. tanım: ailelerin çocuklarının okuyup büyük adam olma yönündeki ısrarcı tavırlarıdır.
    kişisel yorum: bok var.

    en basitinden türkiye rekortmenleri listesine bakıyorum, seda sayan, mehmet ali erbil ve acun ılıcalı da var.
    ulan seda sayan be! evet tiye aldığımız seda sayan.

    anne babalara sesleniyorum, çocuğun okuyup mühendis olcak doktor olcak diye tutturmayın.
    matematik öğrendik de bi bok olduk sanki. hayvan gibi formül biliyoruz teori öğreniyoruz ve burs yiyoruz .mna k.y.m.
    elin oğlu top peşinde koşturuyor götürüyor paraları.
    işe başlıyoruz araba almak için kredi çekiyoruz. ulan adamların haftalık yediği para bu be.

    ulen çocuğum olursa toplarla büyütçem onu. fesatlık yapma arkadaşım! ibne değil.
    sanatla mı uğraşçak, uğraşsın anasını satiyim. tüm matematik bilgisi iki kere iki dört olsun. biz öğrendik noldu, bok mu var.

    bak sinirlendim yine mnrznskm. neyse.
    4 ...
  6. alacakaranlık çorum alaca da çekilsin diyenler

    ?.
  7. facebook'ta açılan taptazecik grup.
    ağlamak istiyorum lan. dört bir yandan davetiye gönderenler, açıp burayı okumayacağınızdan emin olduğum için diyorum allah belanızı versin.
    yakında alacakaranlık alaca'da çekilsin diyen bir milyon kişi bulabilirim furyası başlatırsanız o zaman sıçtım ağzınıza.
    şimdilik affettim, yıkılın!

    dipnot: alaca çorum'un güzide ilçelerinden birisidir.
    0 ...
  8. septiksolipsist

    4.
  9. kampüste sigara satışının yasaklanması

    1.
  10. üniversitelere dayatılan son moda.
    kampüs yerine nazi kampı hissiyatına dönüşmeye başladı üniversite hayatı.
    açık havada sigara içerken bile profesörlerden vs. uyarı alabiliyorsunuz.
    o sigarayı monte etmek var da dua et yaşını başını almışsın bey baba.
    ne diyorduk, kampüste sigara satışı yasağı. ulan her gün kara kara düşünüyoruz kimden sipariş versek diye.
    karaborsaya teşvik değil de ne bu.
    karton karton alıp yurtta dal hesabı satmazsam şerefsizim.
    yok lan ağır konuştuk.
    4 ...
  11. johnny depp in yaşlandığı gerçeği

    1.
  12. son gösterimdeki filmi public enemies ertesi farkettim, üzüldüm, iki damla gözyaşı akıttım.
    evet lan, bildiğin yaşlanmış adam. her filmini seyrederken elmacık kemiklerine odaklanır iç geçirirdim. bu kez öyle olmadı. gözüm yüzündeki kırışıklıklara takıldı.

    bu kez bildiğin somut film şeridi geçti gözümün önünden. ölüm arefesi olandan bahsetmiyorum, konumuz o değil.
    cry baby filmini düşündüm, kendimle gurur duydum. ağzının dadını o zamandan biliyomuşun lan dedim kendi kendime.
    sonra arizona dream vardı, daha bıyıkları yeni terlemiş falan. işte dediydim, hayatımın erkeği. rüyalarıma girerdi adam daha on yaşındayken. sapık değilim. belirteyim. olada bilirim, emin değilim.

    hele ki chocolat o filmden sonra bir içim su tabirini tasarruflu kullanmaya karar verdiydim.

    iki gündür depresyondayım yeminle. yaşama amacım kalmamış gibi hissediyorum. evlenicektik lan, çocuğumuz olacaktı.
    beni babamdan isteyecekti, babam nazlanıp vermeyecekti, sonra senden güzelini mi bulucam damat deyip sarılacaktı, junior johnny'leri parka götürecekti. bütün bunlar memleketimin güzide şehri çorum'da olacaktı.

    bir gözaltı kırışıklığın yetti hayallerimi yıkmaya. ağladım çok ağladım. sonra tv'de ashton kutcher filmi gördüm sustum.
    allah'ım neler yaratıyorsun yareppim.
    7 ...
  13. ben hiç çok ciddi kararlar alamadım

    1.
  14. en sade tanımıyla umut sarıkaya yazısı.
    kişisel görüş içeren tanımıyla ise, okurken farketmeden ağzımdan sakızımı düşürdüğüm giden herkesi film şeridi gibi gözümün önünden geçirdiğim yazı. film şeridi diye bir şey varmış, evet.

