esir selim esir
217 (power ranger)
on ikinci nesil yazar 15 takipçi 175.47 ulupuan
entryleri
oylamalar
medya
takip

    aşık olunan kişi ile tanışma çabaları

    6.
  1. tünelden meydana kadar bir takipten sonra:

    -pardon..
    +... (kız seslenen kişiye döner)
    -çok yoruldum ama ben seni takip etmekten
    +... (kız önüne döner ve yoluna devam eder)
    -olmaz mı??
    1 ...
  2. kapuçin manastırı

    1.
  3. italya'da bulunan, insanların öldükten sonra bile sınıf farkına maruz kaldığını gösteren, ölülerin mumyalanmış bedenlerinin sergilendiği bir manastır.

    genel olarak oranın yerlileri girişindeki yazıyı benimsemiş durumdalar ki her turistin ağzında; cosa c'è scritto sulla porta d'ingresso delle catacombe? sorusu

    girişteki yazı ölülere ithafen yazılmıştır.
    türkçesi; sen bizdin, biz sen olacağız. hepimiz öleceğiz.
    1 ...
  4. yasemin uzunefe yazgan

    1.
  5. einstein'nın fiziğin sınırları adlı kitabını, türkçeye çok iyi bir şekilde çevirmiş, yıllarını einstein'nın görecelik kuramını anlamaya adamış (bkz: cern) çalışanı.

    bu arada kitabı genel kitleye hitap etmesi için (bence), üniversite matematiği görmemiş birisinin, fazla zorlanmayacağı şekilde yazmaya çalışmış.
    not: zaten bu işi kavrama yolunda en kolay olan, matematiğini anlamak *
    1 ...
  6. intihar oranının artması

    1.
  7. Yapılan bir araştırmaya göre Netflix dizisi "Ölmek için On Üç Sebep" (13 Reasons Why) ile bağlantılı olarak 10 - 17 yaş arasındaki ABD vatandaşların intihar vakalarında yüzde 28.9 artış gözlemlendi.

    Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü'nün (NIMH) fon sağladığı ve "Journal of the American Academy of Child and Adolescent Psychiatry"de yayımlanan bir araştırmaya göre dizinin ilk olarak yayınlandığı 2017'nin Mart ayını takip eden Nisan ayında 10-17 yaş aralığındaki intihar vakalarında ciddi bir artış görüldü. NIMH tarafından yayımlanan basın açıklamasına göre araştırmanın incelediği 5 yıllık periyotta en çok intihar vakası 2017'nin Nisan ayında yaşandı.

    Araştırmanın bulgularına göre, "Popüler medya ve eğlence sektöründe intihar işlenirken ekstra özen gösterilmesi gerekiyor. Çalışma, çeşitli hastaneler, üniversiteler ve NIHM'deki araştırmacılar tarafından gerçekleştirildi.

    kanıt: https://t24.com.tr/haber/...-artis-gozlemlendi,819118
    0 ...
  8. günümüz müslümanlarına bir söz bırak

    1.
  9. Saçları önüne düşüyordu, canı acıyordu ve korkudan sessizce ağlamaktan başka hiçbir şey gelmiyordu elinden.

