isveç ardından üçüncü çeyrekte %9 büyüme ile ikinci sırada geliyoruz.
yerlerde sürünen türkiye'yi alıp bugünlere getiren ak parti'ye teşekkür ediyorum.
inci sözlük bu bildiğimiz "dedirten başlık" ortaçağını çatır çatır siktikten sonra gündeme gelen konudur (gördüğünüz gibi başlığa gönderme yapmak için format adına kasıyorum).
uludağ yazılımcısı (zalla gitsin) oldukça başarılı. fakat wikipedia mı olacağız yani?
burada her yazar anonim de olsa birey olma zenginliğini yaşamak istiyor. diyalog istiyor. facebook bu ihtiyacı gördüğü için koptu.
demem o ki, format katılığını yumuşatın. mesela girilen bir entry'ye direkt yanıt verme butonu koyun. ve herkes görebilsin.
inci'de ki "@x" ten daha iyi bir yanıt verme yöntemi bulun.
diyalog olsun. kimse tematik entryleri siklemiyor zaten.
son (zavallı) mohigan devlet bahçeli'nin son söylemi.
akp'ye türk milletinin demokratik ortamda 4 seçim kazandırdığını kabul etmiyor adam. 12 eylül faşizminin "dış mihraklar" jargonunu yapıyor.
keşke bu zavallı, "fortumu değil ganalizasyonu bağladılar" lağımından çıkıp türkiye'ye bir vizyon sunabilse. hayır mümkün değil!
bunlar şehit kanı ile beslenir. pkk ve devlet barış görüşmeleri yapıyor, bunların kandan beslenmelerinin son kuyusu kuruyor. (gomonistler zaten yok.)
kısaca beslenme malzemeleri bitti bu ırkçı faşistlerin.
eller su içinde göğüs altına alınır. avuçlar aşağıya gelecek şekilde eller köpek patisi gibi çenenin hemen altında birleşir.
su içinde kollar ileri dogru uzatılır ve olanca güçle eller derinden kasıklara doğru çekilir. bu harekete ayaklar "pat pat " diye eşlik eder.
şarabın kalitesini bilir gibi davranmak, ipod kullanmak ve kıyısından köşesinden postal yalamak etkinliğine ben beyaz türküm diyen soytarılığa tavır almadır.
daha bir kaç yıl önce "kaosa 411 el kalktı" başlığı atanlar, şimdi medya dağlarının mağaralarında "beyaz türk" gerillası oynuyorlar. ama onların kalemine kan veren faili meşhur katiller ergenekonda hesap verdiği için ve eski hsyk'nın devlet destekli katillerin koruma kalkanı olma alcaklığı son bulduğu için konuları bitti. "kaos" meydan okumaları bitti. ekmek kavgası başladı.
evet sıra beyaz demokratlarda. başörtülü ya da değil, kürt ya da türk, alevi ya da bir başkası.
86 yıllık kapkara bir faşişt devletin çözülmesine taraf olan insanlar beyazdır. 12 eylül darbe anayasasını savunanlar nasıl beyaz olur?
karanlık bir medya devinin 20 yıl kıçını yalayıp sonra "ben beyazım" demek...
ırmak yatağını buluyor, başörtülü "kara kafa" damgasını vurduğunuz kızlar analarını ak sütü kadar beyaz.
kargalar gelin, gülme malzemesi var. anahtar sözçük:
biliyorum, referandum telaşı, iç siyaset karmaşası bütün vaktinizi alıyor. bu nedenle özet geçeceğim. inanın ironi kurnazlığı ile işim olmaz.
konu şu: iran'da zina yaptığı gerekcesiyle önce recm sonra idam cezasına mahkum edilen 42 yaşındaki 2 çocuk annesi sakine muhammedi aştiyani tebriz cezaevinde her an idam edilmeyi bekliyor.
biliyoruz, iran yönetimi ile hiçbir zaman olmadığı kadar sıcak ilişkiler kurdunuz. onlara batı dayatmalarına rağmen kol kanat gerdiniz. bu haklı duruşunuz her ne kadar ekonomik çıkarlar temelinde gelişse de ortada bir gerçek var. iran yöneticilerinin güvenini kazandınız.
sizden dileğim, bu güven ilişkisini gaz-petrol boru hatlarının bir adım ötesine taşımanız.
bu kez sakine muhammedi aştiyani asmak isteyen şeriatçı zulüm yönetimine "one minute" deyin. belki sizi dinlerler.
giderek ilkokul çocuklarının sidik yarışına dönüşen referandum polemiklerinde yakında duymaktan ürktüğümüz olası bir miting repliği.
kemal k. nın, "gel sana cetvel, pergel vereyim kafatasımı ölç" şeklinde bataklık düzeyine indirgediği "siyasi" tartışmalara bakılırsa, korkulan yakındır.
sanal dünyanın, gönül ilişkilerine kattığı bir boyuttur.
bir tanışma sitesinde tanışırsın sonra, hadi facebook, hadi twitter, hadi sözlük diyerek "el ele" gezersin.
gören, baharda daldan dala konan kuşlar misali sanır.
sonra "ben gelince msn'de niye çevrim dışı oldun?" diye bir tartışma başlar, bu tartışma sözlükte veda ile sonuçlanır.