    "basarsan alırsın'lı 'koşu yoluma at'lı klasik bir maçtı. terden saçlarım birbirine yapışmış, boynumdaki kir çizgileri, güneşin altında başım zonklaya zonklaya oynuyordum. takım olarak ise gerçekten rezil bir durumdaydık. o kadar kötü bi durumdaydık ki kalecimiz kendini bilmez bi şekilde sanki sol açık gibi topu alıp karşı takımın kalesine dogru artistik çalımlar eşliginde ilerledigi bi anda topu kaptırmıştı ve onların ceza alanına doluşmuş tam kadro olarak bittigimizi resmileştiren golü izlemiştik. karşı takımın oyuncusu bizim bomboş ceza alanımızı geçip boş kalemizin önünde topu ayağıyla sabitledi ve yere eğildi. sonra kafası ile topu yavaşça sürdü kalemize doğru. böyle bir gol, siz sevgili okurlarımın da bildigi gibi normal bir mahalle takımını dağıtmasına, golü yiyen takımın takımın kaptanının topu tutup havaya rastgele degaj çekip uzaylamasına sebebiyet vermesine, ardından dikilen topun sahibinin aşagıdaki bayırda topun peşinden küfür ederek koşmasına ve maçın bitmesini sağlamasına rağmen biz maçı bitirmedik...

    kaleye doğru gidip ''ver lan eldivenleri ben geçicem kaleye. sen bas! kıran kırana oynuycaz'' diyerek ittim denyo kalecimizi. tecrubeli bir file bekçisi gibi direge yaslanarak taktikler veriyordum takımıma . ama kimse beni dinlemiyordu. umursamadım bagırmaya devam ettim. yavaş gelen bir aşırtmayı çift yumrukla bertaraf etmek isterken yanlışlıkla içeri aldım. eski kalecimizle göz göze geldik. çabuk hareket edip topu alıp sanki daha deminki salak ben degilmişim gibi millete ileri gitmesi için bagırarak degaj çektim ama ileri dogru gitmesi gereken top, ayagımın dışına gelerek sağ yanıma düştü. zalim top, rakip takımın sanraforunun önce göğsünde yumuşamış sonra da ayagının içinde yerini bulmuştu. üzerime doğru şut çekmek için geliyordu. her şey boka sarmıştı, belli ki bir mermi kıvamında gelecekti şut. tırstım... top resmen tsubasanın yamuk topu gibi geliyordu üzerime zıplayarak kaçılmaya çalışırken götümün yanı ile baldırım arasına çarparak zıbarttı beni. sanki topu tutmuş gibi oldum. ama ceza sahamızdaki tehlike bitmemişti. biraz zıbardıgımdan reflesksel olrak hareket ettigim için, biraz da benden başka kimse olmadıgı için topu ayagıma alarak şık hareketlerle ilerledim. orta sahayı geçince ''oluyo lan'' diye düşünüp iyiden iyiye gaza geldim. diziyordum resmen lavukları. ama birden iki kişi girince dengemi kaybettim yan taraftaki tellere tutunup çalıma öyle devam ettim. mücadele uzayınca yere düştümyerde oturarak çalıma giriştim. yine siz sevgili okurlarımın bildigi üzre yere oturarak yapılan mücadele , mücadelelerin en rezilidir, futbol tarihinin yüz karasıdır.