    6 yaşında bir devlet yetimhanesinin tuvaletinde aylardır tecavüze uğradığını kimse bilmiyordu.
    Babası kim bilmiyordu, annesi onu tecavüz sonucu doğurmuştu ve intiharıyla devletin buz gibi karanlık kollarına kalmıştı.
    Derken adam derin bir nefes alıp saçından çekip ayırdı titreyen küçük bedenini pis varlığından.
    Kasıkları yırtılmış sancıyordu, Tanrı ya bir kez daha dua etti o gece.
    Daha önceki duaları da listelendiğinde çoğunun tecavüzün bitmesi için tanrıya yalvarışları olduğunu kimse bilmedi.
    Duymadı kimse.
    13 yaşında ilk defa hamile kaldı.
    Arkadaşı rahmine kolunu sokmuş eline gelen cenini kopararak bol kanlı bir kürtajı başarmıştı.
    Hâlâ ısrarla dua etmeye devam etti.
    Bir gün kurtulacağını umuyordu.
    Yıllar ilerledikçe tecavüz eden kişi sayısında artış olmuştu. Müdürün para karşılığı paspasçıya sattığı çocuğun ruhu kararmaya başlamamıştı bile.
    Direndiğinde dayak, cezalar, türlü acılar.
    Dua etmeye devam etti.
    Etti ve etti.
    Kurtarılacağını ya da bir melek göreceğine inandı yıllarca.
    Sonunda tanrının onu cidden umursamadığını yine gözleri yaşlı ve bacaklarından kan süzülürken anladı.
    Bir gün müdürün boğazına tirbuşon sokup tecavüzünü yarıda bıraktığında çıkmıştı ortaya her şey.
    Major depresyon, borderline(sınırda kişilik bozukluğu), obsesiflik, intihara meyilli olma, akli dengesinin yerinde olmaması...
    18 yaşında tecavüzden doğurdu.
    Çocuğuna bakmak için aylarca fahişelik yaptı.
    Yine aynı 18 yaşında reşit diye devlet fırlatıp attı sokağa.
    Ve size tatlı bir haber o müdür görevinden alınmadı.
    Tanrı üzerine uzun uzun düşünüp "S..k. sınavını" diyene dek inanmıştı.
    O ne ilk ne de tek.
    Saat gece yarısında gerçeklerle yüzleşin şu an bir çocuk kilerde ağzı bağlı tecavüze uğruyor ve tanrınız eğer varsa izlemekle yetiniyor. Çünkü boktan bir sınav planı var.
    O kadını da cehenneme atacak.
    Peki insanların hayatını böyle mahveden bir Tanrı yı kim cehenneme atacak?
    Bir robota öldür ve tecavüz et komutu yükleyen bir mühendis ne kadar ahlaklıdır?
    Kötülüğü yaratıp tecavüzcülerin sınavını küçük çocukların bedeni üstünden yapan Tanrı nıza inanmıyorum.
    Kafasına bir silah dayayıp bok dolu beynini masaya çıkardım.
    Tanrı nızı ben öldürdüm azizim.
    Kafatasımın içinde tanrı yok.
    Sevgi var.
    Yeni bir dünya yaratmak var.
    Çocukların ceviz ağaçlarına salıncak kuracakları, babaların 6 saat çalışacağı, her çocuğun bir dolu rengarenk giysisi olacağı bir dolabı olmalı benim için.
    Tanrı nıza söyleyin çocukları aç bırakıp sadakatlerini sınamasın.
    Tanrı nıza iletin ben ondan daha merhametliyim.
    1 ...
  10. dilde sigara söndürmek

    1.
  11. sahte saykoluk gösterisidir.. sigara dilin ortasına bastırılarak söndürülür.. dilin ortasında sinir ucu olmadığından canınız yanmaz.. önemli olan doğru yeri buldurmaktır.. canınız yanmasa bile doğal olarak diliniz biraz hasar görür ama işin aslını bilmeyerek sizi kocaman açılmış gözlerle izleyenler üzerinde bıraktığınız etkiye değer.. ağzınızın tadı da bozulur tabii biraz.. ama işlemin hemen arkasından biranızdan alacağınız kocaman bir yudum ortaya çıkacak olumsuzlukları bertaraf etmek için bire birdir..
    2 ...
  12. yazarların olası intihar notları

    1.
  13. Bütün organlarımı bağışladığım için muhtemelen ölümümden sonra beni size bir poşet içinde verecekler. Fazla kurcalamayın. Cesedimi o poşetle toprağa gömüp, üzerime bir ağaç dikilmesini istiyorum. Mezar taşı istemiyorum. Ne cenazemde, ne de sonrasında 3'üydü, 7'siydi, 40'ıydı gibi bahaneler ile karnınızı şişirmeyin. Arkamdan dua da etmeyin, yaşarken yapmadığınız iyiliği öldükten sonra yapmayın, yemem.
    illa birilerine yemek vermek isterseniz sokak hayvanlarına verin. Bu en net isteğimdir. Hiçbir eşyamı bir tanıdığa vermeyin. Aşevlerine ya da sosyal hizmetlere verin. Beni tanıyanlar bilir, açık sözlüyümdür. O yüzden gönlüm ister ki hepinizden önce öleyim. Sonraya kalıp da kimsenin ölüsüyle uğraşamam. Arkamdan da atıp tutabilirsiniz, rahat olun. Sizinle mi uğraşacağım? Ne güzel ölmüşüm.
    Ve evet.. Hayvanları insanlardan daha çok seviyorum.
    2 ...
  14. ölen kişi ile girilen hayali diyaloglar

    1.
  15. -sigarayı bıraktım ben.
    +ne güzel bravo.
    - sana da tavsiye ederim. bıraktıktan iki ay sonra vücut eski haline geri dönüyomuş.
    + vücut eski haline dönse ne yazar be aylin, sen dönmedikten sonra.
    - senin şu şakacı tavrın yok mu...
    + biri de çıkıp sikmedi ki o tarafımı benim..
    0 ...
  16. yıllar önce ölen en yakın dostun hatırlanması

    1.
  17. çok eskilere dayanıyor dostluğumuz. aynı kıza aşık olduğumuz da oldu, beraber aç kaldığımız da. kavga da ettik, dayak da yedik beraber. çok şey yaşadık.

