nobel ödüllü yazar jose saramago'nun kitabı. roman 16.yüzyılda geçer. Portekiz kralının, adı süleyman olan bir fili avusturya arşidükü Maximillian'a hediye etme düşüncesi ile roman başlar. filin adını kanuni sultan süleyman'dan aldığı söylenir. süleyman ve hintli terbiyecisi subhro'nun Avrupa yolculuğunu izler okur. yazarın en önemli özelliği dilbilgisi kurallarını reddeden bir yapıya sahip olmasıdır. bu da okura ayrı bir zevk verir. nokta ve virgülden başka noktalama işareti kullanmaz saramago.
ege üniversitesi felsefe bölümünden 97 yılında mezun olmuş ve aynı üniversitede yüksek lisans ve doktorasını tamamlamıştır. halen aynı bölümde öğretim üyesidir. şeker, tansiyon ya da panik atağı falan var sanırım. ki derste o kadar heyecanlıdır ve ter döker. * islam felsefesi tarihi, din felsefesi, modern türk düşüncesi derslerini verir kendileri. bölümün cana yakın hocalarındandır.
cemal süreya'nın sayım adlı şiirinde geçen bir mısra. şiirde, soluğundan öptüm seni, der. kitabının ismi de burdan gelir. **
Ayışığında oturduk
Bileğinden öptüm seni
Sonra ayakta öptüm
Dudağından öptüm seni
Kapı aralığında öptüm Soluğundan öptüm seni
Bahçede çocuklar vardı
Çocuğundan öptüm seni
Evime götürdüm yatağımda
Kasığından öptüm seni
Başka evlerde karşılaştık iliğinden öptüm seni
En sonunda caddelere çıkardım
Kaynağından öptüm seni
kant'ın üç ünlü kritiğinin sonuncusu. "neyi ümit edebiliriz?" ile diğer ilk iki kritikte ele aldığı sorunun *cevabı üzerinedir. estetiğe dair bir incelemedir.
bizans ve rönesans öncesi italyan ressamlar tarafından kullanılan, balmumu, zamklı su ve çeşitli boya pigmentlerinin karışımıyla elde edilen resim boyası.
midenizi bozduysanız ve bunu ishal da takip ediyorsa el mahkum başvurulacak bir şey.
pirinci kaynat, yağ yok tuz yok, suyunu süz, al sana lapa. yanında patates haşlaması ile midenizi rahatlatacaktır.
80lere damgasını vuran *gökbenin şarkısı. genelde aşk dediğin laftır şarkısını bilir herkes başka şarkısı yokmuş gibi. şiribim şiribom, böyle aşk eksik olsun, züleyha...
Lafımı olur dar ağacına vur beni
Sözümü olur yedi düvele sor beni
Yetti canıma yeterki anla sevdalardayım
ispanyol yahudilerin uğradığı baskı ve zulümden kurtulmak amacıyla hristiyanlığı benimsemiş gibi
görünenlerine verilen addır.
marranolara karşı zulüm 1473'te başlar ve ispanya'daki tüm yahudilerin sınır dışı edilmesine dek sürer *.
* yazarı bilinmeyen kısa bir metin. metin musa, isa, muhammet ile ilgili. aslında muamma bir metin. metine dair, 1716 tarihli, el yazması fransız bir çeviri muvcut. ama bu fransızca çevirinin hangi dilden yapıldığı belli değil.
metni kimin yazdığına dair geniş biir spekülasyon var: ibni rüşd, michael servetus, campanella, spinoza...
ancak "kim yazmış?" sorusuna verilen yanıt öncelikli olarak ibni rüşd olmuştur.
viyana çevresi felsefe tarihinde çeşitli adlarla anılır. moritz schlick kurar. ekolün çoğunu bilim adamı, matematikçi ve çok az da felsefeci oluşturur. üyelerin çoğu viyana ve çevresine kaçmak zorunda kalmış. matematiği ideal disiplin olarak ele alırlar, matematiğin kimliğini felsefeye aktarmaya çalışırlar. en büyük sistemcisi carnap en büyük propagandacısı neurath tır. waisman, frank, wittgeinstein(felsefenin ilk döneminde özellikle), hans reinchenbach, hampel, ayer, Quine(son büyük pozitivist olarak değerlendirilir)... 1936 da sona erer, viyana çevresi dağılır.
başlıca kaygıları bilimi metafizikten ayırmak, bilimsel ölçümleri oluşturmaktır.
felsefe tarihinde viyana çevresi olarak adlandırılan bu ekolün temel görüşü doğrulabilirlik ölçütüdür.
pozitivizmin metafiziğe karşı ilk tepkileri ortaçağ ve daha öncesine gidilebilir. metafiziği ayırt etmek için
bir doğrulanabilirlik ölçütü sunarlar. şöyle formüle edilir: bir önermenin doğruluğunu belirleme olanağı yoksa
önermenin bir anlamı yoktur (waisman). yani bir önermenin anlamı onun doğrulama yöntemidir.