    tam o sırada çocukluk arkadaşım, canyoldaşım, hemşerim, biricik dostum namık'ı gördüm. ben ağzım açık oturdugum yerden namık'a bakarken top ayagımdan alındı ve yine golü yedik. gol tanıdık, rezillik tanıdık ama namık farklıydı. adam çıkarıp hemen oyuna dahil olması ve takıma dahil olması ve takımı kurtarması gerekirdi normal şartlarda ama öyle yapmadı. elleri cebinde öylece bizi büyük bi ciddiyetle izledi. oyun en sonunda havaya dikilen degajla bitti, top bayıra gitti. top sahibi bayıra ben namık'ın yanına koştum. yolunda gitmeyen bir şeyler vardı. ne güzel kir pas içinde, itişe kakışa oynuyorduk, neydi bu temizlik, neydi bu mesafe tam anlayamamıştım. garip bir şeyler oluyordu. bana cebindeki kutudan bi sakız verdi. karşılıklı konuşmadan çignedik bi müddet. ''biz bugün köye gidiyoruz. üç ay yokuz'' dedi. sevgili dostlarım şimdi tam anlatabilir miyim bilmiyorum ama o gün ilk defa bişeylerin değişmesinin beni ne kadar korkuttugunu anladım. sanki hep öyle devam edecek sanarken, insanların bir takım kararlar alması, birden ciddi bir mesafe takınması çok koydu bana. en yakın arkadaşım çok yabancı geliyordu lan! iyiydik lan. nereden çıktı bu köy'' demek istedim. sonra anne baba ve kardeşi geldi. bavulun bir ucundan tutup bayırdan aşşagıya doğru yürüdü gitti tertemiz yeni yıkanmış namık. arkasından bakakaldım. boğazıma bir şeyler düğümlendi. ağzımdaki sakızı biraz önüme tükürüp sakıza bir şut çektim sonra geriye doğru koşarak top sahibinin elindeki topa vurup düşürüp elime aldım, uzayladım. top bayıra doğru gitsin istedim ama namıkların terk edilmiş balkonuna düştü. bayıra son bi kez baktım, arkasına bakmadan gidiyordu. sikeyim böyle hayatı dedim.

    çok sonraları, dört yıl önce, yine böyle bi yaz, mühendisligi anlamsız bir şekilde, ortada hiçbir neden yokken bırakıp zağar gibi sokaklarda gezdigim sıralarda aynı duyguyu yeniden hissettim. kız arkadaşımla beşiktaştaki çay bahçesinde oturuyorduk. namık ciddiyeti vardı suratında. ben '' bi çay daha içer misin'' diyecekken söz girdi ve ''ben gelecegimi düşünmek zorundayım umut. kusura bakma'' dedi. iyiydik lan demek istedim diyemedim. gidişini izledim. ''artık kaşar oldum, bi daha hissetmem'' derken bu sefer asker ocagına sigarayı bırakmaya çalıştıgım sıralarda yakaladı beni duygu.telefondaki ses çok ciddiydi bu sefer. iyiydik lan diyebildim bu sefer. telefonu kapattım. ağladım, çok ağladım. ağlarken sakızım ağzımdan düştü. ben hiç çok ciddi kararlar alamadım, karar alanlara arkadan baktım...''
    7 ...
  15. hep sen şımartıyorsun bunları

    1.
  16. vazgeçilmez baba repliklerinden. başına hanım kelimesi konarak sevimlileştirilir.
    tabii ki anne şımartacak. annelik hormonla, babalık yaşayarak. naaber baba?
    0 ...
  17. odtü kütüphanesi

    12.
  18. ders aralarında hayat kurtaran.
    hele bölüm yakınsa ve uykusuzsanız tadından yenmiyor.
    o kırmızı koltuklar var ya, benim isyanımdı ulan.
    çalıcam bi tanesini oturucam üstüne vurucam kırbacı, vurucam kırbacı.
    5 ...
  19. uyurken elleri göte sokmak

    1.
  20. uyursokargillerin uyku esnası sokuş atraksiyonlarının 3. ayağı. bünyeye zarar yavrum.

    kişisel tanım: morganize islerin başlığını çalmak.
    3 ...
  21. kapalı alanda sıçmanın yasaklanması

    1.
  22. yurdum kapalı alan takıntılı yasaklarından henüz taslak aşamasında olanı.
    taslağını ben hazırladım oldu. yakın zamanda göndericem meclise, onay verirler diye düşünüyorum.
    boku yediniz lan.
    2 ...
  23. hayranlık belirtisi olarak küfür

    ?.
  24. hayran olunan kişiye hakaret eşliğinde sıfat giydirmektir.

    misal az önce tv de tarkan arz-ı endam eyledi ve şu sesler yükseldi:

    - ibnenin sesi gizel ha!
    + piç çok da yakışıklı.
    - bok gibi de para kırıyo pezevenk.