    12 yaşında zengin olduk mesela. mahalledeki çocuklara niyet çektiriyor ve hediyeler veriyorduk. ödül listesinde tetris, futbol topu, bisiklet ve kumandalı araba vardı ama kağıtlardan misket, taso ve futbolcu kartından başka bir şey çıkmıyordu. çok günaha girdik ve büyük kazandık.

    15 yaşında evden kaçtık örneğin. akdeniz akşamlarını çalabiliyoruz ya, kendimizi rockstar zannettik amk. sivilceli ergen cesareti işte. istiklal caddesinde müzik yaptık, bankta yattık, aç kaldık haftalarca. sonra da evlere döndük kuyruğumuzu kıstırıp.

    16 yaşında bisiklet çetesi, 19 yaşında motor kulübü kurduk. her ikisinin de üye sayısı sadece ikiydi. saatte 70 km hız yapamayan dandik motorların üstünde; bizden havalısı yoktu.

    sonra büyüdük. o her sene motorunu değiştirdi, ben her gece hovardalık yaptım. o aşık olduğu kadınla evlendi, ben aynı şiiri 7 farklı kadına ''bunu sana yazdım'' diyerek gönderdim. o namaza başladı, ben inançsız oldum. o baba oldu, benden bir bok olmadı.

    çok şey yaşadık dedim ya; bir çok şeyi de yaşayamadık aslında. birlikte hiç sarhoş olmadık örneğin, ya da beraber hiç çapkınlık yapamadık.
    ona göre içki haram, zina ise en büyük günahtı.

    beni cennete açılan kapının anahtarı olarak görüyordu. üzerimden sevap kasıyordu rahmetli. ah beni bir müslüman yapabilse; peygambere komşu olurdu.

    sürekli okur, araştırır, öğrenir ve gelip bana yetiştirirdi. onun sayesinde namazın faziletleri, kuran'ın mucizeleri, hadislerin hikmeti konusunda tekirdağ müftüsü kadar donanımlı oldum belki de. beni ikna etmeyi bir türlü başaramadı ama hiç bir zaman da pes etmedi.

    bir gün mutlaka beni ikna edeceğinden emindi. bir gün mutlaka bir cuma namazında beraber saf tutacaktık, bunu er ya da geç başaracaktı.

    başardı da..

    haberi alıp hastaneye koştuğumda; çoktan peygambere komşu olmuştu bile. ağlamadım, çünkü o böyle isterdi.

    ama kızdım, çok kızdım. üye sayısı 1 kişiye düşen bisiklet çetemizi ve en yakışıklı üyesini kaybeden motor kulübümüzü düşündüm. tamam saatte 220 km hız yapmıyorduk belki ama mutluyduk lan. oğlum hiç olmazsa hayattaydın amk, ellerimle kapattığım gözlerin en azından gülüyordu.

    başardın dostum. düşünebiliyor musun ben niyet edip, abdest aldım lan. namaz kıldım oğlum. kazandın amk.
    ama bana yalan söyledin aga. yan yana saf tutacaktık hani? ben önümdeki amcadan kopya çekip; o ne yaparsa taklit edecektim, sen de bununla dalga geçecektin ya, noldu? önümde amca falan yok amk, tabutuna bakıyorum. ellerimi nereye koyacağımı bile bilmiyorum, bu hiç komik değil. görüyorsan kahkalarla gülüyorsundur di mi şimdi?

    sana bir sır daha veriyim mi?
    - mezarının başında da fatiha okudum. sen kazandın..
    2 ...
  18. sosyal medyanın yozgat sevgisi

    1.
  19. niye teşekkür ediyon gardaş ibne misin cümlesinin kainatta kurulabileceği tek yer olan güzel ilimizi şaka ile karışık sevme durumu.
    1 ...
  20. red ettiğin birisini yıllar sonra anımsamak

    1.
  21. Bazen bir yüz, bir gülümseme, bir saç rengi yıllar öncesine götürebiliyor imiş.
    Şuan nerede, ne yapıyorsun bilmiyorum ama arada aklıma geliyorsun, biraz hüzünlensemde seni hatırlamak güzel. Umarım mutlusundur.