    evet ev içerisindeki herkes bir şeylerine hayrandı lakin tek güzel söz gitmedi adama.
    gece gece götü çınladı.
    çınlasın ibnetorun götü! başka ne derdi var.
    3 ...
  25. tolgahan sayışman

    6.
  26. tescilli erkek güzeli oyunculardan.
    elveda rumeli'nin tıbbıyeli mustafa'sı, aşk tutulması isimli filmin fahriye evcen'le birlikte başrol oyuncusu.
    sezen ablanın pamuklara sarmalayıp sardığı, seyretmelere doyamadığı erkek güzeli böyle bir şey olsa gerek.
    3 ...
  27. facebook ta ilişki ilanı

    1.
  28. facebook'un etinden sütünden faydalanma taraftarı gençlerimizin, az bir oranda da olsa amcalarımızın teyzelerimizin facebook'taki en önemli faaliyeti.

    eski sevgiliyi kıskandırma halet-i ruhiyesinde bulunmak suretiyle ilişki durumu facebook'ta güncellenir ve yapılacak birbirinden enteresan yorumlara gebedir. şöyle ki:

    "-abuzer in a relationship with sadullah.

    yorum1: bebişiiim çoook yakışmışsınız:p
    yorum2: hayırlısı olsun bahar da geldi tabi, iyi oldu iyi.
    yorum3: erkek erkeğee ııyyhh iğrenç.
    yorum4: hacı o değil de hanginiz hanginize... eööe."
    gibi gibi.

    gençler, facebook'ta ilişki durumunuzu güncelleyin, sevdiklerinize güncelletin. dedikoduseverlerin hali nicolur yoksa?
    5 ...
  29. hanım baltayı getir

    1.
  30. flash tv dizilerinden bomba replikler ünite 1:

    - hanım baltayı getir keseceğam şu şerefsizi!
    + buyur bey.

    şaka değil vallaha da kadın gidip getiriyor.
    eben artık flash tv!
    2 ...
  31. oğluna gelin arayan baba

    1.
  32. durak ve bankamatik sırası başta olmak suretiyle her an her yerde karşılaşılabilecek evlenme çağı geçmiş evlat sahibi babalardır.

    - okuyo musun, kaça gidiyosun evladım.
    - üniversitedeyim amcacım.
    - aaa benim oğlum da mezun oldu, bekar, elektrik elektronik mühendizi hemi de almanya'da.
    - ne cici.
    - yaş kaç hanım kızım?
    - 20.
    - pek küçükmüşün sen, benim oğlan 40 yaşında.

    bu amcalara tavsiyem kadın günlerine iştirak etmeleri, valla.
    1 ...
  33. sözlükte harem kurmak

    ?.
  34. sözlüğün etinden sütünden sonuna kadar faydalanmaktır.

    - abi sen züleyha ile değil miydin.
    + ayrıldık geçen hafta, hatice var şimdi.
    - abi hatice, fatma'nın çok yakın arkadaşı değil miydi?
    + oluum biz fatmayla ayrılalı çok oldu. 2 ay dile kolay.
    - haa o zaman züleyhayı alabilir miyim abi?
    + lafı mı olur koçum, keyfine bak.

    tabi harem birbirinden habersiz bir araya gelirse de üçüncü şahıslar bıyık altından güler, eğlenir. iyi ki varsın sözlük!
    0 ...
  35. seviş benle sarısı

    1.
  36. sarının tonlarındandır.
    badı boku yeşili ile platin sarısı arasında bir tona sahiptir.
    hanım kızlarımız saç rengi olarak "güzel görünmek adına" bolca kullanır. çağrı cihazı gibi mübarekler, sinyal kuvvetli.
    0 ...
  37. msn de babayı engellemek

    20.
  38. acımasızca gibi görünse de alakası bile yok. nefsi müdafaadan sayarım.

    b: nasılsın yavrum?
    k: iyiyim babacım, sen?
    b: ben de iyiyim sağol canım.
    k: *
    b: ee dersler nasıl?
    k: ehh işte.
    b: gayret et e mi.

    ertesi gün:

    b: nasılsın yavrum?
    k: iyiyim babacım, sen?
    b: ben de iyiyim sağol canım.
    k: *
    b: ee dersler nasıl?
    k: ehh işte.
    b: gayret et e mi.

    ertesi günün akşamı:

    b: nasılsın yavrum?
    k: iyiyim babacım, sen?
    b: ben de iyiyim sağol canım.
    k: *
    b: ee dersler nasıl?
    k: ehh işte.
    b: gayret et e mi.

    gibi gibi. her oturum açıldığında baba ilk konuşmanın loglarını kopyala yapıştır yapar sanki, ya da mükemmel hafızaları vardır babaların bilemiyorum. arada anneden selam da söyler tabi.
    ama biz yine de telefonda konuşmayı daha çok seviyoruz, hatta tapıyoruz.

    babacım, ara beni lütfen.
    3 ...
  39. birbirlerine yerim diye nick altı giren yazarlar

    ?.
  40. samimiyetsizin önde gidenidir.
    kraker mi yiyorsun yavrum? hayır illa yiycem diye ısrarcıysan dışarda yiyiş.
    anlayın artık gençler yaş kaça geldi, kimseye şirin davranmak zorunda değilsiniz, hem ne demiş orhan baba?
    beni böyle sev seveceksen.
    içimden geliyor diyorsan, sen arkadaşım evet sen, eksi butonuna doğru ilerleyen; kaç kişiye şirin davranmak içinden geliyor. piyasa sanal alemde elverişsiz canım. neyse takıl yine de.

    uyarı: herhangi birine "oyy yirim yirim, kıyamam" yazmışsam, bilin ki götümden uydurmuşumdur.
    1 ...
  41. odtü stadyumu nda mumlarla pkk yazılması

    1.
  42. 2009 senesi bahar şenliklerinde meydana gelen durumdur.

    pek fazla şaşırmadım. neden mi? sosyalist geçinen arkadaşlarıma amaçlarını sorduğumda aldığım cevap bu okul sınırları içerisinde olan hiçbir olaya şaşırmamam gerektiğini öğretti de ondan. aldığım cevap şöyleydi: amacımız "kürdistan'ın kuruluşunu sağlamak, kürt haklarını korumak."
    ve bu olayı yapan da duyumlarıma göre sosyalizm savunucusu gruplar.

    ulan ben mi saftım daha önceden bilmediğim için, yoksa gerçekten şaşırmam gerekir mi aldığım cevaba hala bilmiyorum. cehaletime verin.

    "sosyalizm" denen şey sınıfsal farklılığın ortadan kalkması, eşitlik, bir nevi "halkın halk tarafından halk için zorlanması" değil midir? ve ayrıca siyasi'den ziyade ekonomik bir düzenek olup, kapitalizmden sosyalizme geçiş de ekonomik düzenin değişmesi değil midir? kim, ne zaman, nasıl oldu da "sosyalizm"i türkiye'de kürdistan'ın kurulması olarak nitelendirdi. yazıktır ki kimler peşlerinden sürüklendi. ve yine yazıklar olsun ki faşist dedikleri insanlara daha ağır faşizan hareketlerle kimler cevap verdi?

    sosyalizm türkiye'de pkk demekmiş, beyni yıkanan bir grup insan demekmiş, ve amaçları uğruna ölen nice deniz'lerin sadece "yeşil parkesi"ni alıp kemiklerini sızlatmakmış. türkiye'de sosyalistlerin hepsi kürtmüş ya da kürt partizanıymış da ben bunca yıl uyumuşum. kimseyi yerdiğim yok ama odtü gibi solun merkezi bir üniversitede bu tarz olaylara tanık olunca insan apolitik olmak istiyor.

    kürtlere, türklere kimseye laf ettiğim de yok. aynı toprakta yüzyıllardır kimsenin tavuğuna kışt demeden yaşayabilen bir ulusun miraslarıysak, şimdi kavgamız neden? neden birileri zorla galeyana getirirler kendilerini. eziyet edilmiş süsü veriliyor, sonra da bağımsızlık için "sosyalizm" gibi çeşitli kapılar kullanılyor.
    ha diyelim ki eziyet ediliyor kürtlere, çoğunlukta olduğu yerlerde pek yaşamadım bilmiyorum. ama neden "pkk" ve "sol" adı altında. işte bu durum sol yanımda ağrılara sebep oluyor bazen.

    kendini bu gibi amaçlarla kullandırtanlara zaten sözüm yok, allah iyiliklerini versin.

    ne diyorduk, devrim stadyumu'nda pkk yazılması...