    T: düşündüren, duygulu anıları tekrar hatırlayıp Neşet usta ile sabahlatan bir oluş.
    3 ...
  22. ankarada yaşanılası yerler

    1.
  23. 1970 bir lise öğrencisi

    1.
  24. abd'de doktora yapan basarili turk ogrencilerin onemli bir kismi iyi yazi yazamamak ve iyi konusamamaktan sikayetcidir. kariyer olarak da geride kalmalarini buna baglayan cok ogrenci gorursunuz. tabii siir gibi konussalar her sorunlarinin cozulecegini sanip biraz da ingilizceyi suclarlar. cunku turkiye'de iyi konusma denince rte gibi hatiplik ya da ecevit gibi sairane konusma anlasiliyor. bunun icin dile hakimiyet gerekli ama sorunun cozumu bu degil. hatip de olsalar global rekabette ayni sorunlari yasayacaklar.

    link: https://pvp.tc/LGMC
    2 ...
  25. 300 bin türk lirası alınabilecek en iyi otomobil

    1.
  26. suv olarak ne önerirler bilinmez fakat bmw 3.20d alınabilir
    2 ...
  27. seks sırasında olabilecek en dumur olaylar

    1.
  28. çok samimi bi arkadaşımızın doğum günü vardı, biz de muallakye şişme karı aldık. 6 yıl önce falan.
    şişme karı da şişme karı yalnız. gerçekten çok güzeldi, o zamanın parasıyla 180 dolar falan verip getirtmiştik bir kaç arkadaş.
    bu muallak sarılıp falan yatıyormuş. her neyse, bi akşam kafası trilyon eve geliyor. o akşamda beraberdik. bi karıyla yiyişti falan, ama ekmek çıkartamadı. azgın bin eve gidince şişme karıyı şişiriyor.(bunun için bi aparat bile vardı sevgi koyim) başlıyor karıyı gibmeye. o esnada dengesini kaybedip düşüyor hıyar, epey de gürültü cıkıyor.

    babası da merak etmiş sesi duyunca. herifin odaya giriyor bi bakıyor bu hıyar bi karıyı gibiyor.
    akabinde babası dışarı cıkıyor ve bikaç dakika sonra kapıyı tıklatıp,

    'annen var evde hayvan oğlu hayvan! al şu parayı gibtir git, otele mi nereye gidersen git ' demiş.

    herifin de 'karıyı katlayıp kenara koydum' diyecek hali yok. şişme karıya bi tane mont giydirdikten sonra, evden dışarı cıkıp manitasını bize getirmişti. babam da camdan bakıyordu diyor. bu kadar güldüğümü hatırlamıyorum sevgi koyim.

    seneler geçti hala görüşürüz. ben de sürekli binliğine babasına o olayı sorarım. 'vallahi luci kıza naptıysa, kızın yürüyecek hali yoktu' diyişine mütemadiyen her konuştuğumda anırıyorum.
    4 ...
  29. mine koraş

    1.
  30. bırakın şu elit tavırları, insanları hor görmeyi.
    kapısına gelen bir çalışan gence karşılık üstünlük kurmaya çalışan, onu aşağılayan iyi partili, yaptığı iğrençlik ile kalmayıp videosunu çekiyor ve sosyal medyada yayımlıyor. kendini bir şey gören cahilin önde gidenidir. üstelik yorumlarda yine çocuğu ezmeleri, kadının çevresinin de bu zihniyette olduğunu gösterir. ruhsuzlar kabilesi.

    ilgili link;
    https://www.facebook.com/...s/646821525778586?sfns=mo
    11 ...
  31. yakın arkadaşın vefat etmesi

    1.
  32. oysa ilk ihaneti, ilk yolda bırakması da değildir.
    geçmişe takılır kalırsın.
    sahi neredeydi o vefasız? amerika’ya yerleşti demiştiniz öyle değil mi?
    ne de güzel bir çocukluk, gençlik, ergenlik yaşamıştım onunla.

    bir insanla aynı zamanda delirmeyi öğrenmiştim ondan.
    aynı zaman da yanmayı…
    bilmediğim, görmediğim kardeş sevgisini onun ruhu ile harmanlamıştım.