    jandarmaya güvenliğe ve bu olaya göz yuman diğer tüm yöneticilere de sözüm şudur ki; ufak bir çatışma gördüğünde 10 yaşındaki erkek çocukları gibi dalarsınız işin içine, bütçeye kıyar canım devletimin biber gazını salarsınız kampüsümün her yerine. lakin adamlar niyetini belli etmiş artık, suskunluğunuzu işinizi yapamamanıza veriyorum. ama azıcık da utanın, bizler bile şu yaşımızda işimizi hakkıyla yapamadığımızda huzursuz oluyoruz. ve biz sizin yetiştirdikleriniziz, bunun için de kendimden utanıyorum.

    gösteriş için koltuğunu kimseye vermeyenlere selam olsun...
    94 ...
  43. aşktan öte

    6.
  44. dinledikçe elde ayakta titremeye sebep oluyor. vallahi de üşümüyorum.
    sertab erener'e adama böyle bir şarkı yazdırdığı için minnet duymaktan başka bir şey gelmez elden.
    ne güzel müzisyenimizdin sen demir abi!
    6 ...
  45. konuşmamız lazım

    19.
  46. "konuşmamız lazım!!"

    hayır dünyanın en önemli cümlesini kurdu sanki eleman. öyle bir şekil alır surat, öyle bir bakış fırlatılır. kürsüde halka sesleniyor sanıyorum bi an. arkama dönüyorum kimse yok. sonra anlıyorum durumun sikkoluğunu.

    konuşmamız lazımmış.
    e hadi konuşalım.
    haa işe ciddiyet katılsın diye kahveler söylenir, sigaralar yakılır, karşıdaki gözlerini pencereye diker, bak ne çok düşünceliyim mesajı amaç. sonra toplantıya başlanır.

    - şimdi eöööee kem küm. ilişkimizde doğru gitmeyen bişeyler var sadık, yani sanki beni eskisi gibi sevmiyosun gibi. aramıyosun daa. ühü. sevmiyosan bitsin sadık, böhühüh.

    fake atıyor bir de. lan ayrılalım desem ne yapçaksın. fake'ine cevab alamazsan ya?

    konuşmamız lazımmış.
    bu konuşmamız lazım fanatikleri muhtemelen fırat budacı'nın üzerinde sıklıkla durduğu bir hayvan gibi kızmayan, ama bir kraker gibi kırılan güruhtandır.

    allah tepenizden baksın.
    3 ...
  47. eurovision 2009 güzellik yarışması

    1.
  48. eurovision 2009 şarkı yarışması için alternatif isim.

    oylamaya sunulsa açık ara önde gider, yarışmanın adı değişir.
    alexander rybak bunlardan en dikkat çekici olanıydı sadece. o ingiltere'den yayına bağlanan abi, brad pitt halt etsin açık konuşuyorum. yarışma sonrası erkek bir arkadaşla konuştum, alexander neyse de ingiliz abiye veresim geldi dedi. sustum.
    0 ...
  49. en büyük sermaye göttür

    1.
  50. insanoğluna doğuştan bahşedilen en önemli sermaye göttür.
    (bkz: okuduğumuzu anlayalım)

    göt üzerine çılgın ticaretler döndüğünü varsayarsak en son çıkış yoludur tabi aynı zamanda bazıları için. ekmek parası falan filan.
    yeni bir reklam jingle'ı buldum:

    patrondur yüreği fazla dayanamaz
    herkes kovsa benim götüm bana doymaz.

    olmadı di mi. neyse.
    1 ...
  51. ergenekoncell

    ?.
  52. ergenekon yaz 2009'a gönder, 13. dalgada kimlerin alınacağını ilk sen öğren. üstelik sadece 10 kontör karşılığı.
    2 ...
  53. naciye abla

    1.
  54. çanakkale'nin ekolü bir hanım teyze. yanında teyp ile sokaklarda oturup çayını sigarasını içiyor ki o ne içiş.
    gelene geçene küfrediyor falan. merak ederseniz bilimum video paylaşım sitelerinden naciye abla diye aratarak ulaşabilirsiniz, facebook'ta hayran grubu falan var, takılın işte.
    bir gün seni görmek için geliciğim naciyem, elbet bir gün geliciğim...
    2 ...
  55. © 2025 uludağ sözlük