    saatlerce susardık telefonda.
    nefesini duymak yanımda olduğunu bilmek yeterdi. arada ismimi zikreder sesimi duramazsa ışığı bile geçecek hızda dayanırdı kapıma.
    kocaman gözlerini daha bir açıp
    “ölürüm lan sana”
    “düşmesin yüzün , bak hayatta ne acılar var” derdi.
    “hatırlıyor musun” diye başlardı sözüne, “biz nelerin altından kalktık seninle, bu da geçecek” diye eklerdi.
    öyle ya!
    en iyi günlerinizin baş kahramanı, en kötü günlerinizin tek şahidiydik birbirimizin.
    bilirdi sizi, sizden iyi, siz de onu..

    yalnızca yüzüm düşmesin diye;
    bir insan ne kadar saçmalayabilirse o kadar saçmalardı işte.

    mutlaka sizin için ağlayan birilerini görmüşsünüzdür ama hiç gözyaşlarını küçücük bir göz damlası şişesine biriktirip “ağlama artık, ağlamak istersen benim gözyaşlarımı kullan” notu ile birlikte hediye edeniniz oldu mu? çocuk aklı işte. şişeye doldurmuş gözyaşlarını.
    kıyamazmış ağlamama.

    bana bu kadar kıyamazken;
    günün birinde hiç sebepsiz bitirdi arkadaşlığını.
    “bu dünyada ne acılar var” diyerek en kötü gününüz de sizi cânı gönülden saran sarmalayan kadın, sizi en derin acılara sebebini bile bilmeden yanına çocukluk anılarınızı da alıp, terkedip gitti, hem de vedasız…

    siz ona ve çocukluğunuza gömülmüşken “allah rahmet eylesin” sözü döküldü birinin ağzından.
    sonrası derin bir sessizlik…
    kim di ölen?

    beni o dakikadan sonra kimse zapt edemedi.
    masa birden ters döndü…
    “hayır” çığlıkları canımdan can çıkmasının çığlıklarıydı aslında. bana reva gördükleri vermeye çekindikleri acı haberi ertelemeleri hiç bir işe yaramadı. sakinleştiriciler çözümsüz.

    benim canım,
    benim neden terkettiğini bilmediğim kardeşim,
    benim en derin acılara gark olduğumda güldürenim,
    benim çocukluğum.
    soğuk bir mezar taşının altında beni ikinci kez terketmiş!
    bana ikinci kez ihanet etmiş!
    beni bu hayatta yapayalnız ve nefret ettiğim sorular ile yapayalnız bırakmış…

    şu an onun yatağında bedenim ama onun ruhu ile duvarlar sıkıştırıyor beni. nefes alamıyorum.
    hastalığıma isyan ediyorum.
    benden bunu gizleyebildiklerine ve bunun yalnızca benim iyiliğim için olduğunu düşündükçe hıncım büyüyor.

    verilecek haklarım vardı benim ona..
    helal edeceklerim.
    hocanın “merhumu nasıl bilirdiniz” sorusuna vereceğim “muhteşem iyi” cevabım olacaktı.
    onu emanet edeceğim melekler olacaktı.
    son kez saçlarını okşayacaktım onun, öpecektim benim için ağlarken gözyaşlarının ıslattığı yanaklarından.

    izin vermediler…
    ilk terkedişinde kendisi, ikinci ve son terkedişinde sevdiklerim.
    “dünyada ne acılar varmış” dedirttin bana ya! bana kardeş acısını yaşattın ya,
    sen böyle bir kararı verirken, beni kendinden uzaklaştırdın ya, yanında kalmama izin verseydin engel olacağımı biliyordun ya…
    bekle beni orada, bunun hesabını soracağım senden.

    ruhun şâd olsun.
    melekler ile uyu.
    5 ...
  33. yurt dışından gelince özlenen şeyler

    1.
  34. amerika'daki avm'lerde arkadaşım kayboldu hesabına anons çektirmeyi özledim.

    "orospu cocugu murat. please come to the information"
    2 ...
  35. mastürbasyon sivilce yapar mı

    1.
  36. elif şafak romanlarından birinde * kuaförde çıraklık yapan bir çocuğun, yüzündeki sivilcelere bakarak 'ulan herkes anlamıştır ne bok yediğimi' diye düşünmesine sebep olan sivilce türevinin neden olduğu soru cümlesi.
    0 ...
  37. © 2025 uludağ sözlük